“Ey Osman! Senden önce hiç kimse ‘Göklerin ve yerin anahtarı O’nundur.’ (Zümer, 63) âyetini bana sormamıştır. Bunun tefsiri şöyledir:
Osman bin Affan (radıyallâhu anh)’ın rivayet ettiğine göre, Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Ey Osman! Senden önce hiç kimse ‘Göklerin ve yerin anahtarı O’nundur.’ (Zümer, 63) âyetini bana sormamıştır. Bunun tefsiri şöyledir:
La ilahe illallâhü vallâhu ekber ve sübhânallâhi ve bihamdihi ve estağfirullah ve la havle velâ guvvete illâ billâhil-evveli vel-âhiri vez-zâhiri vel-bâtıni, biyedihil hayr, yuhyî ve yümît ve hüve alâ külli şeyin kadîr
“Allah’tan başka ilah yoktur. Allah, her şeyden büyüktür. Allah’a hamd ederek O’nu tenzih ederim. Allah’tan mağfiret isterim. Kuvvet ve kudret ancak Evvel, Âhir, Zâhir ve Bâtın olan Allah’ındır. Hayr O’nun elindedir. Öldürür ve diriltir. O, her şeye kadirdir.”
Ey Osman, kim sabah ve akşam bunu on kere söylerse, Allahu Teâlâ ona altı haslet verir:
Şeytanın ve askerlerinin şerrinden emin eder.
Kendisine büyük yük (mükâfat) verilir.
Ona bir melek derecesi gibi yüksek makama yükseltilir.
On iki bin melek istiğfar etmek üzere hazır olur.
Huri’l-iyn ile evlendirilir.
Kur’ân’ı, Tevrat’ı, İncil’i ve Zebur’u okuyanın ecri gibi mükâfat verilir.
Ey Osman! Bununla beraber ona; hac ve umre yaparak, hac ve umresi kabul edilen bir kimsenin sevabı vardır. Aynı gün ölürse şehitler damgası ile damgalanır.” (Terğib ve Terhib, c.2, s.92)
Kaynak: Miftâhu’s-Sâdıkîn
- Osman ibni Affan (radıyallahu anh) şöyle anlatmıştır:
“Göklerin ve yerlerin anahtarları Allah'ındır.” (Zümer, 63) ayeti hakkında Rasulüllah (sallallahu aleyhi ve sellem)e sual sorduğumda Rasulüllah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
“Andolsun; Bana öyle Bir şey sordun ki, senden evvel kimse onu bana sormamıştı. Göklerin ve yerlerin anahtarı olan dua şudur: La ilahe illallâhü vallâhu ekber ve sübhânallâhi ve bihamdihi ve estağfirullah ve la havle velâ guvvete illâ billâhil-evveli vel-âhiri vez-zâhiri vel-bâtıni, biyedihil hayr, yuhyî ve yümît ve hüve alâ külli şeyin kadîr."
Anlamı:
"Allah’tan başka ilah yoktur. Allah, her şeyden büyüktür. Allah’ı tesbih ederim. O’na hamd ederim ve O Allah’tan mağfiret dilerim ki, O Evvel ve Ahirdir (Başı ve sonu olmayandır) Zahir ve Batın’dır (ayetleriyle açık zatıyla gizlidir), diriltir ve öldürür. Kendisi ise hiç ölmeyen bir diridir. Bütün hayırlar O’nun (Kudret) elindedir. O her şeye kadirdir."
Göklerin ve Yerlerin Anahtarı Allah’ındır.
Her Kim Her gün bu duayı 100 kere diğer bir rivayet 10 kere okursa, ona mukabil kendisine on haslet (özellik) verilir:
1. Geçmiş günahları bağışlanır.
2. Kendisine cehennemden berat (kurtuluş belgesi ) yazılır.
3. Gecesinde ve gündüzünde kendisini bütün afet ve musibetlerden koruyacak 2 melek ona görevlendirilir.
4. Kendisine tonlarla sevap verilir.
5. İsmail (aleyhisselam)’ın evladından yüz köle azad edenin sevabı kendisine ihsan edilir.
6. Kendisine Kur’an, Tevrat, İncil, Zebur okumuş gibi ecir (mükafat) verilir.
7. Onun için cennette bir köşk bina edilir.
8. Cennette iri gözlü hurilerle evlendirilir.
9. Başına vakar tacı bağlanır.
10. Son olarak aile efradından yetmiş kişiye şefaatçi kılınır.
- İbni Merdüye‘nin rivayetinde; cennette de özel makamı olur ve Hazreti İbrahim (a.s.)’ın özel kubbesinde de bir yeri olur.
- Bunu okuyan kişi öleceği zaman 12 melek yanına gelir cennetle müjdelerler. Dirildiğinde kabrinden mahşere kadar ona eşlik ederler. Mahşerde ne kadar büyük sıkıntı görse yanında 12 melek hazır bulunur ve derler ki; “Bu sıkıntı sana değil, sen rahat ol, sen eminsin, azaptan kurtulmuşsun derler.” İnsanlar çetin muhasebeye tutulunca onun cennete yollanması emir olunur ve melekler onu durduğu yerden alıp zifafa hazırlanan biri gibi cennete götürürler.
- Ey Osman! Bununla birlikte ona hac ve umre yapıp, haccı ve umresi kabul edilen kişinin ecri yazılır. O gün ölecek olursa üzeri şehitlerin mührüyle damgalanır.
- Ey Osman! Eğer gücün yeterse ömründe bir gün dahi bunu kaçırmamaya bak ki kazananlarla birlikte kazanasın ve bu sebeple öncekileri ve sonrakileri geçesin.
Kaynaklar:
İbnü’s-Sünnî, Amelü’l-yevmi ve’l-leyle, no:73, sh:68-69, Heysemî, Mecma’u’z-zavâid, 10/115, İbni Merdûye, Süyûtî, ed-Dürrü’l-mensûr, 12/688-689, el-Leâli’l-mesnû’a, 1/89, Muhammed el Menbecî, el-Misbâh fi ezkâri’l-mesâi ve’s-sabâh, sh:101-102.
Osman bin Affan (radıyallâhu anh)’ın rivayet ettiğine göre, Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Ey Osman! Senden önce hiç kimse ‘Göklerin ve yerin anahtarı O’nundur.’ (Zümer, 63) âyetini bana sormamıştır. Bunun tefsiri şöyledir:
La ilahe illallâhü vallâhu ekber ve sübhânallâhi ve bihamdihi ve estağfirullah ve la havle velâ guvvete illâ billâhil-evveli vel-âhiri vez-zâhiri vel-bâtıni, biyedihil hayr, yuhyî ve yümît ve hüve alâ külli şeyin kadîr
“Allah’tan başka ilah yoktur. Allah, her şeyden büyüktür. Allah’a hamd ederek O’nu tenzih ederim. Allah’tan mağfiret isterim. Kuvvet ve kudret ancak Evvel, Âhir, Zâhir ve Bâtın olan Allah’ındır. Hayr O’nun elindedir. Öldürür ve diriltir. O, her şeye kadirdir.”
Ey Osman, kim sabah ve akşam bunu on kere söylerse, Allahu Teâlâ ona altı haslet verir:
Şeytanın ve askerlerinin şerrinden emin eder.
Kendisine büyük yük (mükâfat) verilir.
Ona bir melek derecesi gibi yüksek makama yükseltilir.
On iki bin melek istiğfar etmek üzere hazır olur.
Huri’l-iyn ile evlendirilir.
Kur’ân’ı, Tevrat’ı, İncil’i ve Zebur’u okuyanın ecri gibi mükâfat verilir.
Ey Osman! Bununla beraber ona; hac ve umre yaparak, hac ve umresi kabul edilen bir kimsenin sevabı vardır. Aynı gün ölürse şehitler damgası ile damgalanır.” (Terğib ve Terhib, c.2, s.92)
Kaynak: Miftâhu’s-Sâdıkîn
- Osman ibni Affan (radıyallahu anh) şöyle anlatmıştır:
“Göklerin ve yerlerin anahtarları Allah'ındır.” (Zümer, 63) ayeti hakkında Rasulüllah (sallallahu aleyhi ve sellem)e sual sorduğumda Rasulüllah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
“Andolsun; Bana öyle Bir şey sordun ki, senden evvel kimse onu bana sormamıştı. Göklerin ve yerlerin anahtarı olan dua şudur: La ilahe illallâhü vallâhu ekber ve sübhânallâhi ve bihamdihi ve estağfirullah ve la havle velâ guvvete illâ billâhil-evveli vel-âhiri vez-zâhiri vel-bâtıni, biyedihil hayr, yuhyî ve yümît ve hüve alâ külli şeyin kadîr."
Anlamı:
"Allah’tan başka ilah yoktur. Allah, her şeyden büyüktür. Allah’ı tesbih ederim. O’na hamd ederim ve O Allah’tan mağfiret dilerim ki, O Evvel ve Ahirdir (Başı ve sonu olmayandır) Zahir ve Batın’dır (ayetleriyle açık zatıyla gizlidir), diriltir ve öldürür. Kendisi ise hiç ölmeyen bir diridir. Bütün hayırlar O’nun (Kudret) elindedir. O her şeye kadirdir."
Göklerin ve Yerlerin Anahtarı Allah’ındır.
Her Kim Her gün bu duayı 100 kere diğer bir rivayet 10 kere okursa, ona mukabil kendisine on haslet (özellik) verilir:
1. Geçmiş günahları bağışlanır.
2. Kendisine cehennemden berat (kurtuluş belgesi ) yazılır.
3. Gecesinde ve gündüzünde kendisini bütün afet ve musibetlerden koruyacak 2 melek ona görevlendirilir.
4. Kendisine tonlarla sevap verilir.
5. İsmail (aleyhisselam)’ın evladından yüz köle azad edenin sevabı kendisine ihsan edilir.
6. Kendisine Kur’an, Tevrat, İncil, Zebur okumuş gibi ecir (mükafat) verilir.
7. Onun için cennette bir köşk bina edilir.
8. Cennette iri gözlü hurilerle evlendirilir.
9. Başına vakar tacı bağlanır.
10. Son olarak aile efradından yetmiş kişiye şefaatçi kılınır.
- İbni Merdüye‘nin rivayetinde; cennette de özel makamı olur ve Hazreti İbrahim (a.s.)’ın özel kubbesinde de bir yeri olur.
- Bunu okuyan kişi öleceği zaman 12 melek yanına gelir cennetle müjdelerler. Dirildiğinde kabrinden mahşere kadar ona eşlik ederler. Mahşerde ne kadar büyük sıkıntı görse yanında 12 melek hazır bulunur ve derler ki; “Bu sıkıntı sana değil, sen rahat ol, sen eminsin, azaptan kurtulmuşsun derler.” İnsanlar çetin muhasebeye tutulunca onun cennete yollanması emir olunur ve melekler onu durduğu yerden alıp zifafa hazırlanan biri gibi cennete götürürler.
- Ey Osman! Bununla birlikte ona hac ve umre yapıp, haccı ve umresi kabul edilen kişinin ecri yazılır. O gün ölecek olursa üzeri şehitlerin mührüyle damgalanır.
- Ey Osman! Eğer gücün yeterse ömründe bir gün dahi bunu kaçırmamaya bak ki kazananlarla birlikte kazanasın ve bu sebeple öncekileri ve sonrakileri geçesin.
Kaynaklar:
İbnü’s-Sünnî, Amelü’l-yevmi ve’l-leyle, no:73, sh:68-69, Heysemî, Mecma’u’z-zavâid, 10/115, İbni Merdûye, Süyûtî, ed-Dürrü’l-mensûr, 12/688-689, el-Leâli’l-mesnû’a, 1/89, Muhammed el Menbecî, el-Misbâh fi ezkâri’l-mesâi ve’s-sabâh, sh:101-102.
SON YENi KONULAR
FORUMA GiR
FORUMDA ARA
SUPPORT
Calendar
Members
Forum Team
Forum Statistics
