<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Bilge Forum - Hoby Bilgileri]]></title>
		<link>https://bilgeforum.com/</link>
		<description><![CDATA[Bilge Forum - https://bilgeforum.com]]></description>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 22:45:03 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Hoby Hat Yazısı Sanatı Nedir?]]></title>
			<link>https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=41260</link>
			<pubDate>Sun, 09 Nov 2025 17:12:08 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://bilgeforum.com/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=41260</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hat Yazısı Sanatı</span></span><br />
<br />
 <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HAT SANATININ KISA TARİHİ</span></span><br />
 <br />
Sanat iç dünyamızı ses, renk, çizgi ve sekil içinde, madde planına aksettiren bizde hayranlık uyandıran eser ve hareketlerdir. Sanat, ruh güzelliğinin maddesel olarak ortaya çıkan eserlerdir. Sanat eserlerini içinden çıktığı kültür ve inanç çevreleri etkiler. Bu sebeple uluslar ve dinler kendilerine özgü sanatlar oluştururlar.<br />
<br />
Hat lügatte uzun ve doğru yol; mastar olarak yazı yazmak anlamlarına gelir. Çoğul olarak genellikle hutût seklinde kullanılır. Batıda ise hüsn-i hat (güzel yazı) karşılığında calligraphy kelimesi kullanılmaktadır. Güzel yazma, genellikle estetik kurallara bağlı kalarak ölçülü yazma sanatıdır.<br />
<br />
Arap Alfabesinin İslamiyet’in doğuşu yıllarındaki durumuna baktığımızda İbrani yazısına benzediğini görürüz. Müslümanlar kutsal kitaplarını daha güzel yazabilmek için yazının sekli üzerinde önemle durmuslardır5.Araplar İslam’ın ilk yıllarında ma’kılî denen harflerin hepsi düz, hendesi olarak yazılan yazı kullanılıyordu. Ma’kılî yazı dik ve köseli olmasından dolayı sonraları yazması daha kolay olan Kûfî yazısı dogmustur.<br />
<br />
Abbasiler devrinde yetişen en meşhur hattat, vezir İbn-i Mukle İslam yazısının önemli ıslahatçılarındandır. İbn-i Mukle Kûfî’den sülüs ve neshe geçme dönemini baslatmıstır. Bu dönemden sonra daha kolay ve çabuk yazıldığı için kûfî’ yazının yerine nesih yazı çeşidi geçmiştir. Fakat kûfî kitabe yazısı olarak kullanılmaya devam etmiştir.<br />
<br />
X. yy.’da _bn-i Mukle kûfî’yi ta’dil ederek muhakkak, sülüs, nesih, tevki, reyhani, rik’a adında altı çeşit yazı gelistirdi. Bu yazılara “aklâm-ı sitte” ya da “Ses kalem” de denilir.<br />
<br />
İbn-i Mukle’den bir asır sonra gelen İbn-i Bevvab yazı şekillerini birleştirerek daha da güzelleştirmiş ve mükemmel bir duruma getirmistir1.<br />
<br />
Yakut el-Mustasımi XIII yy. ortalarında kalemi eğri olarak kesmiş nesih, sülüs ve celî yazılara yeni bir nefes vermiş, günümüz yazısının oluşmasında önemli bir asama kaydetmiştir. Amasyalı olan Yâkût, aklâm-ı sitte denilen yazı çeşitlerinin bütün kural ve özelliklerini ortaya koyarak Türk yazı sanatının temellerini atmıştır.<br />
<br />
Şeyh Hamdullah (1433-1480) geliştirdiği yeni anlayış, Yakut ekolünün estetik anlayışına yaptığı ilaveler sonucunda daha sonra kendi ismiyle anılacak olan Şeyh ekolünün kurucusu olmuştur. Böylece. Yakut’un hükmünü ortadan kaldırmış, Şeyh Hamdullah’la hat sanatında klasizm başlatmıştır.<br />
<br />
Türk hat sanatının önemli isimlerinden birisi de Ahmed Karahisarî (1470-1556) dır. Kendine has bir yazı üslûbu vardır fakat takipçisi olmamıstır14. Bu dönemden sonra klasik ölçü, sekil, biçim ve değerlerine kavuşan hat sanatının daha da gelişmesini sağlayan zirve isimleri yetişmiştir: Hafız Osman (1642-1698) İkinci Şeyh olarak da isimlendirilir15. Mustafa Râkım (1757-1826) tuğraya son seklini veren ve celi sülüs yazıda yeni anlayışlar getiren bir hattattır. Yine onun takipçisi ve celî sülüs yazıda mükemmele ulasan Sami Efendi (1838- 1912) hat sanatı tarihinde önemli isimlerden biridir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arap Yazısı</span></span><br />
<br />
Arap yazısının, biri İslâm’dan önce, diğeri İslâm’dan sonra olmak üzere iki evresi bulunmaktadır. Başlangıcı kesin olarak bilinmeyen birinci evre – Miladî 512 senesine ait Zebed, 568 senesine ait Harran ve Suriye’de 600 yılında yazıldığı tahmin edilen Ümmü’l Cemal kitabelerine göre- İslâm’dan önceki birinci yüzyıla rastlamakta ve bir asır doldurmaktadır. İkinci evre, Hicrî yılın başından bugüne kadar geçen 1425 senelik bir devri ihtiva etmektedir ki, bu devir bazı karanlık kısımlar istisna edilirse oldukça malum ve mazbuttur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arap Yazısının Kökeni</span></span><br />
<br />
Bu konudaki bilgiler bir hayli karışıktır. Bir kısım tarihçiler bu yazının ilk defa Arap yarımadasının güneyindeki Himyerliler’in dik ve köşeli yazısından zuhur etmiş olduğunu; bazısı, kuzeydeki Nabat’lıların yuvarlak yazısından doğmuş olduğunun kesin olarak anlaşıldığını; bazısı, her ikisinden doğmuş olduğunu; bazısı başka bir kök yazıdan olmasının muhtemel bulunduğunu; bazısı, Himyerliler’in Müsned veya Hatt-ı Satrancîli denilen dik ve köşeli yazısından alınan ve Fırat’ın sağında bulunan bu günkü Necef kasabasının bulunduğu yerde bir zamanlar hükümet merkezi olan Hire Araplarının kullandıkları Hatt-ı Hirî denilen dik ve köşeli yazıyla bağlantılı olarak, Enbar’da Mürre oğlu Meramir tarafından ilk defa ortaya konulduğunu, adına da İslam’dan önce Araplar arsında Ma’kılî denildiğini söylemiştir. Bütün bunlar bir araya getirilirse, çok muhtemeldir ki, Ma’k ılî yazı, V. yüzyılın birinci yarısı ortalarında Enbar’da ortaya çıktıktan sonra, Zebed ve Harranlılar, Enbar veya Hire’lilerden Ma’kılî’yi öğrenip, bundan o vakte kadar yazdıkları Nabat yazısından mülhem olarak, dik köşeli ve yuvarlak şekillerdeki Arap yazısını bulmuş ve o görülen kitabeleri bunlarla yazmış; Hicazlılar da, denildiği gibi yuvarlak yazıyı bunlardan öğrenmiş olabilirler. Bu ihtimal yukarıdaki rivayetlere uyduğu gibi, aksini gösteren sıhhatli bir rivayet de şimdiye kadar ileri sürülmüş değildir. Aksine olarak İslâmiyet’in doğuşu sıralarında bu iki yazının Mekke’de bilindiği, Ma’kılî’ye Hicazî, yuvarlak yazıya da Şamî denildiği kaydolunmaktadır .<br />
<br />
XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yapılan kazıların ve bulunan malzemenin bolluğu neticesinde elde edilen son verilere göre, Arap yazısının kökeni Aramî asıllı Nabati yazısına dayanmaktadır. Arap asıllı olan Nabati kavmi M.Ö. IV. asıra kadar çöllerde dolaştıktan sonra nihayet Filistin’in güneyine yerleşmiş ve Petra şehrini kendilerine merkez yapmışlardır. Bugün bize kalan bina harabeleri ile taşlar üzerine yazılan kitabelerden, ileri bir medeniyete sahip oldukları anlaşılan Nabatî’lerin M.Ö. VI. yüzyıla ait kitabelerindeki yazıların, Hz. Peygamberin doğumundan önceki devreye ait Arapça kitabelerdeki yazılara yakın oluşu, Arap yazısının Nabatî Yazısından meydana geldiğini göstermektedir. Kısaca pek yavaş bir surette gelişen Nabatî Yazısının sadeleşmesi, ancak VI. yüzyıl içerisinde vuku bulmuş; Araplar da bu sadeleşmiş harfleri alarak kullanmaya başlamışlar ve zamanla geliştirmişlerdir.<br />
<br />
Nabatî kitabelerindeki yazılar, dikkatle tetkik edilince bunlarda Arap Yazısının ilkel şekillerinin mevcut olduğu ve harflerinin hem köşeli, hem yuvarlak bir karaktere sahip bulunduğu ve Arap Yazısı istikametinde geliştiği görülür.<br />
<br />
Alfabelerin aslı kabul edilen Fenike yazısı Mısır yazısından 22 harfin alınmasıyla ortaya çıkarılmıştır. O zaman dünya ticaretine hâkim olan Fenikeliler, ticarî mü nasebet ler i net icesinde yaz ılar ını Doğu ve Bat ı’d a yer leş miş milletlere ya ymış lardır. Batı’da Latin alfabesi, Doğu’da İbranî ve Ârâmî yazıları bu münasebetlerin ürünüdür.<br />
<br />
Arap yazısının başlangıcı ve ne suretle yayıldığı konusunda farklı görüşler vardır. Bazı âlimler meseleyi hadislerin ışığ ında açıkla (Zeker) yaz ının vahye dayand ığ ını (tevkifî) savunurlar. Bazı müelliflerin verdikleri bilgiler ise farklı olmakla beraber Arap yazısının Güney ve Kuzey Arabistan’da bulunan Arap devletlerinin kullandıkları yazıların, özellikle Nabatî yazının tesiriyle ortaya çıktığını göstermektedir. Bu konuya açıklık getiren ve daha tatminkâr bir sonuca ulaştıran ise müsteşriklerin eski Arap kitabeleri üzerinde yaptıkları araştırmalardır.<br />
<br />
Bir diğer bilgiye göre Adnan b. Üded’in hükümdarlığı zamanında, Tasm kabilesinden Ebced, Hevvez, Huttî, Kelemen, Sa’fes ve Kareşet isimli altı kişi harfleri ilk defa ortaya çıkarıp birleştirmişlerdir. Bunlar yazıyı icat etmiş, isimlerinde olmayan “sehhaz” harflerini bulduklarında isimlerine katarak bunlara noktalı harfler demişlerdir. Daha sonra yazı Enbâr’a, oradan da Hîre’ye geçerek Araplar arasında yayılmıştır. Bu altı kişi ve Tay kabilesinden üç kişinin Arap yazısının mucitleri olmadığı bilinmektedir. Fakat bu şahısların Nabatî asıllı yazının Arap yazısına geçiş safhasında önemli rol oynamış isimler olabileceği düşünülmektedir. İslâm bilginlerinin bu farklı rivayetleri, bizi yazının Enbâr’dan Hîre’ye oradan da Dûmetülcendel yoluyla Hicaz’a geçerek yayıldığı neticesine götürmektedir. G. J. Klehr (ö. 1724) ve Theodore Nöldeke (ö. 1865) başta olmak üzere bazı müsteşriklerin bu konuda bilinen en eski Arap kitabelerine dayanarak verdikleri bilgiler bizi aydınlatmakta ve daha tatminkâr bir sonuca ulaştırmaktadır. Bu kitabelerden milâttan sonra 250 yılına ait Ürdün’ün doğusunda Ümmülcimâl’de bulunmuş bir mezar taşı ile 328 senesine ait Nemâre’de İmru-ülkays’ın türbesi üzerinde bulunan Arapça kitabe bizi Arap yazısının başlangıcı hakkında aydınlatmakta ve bu konudaki şüpheleri ortadan kaldırmaktadır. Bu en eski Arap kitabeleri Arâmî yazıdan doğmuş olan Nabatî hatla yazılmıştır. Milâttan sonra 512 tarihli, Halep’in güney doğusunda Zebed’de ve 568 tarihli Dımışk’ın güneyinde Harran’da bir mabedin kapı sövesinde bu-lunmuş kitabelerle yine milâttan sonra VI. yüzyıla ait Ümmülcimâl’de bulunan diğer bir belge de gelişmiş Nabatî hatla yazılmıştır. Bu kitabeler üzerinde yapılan incelemelerde, Câhiliye devri Arap yazısı ile harflerin şekil ve düzeni bakımından bitişik Nabatî yazısının yakınlıkları tesbit edilmiş Arap yazısının Nabatî yazısından doğduğu, ve onun gelişmiş bir devamı olduğu kanaatine varılmıştır.<br />
<br />
Buraya kadar gerek İslâm âlimlerinin gerekse müsteşriklerin verdikleri bilgiler Arap yazısının Nabati yazıdan geliştirilmiş olduğunu, Nabatî yazının da Arâmi yazı çağından Fenike yazısına bağlandığını ortaya koymaktadır. Bazı İslâm bilginleri Câhiliye dönemi Arap yazısına “el-cezm” adını vermişlerdir. Sözlükte “kırılıp ayrılma, kopma” mânasına gelen Nabatî asıllı olan cezm, Hîre’de geometrik, düzenli, dik ve yatay çizgi-lerin hâkim olduğu yeni bir üslûp kazanmıştır. Harflerin düzenlenişi düz vuruşlar, kırılmış çubuğa benzer. Nabatî yazısında görülen bu değişiklik muhtemelen Tay kabilesinden Belâzüri’nin Arap yazısının mucidi olarak kabul ettiği Mürâmir b. Mürre, Amir b. Gedere ve Eşlem b. Sidre tarafından yapılmıştır. Bu üç kişi Nabatî yazısında yaptıkları bu yeniliklerle beraber Süryânîce alfabeyi Arap diline adapte etmişlerdir. İslâmiyet’ten önce Araplar arasında cezm’den başka ticarî işlerde, mektuplarda veya süratle yazılması gereken günlük işlerde yine Nabatî yazıdan kaynaklanan yuvarlak, yumuşak ve ortaları delikli olmaya meyilli (takvir) harfleriyle, Kuzey Arabistan menşeli meşk hattının kullanıldığı bilinmektedir. Bu nesih yazıya benzer bir hattır. 250 yılına ait Ümmülcimâl ve 328′e ait Nemâre kitabelerinde el-meşk yazısının karakterleri görülür.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arap Elifba’sı</span></span><br />
<br />
Bilindiği üzere Elifba üzerine kurulan yazıların hepsi de temelde Fenike Elifbasına dayanır. Bu elifba ebced ( ebced, hevaz, hattı, kelemen, sahhız, keraşet) tertibinde gösterilen yirmi iki harften ibarettir. Keldanî’ler bunları alarak İbrani yazısının aslını icad etmişlerdir. Asurîler de bunu zamanla Süryani şekline dönüştürmüşlerdir. Araplar da Elifbalarını bunlardan almışlar fakat alırken Keldanîler’deki Farsça –kaf, cim ve pa- harflerini (dillerinde olmadığı için) cim, sad ve bâ harflerine çevirmişlerdir. Dillerinde olup da Keldanî’lerde bulunmayan – je, ha, zel, sad, zı, ğayın- gibi sesleri de, üzerlerine ayırt edici birer çizgi veya nokta koyarak kullanmışlardır. Yalnız Araplara mahsus olduğu söylenilen ve Lamelif denilen ve hareke (vokal) kabul etmeyen sakin elif için de miladî VI. asırda bugünkü şeklini almışlar, fakat bunu Elifba’ya tek bir harf olarak koymuşlardır. Nihayet yedi harfin ilavesiyle, Arap Elifbası Ebced tertibi üzere 29 harften oluşmuştur.<br />
<br />
Arap Elifbasının (alfabesinin) bugünkü tanıdığımız düzene ne vakit sokulmuş olduğu hakkında kesin bir şey bilinmemektedir. Fakat X. asırdan sonra olması kuvvetle muhtemeldir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arap Yazısının İslam’a İntikali</span></span><br />
<br />
Birinci safhasında ilkel ve basit bir halde bulunan Arap yazısı, İslâm’a intikal ettiği zaman – ki bu intikal İslâm’ın doğuşu ile başlar – Hicaz’da Ma’kılî (dik ve köşeli), ve Şamî (yuvarlak) olarak iki şekilde kullanılıyordu. Peygamberimize bağlı olan Müslümanlar, yeni İslâm aleminin ilk yazı yazanları idiler ve sayıları yirmiyi geçmemektedir.<br />
<br />
Kur’ân yazmakta resmen rol almaya başlayan İslâm yazısı Ma’kılî idi, yuvarlağımsı yazı çok bozuk bir halde olduğundan resmî bir yer işgal etmemekteydi. Ancak halk arasında resmi olmayan yazışmalarda kullanılmaktaydı. Bu şu demektir ki; İslâm’da yazı daha başlangıçta ilmî haysiyetiyle değil, sanat haysiyetiyle birlikte ele alınmış ve Ma’kılî yazı buna diğerinden daha müsait görülmüştür. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hüsn-i Hat</span></span><br />
 <br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yazıyı Sanat Seviyesine Yükselten Etkenler</span></span><br />
İslâm’ın doğuşuyla beraber dünya ölçüsünde yeni medenî bir düzenin esasları belirmeye başlamıştır. İlahî kaynaktan insanlığa ulaşan mesajda ilim ve ona vasıta olan yazının, sosyal gelişme için gerekliliği vurgulanmış, bilgisizlik ise her türlü geriliğin sebebi olarak gösterilmiştir.<br />
Zamanla İslâm dininin öğretilmesi, vahyin yazılması, korunması ve yayılmasına duyulan ihtiyaç yazının önemini daha da artırmıştır. Hicrî I ve II. yüzyıllarda yazı bir taraftan şekil ve imlâ yönü ile, diğer taraftan da sanat yazısı seviyesine yükselmiş, İslâm sanatlarının en önemli dallarından biri haline gelmiştir.<br />
Kur’ân-ı Kerîm’i Allah’ın sözüne yakışır bir güzellikte yazma heyecanı, gayret ve titizliği, “Güzel şeyler güzel kaplara konur” anlayışı, yazının sanat yazısı (hüsn- î hat) seviyesine yükselmesine sebep olmuştur. Kur’an’ın mânası ve lafzı gibi, yazısı da kutsal bir karaktere sahiptir. Bu durum İslâm yazılarından ayrılmayan bir özelliktir. Hatta bazı İslâm bilginleri Kur’an’ın lafzı ve mânası gibi, yazısının da ilâhî vahye dayandığını ileri sürmüşlerdir. Müslüman sanatkârlar bu anlayışla, bir ibadet coşkusu ve disiplini içinde Kur’an nüshalarını yazarak çoğaltmışlar, ilâhi mesajın gönüllere sanat yoluyla iletilmesine vasıta olmuşlardır.<br />
Kur’an’ın hedeflerinden biri de insanoğlunun gönül gözünü açarak maddî ve manevî güzellik karşısındaki hassasiyetini, fıtrî olan sanat kabiliyetini geliştirip yön vermektir. Yeryüzünde kullanılan yazılar arasında sanat yazısı olarak gelişmeye müsait, belki de en zengin yazı Arap yazısıdır. Mûsiki ve resim gibi yazı da insanî ve dinî duyguları ifadeye muktedir bir sanattır. Yazıda dik hatlar ritmi, yatay çizgiler devamlılığı ve dengeyi sağlar. İncelerek biten harfler, eğriler, nağmelerdeki pes ve tiz sesler gibi insan ruhunda içli ve ulvîduygular uyandırır.<br />
<br />
Milletlerin sanat gelenek ve zevkleri yazı estetiğini etkilediği gibi sanatkârın şahsiyeti de yazıya bir hususiyet kazandırır. İslâm öncesi Göktürk ve Uygur Türklerinde kitabe ve kitap yazılarının gelişmiş olduğu bilinir. Bu durum eski kültür ve sanat geleneğine dayanarak, Türkler Müslüman olduktan sonra da İslâm yazı üslûplarının en önemli gelişim merhalelerini gerçekleştiren hattatlar yetiştirerek, bu sahadaki zevk ve kabiliyetlerini göstermişler, İslâm yazılarının estetik değer kazanmasında tarihî rol oynamışlardır (Serin,1999:19).<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yazıda Ahenk</span></span><br />
<br />
Hat sanatının kazandığı estetik kıymetleri açıklamadan önce, güzellik kavramı üzerinde durmak gerekir. Antikite’den beri estetikçiler sanatta güzelliğin kaynağı, mahiyeti ve boyutları hakkında çeşitli teoriler geliştirmişler ve güzelliği organik ve maddi güzellikler, renk, şekil, ses ve hareketlerin güzelliği; fikrî ve manevî güzellikler olmak üzere çeşitli sınıflara ayırmışlardır. Ayrıca güzelliği daha iyi anlamak ve açıklamak için güzelin latif, yüce, hoş, mükemmel, faydalı, hakikat ve ahenk gibi diğer estetik değerlerle mukayesesi yapılmıştır. Netice olarak güzel-liğin bu değerlerle karıştırılmaması görüşü savunulmuş ve; güzel bize kendisinden beklediğimiz şeyleri veren değil, bizi her lahza, kendisine çeken, hayrete düşüren, ruhumuzu kaplayan bizde ezelî hatıralar uyandıran şeydir. Estetik duygular ise, güzeli hatırlatan ve hazırlayan unsurlardır. Bu sebeple mahiyeti bakımından bunlar güzelden farklıdır, diyerek güzel idesiyle estetik unsurların farklı şeyler olduğu ifade edilmiştir.<br />
Ayrıca bazı estetikçiler ahengi “Çoklukta birlik nizamı, parçayla bütün arasında tam bir denge, renk, ses veya şekiller arasında uygunluk” diye tarif etmişlerdir. Bu tanımlara göre sanat güzellik, güzellik de âhenktir. Ahenk ise parçaların bütün içinde nisbet ve dengesinden doğar. Bu armoni mûsikide ritim ve seslerin, resimde renk ve çizgilerin, mimaride eserin bütünü içindeki unsurlarının birlik ve uygunluğundan ibarettir. Diğer sanatlarda olduğu gibi İslâm yazılarında güzellik de fiziki ve mânevi ahengin neticesidir.<br />
Hat, göze hitap eden bir sanattır, iç âhenginde (derûnî ahenk) İslâm tefekkür, iman ve heyecanı hâkimdir. Asaletini, karakterini, estetiğini, milletlerin zevkleriyle beraber İslâm dininden alır. Kur’ân ve kitaba verilen önem yazı, tezhip ve cilt sanatlarının gelişmesine yol açmıştır. Bu sebeple hat sanatının en güzel örnekleri Kur’ân-ı Kerîm, hadis ve hikmetli sözlerin yazıldığı kıtalar ve yazı albümleridir.<br />
İlâhî bilgiler ve hikemî sözler, beliğ ifadelerde yazıyla vücut bulur; işitilen, görülen ve kalben hissedilen bir safhaya ulaşır. En güzel şekillerde, hep aynı kaynaktan su gibi akan, Allah’ın, resulünün ve velîlerin insanlığa duyurmak istediği mânalar, yüksek hakikatler yüz gösterir. Harf ve lâfızlar ilâhî bir mesajla kaynaşır, bütünleşir, kutsî bir karakter kazanır.<br />
Güzel yazı, Mushaf, kitap ve murakka’lardan başka, devlet teşkilâtında, mimarîde, kitabe, kubbe ve kuşak yazılarında, mezar taşlarında, ahşap ve maden işlerinde, kumaş, çini, tuğla ve dekorasyonlarda da dinî hislerle yazılmış ve işlenmiştir. Böylece hat, içtimaî hayatın her aşamasında kendini göstermiş, hem güzellikle ülfet edilmesine hem de ifade ettiği mâna itibariyle hayati bir düstur kazanılmasına vasıta olmuştur.<br />
Yazıda fizikî ahenk tenasüp ve terkip kavramlarıyla ifade edilir. Tenasüp kalem kalınlığına göre; harf bünyelerinin en ve boyları ile, incelik ve kalınlıkları arasındaki uygunluktur. Harflerin diğer harflerle ve kelime içinde birbiriyle uyumu ve yakışmasıdır.<br />
Hat sanatının repertuarı harf şekilleri ve bu harflerin kelimenin başında, ortasında ve sonunda aldığı şekiller ve bunların bağlantılarıdır. Bugün kullanılan on kadar yazı çeşidi olduğu düşünülürse, hat sanatının ne kadar geniş bir şekil zenginliğine ulaştığı görülür. Birer plastik ifade elemanı olan harfler, kelimeler, eğriler ve kıvrımlar kesin matematik ölçülere bağlıdır. Hattat çeşitli yazı üslûplarının bu kesin ritim ve âhengine kendi benliğini de katarak hoşa giden yeni biçimler oluşturur.<br />
Harflerin diğer harflerle olan nisbeti, aralıkları, çekilişleri, bitişmelerindeki eğrilerin incelik ve kalınlıklarındaki uyum, kelimelerin satır nizamındaki duruşları, oturuşları, satıra o lan meyilleri, cereyanı, dik hat lardaki rit im, okutma, mühmel, süs işaretleri ve sayfaların düzeni gibi hususlar yazının maddî ahengini ve güzelliğini meydana getirir. Eğer yazının satıra oturuşunda nisbetsizlik söz konusu ise ve çekilişler bozuksa yazı ahenksizdir. Ahenkten yoksun yazılar ise sanat değerine sahip değildir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İstif, Kompozisyon</span></span><br />
Harf ve kelimelerin düzenli bir şekilde birleşmesi mânasına gelen terkip levha, kitâbe ve cami yazılarında kullanılan celî sülüs ve sülüs kompozisyonlarda aranan önemli bir sanat unsurudur. Hattatların iradî ve şuurlu olarak uzun müddet denemelerden sonra meydana getirdikleri eserler, istif halinde olanlardır. Bir ressamın veya bir şairin eserini tamamlamak için uzun müddet çalışması gibi, bir hattatın da yepyeni ve orijinal bir terkip oluşturabilmesi için pek çok kompozisyon denemesine, dikkatli tashihlere ihtiyacı vardır.<br />
Celî sülüs istifler ekseriya aşağıdan yukarı doğru iki üç kat dikdörtgen, dairevî veya beyzî vb. bir satıhta harf ve kelimelerin göze hoş gelecek bir şekilde düzenlenmesidir. Yalnız terkip, harf ve kelimelerin rastgele bir araya getirilmesi, üst üste yığılması veya çizmek, taklit etmek suretiyle resmedilmesi olmayıp, hattatın estetik kaidelere ve teşrifata uygun bir şekilde ustalıkla kalemini yürütmesidir. Eğer kompozisyon, metnin okunuş sırasına göre harf ve kelimeler düzenli bir şekilde, aşağıdan yukarı doğru, usule uygun olarak yapılmışsa “teşrifatlı” veya “teşrifatı yerinde”; harf ve kelimelerin yerleri değişmiş, öne alınmış veya geriye bırakılmışsa “teşrifatı bozuk” denir, teşrifatsız yazıların okunma güçlüğüne karşılık teşrifatlı istiflerin okunması daha kolaydır. Türk hattatları bilhassa âyet ve hadislerin okunuşunda bir hataya sebebiyet vermemek için teşrifata hassasiyetle riayet etmişlerdir. Kompozisyonlarda Allah kelimesinin üste gelmesine dikkat edilir. Şayet metin Allah kelimesiyle başlıyorsa, terkip hürmeten yukarıdan aşağıya doğru yapılır. Celî kompozisyonlarda daima bir merkez vardır. Bu merkez etrafında çizgi ve kütleler, hiçbir yerinde eksiklik, taşkınlık olmayacak şekilde örülerek, kaynaşarak, organik bir bütünlük, birlik kazanır ve küplü, çanaklı harfler, keşideler, okutma ve mühmel işaretleri tam bir denge halinde dağılır. Harfleri sınırlayan çizgi ne kadar temiz, keskin, akıcı, canlı, yazı ne kadar metin yazılmışsa sanat eseri de o derece mükemmel olur. Çizgi kudretini, keskinliğini nerede kaybederse, orada kopya ve beceriksizlik ortaya çıkar. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kullanılan Malzemeler</span></span><br />
 <br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kalem</span></span><br />
Hat sanatında yazma aleti olarak ince yazılar için kamış kalem, biraz iri hatlar için bambu ya da kargı kalemi, daha da celî yazılar içinse, tahtadan yapılma ağaç kalemler kullanılır. Kamış, koparıldığı esnada yazmaya elverişli olmayıp, bir müddet tezek, hayvan gübresi altında bekletilir, pişip sertleşmesi sağlandıktan sonra kullanıma hazır hale gelir. İyi kalem, ne çok sert, ne çok yumuşak, ne çok kalın, ne çok incedir. Eğri, yassı ve dalgalı da olmayıp, tabii bir sertliği vardır. İnce, uzun ve düzgün bir silindir biçimindedir. Boğum araları en az bir karış kadardır. Sert bir zemine 15-20 cm. yükseklikten bırakıldığı zaman çevik, genç ve dinç bir ses çıkarır. Sağlam olmayan çatlak bir kamışın çıkardığı ses ise kısık ve boğuktur. Madenî uçlu kalemlerin kullanımı da söz konusu olabilir. Ancak, bunlar kamıştan mamul kalemler kadar tabii olmadığı gibi yazım esnasındaki kalem ve el hareketlerine de yatkın olmayıp, yazıya güzellik katmaya elverişli değildir. Mushaf-ı Şerif’lerin yazımında ise, açılışından sonra uzun süre ucunun bozulmaması sebebiyle Cava Kalemi tercih edilmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kalemtraş</span></span><br />
Kamış kalemlerin usulüne uygun açılmasında kullanılan saplı bir bıçak çeşididir. Tığ adı verilen su verilmiş çelikten mamul kesici kısmından başka, fildişi, kemik, boynuz veya benzeri bir nesneden yapılma uzunca bir sapı bir de bu iki kısmı birbirine perçinleyen çelikten pirazvanası vardır. Kesici kısmın aldığı şekle göre söğüt yaprağı, selvi, cam kırığı ve küt gibi adlarla anılan çeşitleri vardır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Makta</span></span><br />
Kamış kalem ucunun, üzerinde kesildiği ve çatlatıldığı bir alet olup, kemik, boynuz, fildişi, bağa ve benzeri maddelerden yapılırdı. Kalemin gövdesinin yatırıldığı yere ise kalem yuvası denir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kamış kalemin açılışı</span></span><br />
Kamışın boğumu kalemtraşla alındıktan sonra kalem uç kısmı kalemi açandan yana olmak üzere sol elin avucu içine yatırılır ve kalemin açılan kısmı uzunca bir badem görüntüsü verinceye kadar iki yandan kesilir ve yontulur. Kamış yeterince sert değilse, biraz daha tok bir badem şekli tercih edilir. Kalemin gövdesinden ucuna doğru incelerek uzayan kısmına dil, uç kısmına ise ağız denir. Ağzı dilinden daha enli açılan kaleme de çakşırlı kalem adı verilir. Daha sonra kalemin ağzı makta’ üzerine yatırılarak ya da elde dikine çatlatılır. Buna şakk etmek tabir olunur. Sonra da yine makta üzerinde kalemin ucu yazılacak yazının gerektirdiği meyil gözetilerek kesilir. Bu işleme de katt etmek veya kat’ denir. Kalem ağzının yazana yakın tarafı ünsi, diğer tarafı da vahşî adıyla adlandırılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kağıt boyama ve âhar</span></span><br />
Eski hattatlar Hind âbâdisi, Buhara, Alikurna, Hataî ve Japon kâğıdı gibi değişik kâğıtlar kullanırlardı. Bunların en iyisi ilki olup, Hindistan’ın Devletâbad şehrinde îmal edilirdi. İtalya’daki Elikome (livomo) limanından getirilen o yüzden Ali Kurna diye adlandırılan Avrupa kâğıtları ise genellikle filigranlı olurdu. Boyama işleminde genellikle nebatattan yararlanılırdı. Suda kaynatılan nebat cinsi bir tekneye boşaltıldıktan sonra kağıtlar bu tekneye batırılıp çıkartılır ve kurutulur. Bu muamele, renkli suyun sünger veya pamukla kâğıt üzerine sürülmesi şeklinde de yapılabilir.<br />
<br />
Çay, kağıda cinsine göre nohudî ya da krem rengi verir. Cevizin yeşil dış kabuğu veya nar kabuğu yeşile kaçan limon sarısı, soğan kabuğu da yoz sarı bir renk sağlar. Farklı nebat cinsleriyle farklı renkler, aynı nebat cinsinin farklı dozajları ile de farklı tonlar elde edilir.<br />
<br />
Aharlama, kâğıdın boyanmasından sonra üzerine yazılacak yazıların bir yanlışlık ihtimaline karşı kolayca silinip düzeltilmesini sağlayan, mürekkeple kâğıt zemin arasında koruyucu bir tabaka oluşturma ameliyesidir. Yumurta, nişasta ve gomalak aharı gibi çeşitleri vardır.<br />
Âhar, yazının ve kâğıdın cinsine göre yapılır. Mushaf yazmak için hazırlanan kâğıtların her iki tarafına da ince bir âhar çekilir. Çok tashih ve emek isteyen celî yazıların kâğıtlarının yalnız bir tarafı birkaç kat kuvvetlice âharlanır, Üzerine bir defa âhar sürülmüş kâğıda tek âharlı iki defa veya daha fazla âhar sürülmüş kâğıda da çift âharlı (çiftâlî) kâğıt adı verilir. Hususiyle nesta’lik kıtalar için hazırlanan kâğıtların âharlanmasına daha da ihtimam gösterilmelidir. Bu sebeple kâğıdın âharlanması hat sanatında ayrı bir hüner ve ustalık ister. Geçen yüzyılda kâğıtların sol alt köşelerinde basılı soğuk damgalarından tanıdığımız Kadri, Seyyid Ahmed, Hasan, Remzi, Memduh meşhur kâğıt âharcılarındandır<br />
<br />
Derin bir kase içinde 3-4 yumurtanın akı, kibrit kutusu büyüklüğünde bir şap parçası ile 10 dakika kadar bir çırpılarak tamamen köpük haline getirilir. Bir 10 dakika daha çırpılırsa köpüğün bir kısmı sıvılaşır. Bu sıvı bir süre dinlen dirildikten sonra ince bir bezden süzülerek ayrı bir kaba alınır. Sünger, pamuk veya uygun bir fırça yardımı ile aharlanacak kağıdın zeminine bir-iki ya da üç kat sürülür. Ve kağıt serin bir yerde kurumaya bırakılır. Aharın fazlaca kaim olması, kuruyunca çatlamasına sebep olabilir.<br />
<br />
Nişasta âharının yapımında buğday nişastası kullanılır, önce soğuk suda ezilen nişastaya sonra bir miktar jelatinle kaynar su ilâve edilir. İyice piştikten sonra süzülür ve kâğıt üzerine süngerle sürülür. Nişasta âharı üzerine bir kat da yumurta âharı çekilirse daha güzel olur.<br />
<br />
Gomalakın ispirtoda eritilip gaz bezine sarılmış pamukla kağıda sürülmesiyle de Gomalak Aharı yapılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mühreleme</span></span><br />
Mühreleme, aharlanan kâğıtların parlatılmasına yönelik bir nevi ütüleme işlemidir. Aharlandıktan sonra gölgelik ve nemli bir yerde kurumaya terk edilen kağıtlar üzerinde mührenin rahatça kaymasını sağlamak üzere kuru sabuna sürülmüş bir çuha parçası gezdirilir. Daha sonra da çakmak taşından ya da camdan mamul mühre, kağıda tazyik edilerek bir ileri bir geri hareket ile muhtelif istikametlerde sürülür. Parlamanın sağlanmasıyla bu işlem biterse de, kağıtlar bu safhada hemen kullanılmayarak üst üste konur, üzerine de bir ağırlık bırakılır. Bir sene kadar böylece bekletilen kağıtlar kullanıma hazır demektir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kağıt Makası</span></span><br />
Kâğıt, kumaş gibi ince şeyleri kesmeye mahsus ortadan bir vida ile bağlı iki bıçaktan meydana gelen kesme aletidir. Kâğıt makası, mum makası, terzi makası, oya makası gibi çeşitleri ve farklı şekilleri vardır. Bunlar içinde kâğıt makasları hat sanatına verilen önem sebebiyle özenle yapılır, sanat değeri taşırdı. Bir yazı takımında kalemtıraş, makta’ yanında mutlaka kâğıt makası da bulunurdu. Büyük tabakalar halinde imal edilen kâğıtları istenilen kıtada düzgün kesebilmek için kâğıt makas kullanılırdı. Ustaları Türk olan makaslar İstanbul ve Sivas gibi merkezlerde yapılırdı. Nâdiren Bosna ve Prizren’de de güzel ve zarif işlenen makaslara tesadüf edilirdi. Kâğıt makaslar çelikten, zarif ve uzun gövdeli, içi oluklu, ağızları bir birine uyumlu olurdu. Ekseriya gövde ve sapları altın kakma, mine kaplamalı yapılırdı. Sapları yaylı, açılır kapanır, içine giripte yuvarlak bir şiş gibi olanları da vardı. Saplarında iki parmağın geçip tutması için halkalı kısımları, Allah’ı hatırlatmak için sülüs hatla “ya fettâh” veya çifte “Ali” şeklinde yazı ile yapılır, bazan makası yapan sanatkârın adı oymak suretiyle yazılırdı.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mıstar</span></span><br />
Mistar Kâğıda satır çizmeye yarayan bir alettir. Üzerinde sıra sıra muntazam ibrişim gerili bir mukavvadan ibarettir ki, yazılacak yazıya göre kâğıtlar, parmak yardımıyla üzerine bastırılarak kabartma çizgiler meydana getirilir. Böylece sayfalar arasındaki satır düzen ve ahengi sağlanmış olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mürekkep</span></span><br />
Hat sanatında mürekkep denince ilk akla gelen, isten yapılma siyah mürekkeptir. Kırmızı, sarı ve diğer renklerde de mürekkep yapılmıştır. Çeşitli terkip ve tarifler içinde merhum Necmeddin Okyay’ın siyah is mürekkebi tarifi şöyledir: “Süzülmüş ve bekletilmiş boza kıvamındaki zamk mahlülü havana konup, içine azar azar is atarak tokmak yardımıyla zamka yedirilir. İs havalandığı için birden atmayıp yavaş yavaş karıştırılır ve tokmakla dövülmeye başlanır. Arada koyuldukça su ilâve edilerek daima boza kıvamı muhafaza edilir. Mürekkebin kalitesi, isin iyice ezilip zamkın içinde hallolmasına bağlıdır. Bu da günlerce döğmekle sağlanır (100 ile 500 bin tokmak arası)..”<br />
<br />
Mürekkep yapımında kullanılan is; bezir yağı, bal mumu, neft yağı ve son zamanlarda da gazyağından elde edilirdi.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Likaa</span></span><br />
Mürekkep sıvı şekliyle kalemin istifadesine sunulmaz, önce Lika adı verilen bir tutam kadar, su ile yıkanmış ham ipeğe emdirilir daha sonra kullanılır. İçinde lika olmaksızın hokkaya daldırılan kalemin ucunda mürekkep fazlaca toplanır. Kalemin kağıda teması anında bu mürekkep birden zemine yığılacağından, yazılan harfin başlangıç kısmı lüzumundan fazlaca kalın ve kaba bir görünüm arz edecek, dolaysıyla da yazının güzelliğini bozacaktır. Likanın sağladığı bir başka fayda da, hokkanın ağız kısmının aşağı bakması halinde bile mürekkebin dökülmemesidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hokka, kalemdan ve divit</span></span><br />
Mürekkep, lika adını verdiğimiz ham ipeğe emdirilmiş şekilde Hokka içersinde muhafaza edilir. Hokkalar genellikle madenî, bazen de cam veya sırlı topraktan mamul olup genişliği derinliğinden büyük olur.<br />
<br />
Kalemlerin içinde saklandığı çoğu zaman silindir şeklindeki bazen kutu şeklinde de olur. mahfazaya Kalemdan veya Kubur denmektedir. Kalemdan ile hokkanın birbirine monte edilmiş şekline de Divit adı verilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak:</span> </span>Sema Onat &amp; tezhipnedir wordpress com &amp; kalemguzeli org<br />
<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=247346" target="_blank" title="">Calligraphy Dini islami Grafik Resim-V091120251601-N1.jpg</a> (Dosya Boyutu: 312.52 KB / İndirme Sayısı: 49)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=247347" target="_blank" title="">Calligraphy Dini islami Grafik Resim-V091120251601-N2.jpg</a> (Dosya Boyutu: 298.64 KB / İndirme Sayısı: 46)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=247348" target="_blank" title="">Calligraphy Dini islami Grafik Resim-V091120251601-N3.jpg</a> (Dosya Boyutu: 329.38 KB / İndirme Sayısı: 44)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=247349" target="_blank" title="">Calligraphy Dini islami Grafik Resim-V091120251601-N5.jpg</a> (Dosya Boyutu: 295.2 KB / İndirme Sayısı: 43)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<br />
 </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hat Yazısı Sanatı</span></span><br />
<br />
 <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HAT SANATININ KISA TARİHİ</span></span><br />
 <br />
Sanat iç dünyamızı ses, renk, çizgi ve sekil içinde, madde planına aksettiren bizde hayranlık uyandıran eser ve hareketlerdir. Sanat, ruh güzelliğinin maddesel olarak ortaya çıkan eserlerdir. Sanat eserlerini içinden çıktığı kültür ve inanç çevreleri etkiler. Bu sebeple uluslar ve dinler kendilerine özgü sanatlar oluştururlar.<br />
<br />
Hat lügatte uzun ve doğru yol; mastar olarak yazı yazmak anlamlarına gelir. Çoğul olarak genellikle hutût seklinde kullanılır. Batıda ise hüsn-i hat (güzel yazı) karşılığında calligraphy kelimesi kullanılmaktadır. Güzel yazma, genellikle estetik kurallara bağlı kalarak ölçülü yazma sanatıdır.<br />
<br />
Arap Alfabesinin İslamiyet’in doğuşu yıllarındaki durumuna baktığımızda İbrani yazısına benzediğini görürüz. Müslümanlar kutsal kitaplarını daha güzel yazabilmek için yazının sekli üzerinde önemle durmuslardır5.Araplar İslam’ın ilk yıllarında ma’kılî denen harflerin hepsi düz, hendesi olarak yazılan yazı kullanılıyordu. Ma’kılî yazı dik ve köseli olmasından dolayı sonraları yazması daha kolay olan Kûfî yazısı dogmustur.<br />
<br />
Abbasiler devrinde yetişen en meşhur hattat, vezir İbn-i Mukle İslam yazısının önemli ıslahatçılarındandır. İbn-i Mukle Kûfî’den sülüs ve neshe geçme dönemini baslatmıstır. Bu dönemden sonra daha kolay ve çabuk yazıldığı için kûfî’ yazının yerine nesih yazı çeşidi geçmiştir. Fakat kûfî kitabe yazısı olarak kullanılmaya devam etmiştir.<br />
<br />
X. yy.’da _bn-i Mukle kûfî’yi ta’dil ederek muhakkak, sülüs, nesih, tevki, reyhani, rik’a adında altı çeşit yazı gelistirdi. Bu yazılara “aklâm-ı sitte” ya da “Ses kalem” de denilir.<br />
<br />
İbn-i Mukle’den bir asır sonra gelen İbn-i Bevvab yazı şekillerini birleştirerek daha da güzelleştirmiş ve mükemmel bir duruma getirmistir1.<br />
<br />
Yakut el-Mustasımi XIII yy. ortalarında kalemi eğri olarak kesmiş nesih, sülüs ve celî yazılara yeni bir nefes vermiş, günümüz yazısının oluşmasında önemli bir asama kaydetmiştir. Amasyalı olan Yâkût, aklâm-ı sitte denilen yazı çeşitlerinin bütün kural ve özelliklerini ortaya koyarak Türk yazı sanatının temellerini atmıştır.<br />
<br />
Şeyh Hamdullah (1433-1480) geliştirdiği yeni anlayış, Yakut ekolünün estetik anlayışına yaptığı ilaveler sonucunda daha sonra kendi ismiyle anılacak olan Şeyh ekolünün kurucusu olmuştur. Böylece. Yakut’un hükmünü ortadan kaldırmış, Şeyh Hamdullah’la hat sanatında klasizm başlatmıştır.<br />
<br />
Türk hat sanatının önemli isimlerinden birisi de Ahmed Karahisarî (1470-1556) dır. Kendine has bir yazı üslûbu vardır fakat takipçisi olmamıstır14. Bu dönemden sonra klasik ölçü, sekil, biçim ve değerlerine kavuşan hat sanatının daha da gelişmesini sağlayan zirve isimleri yetişmiştir: Hafız Osman (1642-1698) İkinci Şeyh olarak da isimlendirilir15. Mustafa Râkım (1757-1826) tuğraya son seklini veren ve celi sülüs yazıda yeni anlayışlar getiren bir hattattır. Yine onun takipçisi ve celî sülüs yazıda mükemmele ulasan Sami Efendi (1838- 1912) hat sanatı tarihinde önemli isimlerden biridir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arap Yazısı</span></span><br />
<br />
Arap yazısının, biri İslâm’dan önce, diğeri İslâm’dan sonra olmak üzere iki evresi bulunmaktadır. Başlangıcı kesin olarak bilinmeyen birinci evre – Miladî 512 senesine ait Zebed, 568 senesine ait Harran ve Suriye’de 600 yılında yazıldığı tahmin edilen Ümmü’l Cemal kitabelerine göre- İslâm’dan önceki birinci yüzyıla rastlamakta ve bir asır doldurmaktadır. İkinci evre, Hicrî yılın başından bugüne kadar geçen 1425 senelik bir devri ihtiva etmektedir ki, bu devir bazı karanlık kısımlar istisna edilirse oldukça malum ve mazbuttur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arap Yazısının Kökeni</span></span><br />
<br />
Bu konudaki bilgiler bir hayli karışıktır. Bir kısım tarihçiler bu yazının ilk defa Arap yarımadasının güneyindeki Himyerliler’in dik ve köşeli yazısından zuhur etmiş olduğunu; bazısı, kuzeydeki Nabat’lıların yuvarlak yazısından doğmuş olduğunun kesin olarak anlaşıldığını; bazısı, her ikisinden doğmuş olduğunu; bazısı başka bir kök yazıdan olmasının muhtemel bulunduğunu; bazısı, Himyerliler’in Müsned veya Hatt-ı Satrancîli denilen dik ve köşeli yazısından alınan ve Fırat’ın sağında bulunan bu günkü Necef kasabasının bulunduğu yerde bir zamanlar hükümet merkezi olan Hire Araplarının kullandıkları Hatt-ı Hirî denilen dik ve köşeli yazıyla bağlantılı olarak, Enbar’da Mürre oğlu Meramir tarafından ilk defa ortaya konulduğunu, adına da İslam’dan önce Araplar arsında Ma’kılî denildiğini söylemiştir. Bütün bunlar bir araya getirilirse, çok muhtemeldir ki, Ma’k ılî yazı, V. yüzyılın birinci yarısı ortalarında Enbar’da ortaya çıktıktan sonra, Zebed ve Harranlılar, Enbar veya Hire’lilerden Ma’kılî’yi öğrenip, bundan o vakte kadar yazdıkları Nabat yazısından mülhem olarak, dik köşeli ve yuvarlak şekillerdeki Arap yazısını bulmuş ve o görülen kitabeleri bunlarla yazmış; Hicazlılar da, denildiği gibi yuvarlak yazıyı bunlardan öğrenmiş olabilirler. Bu ihtimal yukarıdaki rivayetlere uyduğu gibi, aksini gösteren sıhhatli bir rivayet de şimdiye kadar ileri sürülmüş değildir. Aksine olarak İslâmiyet’in doğuşu sıralarında bu iki yazının Mekke’de bilindiği, Ma’kılî’ye Hicazî, yuvarlak yazıya da Şamî denildiği kaydolunmaktadır .<br />
<br />
XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yapılan kazıların ve bulunan malzemenin bolluğu neticesinde elde edilen son verilere göre, Arap yazısının kökeni Aramî asıllı Nabati yazısına dayanmaktadır. Arap asıllı olan Nabati kavmi M.Ö. IV. asıra kadar çöllerde dolaştıktan sonra nihayet Filistin’in güneyine yerleşmiş ve Petra şehrini kendilerine merkez yapmışlardır. Bugün bize kalan bina harabeleri ile taşlar üzerine yazılan kitabelerden, ileri bir medeniyete sahip oldukları anlaşılan Nabatî’lerin M.Ö. VI. yüzyıla ait kitabelerindeki yazıların, Hz. Peygamberin doğumundan önceki devreye ait Arapça kitabelerdeki yazılara yakın oluşu, Arap yazısının Nabatî Yazısından meydana geldiğini göstermektedir. Kısaca pek yavaş bir surette gelişen Nabatî Yazısının sadeleşmesi, ancak VI. yüzyıl içerisinde vuku bulmuş; Araplar da bu sadeleşmiş harfleri alarak kullanmaya başlamışlar ve zamanla geliştirmişlerdir.<br />
<br />
Nabatî kitabelerindeki yazılar, dikkatle tetkik edilince bunlarda Arap Yazısının ilkel şekillerinin mevcut olduğu ve harflerinin hem köşeli, hem yuvarlak bir karaktere sahip bulunduğu ve Arap Yazısı istikametinde geliştiği görülür.<br />
<br />
Alfabelerin aslı kabul edilen Fenike yazısı Mısır yazısından 22 harfin alınmasıyla ortaya çıkarılmıştır. O zaman dünya ticaretine hâkim olan Fenikeliler, ticarî mü nasebet ler i net icesinde yaz ılar ını Doğu ve Bat ı’d a yer leş miş milletlere ya ymış lardır. Batı’da Latin alfabesi, Doğu’da İbranî ve Ârâmî yazıları bu münasebetlerin ürünüdür.<br />
<br />
Arap yazısının başlangıcı ve ne suretle yayıldığı konusunda farklı görüşler vardır. Bazı âlimler meseleyi hadislerin ışığ ında açıkla (Zeker) yaz ının vahye dayand ığ ını (tevkifî) savunurlar. Bazı müelliflerin verdikleri bilgiler ise farklı olmakla beraber Arap yazısının Güney ve Kuzey Arabistan’da bulunan Arap devletlerinin kullandıkları yazıların, özellikle Nabatî yazının tesiriyle ortaya çıktığını göstermektedir. Bu konuya açıklık getiren ve daha tatminkâr bir sonuca ulaştıran ise müsteşriklerin eski Arap kitabeleri üzerinde yaptıkları araştırmalardır.<br />
<br />
Bir diğer bilgiye göre Adnan b. Üded’in hükümdarlığı zamanında, Tasm kabilesinden Ebced, Hevvez, Huttî, Kelemen, Sa’fes ve Kareşet isimli altı kişi harfleri ilk defa ortaya çıkarıp birleştirmişlerdir. Bunlar yazıyı icat etmiş, isimlerinde olmayan “sehhaz” harflerini bulduklarında isimlerine katarak bunlara noktalı harfler demişlerdir. Daha sonra yazı Enbâr’a, oradan da Hîre’ye geçerek Araplar arasında yayılmıştır. Bu altı kişi ve Tay kabilesinden üç kişinin Arap yazısının mucitleri olmadığı bilinmektedir. Fakat bu şahısların Nabatî asıllı yazının Arap yazısına geçiş safhasında önemli rol oynamış isimler olabileceği düşünülmektedir. İslâm bilginlerinin bu farklı rivayetleri, bizi yazının Enbâr’dan Hîre’ye oradan da Dûmetülcendel yoluyla Hicaz’a geçerek yayıldığı neticesine götürmektedir. G. J. Klehr (ö. 1724) ve Theodore Nöldeke (ö. 1865) başta olmak üzere bazı müsteşriklerin bu konuda bilinen en eski Arap kitabelerine dayanarak verdikleri bilgiler bizi aydınlatmakta ve daha tatminkâr bir sonuca ulaştırmaktadır. Bu kitabelerden milâttan sonra 250 yılına ait Ürdün’ün doğusunda Ümmülcimâl’de bulunmuş bir mezar taşı ile 328 senesine ait Nemâre’de İmru-ülkays’ın türbesi üzerinde bulunan Arapça kitabe bizi Arap yazısının başlangıcı hakkında aydınlatmakta ve bu konudaki şüpheleri ortadan kaldırmaktadır. Bu en eski Arap kitabeleri Arâmî yazıdan doğmuş olan Nabatî hatla yazılmıştır. Milâttan sonra 512 tarihli, Halep’in güney doğusunda Zebed’de ve 568 tarihli Dımışk’ın güneyinde Harran’da bir mabedin kapı sövesinde bu-lunmuş kitabelerle yine milâttan sonra VI. yüzyıla ait Ümmülcimâl’de bulunan diğer bir belge de gelişmiş Nabatî hatla yazılmıştır. Bu kitabeler üzerinde yapılan incelemelerde, Câhiliye devri Arap yazısı ile harflerin şekil ve düzeni bakımından bitişik Nabatî yazısının yakınlıkları tesbit edilmiş Arap yazısının Nabatî yazısından doğduğu, ve onun gelişmiş bir devamı olduğu kanaatine varılmıştır.<br />
<br />
Buraya kadar gerek İslâm âlimlerinin gerekse müsteşriklerin verdikleri bilgiler Arap yazısının Nabati yazıdan geliştirilmiş olduğunu, Nabatî yazının da Arâmi yazı çağından Fenike yazısına bağlandığını ortaya koymaktadır. Bazı İslâm bilginleri Câhiliye dönemi Arap yazısına “el-cezm” adını vermişlerdir. Sözlükte “kırılıp ayrılma, kopma” mânasına gelen Nabatî asıllı olan cezm, Hîre’de geometrik, düzenli, dik ve yatay çizgi-lerin hâkim olduğu yeni bir üslûp kazanmıştır. Harflerin düzenlenişi düz vuruşlar, kırılmış çubuğa benzer. Nabatî yazısında görülen bu değişiklik muhtemelen Tay kabilesinden Belâzüri’nin Arap yazısının mucidi olarak kabul ettiği Mürâmir b. Mürre, Amir b. Gedere ve Eşlem b. Sidre tarafından yapılmıştır. Bu üç kişi Nabatî yazısında yaptıkları bu yeniliklerle beraber Süryânîce alfabeyi Arap diline adapte etmişlerdir. İslâmiyet’ten önce Araplar arasında cezm’den başka ticarî işlerde, mektuplarda veya süratle yazılması gereken günlük işlerde yine Nabatî yazıdan kaynaklanan yuvarlak, yumuşak ve ortaları delikli olmaya meyilli (takvir) harfleriyle, Kuzey Arabistan menşeli meşk hattının kullanıldığı bilinmektedir. Bu nesih yazıya benzer bir hattır. 250 yılına ait Ümmülcimâl ve 328′e ait Nemâre kitabelerinde el-meşk yazısının karakterleri görülür.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arap Elifba’sı</span></span><br />
<br />
Bilindiği üzere Elifba üzerine kurulan yazıların hepsi de temelde Fenike Elifbasına dayanır. Bu elifba ebced ( ebced, hevaz, hattı, kelemen, sahhız, keraşet) tertibinde gösterilen yirmi iki harften ibarettir. Keldanî’ler bunları alarak İbrani yazısının aslını icad etmişlerdir. Asurîler de bunu zamanla Süryani şekline dönüştürmüşlerdir. Araplar da Elifbalarını bunlardan almışlar fakat alırken Keldanîler’deki Farsça –kaf, cim ve pa- harflerini (dillerinde olmadığı için) cim, sad ve bâ harflerine çevirmişlerdir. Dillerinde olup da Keldanî’lerde bulunmayan – je, ha, zel, sad, zı, ğayın- gibi sesleri de, üzerlerine ayırt edici birer çizgi veya nokta koyarak kullanmışlardır. Yalnız Araplara mahsus olduğu söylenilen ve Lamelif denilen ve hareke (vokal) kabul etmeyen sakin elif için de miladî VI. asırda bugünkü şeklini almışlar, fakat bunu Elifba’ya tek bir harf olarak koymuşlardır. Nihayet yedi harfin ilavesiyle, Arap Elifbası Ebced tertibi üzere 29 harften oluşmuştur.<br />
<br />
Arap Elifbasının (alfabesinin) bugünkü tanıdığımız düzene ne vakit sokulmuş olduğu hakkında kesin bir şey bilinmemektedir. Fakat X. asırdan sonra olması kuvvetle muhtemeldir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arap Yazısının İslam’a İntikali</span></span><br />
<br />
Birinci safhasında ilkel ve basit bir halde bulunan Arap yazısı, İslâm’a intikal ettiği zaman – ki bu intikal İslâm’ın doğuşu ile başlar – Hicaz’da Ma’kılî (dik ve köşeli), ve Şamî (yuvarlak) olarak iki şekilde kullanılıyordu. Peygamberimize bağlı olan Müslümanlar, yeni İslâm aleminin ilk yazı yazanları idiler ve sayıları yirmiyi geçmemektedir.<br />
<br />
Kur’ân yazmakta resmen rol almaya başlayan İslâm yazısı Ma’kılî idi, yuvarlağımsı yazı çok bozuk bir halde olduğundan resmî bir yer işgal etmemekteydi. Ancak halk arasında resmi olmayan yazışmalarda kullanılmaktaydı. Bu şu demektir ki; İslâm’da yazı daha başlangıçta ilmî haysiyetiyle değil, sanat haysiyetiyle birlikte ele alınmış ve Ma’kılî yazı buna diğerinden daha müsait görülmüştür. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hüsn-i Hat</span></span><br />
 <br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yazıyı Sanat Seviyesine Yükselten Etkenler</span></span><br />
İslâm’ın doğuşuyla beraber dünya ölçüsünde yeni medenî bir düzenin esasları belirmeye başlamıştır. İlahî kaynaktan insanlığa ulaşan mesajda ilim ve ona vasıta olan yazının, sosyal gelişme için gerekliliği vurgulanmış, bilgisizlik ise her türlü geriliğin sebebi olarak gösterilmiştir.<br />
Zamanla İslâm dininin öğretilmesi, vahyin yazılması, korunması ve yayılmasına duyulan ihtiyaç yazının önemini daha da artırmıştır. Hicrî I ve II. yüzyıllarda yazı bir taraftan şekil ve imlâ yönü ile, diğer taraftan da sanat yazısı seviyesine yükselmiş, İslâm sanatlarının en önemli dallarından biri haline gelmiştir.<br />
Kur’ân-ı Kerîm’i Allah’ın sözüne yakışır bir güzellikte yazma heyecanı, gayret ve titizliği, “Güzel şeyler güzel kaplara konur” anlayışı, yazının sanat yazısı (hüsn- î hat) seviyesine yükselmesine sebep olmuştur. Kur’an’ın mânası ve lafzı gibi, yazısı da kutsal bir karaktere sahiptir. Bu durum İslâm yazılarından ayrılmayan bir özelliktir. Hatta bazı İslâm bilginleri Kur’an’ın lafzı ve mânası gibi, yazısının da ilâhî vahye dayandığını ileri sürmüşlerdir. Müslüman sanatkârlar bu anlayışla, bir ibadet coşkusu ve disiplini içinde Kur’an nüshalarını yazarak çoğaltmışlar, ilâhi mesajın gönüllere sanat yoluyla iletilmesine vasıta olmuşlardır.<br />
Kur’an’ın hedeflerinden biri de insanoğlunun gönül gözünü açarak maddî ve manevî güzellik karşısındaki hassasiyetini, fıtrî olan sanat kabiliyetini geliştirip yön vermektir. Yeryüzünde kullanılan yazılar arasında sanat yazısı olarak gelişmeye müsait, belki de en zengin yazı Arap yazısıdır. Mûsiki ve resim gibi yazı da insanî ve dinî duyguları ifadeye muktedir bir sanattır. Yazıda dik hatlar ritmi, yatay çizgiler devamlılığı ve dengeyi sağlar. İncelerek biten harfler, eğriler, nağmelerdeki pes ve tiz sesler gibi insan ruhunda içli ve ulvîduygular uyandırır.<br />
<br />
Milletlerin sanat gelenek ve zevkleri yazı estetiğini etkilediği gibi sanatkârın şahsiyeti de yazıya bir hususiyet kazandırır. İslâm öncesi Göktürk ve Uygur Türklerinde kitabe ve kitap yazılarının gelişmiş olduğu bilinir. Bu durum eski kültür ve sanat geleneğine dayanarak, Türkler Müslüman olduktan sonra da İslâm yazı üslûplarının en önemli gelişim merhalelerini gerçekleştiren hattatlar yetiştirerek, bu sahadaki zevk ve kabiliyetlerini göstermişler, İslâm yazılarının estetik değer kazanmasında tarihî rol oynamışlardır (Serin,1999:19).<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yazıda Ahenk</span></span><br />
<br />
Hat sanatının kazandığı estetik kıymetleri açıklamadan önce, güzellik kavramı üzerinde durmak gerekir. Antikite’den beri estetikçiler sanatta güzelliğin kaynağı, mahiyeti ve boyutları hakkında çeşitli teoriler geliştirmişler ve güzelliği organik ve maddi güzellikler, renk, şekil, ses ve hareketlerin güzelliği; fikrî ve manevî güzellikler olmak üzere çeşitli sınıflara ayırmışlardır. Ayrıca güzelliği daha iyi anlamak ve açıklamak için güzelin latif, yüce, hoş, mükemmel, faydalı, hakikat ve ahenk gibi diğer estetik değerlerle mukayesesi yapılmıştır. Netice olarak güzel-liğin bu değerlerle karıştırılmaması görüşü savunulmuş ve; güzel bize kendisinden beklediğimiz şeyleri veren değil, bizi her lahza, kendisine çeken, hayrete düşüren, ruhumuzu kaplayan bizde ezelî hatıralar uyandıran şeydir. Estetik duygular ise, güzeli hatırlatan ve hazırlayan unsurlardır. Bu sebeple mahiyeti bakımından bunlar güzelden farklıdır, diyerek güzel idesiyle estetik unsurların farklı şeyler olduğu ifade edilmiştir.<br />
Ayrıca bazı estetikçiler ahengi “Çoklukta birlik nizamı, parçayla bütün arasında tam bir denge, renk, ses veya şekiller arasında uygunluk” diye tarif etmişlerdir. Bu tanımlara göre sanat güzellik, güzellik de âhenktir. Ahenk ise parçaların bütün içinde nisbet ve dengesinden doğar. Bu armoni mûsikide ritim ve seslerin, resimde renk ve çizgilerin, mimaride eserin bütünü içindeki unsurlarının birlik ve uygunluğundan ibarettir. Diğer sanatlarda olduğu gibi İslâm yazılarında güzellik de fiziki ve mânevi ahengin neticesidir.<br />
Hat, göze hitap eden bir sanattır, iç âhenginde (derûnî ahenk) İslâm tefekkür, iman ve heyecanı hâkimdir. Asaletini, karakterini, estetiğini, milletlerin zevkleriyle beraber İslâm dininden alır. Kur’ân ve kitaba verilen önem yazı, tezhip ve cilt sanatlarının gelişmesine yol açmıştır. Bu sebeple hat sanatının en güzel örnekleri Kur’ân-ı Kerîm, hadis ve hikmetli sözlerin yazıldığı kıtalar ve yazı albümleridir.<br />
İlâhî bilgiler ve hikemî sözler, beliğ ifadelerde yazıyla vücut bulur; işitilen, görülen ve kalben hissedilen bir safhaya ulaşır. En güzel şekillerde, hep aynı kaynaktan su gibi akan, Allah’ın, resulünün ve velîlerin insanlığa duyurmak istediği mânalar, yüksek hakikatler yüz gösterir. Harf ve lâfızlar ilâhî bir mesajla kaynaşır, bütünleşir, kutsî bir karakter kazanır.<br />
Güzel yazı, Mushaf, kitap ve murakka’lardan başka, devlet teşkilâtında, mimarîde, kitabe, kubbe ve kuşak yazılarında, mezar taşlarında, ahşap ve maden işlerinde, kumaş, çini, tuğla ve dekorasyonlarda da dinî hislerle yazılmış ve işlenmiştir. Böylece hat, içtimaî hayatın her aşamasında kendini göstermiş, hem güzellikle ülfet edilmesine hem de ifade ettiği mâna itibariyle hayati bir düstur kazanılmasına vasıta olmuştur.<br />
Yazıda fizikî ahenk tenasüp ve terkip kavramlarıyla ifade edilir. Tenasüp kalem kalınlığına göre; harf bünyelerinin en ve boyları ile, incelik ve kalınlıkları arasındaki uygunluktur. Harflerin diğer harflerle ve kelime içinde birbiriyle uyumu ve yakışmasıdır.<br />
Hat sanatının repertuarı harf şekilleri ve bu harflerin kelimenin başında, ortasında ve sonunda aldığı şekiller ve bunların bağlantılarıdır. Bugün kullanılan on kadar yazı çeşidi olduğu düşünülürse, hat sanatının ne kadar geniş bir şekil zenginliğine ulaştığı görülür. Birer plastik ifade elemanı olan harfler, kelimeler, eğriler ve kıvrımlar kesin matematik ölçülere bağlıdır. Hattat çeşitli yazı üslûplarının bu kesin ritim ve âhengine kendi benliğini de katarak hoşa giden yeni biçimler oluşturur.<br />
Harflerin diğer harflerle olan nisbeti, aralıkları, çekilişleri, bitişmelerindeki eğrilerin incelik ve kalınlıklarındaki uyum, kelimelerin satır nizamındaki duruşları, oturuşları, satıra o lan meyilleri, cereyanı, dik hat lardaki rit im, okutma, mühmel, süs işaretleri ve sayfaların düzeni gibi hususlar yazının maddî ahengini ve güzelliğini meydana getirir. Eğer yazının satıra oturuşunda nisbetsizlik söz konusu ise ve çekilişler bozuksa yazı ahenksizdir. Ahenkten yoksun yazılar ise sanat değerine sahip değildir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İstif, Kompozisyon</span></span><br />
Harf ve kelimelerin düzenli bir şekilde birleşmesi mânasına gelen terkip levha, kitâbe ve cami yazılarında kullanılan celî sülüs ve sülüs kompozisyonlarda aranan önemli bir sanat unsurudur. Hattatların iradî ve şuurlu olarak uzun müddet denemelerden sonra meydana getirdikleri eserler, istif halinde olanlardır. Bir ressamın veya bir şairin eserini tamamlamak için uzun müddet çalışması gibi, bir hattatın da yepyeni ve orijinal bir terkip oluşturabilmesi için pek çok kompozisyon denemesine, dikkatli tashihlere ihtiyacı vardır.<br />
Celî sülüs istifler ekseriya aşağıdan yukarı doğru iki üç kat dikdörtgen, dairevî veya beyzî vb. bir satıhta harf ve kelimelerin göze hoş gelecek bir şekilde düzenlenmesidir. Yalnız terkip, harf ve kelimelerin rastgele bir araya getirilmesi, üst üste yığılması veya çizmek, taklit etmek suretiyle resmedilmesi olmayıp, hattatın estetik kaidelere ve teşrifata uygun bir şekilde ustalıkla kalemini yürütmesidir. Eğer kompozisyon, metnin okunuş sırasına göre harf ve kelimeler düzenli bir şekilde, aşağıdan yukarı doğru, usule uygun olarak yapılmışsa “teşrifatlı” veya “teşrifatı yerinde”; harf ve kelimelerin yerleri değişmiş, öne alınmış veya geriye bırakılmışsa “teşrifatı bozuk” denir, teşrifatsız yazıların okunma güçlüğüne karşılık teşrifatlı istiflerin okunması daha kolaydır. Türk hattatları bilhassa âyet ve hadislerin okunuşunda bir hataya sebebiyet vermemek için teşrifata hassasiyetle riayet etmişlerdir. Kompozisyonlarda Allah kelimesinin üste gelmesine dikkat edilir. Şayet metin Allah kelimesiyle başlıyorsa, terkip hürmeten yukarıdan aşağıya doğru yapılır. Celî kompozisyonlarda daima bir merkez vardır. Bu merkez etrafında çizgi ve kütleler, hiçbir yerinde eksiklik, taşkınlık olmayacak şekilde örülerek, kaynaşarak, organik bir bütünlük, birlik kazanır ve küplü, çanaklı harfler, keşideler, okutma ve mühmel işaretleri tam bir denge halinde dağılır. Harfleri sınırlayan çizgi ne kadar temiz, keskin, akıcı, canlı, yazı ne kadar metin yazılmışsa sanat eseri de o derece mükemmel olur. Çizgi kudretini, keskinliğini nerede kaybederse, orada kopya ve beceriksizlik ortaya çıkar. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kullanılan Malzemeler</span></span><br />
 <br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kalem</span></span><br />
Hat sanatında yazma aleti olarak ince yazılar için kamış kalem, biraz iri hatlar için bambu ya da kargı kalemi, daha da celî yazılar içinse, tahtadan yapılma ağaç kalemler kullanılır. Kamış, koparıldığı esnada yazmaya elverişli olmayıp, bir müddet tezek, hayvan gübresi altında bekletilir, pişip sertleşmesi sağlandıktan sonra kullanıma hazır hale gelir. İyi kalem, ne çok sert, ne çok yumuşak, ne çok kalın, ne çok incedir. Eğri, yassı ve dalgalı da olmayıp, tabii bir sertliği vardır. İnce, uzun ve düzgün bir silindir biçimindedir. Boğum araları en az bir karış kadardır. Sert bir zemine 15-20 cm. yükseklikten bırakıldığı zaman çevik, genç ve dinç bir ses çıkarır. Sağlam olmayan çatlak bir kamışın çıkardığı ses ise kısık ve boğuktur. Madenî uçlu kalemlerin kullanımı da söz konusu olabilir. Ancak, bunlar kamıştan mamul kalemler kadar tabii olmadığı gibi yazım esnasındaki kalem ve el hareketlerine de yatkın olmayıp, yazıya güzellik katmaya elverişli değildir. Mushaf-ı Şerif’lerin yazımında ise, açılışından sonra uzun süre ucunun bozulmaması sebebiyle Cava Kalemi tercih edilmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kalemtraş</span></span><br />
Kamış kalemlerin usulüne uygun açılmasında kullanılan saplı bir bıçak çeşididir. Tığ adı verilen su verilmiş çelikten mamul kesici kısmından başka, fildişi, kemik, boynuz veya benzeri bir nesneden yapılma uzunca bir sapı bir de bu iki kısmı birbirine perçinleyen çelikten pirazvanası vardır. Kesici kısmın aldığı şekle göre söğüt yaprağı, selvi, cam kırığı ve küt gibi adlarla anılan çeşitleri vardır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Makta</span></span><br />
Kamış kalem ucunun, üzerinde kesildiği ve çatlatıldığı bir alet olup, kemik, boynuz, fildişi, bağa ve benzeri maddelerden yapılırdı. Kalemin gövdesinin yatırıldığı yere ise kalem yuvası denir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kamış kalemin açılışı</span></span><br />
Kamışın boğumu kalemtraşla alındıktan sonra kalem uç kısmı kalemi açandan yana olmak üzere sol elin avucu içine yatırılır ve kalemin açılan kısmı uzunca bir badem görüntüsü verinceye kadar iki yandan kesilir ve yontulur. Kamış yeterince sert değilse, biraz daha tok bir badem şekli tercih edilir. Kalemin gövdesinden ucuna doğru incelerek uzayan kısmına dil, uç kısmına ise ağız denir. Ağzı dilinden daha enli açılan kaleme de çakşırlı kalem adı verilir. Daha sonra kalemin ağzı makta’ üzerine yatırılarak ya da elde dikine çatlatılır. Buna şakk etmek tabir olunur. Sonra da yine makta üzerinde kalemin ucu yazılacak yazının gerektirdiği meyil gözetilerek kesilir. Bu işleme de katt etmek veya kat’ denir. Kalem ağzının yazana yakın tarafı ünsi, diğer tarafı da vahşî adıyla adlandırılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kağıt boyama ve âhar</span></span><br />
Eski hattatlar Hind âbâdisi, Buhara, Alikurna, Hataî ve Japon kâğıdı gibi değişik kâğıtlar kullanırlardı. Bunların en iyisi ilki olup, Hindistan’ın Devletâbad şehrinde îmal edilirdi. İtalya’daki Elikome (livomo) limanından getirilen o yüzden Ali Kurna diye adlandırılan Avrupa kâğıtları ise genellikle filigranlı olurdu. Boyama işleminde genellikle nebatattan yararlanılırdı. Suda kaynatılan nebat cinsi bir tekneye boşaltıldıktan sonra kağıtlar bu tekneye batırılıp çıkartılır ve kurutulur. Bu muamele, renkli suyun sünger veya pamukla kâğıt üzerine sürülmesi şeklinde de yapılabilir.<br />
<br />
Çay, kağıda cinsine göre nohudî ya da krem rengi verir. Cevizin yeşil dış kabuğu veya nar kabuğu yeşile kaçan limon sarısı, soğan kabuğu da yoz sarı bir renk sağlar. Farklı nebat cinsleriyle farklı renkler, aynı nebat cinsinin farklı dozajları ile de farklı tonlar elde edilir.<br />
<br />
Aharlama, kâğıdın boyanmasından sonra üzerine yazılacak yazıların bir yanlışlık ihtimaline karşı kolayca silinip düzeltilmesini sağlayan, mürekkeple kâğıt zemin arasında koruyucu bir tabaka oluşturma ameliyesidir. Yumurta, nişasta ve gomalak aharı gibi çeşitleri vardır.<br />
Âhar, yazının ve kâğıdın cinsine göre yapılır. Mushaf yazmak için hazırlanan kâğıtların her iki tarafına da ince bir âhar çekilir. Çok tashih ve emek isteyen celî yazıların kâğıtlarının yalnız bir tarafı birkaç kat kuvvetlice âharlanır, Üzerine bir defa âhar sürülmüş kâğıda tek âharlı iki defa veya daha fazla âhar sürülmüş kâğıda da çift âharlı (çiftâlî) kâğıt adı verilir. Hususiyle nesta’lik kıtalar için hazırlanan kâğıtların âharlanmasına daha da ihtimam gösterilmelidir. Bu sebeple kâğıdın âharlanması hat sanatında ayrı bir hüner ve ustalık ister. Geçen yüzyılda kâğıtların sol alt köşelerinde basılı soğuk damgalarından tanıdığımız Kadri, Seyyid Ahmed, Hasan, Remzi, Memduh meşhur kâğıt âharcılarındandır<br />
<br />
Derin bir kase içinde 3-4 yumurtanın akı, kibrit kutusu büyüklüğünde bir şap parçası ile 10 dakika kadar bir çırpılarak tamamen köpük haline getirilir. Bir 10 dakika daha çırpılırsa köpüğün bir kısmı sıvılaşır. Bu sıvı bir süre dinlen dirildikten sonra ince bir bezden süzülerek ayrı bir kaba alınır. Sünger, pamuk veya uygun bir fırça yardımı ile aharlanacak kağıdın zeminine bir-iki ya da üç kat sürülür. Ve kağıt serin bir yerde kurumaya bırakılır. Aharın fazlaca kaim olması, kuruyunca çatlamasına sebep olabilir.<br />
<br />
Nişasta âharının yapımında buğday nişastası kullanılır, önce soğuk suda ezilen nişastaya sonra bir miktar jelatinle kaynar su ilâve edilir. İyice piştikten sonra süzülür ve kâğıt üzerine süngerle sürülür. Nişasta âharı üzerine bir kat da yumurta âharı çekilirse daha güzel olur.<br />
<br />
Gomalakın ispirtoda eritilip gaz bezine sarılmış pamukla kağıda sürülmesiyle de Gomalak Aharı yapılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mühreleme</span></span><br />
Mühreleme, aharlanan kâğıtların parlatılmasına yönelik bir nevi ütüleme işlemidir. Aharlandıktan sonra gölgelik ve nemli bir yerde kurumaya terk edilen kağıtlar üzerinde mührenin rahatça kaymasını sağlamak üzere kuru sabuna sürülmüş bir çuha parçası gezdirilir. Daha sonra da çakmak taşından ya da camdan mamul mühre, kağıda tazyik edilerek bir ileri bir geri hareket ile muhtelif istikametlerde sürülür. Parlamanın sağlanmasıyla bu işlem biterse de, kağıtlar bu safhada hemen kullanılmayarak üst üste konur, üzerine de bir ağırlık bırakılır. Bir sene kadar böylece bekletilen kağıtlar kullanıma hazır demektir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kağıt Makası</span></span><br />
Kâğıt, kumaş gibi ince şeyleri kesmeye mahsus ortadan bir vida ile bağlı iki bıçaktan meydana gelen kesme aletidir. Kâğıt makası, mum makası, terzi makası, oya makası gibi çeşitleri ve farklı şekilleri vardır. Bunlar içinde kâğıt makasları hat sanatına verilen önem sebebiyle özenle yapılır, sanat değeri taşırdı. Bir yazı takımında kalemtıraş, makta’ yanında mutlaka kâğıt makası da bulunurdu. Büyük tabakalar halinde imal edilen kâğıtları istenilen kıtada düzgün kesebilmek için kâğıt makas kullanılırdı. Ustaları Türk olan makaslar İstanbul ve Sivas gibi merkezlerde yapılırdı. Nâdiren Bosna ve Prizren’de de güzel ve zarif işlenen makaslara tesadüf edilirdi. Kâğıt makaslar çelikten, zarif ve uzun gövdeli, içi oluklu, ağızları bir birine uyumlu olurdu. Ekseriya gövde ve sapları altın kakma, mine kaplamalı yapılırdı. Sapları yaylı, açılır kapanır, içine giripte yuvarlak bir şiş gibi olanları da vardı. Saplarında iki parmağın geçip tutması için halkalı kısımları, Allah’ı hatırlatmak için sülüs hatla “ya fettâh” veya çifte “Ali” şeklinde yazı ile yapılır, bazan makası yapan sanatkârın adı oymak suretiyle yazılırdı.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mıstar</span></span><br />
Mistar Kâğıda satır çizmeye yarayan bir alettir. Üzerinde sıra sıra muntazam ibrişim gerili bir mukavvadan ibarettir ki, yazılacak yazıya göre kâğıtlar, parmak yardımıyla üzerine bastırılarak kabartma çizgiler meydana getirilir. Böylece sayfalar arasındaki satır düzen ve ahengi sağlanmış olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mürekkep</span></span><br />
Hat sanatında mürekkep denince ilk akla gelen, isten yapılma siyah mürekkeptir. Kırmızı, sarı ve diğer renklerde de mürekkep yapılmıştır. Çeşitli terkip ve tarifler içinde merhum Necmeddin Okyay’ın siyah is mürekkebi tarifi şöyledir: “Süzülmüş ve bekletilmiş boza kıvamındaki zamk mahlülü havana konup, içine azar azar is atarak tokmak yardımıyla zamka yedirilir. İs havalandığı için birden atmayıp yavaş yavaş karıştırılır ve tokmakla dövülmeye başlanır. Arada koyuldukça su ilâve edilerek daima boza kıvamı muhafaza edilir. Mürekkebin kalitesi, isin iyice ezilip zamkın içinde hallolmasına bağlıdır. Bu da günlerce döğmekle sağlanır (100 ile 500 bin tokmak arası)..”<br />
<br />
Mürekkep yapımında kullanılan is; bezir yağı, bal mumu, neft yağı ve son zamanlarda da gazyağından elde edilirdi.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Likaa</span></span><br />
Mürekkep sıvı şekliyle kalemin istifadesine sunulmaz, önce Lika adı verilen bir tutam kadar, su ile yıkanmış ham ipeğe emdirilir daha sonra kullanılır. İçinde lika olmaksızın hokkaya daldırılan kalemin ucunda mürekkep fazlaca toplanır. Kalemin kağıda teması anında bu mürekkep birden zemine yığılacağından, yazılan harfin başlangıç kısmı lüzumundan fazlaca kalın ve kaba bir görünüm arz edecek, dolaysıyla da yazının güzelliğini bozacaktır. Likanın sağladığı bir başka fayda da, hokkanın ağız kısmının aşağı bakması halinde bile mürekkebin dökülmemesidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hokka, kalemdan ve divit</span></span><br />
Mürekkep, lika adını verdiğimiz ham ipeğe emdirilmiş şekilde Hokka içersinde muhafaza edilir. Hokkalar genellikle madenî, bazen de cam veya sırlı topraktan mamul olup genişliği derinliğinden büyük olur.<br />
<br />
Kalemlerin içinde saklandığı çoğu zaman silindir şeklindeki bazen kutu şeklinde de olur. mahfazaya Kalemdan veya Kubur denmektedir. Kalemdan ile hokkanın birbirine monte edilmiş şekline de Divit adı verilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak:</span> </span>Sema Onat &amp; tezhipnedir wordpress com &amp; kalemguzeli org<br />
<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=247346" target="_blank" title="">Calligraphy Dini islami Grafik Resim-V091120251601-N1.jpg</a> (Dosya Boyutu: 312.52 KB / İndirme Sayısı: 49)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=247347" target="_blank" title="">Calligraphy Dini islami Grafik Resim-V091120251601-N2.jpg</a> (Dosya Boyutu: 298.64 KB / İndirme Sayısı: 46)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=247348" target="_blank" title="">Calligraphy Dini islami Grafik Resim-V091120251601-N3.jpg</a> (Dosya Boyutu: 329.38 KB / İndirme Sayısı: 44)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=247349" target="_blank" title="">Calligraphy Dini islami Grafik Resim-V091120251601-N5.jpg</a> (Dosya Boyutu: 295.2 KB / İndirme Sayısı: 43)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<br />
 </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Güzel Fotoğraf Çekmenin Püf Noktaları]]></title>
			<link>https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=32633</link>
			<pubDate>Thu, 14 Nov 2024 15:32:43 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://bilgeforum.com/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=32633</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=175860" target="_blank" title="">Güzel Fotoğraf Çekmenin Püf Noktaları.jpg</a> (Dosya Boyutu: 134.49 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Güzel Fotoğraf Çekmenin Püf Noktaları</span></span><br />
<br />
Güzel bir fotoğraf çekmek, sadece bir kameraya sahip olmakla olmaz. Işık, kompozisyon, açı gibi birçok faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir sanattır. İşte size daha iyi fotoğraflar çekmenize yardımcı olacak bazı püf noktaları:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Işıklandırma</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Doğal Işık:</span></span> Mümkünse doğal ışığı kullanmaya çalışın. Günün ilk ve son saatlerindeki yumuşak ışık, fotoğraflarınıza sıcak ve doğal bir hava katacaktır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yapay Işık:</span></span> Yapay ışık kullanırken, tek bir ışık kaynağı yerine birden fazla ışık kaynağı kullanarak daha yumuşak ve doğal bir aydınlatma elde edebilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Gölge:</span></span> Gölge, fotoğrafınıza derinlik ve boyut katabilir. Gölgeyi doğru kullanarak ilgi çekici kompozisyonlar oluşturabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kompozisyon</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üçte Bir Kuralı:</span></span> Fotoğrafınızı üç eşit parçaya bölen hayali çizgiler çizin ve önemli noktaları bu çizgilerin kesişme noktalarına yerleştirin. Bu, fotoğrafınıza denge ve uyum katacaktır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ön Plan ve Arka Plan:</span></span> Ön plan ve arka plan arasındaki ilişkiyi düşünün. Örneğin, bir çiçeği ön plana alıp, arkasında bulanık bir arka plan oluşturarak çiçeği öne çıkarabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çizgiler:</span></span> Doğal veya yapay çizgileri kullanarak gözün fotoğraf içinde gezmesini sağlayabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Boşluk:</span></span> Fotoğrafınızda boşluk bırakmak, ana konunuza daha fazla dikkat çekmenizi sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Açı</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Farklı Açıları Deneyin:</span></span> Aynı konuyu farklı açılardan çekerek farklı bakış açıları sunabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Alçak ve Yüksek Açı:</span></span> Alçak açıdan çekim yaparak konunuzu daha büyük ve güçlü gösterebilir, yüksek açıdan çekim yaparak ise konunuzu daha küçük ve kırılgan gösterebilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yakın Çekim:</span></span> Detayları vurgulamak için yakın çekim yapabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diğer İpuçları</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Odak:</span></span> Net bir fotoğraf için odak noktanızı doğru belirleyin.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Enstantane Hızı:</span></span> Hareketli objeleri çekerken yüksek enstantane hızını, düşük ışıkta çekim yaparken düşük enstantane hızını kullanın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyafram:</span></span> Diyafram açıklığı, fotoğrafınızın derinliğini belirler. Geniş diyafram açıklığı ile arka planı bulanıklaştırabilir, küçük diyafram açıklığı ile ise hem ön plan hem de arka planı net tutabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ISO:</span></span> Düşük ışıkta çekim yaparken ISO değerini artırarak daha fazla ışık yakalayabilirsiniz. Ancak yüksek ISO değerleri, fotoğrafınızda grenlenme (noise) yapabilir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Beyaz Dengesi:</span></span> Doğru beyaz dengesi, fotoğraflarınızın renklerinin daha gerçekçi görünmesini sağlar.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Efektler:</span></span> Fotoğraf düzenleme programlarıyla fotoğraflarınıza farklı efektler verebilirsiniz. Ancak abartılı efektlerden kaçının.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pratik Yapın</span></span><br />
<br />
En önemli şeylerden biri sürekli pratik yapmaktır. Farklı konuları, farklı ışık koşullarında ve farklı açılardan çekerek kendi stilinizi oluşturun.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ek İpuçları:</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İlham alın:</span></span> Diğer fotoğrafçılarının çalışmalarını inceleyin ve kendi tarzınızı oluşturmak için onlardan ilham alın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğraf ekipmanınızı öğrenin:</span></span> Kameranızın özelliklerini iyi öğrenerek, fotoğraf çekiminden maksimum verim alın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğraf gruplarına katılın:</span></span> Diğer fotoğrafçılarla tanışmak ve bilgi alışverişinde bulunmak için fotoğraf gruplarına katılabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Unutmayın:</span></span> İyi bir fotoğraf çekmek, yaratıcılığınızı kullanmanız gereken bir sanattır. Bu ipuçlarını temel alarak kendi tarzınızı oluşturun ve fotoğraf çekmenin keyfini çıkarın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ek olarak:</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Telefon kameraları:</span></span> Günümüzde akıllı telefon kameraları oldukça gelişmiştir. Telefonunuzla da oldukça iyi fotoğraflar çekebilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğraf editörleri:</span></span> Adobe Lightroom, Snapseed gibi fotoğraf editörleri ile fotoğraflarınızı daha da güzelleştirebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portre Fotoğrafçılığı: İnsanları Nasıl Daha İyi Fotoğraflayabilirsiniz?</span></span><br />
<br />
Portre fotoğrafçılığı, bir kişinin kişiliğini, ruh halini ve hikayesini yansıtan, en etkili görsel anlatım biçimlerinden biridir. İnsanları daha iyi fotoğraflamak için bazı önemli noktalara dikkat etmeniz gerekir:<br />
Işıklandırma<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Doğal Işık:</span></span> Yumuşak ve doğal ışık, portrelerde en iyi sonuçları verir. Günün ilk ve son saatlerindeki ışık, yüz hatlarını daha yumuşak gösterir ve gölgeleri azaltır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yapay Işık:</span></span> İç mekan çekimlerinde yapay ışık kullanmanız gerekebilir. Softbox veya reflektör gibi araçlarla ışığı yumuşatarak daha doğal bir görünüm elde edebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kompozisyon</span></span><br />
<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"> Üçte Bir Kuralı:</span></span> Gözlerin, ağzın veya yüzün diğer önemli noktalarının, görüntüyü üç eşit parçaya bölen hayali çizgilerin kesiştiği noktalara denk gelmesi, dengeli bir kompozisyon oluşturur.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Boşluk:</span></span> Konunuzun etrafında boşluk bırakmak, onlara daha fazla dikkat çekmenizi sağlar.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çevre:</span></span> Çevre, portrenize derinlik ve anlam katabilir. Konunuzun bulunduğu ortamı düşünerek, hikayeyi güçlendirecek bir arka plan seçin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Açı ve Perspektif</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Göz Seviyesi:</span></span> Çoğu durumda, göz hizasında çekim yapmak samimi ve doğal bir görünüm sağlar.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Aşağıdan ve Yukarıdan Çekimler:</span></span> Aşağıdan çekim yapmak, konunuzu daha güçlü ve otoriter gösterirken, yukarıdan çekim yapmak daha yumuşak ve kırılgan bir ifade yaratır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Profil Çekimleri:</span></span> Profil çekimleri, kişinin yüz hatlarını ve karakterini daha belirgin hale getirebilir.<br />
<br />
İfade ve Duygu<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Göz Teması:</span></span> Gözler, ruhun aynasıdır. Konunuzla göz teması kurarak, fotoğrafınıza daha fazla anlam katabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Duygusal İfadeler:</span></span> Konunuzdan farklı duygular ifade etmesini isteyerek, portrenize daha fazla derinlik katabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Doğallık:</span></span> Pozlanmış ve yapay duruşlardan kaçının. Konunuzun rahat ve doğal olmasını sağlayın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ek İpuçları</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Lens Seçimi:</span></span> Portre lensleri genellikle daha uzun odak uzaklıklarına sahiptir ve doğal bir bokeh (arka plan bulanıklığı) sağlar.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyafram:</span></span> Geniş diyafram açıklığı (düşük f sayısı), arka planı bulanıklaştırarak konunuzu öne çıkarır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ISO:</span></span> Düşük ışıkta çekim yaparken ISO değerini artırabilirsiniz, ancak yüksek ISO değerleri fotoğrafta grenlenme (noise) yapabilir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Renkler:</span></span> Renkler, fotoğrafınızın ruh halini belirler. Renk uyumu ve kontrastına dikkat edin.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Post-Processing:</span></span> Fotoğraf düzenleme programlarıyla, fotoğraflarınıza son rötuşları yapabilirsiniz. Ancak doğal görünümden uzaklaşmamaya dikkat edin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İnsanlarla Etkileşim</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Konforlu Bir Ortam Oluşturun:</span></span> Konunuzun rahat ve güvende hissetmesini sağlayın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yönetin Ama Zorlamayın:</span></span> Konunuzu yönlendirirken, doğal hareket etmesine izin verin.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sabırlı Olun:</span></span> İyi bir portre çekmek zaman alabilir. Sabırlı olun ve farklı pozlar deneyin.<br />
<br />
Portre fotoğrafçılığında en önemli şey, insanlarla bağlantı kurmaktır. Konunuzun kişiliğini anlamaya çalışın ve bunu fotoğraflarınızda yansıtın. Pratik yaparak ve farklı teknikleri deneyerek kendi tarzınızı oluşturabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Manzara Fotoğrafçılığında Mükemmel Kareleri Yakalamak İçin İpuçları</span></span><br />
<br />
Manzara fotoğrafçılığı, doğanın büyüleyici güzelliğini ölümsüzleştirmenin keyifli bir yoludur. Ancak etkileyici bir manzara fotoğrafı çekmek için sadece güzel bir manzaraya sahip olmak yeterli değildir. İşte size daha iyi manzara fotoğrafları çekmenize yardımcı olacak bazı ipuçları:<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">1. Planlama ve Hazırlık</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Konuyu Önceden Belirleyin:</span></span> Nereye gideceğinizi ve hangi manzarayı fotoğraflayacağınızı önceden belirleyin. Hava durumu ve günün saatini de göz önünde bulundurun.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ekipmanınızı Hazırlayın:</span></span> Kameranızın pilini şarj edin, hafıza kartınızı boşaltın ve gerekli lensleri yanınıza alın. Tripod, filtreler ve uzaktan kumanda gibi ek aksesuarlar da işinize yarayabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">2. Işıklandırma</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Altın Saat:</span></span> Günün ilk ve son saatlerindeki yumuşak ışık, manzaralara sıcak ve romantik bir hava katar.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Mavi Saat:</span></span> Güneş battıktan hemen sonraki loş mavi ışık, manzaralara mistik bir atmosfer verir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bulutlar:</span></span> Bulutlar, gökyüzüne derinlik ve ilgi katar. Farklı bulut oluşumları, fotoğraflarınıza farklı atmosferler katabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">3. Kompozisyon</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üçte Bir Kuralı:</span></span> Görüntüyü üç eşit parçaya bölen hayali çizgiler çizin ve önemli noktaları bu çizgilerin kesiştiği noktalara yerleştirin.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ön Plan:</span></span> Ön plana ilginç bir detay ekleyerek derinlik ve boyut katabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çizgiler:</span></span> Doğal veya yapay çizgileri kullanarak gözün fotoğraf içinde gezmesini sağlayabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çerçeveleme:</span></span> Ağaçlar, pencereler veya kapılar gibi doğal veya yapay çerçeveler kullanarak manzarayı çerçeveleyebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">4. Perspektif</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Farklı Açıları Deneyin:</span></span> Alçak, yüksek veya farklı açılardan çekim yaparak farklı perspektifler elde edebilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yakın Çekimler:</span></span> Manzaranın küçük bir bölümünü yakın çekim yaparak detayları vurgulayabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">5. Teknik Ayarlar</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyafram:</span></span> Geniş diyafram açıklığı (düşük f sayısı) arka planı bulanıklaştırarak ön plana odaklanmanızı sağlar.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Enstantane Hızı:</span></span> Hareketli suları veya bulutları fotoğraflamak için düşük enstantane hızları kullanabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ISO:</span></span> Düşük ışıkta çekim yaparken ISO değerini artırabilirsiniz, ancak yüksek ISO değerleri fotoğrafta grenlenme (noise) yapabilir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Beyaz Dengesi:</span></span> Doğru beyaz dengesi, fotoğraflarınızın renklerinin daha gerçekçi görünmesini sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">6. Filtreler</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Polarize Filtre:</span></span> Gökyüzünün daha mavi görünmesini sağlar ve yansımaları azaltır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ND (Neutral Density) Filtre:</span></span> Uzun pozlama fotoğrafçılığı için gereklidir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Gradated ND Filtre:</span></span> Gökyüzü ve ön plan arasındaki büyük ışık farkını dengelemek için kullanılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">7. Pratik Yapın</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Farklı Mekanlar:</span></span> Farklı coğrafyalarda ve farklı zamanlarda fotoğraf çekerek tecrübe kazanın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hava Koşulları:</span></span> Farklı hava koşullarında çekim yaparak farklı atmosferler yakalayın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ekipmanınızı Öğrenin:</span></span> Kameranızın özelliklerini iyi öğrenerek, fotoğraf çekiminden maksimum verim alın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ek İpuçları:</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tripod:</span></span> Net ve keskin fotoğraflar için tripod kullanın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Uzaktan Kumanda:</span></span> Kameranızı titremeden kontrol etmek için uzaktan kumanda kullanabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğraf Düzenleme Programları:</span></span> Fotoğraflarınızı geliştirmek için Lightroom, Photoshop gibi programları kullanabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Unutmayın:</span></span> İyi bir manzara fotoğrafçısı olmak için sabırlı olmanız ve sürekli pratik yapmanız gerekir. Doğayı gözlemleyin, farklı kompozisyonlar deneyin ve kendi tarzınızı oluşturun.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Makro Fotoğrafçılık: Minik Dünyanın Kapılarını Aralamak</span></span><br />
<br />
Makro fotoğrafçılık, küçük nesneleri büyük ve detaylı bir şekilde görüntüleme sanatıdır. Bir çiçeğin taç yaprağındaki damlaları, bir böceğin gözlerini veya bir mücevherin karmaşık desenlerini yakalamak, fotoğrafçılığa bambaşka bir boyut katar. İşte makro fotoğrafçılığa başlamak için bilmeniz gerekenler:<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ekipman Seçimi</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Makro Lens:</span></span> Makro fotoğrafçılığın olmazsa olmazıdır. Bu lensler, nesnelere çok yakın odaklanmanıza izin verir ve yüksek büyütme oranları sunar.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tripod:</span></span> Keskin fotoğraflar için kamera sarsıntısını en aza indirmek çok önemlidir. Tripod, özellikle düşük ışıkta veya yüksek büyütmelerde kullanışlıdır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Uzaktan Deklanşör:</span></span> Kamera sarsıntısını önlemek için uzaktan deklanşör veya zamanlayıcı kullanabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ek Aydınlatma:</span></span> Doğal ışık yeterli olmayabilir. Harici flaşlar veya LED ışıklar ile çekimlerinizi kontrol edebilirsiniz.<br />
<br />
Ayarlar<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyafram:</span></span> Geniş diyafram (düşük f sayısı) arka planı bulanıklaştırır ve konunuza odaklanmanızı sağlar. Ancak, alan derinliği çok sığ olacağından, odaklama kritik öneme sahiptir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Enstantane Hızı:</span></span> Hareketli nesneler için yüksek enstantane hızına, düşük ışıkta ise daha düşük enstantane hızına ihtiyacınız olabilir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ISO:</span></span> Mümkün olduğunca düşük ISO değerleri kullanın. Yüksek ISO, fotoğrafta gürültüye neden olabilir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Manuel Odaklama:</span></span> Otomatik odaklama her zaman doğru sonuç vermeyebilir. Özellikle yakın çekimlerde manuel odaklama kullanmak daha iyi sonuçlar verir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Teknikler</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Doğal Işık:</span></span> Gün ışığı, makro fotoğrafçılık için en iyi ışık kaynağıdır. Yumuşak ve dağınık bir ışık elde etmek için bulutlu bir günde veya gölgede çekim yapabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yapay Işık:</span></span> Harici flaşlar veya LED ışıklar kullanarak kendi ışıklandırmanızı oluşturabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Arka Plan:</span></span> Basit bir arka plan, konunuza daha fazla dikkat çekmenizi sağlar. Beyaz veya siyah bir kağıt veya kumaş kullanabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kompozisyon:</span></span> Yakın çekimlerde bile kompozisyon önemlidir. Konunuzu ilginç açılardan çekmeye çalışın ve çevresindeki detaylara dikkat edin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İpuçları</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sabırlı Olun:</span></span> Makro fotoğrafçılık sabır gerektirir. Odaklama, ışık ve kompozisyon gibi birçok faktöre dikkat etmeniz gerekir.<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"> Pratik Yapın:</span></span> Farklı nesneler ve farklı ışık koşullarında çekim yaparak deneyim kazanın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Detaylara Dikkat Edin:</span></span> Makro fotoğrafçılığın en güzel yanı, küçük detayları yakalamaktır. Çiçeklerin yaprağındaki damlaları, böceklerin gözlerini veya bir kumaşın dokusunu yakalayın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Makro Fotoğrafçılık için İlham Kaynakları</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Doğa:</span></span> Çiçekler, böcekler, yapraklar, su damlaları... Doğa, makro fotoğrafçılık için sonsuz bir ilham kaynağıdır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yiyecek:</span></span> Meyveler, sebzeler, baharatlar... Yiyeceklerin dokusu ve renkleri, makro fotoğrafçılıkta harika sonuçlar verir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Küçük Eşyalar:</span></span> Mücevherler, saatler, anahtarlıklar... Küçük eşyaların detaylarını yakalayarak sanatsal fotoğraflar oluşturabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Örnek Fotoğraflar</span></span><br />
<br />
Makro fotoğrafçılık, küçük dünyayı keşfetmenin ve fotoğrafçılığa farklı bir bakış açısıyla yaklaşmanın harika bir yoludur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ek Bilgiler</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Makro Objektifler:</span></span> Makro lensler, yakın çekim için özel olarak tasarlanmıştır. Ancak, yakınlaştırma halkası veya ek lensler kullanarak normal bir lensi de makro lens gibi kullanabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Makro Çekim Setleri:</span></span> Piyasada hazır makro çekim setleri bulunmaktadır. Bu setler, genellikle bir makro lens, tripod ve ek aydınlatma ekipmanlarını içerir.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğraf çekmeye başlamak için ihtiyacınız olan bazı temel ekipmanlar:</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kamera:</span></span> DSLR veya aynasız kamera tercih edebilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Lens:</span></span> Farklı odak uzaklıklarına sahip lensler ile farklı tarzlar deneyebilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tripod:</span></span> Sabit çekimler için tripod kullanabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hafıza kartı:</span></span> Yüksek kapasiteli bir hafıza kartı, çektiğiniz fotoğrafları saklamanız için gereklidir.<br />
<br />
Umarım bu bilgiler size yardımcı olur!<br />
Geri bildirimleriniz, bu makaleyi geliştirmemde bana yardımcı olacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Autor</span></span><br />
<br />
Google Gemini ve Raşit Tunca</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=175860" target="_blank" title="">Güzel Fotoğraf Çekmenin Püf Noktaları.jpg</a> (Dosya Boyutu: 134.49 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Güzel Fotoğraf Çekmenin Püf Noktaları</span></span><br />
<br />
Güzel bir fotoğraf çekmek, sadece bir kameraya sahip olmakla olmaz. Işık, kompozisyon, açı gibi birçok faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir sanattır. İşte size daha iyi fotoğraflar çekmenize yardımcı olacak bazı püf noktaları:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Işıklandırma</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Doğal Işık:</span></span> Mümkünse doğal ışığı kullanmaya çalışın. Günün ilk ve son saatlerindeki yumuşak ışık, fotoğraflarınıza sıcak ve doğal bir hava katacaktır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yapay Işık:</span></span> Yapay ışık kullanırken, tek bir ışık kaynağı yerine birden fazla ışık kaynağı kullanarak daha yumuşak ve doğal bir aydınlatma elde edebilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Gölge:</span></span> Gölge, fotoğrafınıza derinlik ve boyut katabilir. Gölgeyi doğru kullanarak ilgi çekici kompozisyonlar oluşturabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kompozisyon</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üçte Bir Kuralı:</span></span> Fotoğrafınızı üç eşit parçaya bölen hayali çizgiler çizin ve önemli noktaları bu çizgilerin kesişme noktalarına yerleştirin. Bu, fotoğrafınıza denge ve uyum katacaktır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ön Plan ve Arka Plan:</span></span> Ön plan ve arka plan arasındaki ilişkiyi düşünün. Örneğin, bir çiçeği ön plana alıp, arkasında bulanık bir arka plan oluşturarak çiçeği öne çıkarabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çizgiler:</span></span> Doğal veya yapay çizgileri kullanarak gözün fotoğraf içinde gezmesini sağlayabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Boşluk:</span></span> Fotoğrafınızda boşluk bırakmak, ana konunuza daha fazla dikkat çekmenizi sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Açı</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Farklı Açıları Deneyin:</span></span> Aynı konuyu farklı açılardan çekerek farklı bakış açıları sunabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Alçak ve Yüksek Açı:</span></span> Alçak açıdan çekim yaparak konunuzu daha büyük ve güçlü gösterebilir, yüksek açıdan çekim yaparak ise konunuzu daha küçük ve kırılgan gösterebilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yakın Çekim:</span></span> Detayları vurgulamak için yakın çekim yapabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diğer İpuçları</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Odak:</span></span> Net bir fotoğraf için odak noktanızı doğru belirleyin.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Enstantane Hızı:</span></span> Hareketli objeleri çekerken yüksek enstantane hızını, düşük ışıkta çekim yaparken düşük enstantane hızını kullanın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyafram:</span></span> Diyafram açıklığı, fotoğrafınızın derinliğini belirler. Geniş diyafram açıklığı ile arka planı bulanıklaştırabilir, küçük diyafram açıklığı ile ise hem ön plan hem de arka planı net tutabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ISO:</span></span> Düşük ışıkta çekim yaparken ISO değerini artırarak daha fazla ışık yakalayabilirsiniz. Ancak yüksek ISO değerleri, fotoğrafınızda grenlenme (noise) yapabilir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Beyaz Dengesi:</span></span> Doğru beyaz dengesi, fotoğraflarınızın renklerinin daha gerçekçi görünmesini sağlar.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Efektler:</span></span> Fotoğraf düzenleme programlarıyla fotoğraflarınıza farklı efektler verebilirsiniz. Ancak abartılı efektlerden kaçının.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pratik Yapın</span></span><br />
<br />
En önemli şeylerden biri sürekli pratik yapmaktır. Farklı konuları, farklı ışık koşullarında ve farklı açılardan çekerek kendi stilinizi oluşturun.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ek İpuçları:</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İlham alın:</span></span> Diğer fotoğrafçılarının çalışmalarını inceleyin ve kendi tarzınızı oluşturmak için onlardan ilham alın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğraf ekipmanınızı öğrenin:</span></span> Kameranızın özelliklerini iyi öğrenerek, fotoğraf çekiminden maksimum verim alın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğraf gruplarına katılın:</span></span> Diğer fotoğrafçılarla tanışmak ve bilgi alışverişinde bulunmak için fotoğraf gruplarına katılabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Unutmayın:</span></span> İyi bir fotoğraf çekmek, yaratıcılığınızı kullanmanız gereken bir sanattır. Bu ipuçlarını temel alarak kendi tarzınızı oluşturun ve fotoğraf çekmenin keyfini çıkarın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ek olarak:</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Telefon kameraları:</span></span> Günümüzde akıllı telefon kameraları oldukça gelişmiştir. Telefonunuzla da oldukça iyi fotoğraflar çekebilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğraf editörleri:</span></span> Adobe Lightroom, Snapseed gibi fotoğraf editörleri ile fotoğraflarınızı daha da güzelleştirebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portre Fotoğrafçılığı: İnsanları Nasıl Daha İyi Fotoğraflayabilirsiniz?</span></span><br />
<br />
Portre fotoğrafçılığı, bir kişinin kişiliğini, ruh halini ve hikayesini yansıtan, en etkili görsel anlatım biçimlerinden biridir. İnsanları daha iyi fotoğraflamak için bazı önemli noktalara dikkat etmeniz gerekir:<br />
Işıklandırma<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Doğal Işık:</span></span> Yumuşak ve doğal ışık, portrelerde en iyi sonuçları verir. Günün ilk ve son saatlerindeki ışık, yüz hatlarını daha yumuşak gösterir ve gölgeleri azaltır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yapay Işık:</span></span> İç mekan çekimlerinde yapay ışık kullanmanız gerekebilir. Softbox veya reflektör gibi araçlarla ışığı yumuşatarak daha doğal bir görünüm elde edebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kompozisyon</span></span><br />
<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"> Üçte Bir Kuralı:</span></span> Gözlerin, ağzın veya yüzün diğer önemli noktalarının, görüntüyü üç eşit parçaya bölen hayali çizgilerin kesiştiği noktalara denk gelmesi, dengeli bir kompozisyon oluşturur.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Boşluk:</span></span> Konunuzun etrafında boşluk bırakmak, onlara daha fazla dikkat çekmenizi sağlar.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çevre:</span></span> Çevre, portrenize derinlik ve anlam katabilir. Konunuzun bulunduğu ortamı düşünerek, hikayeyi güçlendirecek bir arka plan seçin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Açı ve Perspektif</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Göz Seviyesi:</span></span> Çoğu durumda, göz hizasında çekim yapmak samimi ve doğal bir görünüm sağlar.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Aşağıdan ve Yukarıdan Çekimler:</span></span> Aşağıdan çekim yapmak, konunuzu daha güçlü ve otoriter gösterirken, yukarıdan çekim yapmak daha yumuşak ve kırılgan bir ifade yaratır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Profil Çekimleri:</span></span> Profil çekimleri, kişinin yüz hatlarını ve karakterini daha belirgin hale getirebilir.<br />
<br />
İfade ve Duygu<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Göz Teması:</span></span> Gözler, ruhun aynasıdır. Konunuzla göz teması kurarak, fotoğrafınıza daha fazla anlam katabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Duygusal İfadeler:</span></span> Konunuzdan farklı duygular ifade etmesini isteyerek, portrenize daha fazla derinlik katabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Doğallık:</span></span> Pozlanmış ve yapay duruşlardan kaçının. Konunuzun rahat ve doğal olmasını sağlayın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ek İpuçları</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Lens Seçimi:</span></span> Portre lensleri genellikle daha uzun odak uzaklıklarına sahiptir ve doğal bir bokeh (arka plan bulanıklığı) sağlar.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyafram:</span></span> Geniş diyafram açıklığı (düşük f sayısı), arka planı bulanıklaştırarak konunuzu öne çıkarır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ISO:</span></span> Düşük ışıkta çekim yaparken ISO değerini artırabilirsiniz, ancak yüksek ISO değerleri fotoğrafta grenlenme (noise) yapabilir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Renkler:</span></span> Renkler, fotoğrafınızın ruh halini belirler. Renk uyumu ve kontrastına dikkat edin.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Post-Processing:</span></span> Fotoğraf düzenleme programlarıyla, fotoğraflarınıza son rötuşları yapabilirsiniz. Ancak doğal görünümden uzaklaşmamaya dikkat edin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İnsanlarla Etkileşim</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Konforlu Bir Ortam Oluşturun:</span></span> Konunuzun rahat ve güvende hissetmesini sağlayın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yönetin Ama Zorlamayın:</span></span> Konunuzu yönlendirirken, doğal hareket etmesine izin verin.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sabırlı Olun:</span></span> İyi bir portre çekmek zaman alabilir. Sabırlı olun ve farklı pozlar deneyin.<br />
<br />
Portre fotoğrafçılığında en önemli şey, insanlarla bağlantı kurmaktır. Konunuzun kişiliğini anlamaya çalışın ve bunu fotoğraflarınızda yansıtın. Pratik yaparak ve farklı teknikleri deneyerek kendi tarzınızı oluşturabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Manzara Fotoğrafçılığında Mükemmel Kareleri Yakalamak İçin İpuçları</span></span><br />
<br />
Manzara fotoğrafçılığı, doğanın büyüleyici güzelliğini ölümsüzleştirmenin keyifli bir yoludur. Ancak etkileyici bir manzara fotoğrafı çekmek için sadece güzel bir manzaraya sahip olmak yeterli değildir. İşte size daha iyi manzara fotoğrafları çekmenize yardımcı olacak bazı ipuçları:<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">1. Planlama ve Hazırlık</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Konuyu Önceden Belirleyin:</span></span> Nereye gideceğinizi ve hangi manzarayı fotoğraflayacağınızı önceden belirleyin. Hava durumu ve günün saatini de göz önünde bulundurun.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ekipmanınızı Hazırlayın:</span></span> Kameranızın pilini şarj edin, hafıza kartınızı boşaltın ve gerekli lensleri yanınıza alın. Tripod, filtreler ve uzaktan kumanda gibi ek aksesuarlar da işinize yarayabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">2. Işıklandırma</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Altın Saat:</span></span> Günün ilk ve son saatlerindeki yumuşak ışık, manzaralara sıcak ve romantik bir hava katar.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Mavi Saat:</span></span> Güneş battıktan hemen sonraki loş mavi ışık, manzaralara mistik bir atmosfer verir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bulutlar:</span></span> Bulutlar, gökyüzüne derinlik ve ilgi katar. Farklı bulut oluşumları, fotoğraflarınıza farklı atmosferler katabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">3. Kompozisyon</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üçte Bir Kuralı:</span></span> Görüntüyü üç eşit parçaya bölen hayali çizgiler çizin ve önemli noktaları bu çizgilerin kesiştiği noktalara yerleştirin.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ön Plan:</span></span> Ön plana ilginç bir detay ekleyerek derinlik ve boyut katabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çizgiler:</span></span> Doğal veya yapay çizgileri kullanarak gözün fotoğraf içinde gezmesini sağlayabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çerçeveleme:</span></span> Ağaçlar, pencereler veya kapılar gibi doğal veya yapay çerçeveler kullanarak manzarayı çerçeveleyebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">4. Perspektif</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Farklı Açıları Deneyin:</span></span> Alçak, yüksek veya farklı açılardan çekim yaparak farklı perspektifler elde edebilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yakın Çekimler:</span></span> Manzaranın küçük bir bölümünü yakın çekim yaparak detayları vurgulayabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">5. Teknik Ayarlar</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyafram:</span></span> Geniş diyafram açıklığı (düşük f sayısı) arka planı bulanıklaştırarak ön plana odaklanmanızı sağlar.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Enstantane Hızı:</span></span> Hareketli suları veya bulutları fotoğraflamak için düşük enstantane hızları kullanabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ISO:</span></span> Düşük ışıkta çekim yaparken ISO değerini artırabilirsiniz, ancak yüksek ISO değerleri fotoğrafta grenlenme (noise) yapabilir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Beyaz Dengesi:</span></span> Doğru beyaz dengesi, fotoğraflarınızın renklerinin daha gerçekçi görünmesini sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">6. Filtreler</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Polarize Filtre:</span></span> Gökyüzünün daha mavi görünmesini sağlar ve yansımaları azaltır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ND (Neutral Density) Filtre:</span></span> Uzun pozlama fotoğrafçılığı için gereklidir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Gradated ND Filtre:</span></span> Gökyüzü ve ön plan arasındaki büyük ışık farkını dengelemek için kullanılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">7. Pratik Yapın</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Farklı Mekanlar:</span></span> Farklı coğrafyalarda ve farklı zamanlarda fotoğraf çekerek tecrübe kazanın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hava Koşulları:</span></span> Farklı hava koşullarında çekim yaparak farklı atmosferler yakalayın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ekipmanınızı Öğrenin:</span></span> Kameranızın özelliklerini iyi öğrenerek, fotoğraf çekiminden maksimum verim alın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ek İpuçları:</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tripod:</span></span> Net ve keskin fotoğraflar için tripod kullanın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Uzaktan Kumanda:</span></span> Kameranızı titremeden kontrol etmek için uzaktan kumanda kullanabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğraf Düzenleme Programları:</span></span> Fotoğraflarınızı geliştirmek için Lightroom, Photoshop gibi programları kullanabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Unutmayın:</span></span> İyi bir manzara fotoğrafçısı olmak için sabırlı olmanız ve sürekli pratik yapmanız gerekir. Doğayı gözlemleyin, farklı kompozisyonlar deneyin ve kendi tarzınızı oluşturun.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Makro Fotoğrafçılık: Minik Dünyanın Kapılarını Aralamak</span></span><br />
<br />
Makro fotoğrafçılık, küçük nesneleri büyük ve detaylı bir şekilde görüntüleme sanatıdır. Bir çiçeğin taç yaprağındaki damlaları, bir böceğin gözlerini veya bir mücevherin karmaşık desenlerini yakalamak, fotoğrafçılığa bambaşka bir boyut katar. İşte makro fotoğrafçılığa başlamak için bilmeniz gerekenler:<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ekipman Seçimi</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Makro Lens:</span></span> Makro fotoğrafçılığın olmazsa olmazıdır. Bu lensler, nesnelere çok yakın odaklanmanıza izin verir ve yüksek büyütme oranları sunar.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tripod:</span></span> Keskin fotoğraflar için kamera sarsıntısını en aza indirmek çok önemlidir. Tripod, özellikle düşük ışıkta veya yüksek büyütmelerde kullanışlıdır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Uzaktan Deklanşör:</span></span> Kamera sarsıntısını önlemek için uzaktan deklanşör veya zamanlayıcı kullanabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ek Aydınlatma:</span></span> Doğal ışık yeterli olmayabilir. Harici flaşlar veya LED ışıklar ile çekimlerinizi kontrol edebilirsiniz.<br />
<br />
Ayarlar<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyafram:</span></span> Geniş diyafram (düşük f sayısı) arka planı bulanıklaştırır ve konunuza odaklanmanızı sağlar. Ancak, alan derinliği çok sığ olacağından, odaklama kritik öneme sahiptir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Enstantane Hızı:</span></span> Hareketli nesneler için yüksek enstantane hızına, düşük ışıkta ise daha düşük enstantane hızına ihtiyacınız olabilir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ISO:</span></span> Mümkün olduğunca düşük ISO değerleri kullanın. Yüksek ISO, fotoğrafta gürültüye neden olabilir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Manuel Odaklama:</span></span> Otomatik odaklama her zaman doğru sonuç vermeyebilir. Özellikle yakın çekimlerde manuel odaklama kullanmak daha iyi sonuçlar verir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Teknikler</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Doğal Işık:</span></span> Gün ışığı, makro fotoğrafçılık için en iyi ışık kaynağıdır. Yumuşak ve dağınık bir ışık elde etmek için bulutlu bir günde veya gölgede çekim yapabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yapay Işık:</span></span> Harici flaşlar veya LED ışıklar kullanarak kendi ışıklandırmanızı oluşturabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Arka Plan:</span></span> Basit bir arka plan, konunuza daha fazla dikkat çekmenizi sağlar. Beyaz veya siyah bir kağıt veya kumaş kullanabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kompozisyon:</span></span> Yakın çekimlerde bile kompozisyon önemlidir. Konunuzu ilginç açılardan çekmeye çalışın ve çevresindeki detaylara dikkat edin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İpuçları</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sabırlı Olun:</span></span> Makro fotoğrafçılık sabır gerektirir. Odaklama, ışık ve kompozisyon gibi birçok faktöre dikkat etmeniz gerekir.<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"> Pratik Yapın:</span></span> Farklı nesneler ve farklı ışık koşullarında çekim yaparak deneyim kazanın.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Detaylara Dikkat Edin:</span></span> Makro fotoğrafçılığın en güzel yanı, küçük detayları yakalamaktır. Çiçeklerin yaprağındaki damlaları, böceklerin gözlerini veya bir kumaşın dokusunu yakalayın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Makro Fotoğrafçılık için İlham Kaynakları</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Doğa:</span></span> Çiçekler, böcekler, yapraklar, su damlaları... Doğa, makro fotoğrafçılık için sonsuz bir ilham kaynağıdır.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yiyecek:</span></span> Meyveler, sebzeler, baharatlar... Yiyeceklerin dokusu ve renkleri, makro fotoğrafçılıkta harika sonuçlar verir.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Küçük Eşyalar:</span></span> Mücevherler, saatler, anahtarlıklar... Küçük eşyaların detaylarını yakalayarak sanatsal fotoğraflar oluşturabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Örnek Fotoğraflar</span></span><br />
<br />
Makro fotoğrafçılık, küçük dünyayı keşfetmenin ve fotoğrafçılığa farklı bir bakış açısıyla yaklaşmanın harika bir yoludur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ek Bilgiler</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Makro Objektifler:</span></span> Makro lensler, yakın çekim için özel olarak tasarlanmıştır. Ancak, yakınlaştırma halkası veya ek lensler kullanarak normal bir lensi de makro lens gibi kullanabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Makro Çekim Setleri:</span></span> Piyasada hazır makro çekim setleri bulunmaktadır. Bu setler, genellikle bir makro lens, tripod ve ek aydınlatma ekipmanlarını içerir.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğraf çekmeye başlamak için ihtiyacınız olan bazı temel ekipmanlar:</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kamera:</span></span> DSLR veya aynasız kamera tercih edebilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Lens:</span></span> Farklı odak uzaklıklarına sahip lensler ile farklı tarzlar deneyebilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tripod:</span></span> Sabit çekimler için tripod kullanabilirsiniz.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hafıza kartı:</span></span> Yüksek kapasiteli bir hafıza kartı, çektiğiniz fotoğrafları saklamanız için gereklidir.<br />
<br />
Umarım bu bilgiler size yardımcı olur!<br />
Geri bildirimleriniz, bu makaleyi geliştirmemde bana yardımcı olacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Autor</span></span><br />
<br />
Google Gemini ve Raşit Tunca</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fotoğrafçılıkta  Single-lens Reflex Nedir ?]]></title>
			<link>https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31036</link>
			<pubDate>Wed, 25 Sep 2024 05:12:25 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://bilgeforum.com/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31036</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılıkta  Single-lens Reflex Nedir ?</span></span><br />
<br />
<br />
Single-lens reflex (SLR), Türkçe tek mercek yansıtma anlamına gelir. Bir mercek kullanan filmli fotoğraf makinalarına verilen isimdir. Aynı zamanda en çok bilinen profesyonel fotoğraf makinası çeşididir. Günümüzde yerini sayısal modellere (DSLR) bırakmaktadır.<br />
<br />
Fotoğraf makinelerini Reflex ve Compact olarak ikiye ayırabiliriz. Reflex'ten kasıt şudur: Lensten gelen görüntü(ışık huzmesi), ışığa duyarlı film veya sensör üzerine düşer. Film veya sayısal sensör resmi yazımlar, fotoğraf oluşur.<br />
<br />
İşte biz vizörden birebir film veya sensör üzerine düşen resmi görebiliyorsak bu makinelere Reflex makineler deriz. Lensten gelen birebir gerçek, optik görüntü (ışık huzmesi), prizma ve ayna sistemi (film veya sensör önüne yerleştirilmiş) ile vizöre yansıtılıyorsa bu makinelere reflex makineler denir. Yani bizim vizörden gördüğümüz görüntü, film veya sensör üzerine düşen görüntünün ta kendisidir.<br />
<br />
Compact makinelerde yöntem ise lensten gelen ışık huzmesi film veya sensör üzerine düşer, ancak biz vizörden bunu değil başkaca bir görüntüyü görürüz. Bu ise lensin film üzerine düşürdüğü görüntünün çok yakını bir çerçeveyi ve görüntüyü bize verir, birebir aynısını değil. Bu yöntemde kadraj hataları olur. Birebir film üzerine düşen görüntüyü görme imkanımız yoktur.<br />
<br />
Dolayısyla SLR, DSLR makineler daha profesyonel makinelerdir. Compact makineler ise hareketli ayna ve prizma sistemi olmadığı için daha ucuz, daha hafif ve taşınabilir makinelerdir.<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılıkta  Single-lens Reflex Nedir ?</span></span><br />
<br />
<br />
Single-lens reflex (SLR), Türkçe tek mercek yansıtma anlamına gelir. Bir mercek kullanan filmli fotoğraf makinalarına verilen isimdir. Aynı zamanda en çok bilinen profesyonel fotoğraf makinası çeşididir. Günümüzde yerini sayısal modellere (DSLR) bırakmaktadır.<br />
<br />
Fotoğraf makinelerini Reflex ve Compact olarak ikiye ayırabiliriz. Reflex'ten kasıt şudur: Lensten gelen görüntü(ışık huzmesi), ışığa duyarlı film veya sensör üzerine düşer. Film veya sayısal sensör resmi yazımlar, fotoğraf oluşur.<br />
<br />
İşte biz vizörden birebir film veya sensör üzerine düşen resmi görebiliyorsak bu makinelere Reflex makineler deriz. Lensten gelen birebir gerçek, optik görüntü (ışık huzmesi), prizma ve ayna sistemi (film veya sensör önüne yerleştirilmiş) ile vizöre yansıtılıyorsa bu makinelere reflex makineler denir. Yani bizim vizörden gördüğümüz görüntü, film veya sensör üzerine düşen görüntünün ta kendisidir.<br />
<br />
Compact makinelerde yöntem ise lensten gelen ışık huzmesi film veya sensör üzerine düşer, ancak biz vizörden bunu değil başkaca bir görüntüyü görürüz. Bu ise lensin film üzerine düşürdüğü görüntünün çok yakını bir çerçeveyi ve görüntüyü bize verir, birebir aynısını değil. Bu yöntemde kadraj hataları olur. Birebir film üzerine düşen görüntüyü görme imkanımız yoktur.<br />
<br />
Dolayısyla SLR, DSLR makineler daha profesyonel makinelerdir. Compact makineler ise hareketli ayna ve prizma sistemi olmadığı için daha ucuz, daha hafif ve taşınabilir makinelerdir.<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fotoğrafçılıkta Güneşli Hava f/16 Kuralı Nedir ?]]></title>
			<link>https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31035</link>
			<pubDate>Wed, 25 Sep 2024 05:10:43 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://bilgeforum.com/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31035</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılıkta Güneşli Hava f/16 Kuralı Nedir ?</span></span><br />
<br />
Güneşli açık bir günde ışığın önden vurduğu bir konunun fotoğrafını çekerken; hangi filmi-sensörü kullanıyorsanız kullanın, doğru pozlandırma değerleri diyafram için f/16, enstantane için ise kullandığınız filmin hızına en yakın 1/ ISO değeridir. Örneğin filminizin hızı (ISO/ASA değeri) 100 ise kullanmanız gereken enstantane değeri 1/125, ISO 50 ise 1/60 olmalıdır. Ancak eğer silüet fotoğrafı çekilmiyorsa güneşin kadrajın içinde veya yakınında olmaması gerekir ve bu kurallar silüet fotoğraflarında geçerli değildir. Ayrıca kullanılan filmin hızı DIN veya GOST değerleri ile ölçülüyorsa bu kuralları uygulamadan önce film hızını ISO/ASA değerine çevirmek gerek<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılıkta Güneşli Hava f/16 Kuralı Nedir ?</span></span><br />
<br />
Güneşli açık bir günde ışığın önden vurduğu bir konunun fotoğrafını çekerken; hangi filmi-sensörü kullanıyorsanız kullanın, doğru pozlandırma değerleri diyafram için f/16, enstantane için ise kullandığınız filmin hızına en yakın 1/ ISO değeridir. Örneğin filminizin hızı (ISO/ASA değeri) 100 ise kullanmanız gereken enstantane değeri 1/125, ISO 50 ise 1/60 olmalıdır. Ancak eğer silüet fotoğrafı çekilmiyorsa güneşin kadrajın içinde veya yakınında olmaması gerekir ve bu kurallar silüet fotoğraflarında geçerli değildir. Ayrıca kullanılan filmin hızı DIN veya GOST değerleri ile ölçülüyorsa bu kuralları uygulamadan önce film hızını ISO/ASA değerine çevirmek gerek<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fotoğrafçılıkta Renk Dengesi Nedir ?]]></title>
			<link>https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31034</link>
			<pubDate>Wed, 25 Sep 2024 05:08:19 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://bilgeforum.com/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31034</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılıkta Renk Dengesi Nedir ?</span></span><br />
<br />
<br />
Renk dengesi, fotoğrafçılıkta ve görüntü işlemede, kırmızı, mavi, yeşil gibi temel renklerin fotoğraf içerisindeki yoğunluklarının oranı ve bu oranın ayarlanmasıdır. Bu ayarlamada temel, nötral renkleri daha doğru biçimde kullanabilmektir. Bundan dolayı genellikle yapılan, gri renk dengesinin, nötral dengenin ve beyaz dengesinin sağlanmasıdır. Renk dengesi değişiklikleri genellikle ya estetik beğeniyi arttırmak, renk doğruluğunu yakalamak ya da fotoğraf içerisindeki bütünlüğü ve vurguyu ortaya çıkartmak amacıyla yapılabilir.<br />
<br />
Renk dengesi üzerine çalışmalar, kırmızı, yeşil ve mavi renklerin fotoğraf üzerineki piksel değerlerinin arttırılması ya da azaltılması üzerinde olabileceği gibi doğrudan kamera lenslerine takılabilen filtreler yoluyla da yapılabilir.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılıkta Renk Dengesi Nedir ?</span></span><br />
<br />
<br />
Renk dengesi, fotoğrafçılıkta ve görüntü işlemede, kırmızı, mavi, yeşil gibi temel renklerin fotoğraf içerisindeki yoğunluklarının oranı ve bu oranın ayarlanmasıdır. Bu ayarlamada temel, nötral renkleri daha doğru biçimde kullanabilmektir. Bundan dolayı genellikle yapılan, gri renk dengesinin, nötral dengenin ve beyaz dengesinin sağlanmasıdır. Renk dengesi değişiklikleri genellikle ya estetik beğeniyi arttırmak, renk doğruluğunu yakalamak ya da fotoğraf içerisindeki bütünlüğü ve vurguyu ortaya çıkartmak amacıyla yapılabilir.<br />
<br />
Renk dengesi üzerine çalışmalar, kırmızı, yeşil ve mavi renklerin fotoğraf üzerineki piksel değerlerinin arttırılması ya da azaltılması üzerinde olabileceği gibi doğrudan kamera lenslerine takılabilen filtreler yoluyla da yapılabilir.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fotoğrafçılıkta Az Pozlandırma Nedir ?]]></title>
			<link>https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31033</link>
			<pubDate>Wed, 25 Sep 2024 05:07:15 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://bilgeforum.com/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31033</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılıkta Az Pozlandırma Nedir ?</span></span><br />
<br />
Az pozlandırma, fotoğrafçılıkta, fotoğrafın daha açık (aydınlık) çıkması, yani film üzerine yeterli miktarda ışık gelmesi için uygulanan bir yöntemdir. Kullanılması gereken enstantane ve/veya diyafram değerlerinin daha kısık değerlerde kullanılması sayesinde oluşur.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılıkta Az Pozlandırma Nedir ?</span></span><br />
<br />
Az pozlandırma, fotoğrafçılıkta, fotoğrafın daha açık (aydınlık) çıkması, yani film üzerine yeterli miktarda ışık gelmesi için uygulanan bir yöntemdir. Kullanılması gereken enstantane ve/veya diyafram değerlerinin daha kısık değerlerde kullanılması sayesinde oluşur.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fotoğrafçılıkta Objektif Nedir ?]]></title>
			<link>https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31032</link>
			<pubDate>Wed, 25 Sep 2024 05:06:25 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://bilgeforum.com/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31032</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılıkta Objektif Nedir ?</span></span><br />
<br />
<br />
Objektif, fotoğraflanacak konunun odak noktasında film emülsiyonuna veya sensöre, ışığın iletilerek görüntünün oluşmasını sağlayan, mercek veya mercekler topluluğudur. Objektifin fikir babası Aristo olarak bilinir. Fakat yaptığı düzeneği kaydedebilecek film ancak 18.yy da icat edilebilmiştir. Fotograf makinesine bir lens kalıcı olarak sabitlenmiş olabilir ya da farklı odak uzaklıklarında, diyaframlarda ve diğer özelliklerdeki lensler fotograf makinesi üzerinde değiştirilebilir olabilir. Bir objektifin kalitesi milimetrekare'ye düşürebildiği ışık miktarı ile ölçülür. En fazla ışık geçiren ve odak noktasına düşüren objektif en kalitelisidir. Işığı az kıran ve genellikle mavi objektifler ışığı daha fazla geçirir. Objektifin kalitesini (mercek kalitesini) belirleyen iki unsur vardır.<br />
<br />
Odak uzaklığı: Objektifin odak uzaklığı büyüdükçe odak noktasına düşebilecek ışık miktarı genellikle azalma eğilimi gösterir.<br />
<br />
Objektif çapı: Objektifin çapı büyüdükçe ışık objektife giren ışık artacağı için, odak noktasındaki ışık ta fazla olacaktır.<br />
<br />
Kısa odaklı objektifler: Geniş açılı objektiflerdir, genellikle 65 derece ve daha fazlasını görürler. Odak noktasına düşürdükleri saha alanı geniştir, hedef odağa küçük olarak düşer.<br />
<br />
Orta odaklı objektifler: Orta açalı objektiflerdir. Görüş açıları 65-40 derece arası olanlardır. Bu objektiflerde odağa düşen saha büyüklüğü ve hedef büyüklüğü normal boydadır. *Portrelerde sıklıkla tercih edilirler.<br />
<br />
Uzun odaklı objektifler: Teleobjektifler olarak adlandırılır. Görüş açıları 40 dereceden daha azdır. Bu objektiflerde odak noktasına düşen saha küçük, hedef olarak nispeten büyüktür. Uzak konular için tercih edilirler.<br />
<br />
Fotoğraf makineleri kullandıkları objektiflere göre belli bir genişlikte açıyla kadraj oluşturur. Her objektifin aynı konuya aynı uzaklıktan bakarken gördüğü alan odak uzaklığı ile değişir. Odak uzaklığı büyük olan Objektifler dar açıyla baktıkları için daha küçük alanlar görürler. Bunlara Teleobjektif denir. Odak uzaklğı küçük olan objektifler ise daha geniş alana baktıkları için, daha büyük bir alanı Sensör'e düşürür. Dijital fotoğraf makinelerinde sensör boyutları küçük olan makineler (Krop faktörlü makineler), aynı objektif ile Sensörü büyük olan (Krop faktörsüz makineler) objektiflerden daha dar alan görür. Özetle Sensörü büyük olan makineler daha geniş alana bakarlar, Odak uzaklığı büyük olan objektifler daha dar alana bakarlar.<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılıkta Objektif Nedir ?</span></span><br />
<br />
<br />
Objektif, fotoğraflanacak konunun odak noktasında film emülsiyonuna veya sensöre, ışığın iletilerek görüntünün oluşmasını sağlayan, mercek veya mercekler topluluğudur. Objektifin fikir babası Aristo olarak bilinir. Fakat yaptığı düzeneği kaydedebilecek film ancak 18.yy da icat edilebilmiştir. Fotograf makinesine bir lens kalıcı olarak sabitlenmiş olabilir ya da farklı odak uzaklıklarında, diyaframlarda ve diğer özelliklerdeki lensler fotograf makinesi üzerinde değiştirilebilir olabilir. Bir objektifin kalitesi milimetrekare'ye düşürebildiği ışık miktarı ile ölçülür. En fazla ışık geçiren ve odak noktasına düşüren objektif en kalitelisidir. Işığı az kıran ve genellikle mavi objektifler ışığı daha fazla geçirir. Objektifin kalitesini (mercek kalitesini) belirleyen iki unsur vardır.<br />
<br />
Odak uzaklığı: Objektifin odak uzaklığı büyüdükçe odak noktasına düşebilecek ışık miktarı genellikle azalma eğilimi gösterir.<br />
<br />
Objektif çapı: Objektifin çapı büyüdükçe ışık objektife giren ışık artacağı için, odak noktasındaki ışık ta fazla olacaktır.<br />
<br />
Kısa odaklı objektifler: Geniş açılı objektiflerdir, genellikle 65 derece ve daha fazlasını görürler. Odak noktasına düşürdükleri saha alanı geniştir, hedef odağa küçük olarak düşer.<br />
<br />
Orta odaklı objektifler: Orta açalı objektiflerdir. Görüş açıları 65-40 derece arası olanlardır. Bu objektiflerde odağa düşen saha büyüklüğü ve hedef büyüklüğü normal boydadır. *Portrelerde sıklıkla tercih edilirler.<br />
<br />
Uzun odaklı objektifler: Teleobjektifler olarak adlandırılır. Görüş açıları 40 dereceden daha azdır. Bu objektiflerde odak noktasına düşen saha küçük, hedef olarak nispeten büyüktür. Uzak konular için tercih edilirler.<br />
<br />
Fotoğraf makineleri kullandıkları objektiflere göre belli bir genişlikte açıyla kadraj oluşturur. Her objektifin aynı konuya aynı uzaklıktan bakarken gördüğü alan odak uzaklığı ile değişir. Odak uzaklığı büyük olan Objektifler dar açıyla baktıkları için daha küçük alanlar görürler. Bunlara Teleobjektif denir. Odak uzaklğı küçük olan objektifler ise daha geniş alana baktıkları için, daha büyük bir alanı Sensör'e düşürür. Dijital fotoğraf makinelerinde sensör boyutları küçük olan makineler (Krop faktörlü makineler), aynı objektif ile Sensörü büyük olan (Krop faktörsüz makineler) objektiflerden daha dar alan görür. Özetle Sensörü büyük olan makineler daha geniş alana bakarlar, Odak uzaklığı büyük olan objektifler daha dar alana bakarlar.<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fotoğrafçılıkta Basamaklama Nedir ?]]></title>
			<link>https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31031</link>
			<pubDate>Wed, 25 Sep 2024 05:05:45 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://bilgeforum.com/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31031</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılıkta Basamaklama Nedir ?</span></span><br />
<br />
Basamaklama, fotoğrafçılıkta ışığın sürekli değiştiği, ışık ölçümünden emin olunmadığı ya da mutlaka doğru sonuç alınması gereken konularda doğru olduğu varsayılan ilk poz değerinde bir değişkenin (enstantane ya da diyafram) sabit tutularak diğer değişkenin daha altında ve daha üzerinde farklı poz değerleri ile seri çekimlerinin yapılmasıdır.<br />
<br />
Focus Bracketing - Çekilen poza ilaveten; odaklama yapılan noktanın biraz arkasına ve biraz önüne odaklama yapılarak iki poz daha çekilir. Bu "biraz" ların miktarı daha önceden ayarlanabilir. Genelde, elle odaklama yapılırken, oluşabilecek odaklama hatalarını en aza indirmek için kullanılır.<br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılıkta Basamaklama Nedir ?</span></span><br />
<br />
Basamaklama, fotoğrafçılıkta ışığın sürekli değiştiği, ışık ölçümünden emin olunmadığı ya da mutlaka doğru sonuç alınması gereken konularda doğru olduğu varsayılan ilk poz değerinde bir değişkenin (enstantane ya da diyafram) sabit tutularak diğer değişkenin daha altında ve daha üzerinde farklı poz değerleri ile seri çekimlerinin yapılmasıdır.<br />
<br />
Focus Bracketing - Çekilen poza ilaveten; odaklama yapılan noktanın biraz arkasına ve biraz önüne odaklama yapılarak iki poz daha çekilir. Bu "biraz" ların miktarı daha önceden ayarlanabilir. Genelde, elle odaklama yapılırken, oluşabilecek odaklama hatalarını en aza indirmek için kullanılır.<br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fotoğrafçılıkta Işık Düzengeci Nedir ?]]></title>
			<link>https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31030</link>
			<pubDate>Wed, 25 Sep 2024 05:04:38 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://bilgeforum.com/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31030</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılıkta Işık Düzengeci Nedir ?</span></span><br />
<br />
<br />
Işık düzengeci ya da diyafram; fotoğraf makinelerinde, objektif içinden geçen ışığın, yeğinliğini ayarlamak için kullanılan ve çoğunlukla objektif içine yerleştirilmiş olan metal düzenek.<br />
<br />
Işık düzengeci özü itibarı ile, objektif içinden geçen ışığın, ışık aralığını dolayısı ile netlik derinliğini ayarlamak için geliştirilmiştir. Çünkü resmin göze net gibi görünen kısmı, ışık düzengeci yardımı ile ayarlanan ışık aralığı ile belirlenir.<br />
<br />
Eğer fotoğrafçılıkta kullanılan objektif bir göze benzetilecek olursa, Işık düzengeci de, gözbebeğine benzetilebilir. Bu nedenle bu düzeneğin bazı türlerine ışık bebeği (Alm. Irisblende) denir. Bu düzenek, objektif içinden geçerek film (duyarkat)/sensör üzerine düşen ışığın yeğinliğini (miktarını/şiddetini) düzenlemek için kullanılır. Ancak gözbebeği gibi, ışığı otomatik olarak ayarlayamaz. Işık aralığı denilen, bu aralığın kullanıcı tarafından belirlenmesi gerekir.<br />
<br />
Işık aralığı ayarı, kullanılan film/sensör duyarlığına ve seçilen ışıklama süresine bağlı olarak, objektif bileziği üzerine kazınmış olan değerlerden biri seçilerek ya da fotoğraf makinesinin gövdesi üzerinden belirlenir.<br />
<br />
Objektif bileziği üzerinde bulunan ve ilk bakışta pek de simetrik görünmeyen ışık aralığı değerleri bir basamak şeklinde düzenlenmiştir. Basamak oluşturan değerlerden her biri, bir sonraki (ya da bir önceki) sayısal değerin tam iki katı ışık aralığına işaret eder ve objektifin odak uzaklığının, ışık aralığının çapına bölünmesi ile elde edilir.<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılıkta Işık Düzengeci Nedir ?</span></span><br />
<br />
<br />
Işık düzengeci ya da diyafram; fotoğraf makinelerinde, objektif içinden geçen ışığın, yeğinliğini ayarlamak için kullanılan ve çoğunlukla objektif içine yerleştirilmiş olan metal düzenek.<br />
<br />
Işık düzengeci özü itibarı ile, objektif içinden geçen ışığın, ışık aralığını dolayısı ile netlik derinliğini ayarlamak için geliştirilmiştir. Çünkü resmin göze net gibi görünen kısmı, ışık düzengeci yardımı ile ayarlanan ışık aralığı ile belirlenir.<br />
<br />
Eğer fotoğrafçılıkta kullanılan objektif bir göze benzetilecek olursa, Işık düzengeci de, gözbebeğine benzetilebilir. Bu nedenle bu düzeneğin bazı türlerine ışık bebeği (Alm. Irisblende) denir. Bu düzenek, objektif içinden geçerek film (duyarkat)/sensör üzerine düşen ışığın yeğinliğini (miktarını/şiddetini) düzenlemek için kullanılır. Ancak gözbebeği gibi, ışığı otomatik olarak ayarlayamaz. Işık aralığı denilen, bu aralığın kullanıcı tarafından belirlenmesi gerekir.<br />
<br />
Işık aralığı ayarı, kullanılan film/sensör duyarlığına ve seçilen ışıklama süresine bağlı olarak, objektif bileziği üzerine kazınmış olan değerlerden biri seçilerek ya da fotoğraf makinesinin gövdesi üzerinden belirlenir.<br />
<br />
Objektif bileziği üzerinde bulunan ve ilk bakışta pek de simetrik görünmeyen ışık aralığı değerleri bir basamak şeklinde düzenlenmiştir. Basamak oluşturan değerlerden her biri, bir sonraki (ya da bir önceki) sayısal değerin tam iki katı ışık aralığına işaret eder ve objektifin odak uzaklığının, ışık aralığının çapına bölünmesi ile elde edilir.<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fotoğrafta Diyafram Ayarları ve Dikkat Edilecekler]]></title>
			<link>https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31029</link>
			<pubDate>Wed, 25 Sep 2024 05:03:28 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://bilgeforum.com/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31029</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafta Diyafram Ayarları ve Dikkat Edilecekler</span></span><br />
<br />
Diyafram nedir? Sorusuna verilebilecek en kolay yanıt şudur: “Objeden yansıyan ışınların aynanın üzerine ne yoğunlukta düşeceğini belirleyen sisteme denir. Fransızca “diaphragme” kelimesinden gelirken İngilizce “açıklık” anlamına gelir.<br />
<br />
Diyafram, ışığın yoğunluğunu ve net alan derinliğini kontrol eder ve iki temel fonksiyonu vardır. Değer ise F ile gösterilir. Çeşitli açıklık durumlarını simgeleyen sayılar. f / değeriyle gösterilip, 1.4, 2, 2.8, 4, 5.6, 8, 11, 16, 22, 32, 64… şeklinde derecelendirilir, F sayısı büyüdükçe diyafram kısılır ve merceğe düşen ışık miktarı azalır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyafram değeri hesaplaması;</span></span><br />
<br />
• Diyafram değeri objektif çağının diyafram açıklığı çapına bölünmesi ile bulunur.<br />
• Bu değer, objektif çapının, diyafram açıklığı çapına bölünmesi ile bulunur.<br />
• Diyafram değerlerinin sayısal olarak yükselmesi, makineye girecek ışığın azalacağını, küçülmesi ise artacağını gösterir.<br />
• Belirli bir değere sahip tüm objektiflerin, o değerde, aynı miktarda ışık geçirmeleri gerekir.<br />
• Her değer artışında makineye giren ışık miktarı bir önceki miktarın yarısına iner.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyaframın Fotoğrafa Etkisi – Diyafram Ayarı</span></span><br />
<br />
Diyafram değeri alan derinliğini yani fotoğrafta netleme yapılan noktanın, önünde ve arkasında net olarak görülen alanın miktarını etkiler. Diyafram ayarı kısıldıkça aynı mesafeden yapılan çekimlerde alan derinliği artar, diyafram açıklığı arttıkça derinlik azalır. Derinlik arttıkça öndeki ve arkadaki obje arasındaki netlik farkı değişir. Nesnelerin netliği azalırken flu bir görüntü kazanılır. Kompozisyonu ve etkisi güçlü fotoğraflar elde edilir.<br />
<br />
Diyafram değeri daraldığında ise netlik alanı genişleyeceği için tek karede farklı konuları anlatmak mümkün hale gelir. Her bir kullanımın kendine özel teknikleri ve anlamları vardır. Önemli olan anlatılacak konunun ihtiyacı olan diyafram ayarı için doğru belirleme yapmaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafta diyafram ayarları nasıl kullanılır ve etki eder dersek:</span></span><br />
<br />
    Sadece sığ alan derinliği elde edip, fotoğrafı daha gizemli hale getirmek için büyük f değeri kullanabiliriz.<br />
    Büyük f değeri yani kısık diyafram kullanarak fotoğraftaki net alan miktarını büyük tutabiliriz.<br />
    Küçük f değeri yani açık diyafram ile konumuzu sahnenin geri kalan kısmından ayırabiliriz.<br />
    Geniş netleme alanı elde etmek istiyorsak büyük diyafram değeri kullanmamız gerekir.<br />
    Işığımız yetersizse diyaframı açmamız gerekir.<br />
    Diyafram enstantane ayarını konser çekimlerinde küçük değerde tutmak zorundayız.<br />
    Yavaş olmayan enstantaneler için lensin sahip olduğu en küçük f değerleri kullanılabilir.<br />
    Yavaş enstantane kullanımında düşük ISO, yüksek f değeri kullanırız.<br />
    Makro çekimlerinde büyük f değeri kullanabiliriz. Makro fotoğraflar için küçük f değeri kullanmak fotoğraftaki net alanın ince kalmasına neden olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Peki, Diyafram Kullanımı Nasıl Olmalıdır?</span></span><br />
<br />
Diyafram değeri nedir diyenler için yukarıda diyafram değeri hesaplamayı anlattık. İdeal diyafram ayarı ve değerlerini merak edenler için genel olarak şunları söyleyebiliriz:<br />
<br />
Portre fotoğraflarda; genellikle arka planı flu yapmak istendiğinden diyafram ayarı açık olarak kullanmak gerekir.<br />
Makro fotoğraflarda; portre fotoğrafla benzerdir, konuyu ön plana çıkarmak için açık diyafram değeri tercih edilir.<br />
Manzara fotoğraflarda; genellikle her yerin net olması istenir, bunu da diyafram ayarı kısık durumda kullanarak elde edebilirsiniz.<br />
<br />
Gece fotoğraflarında; ışık genellikle yetersiz olduğu için alan derinliği arka plana atılır, açık diyafram kullanılır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafta diyafram ayarı ile ilgili bilinmesi gerekenler;</span></span><br />
<br />
• Diyafram alan derinliği değiştirilerek fotoğraftaki net alan miktarı değişir.<br />
• Manzara çekiminde büyük f değer kullanılır.<br />
• Fotoğrafı gizemli hale getirmek için küçük f değeri kullanılır.<br />
• Işık yetersizliğinde diyafram değeri açılır.<br />
<br />
Işığınızı ne kadar kullanmak istiyorsanız diyafram değerinizi ona göre ayarlamalısınız. Fotoğrafınıza derinliği veren diyafram aynı zamanda konunun etkisini de belirleyeceği için ideal bir şekilde ayarlanmalıdır. Doğru diyarfam değerlerini kavramak için de bol bol pratik yapmalısınız.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafta Diyafram Ayarları ve Dikkat Edilecekler</span></span><br />
<br />
Diyafram nedir? Sorusuna verilebilecek en kolay yanıt şudur: “Objeden yansıyan ışınların aynanın üzerine ne yoğunlukta düşeceğini belirleyen sisteme denir. Fransızca “diaphragme” kelimesinden gelirken İngilizce “açıklık” anlamına gelir.<br />
<br />
Diyafram, ışığın yoğunluğunu ve net alan derinliğini kontrol eder ve iki temel fonksiyonu vardır. Değer ise F ile gösterilir. Çeşitli açıklık durumlarını simgeleyen sayılar. f / değeriyle gösterilip, 1.4, 2, 2.8, 4, 5.6, 8, 11, 16, 22, 32, 64… şeklinde derecelendirilir, F sayısı büyüdükçe diyafram kısılır ve merceğe düşen ışık miktarı azalır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyafram değeri hesaplaması;</span></span><br />
<br />
• Diyafram değeri objektif çağının diyafram açıklığı çapına bölünmesi ile bulunur.<br />
• Bu değer, objektif çapının, diyafram açıklığı çapına bölünmesi ile bulunur.<br />
• Diyafram değerlerinin sayısal olarak yükselmesi, makineye girecek ışığın azalacağını, küçülmesi ise artacağını gösterir.<br />
• Belirli bir değere sahip tüm objektiflerin, o değerde, aynı miktarda ışık geçirmeleri gerekir.<br />
• Her değer artışında makineye giren ışık miktarı bir önceki miktarın yarısına iner.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyaframın Fotoğrafa Etkisi – Diyafram Ayarı</span></span><br />
<br />
Diyafram değeri alan derinliğini yani fotoğrafta netleme yapılan noktanın, önünde ve arkasında net olarak görülen alanın miktarını etkiler. Diyafram ayarı kısıldıkça aynı mesafeden yapılan çekimlerde alan derinliği artar, diyafram açıklığı arttıkça derinlik azalır. Derinlik arttıkça öndeki ve arkadaki obje arasındaki netlik farkı değişir. Nesnelerin netliği azalırken flu bir görüntü kazanılır. Kompozisyonu ve etkisi güçlü fotoğraflar elde edilir.<br />
<br />
Diyafram değeri daraldığında ise netlik alanı genişleyeceği için tek karede farklı konuları anlatmak mümkün hale gelir. Her bir kullanımın kendine özel teknikleri ve anlamları vardır. Önemli olan anlatılacak konunun ihtiyacı olan diyafram ayarı için doğru belirleme yapmaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafta diyafram ayarları nasıl kullanılır ve etki eder dersek:</span></span><br />
<br />
    Sadece sığ alan derinliği elde edip, fotoğrafı daha gizemli hale getirmek için büyük f değeri kullanabiliriz.<br />
    Büyük f değeri yani kısık diyafram kullanarak fotoğraftaki net alan miktarını büyük tutabiliriz.<br />
    Küçük f değeri yani açık diyafram ile konumuzu sahnenin geri kalan kısmından ayırabiliriz.<br />
    Geniş netleme alanı elde etmek istiyorsak büyük diyafram değeri kullanmamız gerekir.<br />
    Işığımız yetersizse diyaframı açmamız gerekir.<br />
    Diyafram enstantane ayarını konser çekimlerinde küçük değerde tutmak zorundayız.<br />
    Yavaş olmayan enstantaneler için lensin sahip olduğu en küçük f değerleri kullanılabilir.<br />
    Yavaş enstantane kullanımında düşük ISO, yüksek f değeri kullanırız.<br />
    Makro çekimlerinde büyük f değeri kullanabiliriz. Makro fotoğraflar için küçük f değeri kullanmak fotoğraftaki net alanın ince kalmasına neden olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Peki, Diyafram Kullanımı Nasıl Olmalıdır?</span></span><br />
<br />
Diyafram değeri nedir diyenler için yukarıda diyafram değeri hesaplamayı anlattık. İdeal diyafram ayarı ve değerlerini merak edenler için genel olarak şunları söyleyebiliriz:<br />
<br />
Portre fotoğraflarda; genellikle arka planı flu yapmak istendiğinden diyafram ayarı açık olarak kullanmak gerekir.<br />
Makro fotoğraflarda; portre fotoğrafla benzerdir, konuyu ön plana çıkarmak için açık diyafram değeri tercih edilir.<br />
Manzara fotoğraflarda; genellikle her yerin net olması istenir, bunu da diyafram ayarı kısık durumda kullanarak elde edebilirsiniz.<br />
<br />
Gece fotoğraflarında; ışık genellikle yetersiz olduğu için alan derinliği arka plana atılır, açık diyafram kullanılır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafta diyafram ayarı ile ilgili bilinmesi gerekenler;</span></span><br />
<br />
• Diyafram alan derinliği değiştirilerek fotoğraftaki net alan miktarı değişir.<br />
• Manzara çekiminde büyük f değer kullanılır.<br />
• Fotoğrafı gizemli hale getirmek için küçük f değeri kullanılır.<br />
• Işık yetersizliğinde diyafram değeri açılır.<br />
<br />
Işığınızı ne kadar kullanmak istiyorsanız diyafram değerinizi ona göre ayarlamalısınız. Fotoğrafınıza derinliği veren diyafram aynı zamanda konunun etkisini de belirleyeceği için ideal bir şekilde ayarlanmalıdır. Doğru diyarfam değerlerini kavramak için de bol bol pratik yapmalısınız.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fotoğrafçılık ile İlgili Bilmeniz Gerekenler]]></title>
			<link>https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31028</link>
			<pubDate>Wed, 25 Sep 2024 05:00:58 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://bilgeforum.com/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=31028</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=205508" target="_blank" title="">Fotoğrafçılık ile İlgili Bilmeniz Gerekenler3.jpg</a> (Dosya Boyutu: 241.03 KB / İndirme Sayısı: 89)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılık ile İlgili Bilmeniz Gerekenler</span></span><br />
<br />
Fotoğraf çekmek profesyonel olarak yapılabildiği gibi hobi olarak da yapılabilen bir eylemdir. Amaç ne olursa olsun doğru fotoğrafı çekebilmek için bilinmesi ve dikkat edilmesi gereken belirli kurallar vardır. Çünkü fotoğrafçılık gelişigüzel bir biçimde her gördüğünü kayıt altına almak değildir. Bir konunun, bir olayın veya bir anın en etkili şekilde yansıtılabilmesini amaçlar. Bunun yapılabilmesi için de önemli olan fotoğraf makinesinin kalitesi değil, fotoğrafı çeken kişinin bilgi ve yorumudur.<br />
Hobi olarak çekilen fotoğraflarda fotoğrafçılık kurallarına fazla dikkat edilmez. Amaç, hatırlanmak istenen güzel bir anı saklamak, ilginç bir durumu kayıt altına almaktır. Bir hobi olarak yapılan eylemden keyif almak ve rahatlamak ilk hedeftir. Profesyonel amaçlarla yapılan fotoğraf çekme işinde ise doğru fotoğrafı çekebilmek için genel kurallara uygun davranmak daha önemlidir. Ancak genel kabul gören bu kurallar, hiçbir şekilde değiştirilemeyen katı sınırları belirtmez. Fotoğrafçı kendi bakış açısını yansıtmakta özgürdür. Bir kuralı bozduğu için öznel yaklaşımdan vazgeçilmesi beklenemez. Fotoğrafı bir sanat haline getiren de bu özelliğidir.<br />
Yazımızın devamında fotoğrafçılık ile ilgili genel bilgileri verdikten sonra, daha iyi fotoğraflar çekmek isteyen kişiler için bilinmesi gereken bazı önerileri sıralayacağız. Böylece ister hobi amaçlı olsun ister profesyonel amaçla olsun bu işi daha bilinçli yaparak gelişim sağlamak için neler yapılabileceğine değineceğiz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılık Nedir?</span></span><br />
<br />
Fotoğrafçılık, kişinin dış dünyada gördüklerini, bu alandaki bilgilerini ve özgün bakış açısını da kullanarak belirli teknikler yardımıyla görsel materyallere dönüştürmesidir. Aynı zamanda fotoğraf, kendi içerisinde pek çok farklı türü bulunan bir sanat alanıdır. Fotoğrafçı kullanması gereken işlevsel uygulamalar nedeniyle bir zanaatkar olarak kabul edilebilir. Fotoğraf da estetik değerleri ile bir sanat ürünüdür.<br />
fotoğrafçılık, fotoğrafçılık nedir, fotoğrafçılık türleri, fotoğrafçılık için, fotoğrafçılık önerileri<br />
<br />
Fotoğrafçılık ile ilgili teknik bir açıklama yapmak gerekirse şöyle söylenebilir: Fotoğraf makinesi kullanımı ile ışığın makinenin sahip olduğu hassas yüzey üzerinde görüntü oluşturacak şekilde kontrol edilmesidir. Bu tanımdan da anlaşıldığı gibi, ilk fotoğraftan dijital çağa kadar fotoğrafın kontrol edilmesi ışığın kontrolü ile mümkün olmaktadır. Çünkü fotoğraf çekmek aslında makine içerisine düşen ışığın seçilmesidir. Görüntüyü, fotoğrafı çekilen nesneden yansıyan ve ortamda bulunan ışık ile sensörün buluşması oluşturur.<br />
İçinde bulunduğumuz dijital çağa uygun olarak geliştirilen dijital fotoğraf makinelerinde ise görüntü sensörü elektroniktir. Bu makinelerde görüntü oluşumu, vizörden geçen ışığın sensör üzerindeki pikseller üzerine elektrik yüklenmesi sonucunda işlenmesi ile olur. Sensörler fotoğraf oluşumunda algılayıcı ortam olarak görev yapar. Eski tip film kullanan fotoğraf makinelerinde ise algılayıcı ortam kullanılan filmin kendisidir. Görüntü film üzerinde işlenir. Fotoğrafçılar ise makinenin ayarlarını ve lens özelliklerini kontrol ederek görüntüyü ve ışık miktarını ayarlarlar. Bunun için fotoğraf çekiminde kullanılan temel kavramları öğrenmek oldukça önemlidir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılık Türleri Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Fotoğrafçılık zaman içerisinde gelişerek dijital çağa kadar süregelmiştir. Bu gelişim, her geçen gün daha da gelişmiş makinelerin ve yardımcı araçların üretilmesiyle devam etmektedir. Değişim ve gelişim ile birlikte fotoğrafın farklı türleri ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan fotoğraf türleri de doğal olarak fotoğrafçılığın farklı türlerinin oluşmasını sağlamıştır. Genel kapsamıyla üç aşamada fotoğraf türleri değerlendirilebilir.<br />
fotoğrafçılık, fotoğrafçılık nedir, fotoğrafçılık türleri, fotoğrafçılık için, fotoğrafçılık önerileri<br />
<br />
<br />
Fotoğraf türlerinden ilki monokrom fotoğraftır. Bu fotoğraf türü klasik siyah beyaz fotoğraftır. Renkli fotoğrafın kullanılmaya başlamasından sonra da kullanılmaya devam etmiştir. Düşük maliyeti ve fotoğraflarda klasik havayı yaratması açısından tercih edilmektedir. Dijitalleşme ile, çekilen fotoğraflara dijital ortamlarda siyah beyaz efekti verilebilmektedir. Fotoğrafın monokrom çekiminden çok bu tarz efektlerin kullanımı günümüzde daha yaygındır.<br />
Renkli fotoğraf ise 19. yy. ortalarında icat edilmiştir. Bu türün ilk örnekleri uzun pozlama ile çok uzun sürelerde çekilen fotoğraflardır. Işığa duyarlı olarak oluşturulan hassas yüzeylerin, fotoğraflanmak istenen alan karşısında saatlerce hatta günlerce bekletilmesi ile bu fotoğraf denemeleri gerçekleştirilmiştir. Ancak renkleri beyaz ışığın etkisiyle kalıcı olamamıştır. Üç renk ayrımı ilkesini kullanarak kalıcı renkli ilk fotoğraf 1861 yılında çekilmiştir. Renkli fotoğrafçılık, kullanılan yöntemlerde farklılıklar olsa da devam eden bir türdür.<br />
Günümüzde de yaygın olarak uygulanan son tür dijital fotoğrafçılık olmuştur. İlk dijital makine 1975 yılında Kodak mühendisi Steven Sasson ve beraberindeki teknisyenler tarafından geliştirilmiştir. Bu makineler, klasik fotoğraf filmi yerine daha kaliteli sonuçlar veren dijital görüntü algılayıcılarını kullanmıştır. Ortaya çıkan fotoğraf ise dijitaldir. Böylece işlenmesi, saklanması ve paylaşılması oldukça kolaylaşmıştır. Fotoğrafçıları film maliyetlerinden de kurtararak önemli bir yenilik sağlamıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Doğa Fotoğrafçılığı</span></span><br />
<br />
Doğa fotoğrafçılığı, manzara, yaban hayatı, hayvanlar, bitkiler gibi doğa malzemelerini konu edinen fotoğrafçılık dalı. Doğa fotoğrafçılığı, belgesel fotoğrafçılık olup usulüne göre kayıtlandırıldığında flora ve fauna tespit çalışmalarında görüntü belge olarak kullanılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Moda Fotoğrafçılığı</span></span><br />
<br />
Moda fotoğrafçılığı, giysi ve diğer moda öğlerin gösterilmesiyle ilgilenen bir fotoğraf sanatı türüdür. Moda fotoğrafçılığı sanatı, reklamlar veya Vogue, Vanity Fair, Allure gibi moda dergilerine yön vermiştir. Zaman içinde giysiler ve modanın, egzotik mekanlar ve hikâyeler içinde değeri arttıkça, Moda fotoğrafçılığı kendi estetiği içinde gelişmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuş Fotoğrafçılığı</span></span><br />
<br />
Kuş fotoğrafçılığı, doğa fotoğrafçılığından kuşları gözlemleyen özel fotoğrafçılık dalıdır. Kuş fotoğrafçılığında diğer fotoğrafçılık dallarında kullanılan standart lensler yerine Teleobjektifler kullanılır. Fotoğrafçılık tekniği açısından en zor dallardan biridir. Zaman, sabır ve pahalı ekipman gerektirir. Çekilecek güzel bir fotoğraf için saliseler içinde doğru ayarları yapıp, odaklayıp, net bir şekilde fotoğrafı oluşturmak gerekir.<br />
<br />
<br />
Kuş fotoğrafçılığı "doğa fotoğrafçılığı" kategorisinde değerlendirilir.Kuş fotoğrafçılığı konsantrasyon,sabır ve dikkat gerektiren bir fotoğrafçılık dalıdır.İyi bir kuş fotoğrafçısı ekipmanını iyi tanımalı,sınırlarını bilmeli ve fotoğrafçılığın temel kurallarını uygulayabilmelidir.Kuş fotoğrafı çekmek anlık bir şeydir bu yüzden fotoğrafçı her yönüyle kendini işine verirse ortaya güzel fotoğraflar çıkar.<br />
<br />
Aşağıda kuş fotoğrafçılarının en yoğun kullandığı ekipmanların bir listesi vardır:<br />
<br />
1)Fotoğraf makinesi<br />
<br />
Fotoğraf makinalarının birçok çeşidi vardır,ve fotoğrafçı çekmek istediği fotoğrafa göre fotoğraf makinasını alır,kuş fotoğrafı çekecek bir kimsenin alacağı makinanın takip yeteneği yüksek bir fotoğraf olmalıdır. Fotoğraf makinalarındaki â€œsürekli netlemeâ€ yöntemi (AI Servo â€“ continuous focus â€“ AF-C vb) makinadan makinaya farklılık gösterir.Bir kuşun av anı çok hızlıdır ve o an kuşu insan gözüyle takip edip o anı yakalamak imkânsızdır,bunu için fotoğraf makinasıyla seri çekim yapılmalıdır ve seri çekim yapılabilmesi için saniyede en az 3-5 kare çeken bir makinayla çekim yapılmalıdır.Eğer ki fotoğrafçı süzülen bir kuşu çekmek istiyorsa onun için bu özellikler çok da önemli değildir.<br />
<br />
2)Süper Tele Objektifler<br />
<br />
Eğerki bir kuş fotoğrafı çekmek istiyorsanız dar açılı bir objektife sahip olmalısınız yani bir teleobjektife.Bu tür objektiflerde titreme çok olacağı için tripod kullanılması gerekli olabilir.<br />
<br />
3)Flaş<br />
<br />
Flaşın kullanılması tavsiye edilmesede doğru kullanıldığında güzel fotoğraflar çekilmesine yardımcı olur.Çektiğiniz konu kuş olduğunda bazı durumlar kaçınılmaz hale gelir,kuşlar çoğu zaman sizden uzakta dallar arasında,olumsuz şartlarda meydana çıkarlar.Flaşların makinanın perde hızını â€œflaş uyum hızıâ€na sınırlamak gibi bir yan etkisi vardır ve fazla ışıkta bu hız çok düşük kalabilir. Bu yüzden flaş kullanımı aşırı dikkat ve tecrübe gerektiren bir durumdur.<br />
<br />
4)Flaş Uzatmaları<br />
<br />
Kuş fotoğrafçılarının çoğu odak uzaklığı "300 mm" ve süper tele objektifler kullanırlar,ancak flaşlar bu kadar uzun aralıklarda etkisini gösteremezler.Bunun için flaşın önünde, deniz fenerlerinde kullanılan â€œfresnel mercekâ€ denilen ve ışığı toplayarak bir noktaya güçlü bir şekilde göndermeye yarayan â€œuzatmalarâ€ kullanılır.Bunlar sayesinde flaş ışığının etkisi dağılmaz ve 20m etkisini gösterebilir.<br />
<br />
5)Tele konvertörler<br />
<br />
Kuşlara yaklaşmak çok zor olduğu için bazen objektiflerinde yetersiz olduğu zamanlarda tele konvertörler kullanılır,kullanıldığında netsizlik olası bir şeydir ama bazen işe yarayabiliyor.Çok uzak mesafelerde detay kaybına yol açabilen bu TC ler 15-20m mesafede çok iyi sonuçlar verir ve TC siz çektiğiniz fotoğraflarda elde edemeyeceğiniz detayları alabilmenizi sağlar. Yan etkilerinden en önemlisi, içeri giren ışığın azalmasıdır. Bu da perde hızının düşmesi ve netleme hızının azalmasına neden olur. Bu nedenle kullandığınız fotoğraf makinasının netleme yeteneği ne kadar üst düzeydeyse TC kullanımı o kadar başarılı olur. TC kullanırken genellikle 400 asa ve üzeri kullanmak, perde hızının makul düzeylerde kalmasını sağlar.<br />
<br />
6)Monopod<br />
<br />
Arazide gezerken tripod taşımak çoğu zaman yorucu olduğunda devreye monopodlar girer,monopodlar tripodlara göre daha hafif daha aktifdir,ve netsiliğin önüne geçebilir.Ama kullanımının en büyük nedeni hafifliği ve kullanım kolaylığıdır.<br />
<br />
7)Kamuflaj<br />
<br />
Kuşlara yaklaşmanın en yaygın yoludur, Fotoğrafçı üzerine örttüğü bir kamuflaj ağın altında bekler ve kuşların kendini farketmeden yaklaşmasını umar. Eğer doğru yerdeyse bu bekleyişin ödülü büyük olabilir. Bu tekniği kullanarak kuşlara çok yaklaşabilir ve hatta makro objektiflerle bile kuş fotoğrafı çekebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hamile Fotoğrafçılığı</span></span><br />
<br />
<br />
Hamile fotoğrafçılığı, gebeliğin son dönemini gösteren görece olarak yeni fotoğrafçılık dalı. Portre Fotoğrafçılığının bir alt kategorisidir. Bebeklerin fotoğraflarının çekilmesi hamilelikte başlamış olur. Bu dönemde çekilen fotoğraflar Annenin bebeğini nasıl beklediğini gösterdiği için önemlidir.<br />
<br />
Toplulumuzda yakın geçmişe kadar hamile fotoğrafları bir tabu idi. Ancak 1991'de Demi Moore'un Vanity Fair dergisine 7 aylıkken verdiği pozdan sonra kültürümüzde hamile fotoğrafına bakış açısında bir değişim meydana geldi. Bu fotoğraf toplumun hamile vucudunun güzelliğini fark etmesini sağladı. Ayrıca Hamilelik Fotoğrafları kadınların kendilerini en kötü hissettikleri dönemde gerçekte ne kadar estetik olduklarını görmelerini sağlar.<br />
<br />
Dijital Fotoğraf Manipilasyon teknolojileri sayesinde; gebelerin kendilerini güzel hatırlamaları için göbek çatlakları gibi istenmeyen unsurlar temizlenerek estetik fotoğraflar ortaya konulması mümkün olmuştur. Günümüzde hamilelik fotoğrafları konusunda uzmanlaşma başlamıştır.<br />
<br />
7 ve 8. Aylar en uygun zamanlardır. Göbek çok fazla büyük değil ancak yine de belirgin olmalıdır. Eğer anne adayı ikiz bebek bekliyorsa 6. ayda çekim daha uygundur.<br />
<br />
Ev ve stüdyonun bir arada olması tercih edilmelidir. Çünkü hamilelik fotoğraflarında anne adayının kendini rahat hissedebilmesi diğer fotoğrafçılık dallarına göre daha kritik önem taşır. Gebelik kadının vucudunda birçok ani değişikliğe neden olur. 3. trimester (27-40. haftalar arası) vucut ağırlığı diz ve bel ağrılarına neden olduğu için hamilelerin stüdyo ortamında rahat etmesi imkânsızdır. İdrara sık çıkma ihtiyacı gibi zorluklar dolayısı ile evde çalışmak daha kolaydır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılık İçin Bilmeniz Gerekenler</span></span><br />
<br />
Fotoğrafçılık alanında kendini geliştirmek isteyen ve bu işi bilinçli bir şekilde yaparak, estetik açıdan daha doğru fotoğraflar çekmek isteyen kişilerin dikkate alması gereken önerileri 5 madde halinde sıralayacağız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Eğitim Almayı İhmal Etmeyin</span></span><br />
<br />
fotoğrafçılık, fotoğrafçılık nedir, fotoğrafçılık türleri, fotoğrafçılık için, fotoğrafçılık önerileri<br />
<br />
<br />
Fotoğrafçılık herkes tarafından yapılabilir bir iş gibi görünse de eğitim alınmadığında gelişim göstermek ve başarılı olabilmek mümkün değildir. Bu nedenle bilinmesi gereken ilk şey eğitimin gerekliliğidir. Öyle ki bu alanda lisans bölümlerinin dışında yüksek lisans eğitimleri veren üniversiteler bile bulunmaktadır.<br />
Akademik açıdan konu ile ilgilenmek istemeyenler için online eğitimler oldukça önemlidir. Eğer fotoğraf çekmek ile ilgili temel bilgileri öğrenmek isterseniz Fotoğrafçılık Eğitimi alabilirsiniz. Bu eğitim fotoğraf çekmeyi hobi olarak gören kişiler için uygun olacaktır. Ancak kendisini bu alanda daha fazla geliştirmek isteyen ve fotoğraf çekimi için önemli ögelerin nasıl kullanıldığını detaylı bir biçimde öğrenmek isteyen kişiler için İleri Seviye Fotoğrafçılık Eğitimi önerilmektedir. Enstitü bünyesinde verilen bu eğitimleri değerlendirmek sizi bu alanda önemli seviyelere çıkaracaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sürekli Yeni Fotoğraflar Çekin</span></span><br />
<br />
fotoğrafçılık, fotoğrafçılık nedir, fotoğrafçılık türleri, fotoğrafçılık için, fotoğrafçılık önerileri<br />
<br />
<br />
Fotoğraf çekimi konusunda gelişim göstermek için sürekli olarak fotoğraf çekmek gerekir. Gerekli eğitimleri alarak öğrendiğiniz temel terimleri ancak uygulama ile kavrayabilirsiniz. Hangi ışıkta hangi diyafram değeri kullanılır ya da hangi durumlarda enstantane hızı nasıl ayarlanır gibi sorulara hızlıca cevap verebiliyor olmak gerekir. Çünkü, yakalayabileceğiniz muhteşem fotoğraf karesi için bazen çok hızlı davranmanız gerekebilir. Makinenin manuel modunda gelişim sağlamak sürekli fotoğraf çekmek ile mümkün olur.<br />
Fotoğrafın Öznel Bir Ürün Olduğunu Unutmayın<br />
Fotoğraf çekerken bu alanda kendisini kanıtlamış usta fotoğrafçıların fotoğraflarını incelemek ve onları taklit etmek gelişiminize olumlu katkı sağlayabilir. Ancak en iyi fotoğrafların kişinin kendi bakış açısını yansıtan fotoğraflar olduğunu unutmayın. Fotoğraf bir sanattır. Bir fotoğrafı değerli bir sanat ürünü haline getiren de kullanılan makine değil fotoğrafçının özgün yaklaşımıdır. Bu nedenle fotoğraf çekerken kuralları sınır olarak kabul etmeyin ve kendi denemelerinizi yaparak kompozisyon oluşturmaktan kaçınmayın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğraf Makinesi ve Ekipmanları Hakkında Bilgiler Edinin</span></span><br />
fotoğrafçılık, fotoğrafçılık nedir, fotoğrafçılık türleri, fotoğrafçılık için, fotoğrafçılık önerileri<br />
<br />
<br />
Fotoğraf çekerken kullanılan makineleri ve yardımcı ekipmanları bilmek, farklı koşullar altında yapılacak çekimler için nelerin kullanılması gerektiği konusunda yardımcı olur. Sahip olduğunuz makineyi çok iyi tanıyın ancak bununla yetinmeyin. Farklı özellikleri ve geliştirmeleri bulunan pek çok fotoğraf makinesi olduğunu unutmayın. Fotoğrafçılık, bir ressamın tuval ve fırça seçimleri gibi, ekipmanların doğru kullanılmasını da gerektiren bir iştir.<br />
Fotoğraflarınızı Paylaşın ve Fikir Alın<br />
Çektiğiniz fotoğrafları internet ortamında paylaşmaktan ve eleştirilmekten çekinmeyin. Bunun için sıklıkla kullanılan fotoğrafçılık forumlarında değerlendirme bölümlerini kullanabilirsiniz. Bu bölümlerde fotoğraflarınızı paylaşarak, alanda bilgili diğer kişilerin yorumlarını alabilirsiniz. Ayrıca paylaşılan diğer fotoğrafları inceleyerek farklı bakış açılarını keşfedebilirsiniz. Böylece eksik olduğunuz yönlerinizi fark ederek kendinizi geliştirebilirsiniz.<br />
Fotoğrafçılık nedir?<br />
Bir kişinin çevresindeki gözle görülebilen objeleri veya konuları kendi teknik ve estetik donanımına göre yorumlayarak fotoğraflamasına denir. Bu işlemi yapmak için fotoğraf makineleri kullanılır. Profesyonel olarak ya da hobi amaçlı yapılabilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğraf çekiminde kullanılan fotoğrafçılık terimleri nelerdir?</span></span><br />
<br />
Fotoğraf çekerken ışığı ve dolayısıyla görüntüyü kontrol edebilmek için bazı terimler kullanılır. Bunlardan en önemlileri diyafram, enstantane ve ISO olmaktadır. Ayrıca lens uzunluğu, harici ve dahili flash, netleme gibi terimler de kullanılmaktadır.<br />
Fotoğrafçılık yapmak için en önemli şey nedir?<br />
Pek çok alanda olduğu gibi bu alanda da en önemli olan şey eğitim almaktır. Fotoğraf çekimi, koşullara ve şartlara göre pek çok değişkeni içerisinde barındırmaktadır. Bu nedenle, teknik açıdan pozlaması doğru yapılmış fotoğraflar çekmek için konuya hâkim olmak gerekir.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=205508" target="_blank" title="">Fotoğrafçılık ile İlgili Bilmeniz Gerekenler3.jpg</a> (Dosya Boyutu: 241.03 KB / İndirme Sayısı: 89)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılık ile İlgili Bilmeniz Gerekenler</span></span><br />
<br />
Fotoğraf çekmek profesyonel olarak yapılabildiği gibi hobi olarak da yapılabilen bir eylemdir. Amaç ne olursa olsun doğru fotoğrafı çekebilmek için bilinmesi ve dikkat edilmesi gereken belirli kurallar vardır. Çünkü fotoğrafçılık gelişigüzel bir biçimde her gördüğünü kayıt altına almak değildir. Bir konunun, bir olayın veya bir anın en etkili şekilde yansıtılabilmesini amaçlar. Bunun yapılabilmesi için de önemli olan fotoğraf makinesinin kalitesi değil, fotoğrafı çeken kişinin bilgi ve yorumudur.<br />
Hobi olarak çekilen fotoğraflarda fotoğrafçılık kurallarına fazla dikkat edilmez. Amaç, hatırlanmak istenen güzel bir anı saklamak, ilginç bir durumu kayıt altına almaktır. Bir hobi olarak yapılan eylemden keyif almak ve rahatlamak ilk hedeftir. Profesyonel amaçlarla yapılan fotoğraf çekme işinde ise doğru fotoğrafı çekebilmek için genel kurallara uygun davranmak daha önemlidir. Ancak genel kabul gören bu kurallar, hiçbir şekilde değiştirilemeyen katı sınırları belirtmez. Fotoğrafçı kendi bakış açısını yansıtmakta özgürdür. Bir kuralı bozduğu için öznel yaklaşımdan vazgeçilmesi beklenemez. Fotoğrafı bir sanat haline getiren de bu özelliğidir.<br />
Yazımızın devamında fotoğrafçılık ile ilgili genel bilgileri verdikten sonra, daha iyi fotoğraflar çekmek isteyen kişiler için bilinmesi gereken bazı önerileri sıralayacağız. Böylece ister hobi amaçlı olsun ister profesyonel amaçla olsun bu işi daha bilinçli yaparak gelişim sağlamak için neler yapılabileceğine değineceğiz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılık Nedir?</span></span><br />
<br />
Fotoğrafçılık, kişinin dış dünyada gördüklerini, bu alandaki bilgilerini ve özgün bakış açısını da kullanarak belirli teknikler yardımıyla görsel materyallere dönüştürmesidir. Aynı zamanda fotoğraf, kendi içerisinde pek çok farklı türü bulunan bir sanat alanıdır. Fotoğrafçı kullanması gereken işlevsel uygulamalar nedeniyle bir zanaatkar olarak kabul edilebilir. Fotoğraf da estetik değerleri ile bir sanat ürünüdür.<br />
fotoğrafçılık, fotoğrafçılık nedir, fotoğrafçılık türleri, fotoğrafçılık için, fotoğrafçılık önerileri<br />
<br />
Fotoğrafçılık ile ilgili teknik bir açıklama yapmak gerekirse şöyle söylenebilir: Fotoğraf makinesi kullanımı ile ışığın makinenin sahip olduğu hassas yüzey üzerinde görüntü oluşturacak şekilde kontrol edilmesidir. Bu tanımdan da anlaşıldığı gibi, ilk fotoğraftan dijital çağa kadar fotoğrafın kontrol edilmesi ışığın kontrolü ile mümkün olmaktadır. Çünkü fotoğraf çekmek aslında makine içerisine düşen ışığın seçilmesidir. Görüntüyü, fotoğrafı çekilen nesneden yansıyan ve ortamda bulunan ışık ile sensörün buluşması oluşturur.<br />
İçinde bulunduğumuz dijital çağa uygun olarak geliştirilen dijital fotoğraf makinelerinde ise görüntü sensörü elektroniktir. Bu makinelerde görüntü oluşumu, vizörden geçen ışığın sensör üzerindeki pikseller üzerine elektrik yüklenmesi sonucunda işlenmesi ile olur. Sensörler fotoğraf oluşumunda algılayıcı ortam olarak görev yapar. Eski tip film kullanan fotoğraf makinelerinde ise algılayıcı ortam kullanılan filmin kendisidir. Görüntü film üzerinde işlenir. Fotoğrafçılar ise makinenin ayarlarını ve lens özelliklerini kontrol ederek görüntüyü ve ışık miktarını ayarlarlar. Bunun için fotoğraf çekiminde kullanılan temel kavramları öğrenmek oldukça önemlidir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılık Türleri Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Fotoğrafçılık zaman içerisinde gelişerek dijital çağa kadar süregelmiştir. Bu gelişim, her geçen gün daha da gelişmiş makinelerin ve yardımcı araçların üretilmesiyle devam etmektedir. Değişim ve gelişim ile birlikte fotoğrafın farklı türleri ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan fotoğraf türleri de doğal olarak fotoğrafçılığın farklı türlerinin oluşmasını sağlamıştır. Genel kapsamıyla üç aşamada fotoğraf türleri değerlendirilebilir.<br />
fotoğrafçılık, fotoğrafçılık nedir, fotoğrafçılık türleri, fotoğrafçılık için, fotoğrafçılık önerileri<br />
<br />
<br />
Fotoğraf türlerinden ilki monokrom fotoğraftır. Bu fotoğraf türü klasik siyah beyaz fotoğraftır. Renkli fotoğrafın kullanılmaya başlamasından sonra da kullanılmaya devam etmiştir. Düşük maliyeti ve fotoğraflarda klasik havayı yaratması açısından tercih edilmektedir. Dijitalleşme ile, çekilen fotoğraflara dijital ortamlarda siyah beyaz efekti verilebilmektedir. Fotoğrafın monokrom çekiminden çok bu tarz efektlerin kullanımı günümüzde daha yaygındır.<br />
Renkli fotoğraf ise 19. yy. ortalarında icat edilmiştir. Bu türün ilk örnekleri uzun pozlama ile çok uzun sürelerde çekilen fotoğraflardır. Işığa duyarlı olarak oluşturulan hassas yüzeylerin, fotoğraflanmak istenen alan karşısında saatlerce hatta günlerce bekletilmesi ile bu fotoğraf denemeleri gerçekleştirilmiştir. Ancak renkleri beyaz ışığın etkisiyle kalıcı olamamıştır. Üç renk ayrımı ilkesini kullanarak kalıcı renkli ilk fotoğraf 1861 yılında çekilmiştir. Renkli fotoğrafçılık, kullanılan yöntemlerde farklılıklar olsa da devam eden bir türdür.<br />
Günümüzde de yaygın olarak uygulanan son tür dijital fotoğrafçılık olmuştur. İlk dijital makine 1975 yılında Kodak mühendisi Steven Sasson ve beraberindeki teknisyenler tarafından geliştirilmiştir. Bu makineler, klasik fotoğraf filmi yerine daha kaliteli sonuçlar veren dijital görüntü algılayıcılarını kullanmıştır. Ortaya çıkan fotoğraf ise dijitaldir. Böylece işlenmesi, saklanması ve paylaşılması oldukça kolaylaşmıştır. Fotoğrafçıları film maliyetlerinden de kurtararak önemli bir yenilik sağlamıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Doğa Fotoğrafçılığı</span></span><br />
<br />
Doğa fotoğrafçılığı, manzara, yaban hayatı, hayvanlar, bitkiler gibi doğa malzemelerini konu edinen fotoğrafçılık dalı. Doğa fotoğrafçılığı, belgesel fotoğrafçılık olup usulüne göre kayıtlandırıldığında flora ve fauna tespit çalışmalarında görüntü belge olarak kullanılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Moda Fotoğrafçılığı</span></span><br />
<br />
Moda fotoğrafçılığı, giysi ve diğer moda öğlerin gösterilmesiyle ilgilenen bir fotoğraf sanatı türüdür. Moda fotoğrafçılığı sanatı, reklamlar veya Vogue, Vanity Fair, Allure gibi moda dergilerine yön vermiştir. Zaman içinde giysiler ve modanın, egzotik mekanlar ve hikâyeler içinde değeri arttıkça, Moda fotoğrafçılığı kendi estetiği içinde gelişmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuş Fotoğrafçılığı</span></span><br />
<br />
Kuş fotoğrafçılığı, doğa fotoğrafçılığından kuşları gözlemleyen özel fotoğrafçılık dalıdır. Kuş fotoğrafçılığında diğer fotoğrafçılık dallarında kullanılan standart lensler yerine Teleobjektifler kullanılır. Fotoğrafçılık tekniği açısından en zor dallardan biridir. Zaman, sabır ve pahalı ekipman gerektirir. Çekilecek güzel bir fotoğraf için saliseler içinde doğru ayarları yapıp, odaklayıp, net bir şekilde fotoğrafı oluşturmak gerekir.<br />
<br />
<br />
Kuş fotoğrafçılığı "doğa fotoğrafçılığı" kategorisinde değerlendirilir.Kuş fotoğrafçılığı konsantrasyon,sabır ve dikkat gerektiren bir fotoğrafçılık dalıdır.İyi bir kuş fotoğrafçısı ekipmanını iyi tanımalı,sınırlarını bilmeli ve fotoğrafçılığın temel kurallarını uygulayabilmelidir.Kuş fotoğrafı çekmek anlık bir şeydir bu yüzden fotoğrafçı her yönüyle kendini işine verirse ortaya güzel fotoğraflar çıkar.<br />
<br />
Aşağıda kuş fotoğrafçılarının en yoğun kullandığı ekipmanların bir listesi vardır:<br />
<br />
1)Fotoğraf makinesi<br />
<br />
Fotoğraf makinalarının birçok çeşidi vardır,ve fotoğrafçı çekmek istediği fotoğrafa göre fotoğraf makinasını alır,kuş fotoğrafı çekecek bir kimsenin alacağı makinanın takip yeteneği yüksek bir fotoğraf olmalıdır. Fotoğraf makinalarındaki â€œsürekli netlemeâ€ yöntemi (AI Servo â€“ continuous focus â€“ AF-C vb) makinadan makinaya farklılık gösterir.Bir kuşun av anı çok hızlıdır ve o an kuşu insan gözüyle takip edip o anı yakalamak imkânsızdır,bunu için fotoğraf makinasıyla seri çekim yapılmalıdır ve seri çekim yapılabilmesi için saniyede en az 3-5 kare çeken bir makinayla çekim yapılmalıdır.Eğer ki fotoğrafçı süzülen bir kuşu çekmek istiyorsa onun için bu özellikler çok da önemli değildir.<br />
<br />
2)Süper Tele Objektifler<br />
<br />
Eğerki bir kuş fotoğrafı çekmek istiyorsanız dar açılı bir objektife sahip olmalısınız yani bir teleobjektife.Bu tür objektiflerde titreme çok olacağı için tripod kullanılması gerekli olabilir.<br />
<br />
3)Flaş<br />
<br />
Flaşın kullanılması tavsiye edilmesede doğru kullanıldığında güzel fotoğraflar çekilmesine yardımcı olur.Çektiğiniz konu kuş olduğunda bazı durumlar kaçınılmaz hale gelir,kuşlar çoğu zaman sizden uzakta dallar arasında,olumsuz şartlarda meydana çıkarlar.Flaşların makinanın perde hızını â€œflaş uyum hızıâ€na sınırlamak gibi bir yan etkisi vardır ve fazla ışıkta bu hız çok düşük kalabilir. Bu yüzden flaş kullanımı aşırı dikkat ve tecrübe gerektiren bir durumdur.<br />
<br />
4)Flaş Uzatmaları<br />
<br />
Kuş fotoğrafçılarının çoğu odak uzaklığı "300 mm" ve süper tele objektifler kullanırlar,ancak flaşlar bu kadar uzun aralıklarda etkisini gösteremezler.Bunun için flaşın önünde, deniz fenerlerinde kullanılan â€œfresnel mercekâ€ denilen ve ışığı toplayarak bir noktaya güçlü bir şekilde göndermeye yarayan â€œuzatmalarâ€ kullanılır.Bunlar sayesinde flaş ışığının etkisi dağılmaz ve 20m etkisini gösterebilir.<br />
<br />
5)Tele konvertörler<br />
<br />
Kuşlara yaklaşmak çok zor olduğu için bazen objektiflerinde yetersiz olduğu zamanlarda tele konvertörler kullanılır,kullanıldığında netsizlik olası bir şeydir ama bazen işe yarayabiliyor.Çok uzak mesafelerde detay kaybına yol açabilen bu TC ler 15-20m mesafede çok iyi sonuçlar verir ve TC siz çektiğiniz fotoğraflarda elde edemeyeceğiniz detayları alabilmenizi sağlar. Yan etkilerinden en önemlisi, içeri giren ışığın azalmasıdır. Bu da perde hızının düşmesi ve netleme hızının azalmasına neden olur. Bu nedenle kullandığınız fotoğraf makinasının netleme yeteneği ne kadar üst düzeydeyse TC kullanımı o kadar başarılı olur. TC kullanırken genellikle 400 asa ve üzeri kullanmak, perde hızının makul düzeylerde kalmasını sağlar.<br />
<br />
6)Monopod<br />
<br />
Arazide gezerken tripod taşımak çoğu zaman yorucu olduğunda devreye monopodlar girer,monopodlar tripodlara göre daha hafif daha aktifdir,ve netsiliğin önüne geçebilir.Ama kullanımının en büyük nedeni hafifliği ve kullanım kolaylığıdır.<br />
<br />
7)Kamuflaj<br />
<br />
Kuşlara yaklaşmanın en yaygın yoludur, Fotoğrafçı üzerine örttüğü bir kamuflaj ağın altında bekler ve kuşların kendini farketmeden yaklaşmasını umar. Eğer doğru yerdeyse bu bekleyişin ödülü büyük olabilir. Bu tekniği kullanarak kuşlara çok yaklaşabilir ve hatta makro objektiflerle bile kuş fotoğrafı çekebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hamile Fotoğrafçılığı</span></span><br />
<br />
<br />
Hamile fotoğrafçılığı, gebeliğin son dönemini gösteren görece olarak yeni fotoğrafçılık dalı. Portre Fotoğrafçılığının bir alt kategorisidir. Bebeklerin fotoğraflarının çekilmesi hamilelikte başlamış olur. Bu dönemde çekilen fotoğraflar Annenin bebeğini nasıl beklediğini gösterdiği için önemlidir.<br />
<br />
Toplulumuzda yakın geçmişe kadar hamile fotoğrafları bir tabu idi. Ancak 1991'de Demi Moore'un Vanity Fair dergisine 7 aylıkken verdiği pozdan sonra kültürümüzde hamile fotoğrafına bakış açısında bir değişim meydana geldi. Bu fotoğraf toplumun hamile vucudunun güzelliğini fark etmesini sağladı. Ayrıca Hamilelik Fotoğrafları kadınların kendilerini en kötü hissettikleri dönemde gerçekte ne kadar estetik olduklarını görmelerini sağlar.<br />
<br />
Dijital Fotoğraf Manipilasyon teknolojileri sayesinde; gebelerin kendilerini güzel hatırlamaları için göbek çatlakları gibi istenmeyen unsurlar temizlenerek estetik fotoğraflar ortaya konulması mümkün olmuştur. Günümüzde hamilelik fotoğrafları konusunda uzmanlaşma başlamıştır.<br />
<br />
7 ve 8. Aylar en uygun zamanlardır. Göbek çok fazla büyük değil ancak yine de belirgin olmalıdır. Eğer anne adayı ikiz bebek bekliyorsa 6. ayda çekim daha uygundur.<br />
<br />
Ev ve stüdyonun bir arada olması tercih edilmelidir. Çünkü hamilelik fotoğraflarında anne adayının kendini rahat hissedebilmesi diğer fotoğrafçılık dallarına göre daha kritik önem taşır. Gebelik kadının vucudunda birçok ani değişikliğe neden olur. 3. trimester (27-40. haftalar arası) vucut ağırlığı diz ve bel ağrılarına neden olduğu için hamilelerin stüdyo ortamında rahat etmesi imkânsızdır. İdrara sık çıkma ihtiyacı gibi zorluklar dolayısı ile evde çalışmak daha kolaydır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğrafçılık İçin Bilmeniz Gerekenler</span></span><br />
<br />
Fotoğrafçılık alanında kendini geliştirmek isteyen ve bu işi bilinçli bir şekilde yaparak, estetik açıdan daha doğru fotoğraflar çekmek isteyen kişilerin dikkate alması gereken önerileri 5 madde halinde sıralayacağız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Eğitim Almayı İhmal Etmeyin</span></span><br />
<br />
fotoğrafçılık, fotoğrafçılık nedir, fotoğrafçılık türleri, fotoğrafçılık için, fotoğrafçılık önerileri<br />
<br />
<br />
Fotoğrafçılık herkes tarafından yapılabilir bir iş gibi görünse de eğitim alınmadığında gelişim göstermek ve başarılı olabilmek mümkün değildir. Bu nedenle bilinmesi gereken ilk şey eğitimin gerekliliğidir. Öyle ki bu alanda lisans bölümlerinin dışında yüksek lisans eğitimleri veren üniversiteler bile bulunmaktadır.<br />
Akademik açıdan konu ile ilgilenmek istemeyenler için online eğitimler oldukça önemlidir. Eğer fotoğraf çekmek ile ilgili temel bilgileri öğrenmek isterseniz Fotoğrafçılık Eğitimi alabilirsiniz. Bu eğitim fotoğraf çekmeyi hobi olarak gören kişiler için uygun olacaktır. Ancak kendisini bu alanda daha fazla geliştirmek isteyen ve fotoğraf çekimi için önemli ögelerin nasıl kullanıldığını detaylı bir biçimde öğrenmek isteyen kişiler için İleri Seviye Fotoğrafçılık Eğitimi önerilmektedir. Enstitü bünyesinde verilen bu eğitimleri değerlendirmek sizi bu alanda önemli seviyelere çıkaracaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sürekli Yeni Fotoğraflar Çekin</span></span><br />
<br />
fotoğrafçılık, fotoğrafçılık nedir, fotoğrafçılık türleri, fotoğrafçılık için, fotoğrafçılık önerileri<br />
<br />
<br />
Fotoğraf çekimi konusunda gelişim göstermek için sürekli olarak fotoğraf çekmek gerekir. Gerekli eğitimleri alarak öğrendiğiniz temel terimleri ancak uygulama ile kavrayabilirsiniz. Hangi ışıkta hangi diyafram değeri kullanılır ya da hangi durumlarda enstantane hızı nasıl ayarlanır gibi sorulara hızlıca cevap verebiliyor olmak gerekir. Çünkü, yakalayabileceğiniz muhteşem fotoğraf karesi için bazen çok hızlı davranmanız gerekebilir. Makinenin manuel modunda gelişim sağlamak sürekli fotoğraf çekmek ile mümkün olur.<br />
Fotoğrafın Öznel Bir Ürün Olduğunu Unutmayın<br />
Fotoğraf çekerken bu alanda kendisini kanıtlamış usta fotoğrafçıların fotoğraflarını incelemek ve onları taklit etmek gelişiminize olumlu katkı sağlayabilir. Ancak en iyi fotoğrafların kişinin kendi bakış açısını yansıtan fotoğraflar olduğunu unutmayın. Fotoğraf bir sanattır. Bir fotoğrafı değerli bir sanat ürünü haline getiren de kullanılan makine değil fotoğrafçının özgün yaklaşımıdır. Bu nedenle fotoğraf çekerken kuralları sınır olarak kabul etmeyin ve kendi denemelerinizi yaparak kompozisyon oluşturmaktan kaçınmayın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğraf Makinesi ve Ekipmanları Hakkında Bilgiler Edinin</span></span><br />
fotoğrafçılık, fotoğrafçılık nedir, fotoğrafçılık türleri, fotoğrafçılık için, fotoğrafçılık önerileri<br />
<br />
<br />
Fotoğraf çekerken kullanılan makineleri ve yardımcı ekipmanları bilmek, farklı koşullar altında yapılacak çekimler için nelerin kullanılması gerektiği konusunda yardımcı olur. Sahip olduğunuz makineyi çok iyi tanıyın ancak bununla yetinmeyin. Farklı özellikleri ve geliştirmeleri bulunan pek çok fotoğraf makinesi olduğunu unutmayın. Fotoğrafçılık, bir ressamın tuval ve fırça seçimleri gibi, ekipmanların doğru kullanılmasını da gerektiren bir iştir.<br />
Fotoğraflarınızı Paylaşın ve Fikir Alın<br />
Çektiğiniz fotoğrafları internet ortamında paylaşmaktan ve eleştirilmekten çekinmeyin. Bunun için sıklıkla kullanılan fotoğrafçılık forumlarında değerlendirme bölümlerini kullanabilirsiniz. Bu bölümlerde fotoğraflarınızı paylaşarak, alanda bilgili diğer kişilerin yorumlarını alabilirsiniz. Ayrıca paylaşılan diğer fotoğrafları inceleyerek farklı bakış açılarını keşfedebilirsiniz. Böylece eksik olduğunuz yönlerinizi fark ederek kendinizi geliştirebilirsiniz.<br />
Fotoğrafçılık nedir?<br />
Bir kişinin çevresindeki gözle görülebilen objeleri veya konuları kendi teknik ve estetik donanımına göre yorumlayarak fotoğraflamasına denir. Bu işlemi yapmak için fotoğraf makineleri kullanılır. Profesyonel olarak ya da hobi amaçlı yapılabilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fotoğraf çekiminde kullanılan fotoğrafçılık terimleri nelerdir?</span></span><br />
<br />
Fotoğraf çekerken ışığı ve dolayısıyla görüntüyü kontrol edebilmek için bazı terimler kullanılır. Bunlardan en önemlileri diyafram, enstantane ve ISO olmaktadır. Ayrıca lens uzunluğu, harici ve dahili flash, netleme gibi terimler de kullanılmaktadır.<br />
Fotoğrafçılık yapmak için en önemli şey nedir?<br />
Pek çok alanda olduğu gibi bu alanda da en önemli olan şey eğitim almaktır. Fotoğraf çekimi, koşullara ve şartlara göre pek çok değişkeni içerisinde barındırmaktadır. Bu nedenle, teknik açıdan pozlaması doğru yapılmış fotoğraflar çekmek için konuya hâkim olmak gerekir.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hobby Koleksiyonculuk - Kalem Koleksiyonu - Tükenmez ve Dolmakalem Koleksiyonu]]></title>
			<link>https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=16345</link>
			<pubDate>Mon, 11 Jul 2022 12:52:01 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://bilgeforum.com/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=16345</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=133206" target="_blank" title="">Kalem Koleksiyonum V110220240405-N10.jpg</a> (Dosya Boyutu: 693.43 KB / İndirme Sayısı: 218)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hobby Koleksiyonculuk - Kalem Koleksiyonu - Tükenmez ve Dolmakalem Koleksiyonu</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Koleksiyonculuk Nedir? Çeşitleri Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Koleksiyonculuk kısaca, kişinin ilgi duyduğu bir alana ait çeşitli ürün ve objelerin belirli kriterler göz önünde bulundurularak toplanmasıdır. Bu kapsamda ürün ve obje yelpazesi çok geniştir. Bunu sınırlamak doğru olmaz. Toplama kriterleri de yine oldukça geniştir. Türe, renge, boyuta, tarihe vb. birçok faktöre göre toplama da söz konusudur. Özenle toplanan ve kriterlerine göre ayrılan ürünler rutin olarak kontrol edilir ve koleksiyon türüne göre değişmek ile beraber koleksiyona yeni ürünler katılarak koleksiyon genişletilmeye çalışılır.<br />
<br />
Koleksiyon yapmak özen, sabır, merak ve istek gerektirir. Koleksiyon türüne göre değişmek ile beraber bazen maddiyatta gerektirebilmektedir.<br />
<br />
Koleksiyon yapacak kişinin en önemli özelliklerinden birisi araştırmacı ve meraklı olmasıdır. Çünkü koleksiyon işi araştırmaya dayanır. Koleksiyonu yaptığınız ürünlerin özellikleri, nereden bulabileceğiniz, hangi kriterlere göre ayıracağınız… Kısacası birçok konu araştırma ve merakı gerektirir.<br />
<br />
Koleksiyonculuk yaşa, cinsiyete, eğitim durumuna, zenginliğe, fakirliğe bakmaz. Koleksiyonculuk tamamen kişinin kendisi ile alakalı bir durumdur. İnsanın içinden gelen bir istektir diyebilir. Bu tabir belki de en doğru olan tabirdir. Kişi içinden gelen bu isteği dizginleyemez ve kendi şartları doğrultusunda küçük veya büyük koleksiyon yapmaya merak salar. Birçok kişi ne demek istediğimi anlayacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Koleksiyon Çeşitleri Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Koleksiyon çeşitleri dediğimizde burada binlerce kategori sıralayabiliriz. Çünkü bu çeşitlilik tamamen kişinin hayal dünyası ile alakalı bir durumdur. Bir insan en ufak bir şeyi bile koleksiyon olarak görebilir ve buna koleksiyon değeri katabilir. Fakat ülkemizde ve Dünya’da başlıca yapılan ve birçok hobicinin tutkusu olmuş koleksiyon çeşitleri vardır. Bunlardan bazılarını sıralamak gerekirse;<br />
<br />
    Para (maden, kağıt, yerli, yabancı, hatıra vs.) koleksiyonu<br />
    Pul (damgalı, damgasız, yerli, yabancı vs.) koleksiyonu<br />
    Antika (telefon, gramofon, daktilo, kılıç vs.) koleksiyonu<br />
    Araba (klasik veya lüks gibi) koleksiyonu<br />
    Kartvizit koleksiyonu<br />
    Telefon kartı koleksiyonu<br />
    Rozet koleksiyonu<br />
    Tesbih koleksiyonu<br />
    Taso koleksiyonu<br />
    Oyuncak (eski, otomobil, bebek, peluş vs.) koleksiyonu<br />
    Kelebek koleksiyonu<br />
    Yaprak koleksiyonu<br />
    Tohum koleksiyonu<br />
    Düğme koleksiyonu<br />
    Kalem koleksiyonu<br />
    Plak koleksiyonu<br />
    Saat koleksiyonu<br />
    Forma koleksiyonu<br />
    Yumurta koleksiyonu<br />
    Kitap ayıracı koleksiyonu<br />
    Davetiye koleksiyonu<br />
    Taş koleksiyonu<br />
    Gazete ve dergi koleksiyonu<br />
<br />
Bunlar şimdi aklıma gelen ve sizlerle paylaşmak istediğim bazı koleksiyon çeşitleri. Yazımızın başında da dediğimiz gibi koleksiyonu sınırlamak mümkün değildir. Bu çeşitlere binlerce farklı çeşit eklemek mümkündür. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kalem Koleksiyonu - Tükenmez ve Dolmakalem Koleksiyonu</span></span><br />
<br />
Kâğıt ve kalemin ortadan kalktığı günlerdeyiz. Bilgisayarlar ve akıllı telefonlar kâğıt ve kalemin yerine geçeli çok oldu. Böyle bir dünyada siz hala kalem, kâğıt ve mürekkep üzerinde duruyorsunuz...<br />
<br />
Evet, hepimiz bilgisayar kullanıyoruz, çalışıyoruz ve hayatın gerçekleri bunu gerektiriyor ama sonunda her şey aslına rücu ediyor. Klavyeyle yazmak, bizim doğal yazış şeklimiz değil. Doğal olan insanın, elinin terinin, cildindeki yağın ve bileğindeki kokunun kâğıda geçtiği yazı şeklidir, onun karakterini gösteren şeydir. Klavyeyle yazmada bu farklılığı gösteren bir şey yok ama el yazısında herkesin karakterine ilişkin bir şey vardır. Asla rücu budur ki son yıllarda dünyada zaten dolmakaleme ilgide ciddi bir artış var.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İLK KALEMİM HOCAMDAN</span></span><br />
<br />
Sizdeki ilginin seyri nasıl oldu? Kalem sizi mürekkebe, o da kâğıda mı götürdü, yoksa tersi mi?<br />
<br />
Aslında bende kalem ve mürekkep ilgisi birlikte ilerlerdi diyebilirim. İlk dolmakalemimi lise son sınıftayken edebiyat öğretmenimin hediyesi olarak edindim. Kalemi alır almaz ilk yaptığım şey gidip bir mor mürekkep satın almak oldu.<br />
<br />
Peki, bir insan neden koleksiyon yapar ve dahası neden kalem koleksiyonu yapar?<br />
<br />
Benim koleksiyon hikâyem, hadi koleksiyon yapayım diyerek başlamadı. Ben dolmakalemleri çok seviyordum, bir iki tane dolmakalemim vardı, zamanla bu dolmakalem ağır geliyor, bu dolmakalem hafif kalıyor deyip yeni kalemler denemeye başladım. Bu ilgimi gören çevremdekilerin hediyesi ile de evimdeki kalem sayısı arttı. Belki de hepimiz mükemmel dolmakalemi arıyoruz aslında. Çünkü her dolmakalemin farklı bir anatomik yapısı var, ağırlığı farklı, ucu farklı, yazım konforu ve tutma yeri farklı.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TÜKETİP ATMAYA TEPKİ</span></span><br />
<br />
Bir dolmakalem kültüründen söz ediyorsunuz…<br />
<br />
Evet, böyle söylenebilir. Bizim eşya ile ilişkimiz, insanlarla ilişkimizi belirliyor. Eşyaya nasıl davranıyorsak bir süre sonra fark etmeksizin insanlara da öyle davranmaya başlıyoruz. Bizim anne babalarımız her şeyin onarıldığı, senelerce kullanıldığı bir kuşaktan geliyor. Bizim kuşağımıza geldiğimiz zaman bir şey en ufak bir darbeye maruz kaldığı zaman, yıprandığı ve çizildiği zaman, biz onları tamir ettirme ihtiyacı duymaksızın atıyoruz. Kalemler de böyle, tükenmez kalemler, iğne uçlu kalemler, jel uçlu kalemler… Zaten çok ucuz, işimizi de görüyor, alıyoruz, kullanıyoruz ve atıyoruz bu kalemleri. Ve bu insan ilişkilerine de yansıyor. Neden Mevlevilik'te 'görüşmek' diye bir tabir vardır. Mevlevi'ler, bir eşyayı kullanmadan önce ona saygı olarak onu öperler, kullandıktan sonra teşekkür etmek için yine öperler. Biz de aynı şekilde dolmakalemi aldığımız zaman kullanmadan önce ona saygı olarak bir kere yıkıyoruz, kullandıktan sonra tekrar yıkıyoruz, yine saygı gösteriyoruz ve belki de en önemlisi kullandıktan sonra 'bu bitti' diyerek atmıyoruz. Bu bir süre sonra kişinin, insan ilişkilerine de yansıyor. Çünkü biz eşyaya saygı göstermeyi unuttuk. Eşyaya tapmak demiyorum, eşyayı biriktirip ona sahip olmak için yaşamaktan da bahsetmiyorum. Kullandığımız günlük objelerin kıymetini bilmek anlamında söylüyorum.<br />
<br />
Siz hem koleksiyonunu yapıyor hem de kullanıyorsunuz…<br />
<br />
Bu yüzden ben kendimi koleksiyoncu olarak adlandırmıyorum. Ben elimdeki her kalemi mümkün mertebe kullanmaya çalışıyorum. Özel bir bağ kurduğum kalemler hariç, diğer kalemlerimi de sık sık arkadaşlarıma hediye etmeye ve elimdeki kalem sayısını azaltmaya gayret ediyorum.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yanardağın küllerinden kalem</span></span><br />
<br />
En sıra dışı neyle karşılaştınız? Kalem ya da mürekkep olarak…<br />
<br />
Kalemde benim için en sıra dışı olan şey Visconti'nin kalemiydi. Etna yanardağının küllerinden yapılmış bir kalemi var Visconti'nin. Hollanda'da çok butik mürekkep üretimi yapan bir firma var mesela, özellikle çok güzel mürekkepleri ve şişeleri var. Kâğıt olarak da mesela Tomoe River diye bir marka var, çok incedir o kâğıt ama asla arkasına mürekkep geçirmez. El yapımı kalemler vardır mesela, reçineden yapılan… El yapımı tornalardan geçirilip hazırlanan ve yurt dışından getirilen uçların takıldığı enteresan kalemler. Bufalo boynuzundan yapılan kalemler var.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dolmakaleme ilgisi olanlar için neler söylenebilir…</span></span><br />
<br />
Zincir kitapçıların kırtasiye reyonlarından satın almak yerine işi kırtasiyecilik olan insanlardan almayı tercih etmek daha sağlıklı bir yöntem. Yeni başlayanlara direkt pahalı kalemler yerine 50-60 liralık dolmakalemleri tavsiye edebilirim. Aynı yöntem mürekkepte de izlenebilir. Pahalı mürekkep iyidir gibi bir çıkarım yapmak doğru değil. Bunun yerine özellikle üretim tarihi eski olmayan, yani vitrinde çok beklememiş mürekkeplere yönelmek daha uygun olacaktır. Kâğıt ve defter de bu noktada bir sarf malzemesi olarak çıkıyor ve kullandığımız kaleme hatta sağlak veya solak olmamıza göre ihtiyacımız değişebiliyor. İnce uçlu kalemleri sevenlerin tercih edecekleri kâğıtlar ile kalın uçlu dolmakalemleri sevenlerin tercih edeceği kâğıtlar da farklı olacaktır.<br />
<br />
Ofis kırtasiye malzemelerinin en prestijli ürünü olan dolma kalemin bu şöhretini modern kalemin mucidi L.E. Waterman o zamanlardan tahmin etmiş midir bilinmez ama dolma kalem de diğer tüm icatlar gibi bir ihtiyaçtan doğmuş. İmzalayacağı önemli bir sözleşmeyi, kaleminin mürekkep akıtmasından dolayı imzalayamayan Waterman, bu duruma sinirlenerek birçok mürekkep besleme kanalına sahip olan bu kalemi icat etmiş. Bu sayede mürekkebin sistemli bir şekilde akmasını sağlayarak bu tür kazaların önüne geçmiş.<br />
<br />
Diğer mürekkepli kalemlerden farklı bir çalışma mekanizmasına sahip olan bu kalemlerin ucunda bir hazne bulunur. Siz kalemi kağıda her değdirdiğinizde bir damla mürekkep kağıda geçer ve hemen ardından bu diğer bir mürekkep damlası içeri giren havayla birlikte hazneye doğru ilerler. Kağıda bırakılan mürekkep miktarını ise kalemin ucundaki damarlar belirler. Bu çalışma prensibine “Kapıları Hareketi” denilir.<br />
<br />
Dolma kalemin tarihine baktığımızda, aslında bir kalemden daha fazlası olduğunu görüyoruz. Tarih sahnesinin baş aktörlerinin dolma kalemleri en az silahları kadar önemlidir onlar için. Biri başlangıcın diğeri ise sonun aracıdır çünkü. Günümüzde de dünya liderlerinin, bir prestij simgesi olduğu kadar kültür simgesi de olan dolma kalemleri kullandığını görüyoruz.<br />
Özel tasarımlar, tutkuya dönüşenler ve daha fazlası…<br />
<br />
Her şey dijitalleşiyor ve sürat kazanıyor ama bazı tutkular var ki hiçbir sürat bu tutkuların önüne geçemez. Bir ofis kırtasiye malzemesi olan dolma kalem de bir tutkudur bazıları için. Cross, Lamy, Faber-Castell ya da diğer dolma kalem markaları özel insanların hayatında özel anlamlar taşırlar. Örneğin, ünlü yazar Yaşar Kemal, romanlarını kalemle yazmayı tercih edenlerden. Son yıllarda ise dolma kalem tercihini Lamy’den yana kullanıyor. Orhan Pamuk da yazılarını dolma kalemle yazanlardan. Üstelik dolma kalemle ilgili ilginç bir koleksiyonu da bulunuyor ünlü yazarın. Pamuk, dolma kalem kartuşlarını bittiklerinde atmayarak biriktiriyor. Ernest Hemigway, Einstein, Yahya Kemal, Mario Levi ve daha birçok ünlü isim fikirlerini yazıya dökmede en iyi aracın dolma kalem olduğunu düşünüyor.<br />
<br />
Kalem hediye etmek karşınızdaki insana verdiğiniz değeri gösterir. Özel zamanlarda hediye edilen, özel bir hediyedir dolma kalem. İşte bu yüzden Kraliçe 2. Elizabeth tahta çıkışının 60. Yılı için altın kaplama bir dolma kalem tasarlattı ya da Monako Prensi Albert düğünü için özel bir dolma kalem üretilmesini istedi.<br />
<br />
Dolma kalem sahibi olmak ve nasıl kullanılacağını bilmek karşı tarafa hakkınızda büyük ipuçları verir. Bu demek oluyor ki dolma kalem satın almak yalnızca bir kalem satın almak değildir. Araştırma yapmak ve doğru karar vermek önemlidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nasıl başladı bu ince zevkiniz?</span></span><br />
<br />
İlkokuldaydım. Anneannemin hediyesi olan lacivert bir Scrikss’ti ilk kalemim. Sahip çıkamadım, kaybettim kalemi. Yıllar geçti. Rahmetli babam hastaydı. Onu ziyarete gittim, yıllarca kullandığı Montblanc dolmakalemini verdi. Kapağı kırık, markası silinmişti. Servisine götürdüm, yenisinin fiyatına tamir ettiler. İşte o babamdan yadigar kalemle başladı herşey. Kalem cebimde, hemen mürekkep almaya gittim. Kağıda denemek için yazdım; yağ gibi kayıyordu. Kaleme tutuldum resmen. Tek dolmakalemle yetinemeyeceğimi anlayınca araştırdım, okudum, soruşturdum. İnternet büyük nimet. Kalem nasıl alınır, piyasada hangi kalem çok, hangisi az bulunur öğrendim. Daha önce pul, tahvil, antika ya da vintage müzik sistemleri gibi koleksiyonlarım olmuştu. Koleksiyon Kulübü’ne üye oldum, kalemi bilen insanlarla tanıştım. Yurt içi ve dışındaki gezilerde semt pazarları, antikacılar, bit pazarları, yazı ekipmanları fuarlarına gitmeye başladım.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaç dolmakaleminiz var?</span></span><br />
<br />
Koleksiyonumda 1530 civarında nitelikli, nadide, hikayesi olan dolmakalem var.<br />
<br />
Nasıl oluştu bu devasa kalem koleksiyonu?<br />
<br />
Bulduğunuz her şeyi alırsanız devasa bir çöplüğünüz olur. Ben de ilk birkaç yıl öyle yaptım. Sonra o kalemleri hediye ettim, az bulunanlara yöneldim. İstisnalar hariç sadece kullanılmış kalem alıyorum artık.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Neden ikinci el tercih ediyorsunuz?</span></span><br />
<br />
Piyasadaki yeni kalemlerin çoğu rezalet de ondan. Bir de yıpranmış, ümit kesilmiş ama yazma kabiliyetini kaybetmemiş kalemleri hayata döndürmenin heyecanı var. Kullanılmış kalemlerde bir sürü hikaye saklı.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ne tür hikayeler mesela?</span></span><br />
<br />
Müzayededen bir kalem almıştım. Her şeyi altın, özel bir parça. Üzerinde sahibinin adı yazılıydı. Araştırdım, Amerikalı emekli bir senatör çıktı. İnternetten mesaj attım “Kaleminiz bende, ona iyi bakıyorum” diye. Yanıt verdi.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mürekkebiniz de olmalı.</span></span><br />
<br />
Elbette. Mürekkeplere de meraklıyım. Rengarenk mürekkeplerin yanı sıra estetik, göze hoş gelen mürekkep şişeleri de alıyorum. Yazmak için yeşil mürekkebe iltimas geçiyorum.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EN ESKİ KALEMİ 105 YAŞINDA!</span></span><br />
<br />
En eski kaleminiz kaç yaşında?<br />
<br />
Simplo marka 1910 yapımı bir dolmakalemim var. En eskisi o. Hemen hepsini kullanırım. Bir de kullanmaya kıyamadıklarım var. Onlara dokunuyorum, temizliyorum, seyrediyorum...<br />
<br />
Almayı planladığınız kalemler var mı?<br />
<br />
Dupont’un Humphrey Bogart ve Mont Blanc’ın Agatha Christie anısına yaptıkları kalemleri almayı planlıyorum.<br />
<br />
-Ben dolma kalem kullanmayı çok seviyorum.<br />
<br />
+En iyisi tükenmez kalem, ne uğraşacaksın mürekkeple?<br />
<br />
+Bilgisayarda yazmak varken dolma kalemi bırak kalem bile çok gereksiz.<br />
<br />
+Böyle şeylerle uğraşacağına daha faydalı şeyler yapmalısın.<br />
<br />
Eğer, sevgili okuyucular, siz de bu cevaplardan en az birine katılıyor veya bu cevaplara yakın hissediyorsanız fikrinizi değiştirmeye geldim!<br />
<br />
Diğer kalemlerin ve yazı yazmaya yarayan diğer araçların neden asla bir dolma kalemin yerini tutamayacağını Dolma Kalem 101 tadında anlatacağım.<br />
<br />
Ama ondan önce dolma kalemi kısaca tanıtmak istiyorum size.<br />
<br />
Dolma kalem, basit bir anlatımla, içinde mürekkep haznesi bulunan ve mürekkebin o hazneden kalemin orasındaki kanallara, oradan da kalemin ucuna gelmesiyle yazı yazmamıza olanak sağlayan bir kalem çeşididir. Divit denilen ve ucunun mürekkep şişesine batırılarak yazı aracı haline gelen kalemlerin mürekkebe batırılırken şişeyi sürekli devirmeleri üzerine Lewis Edson Waterman tarafından icat edilmiştir. Raflardaki Waterman mürekkeplerini hatırlayanlar varsa, evet, bu marka dolma kalemin mucidi tarafından kurulmuştur.<br />
<br />
Dolma kalemi diğer kalemlerden ayıran en önemli özellik dolma kalemin kişiselleştirilebilir olmasıdır.<br />
<br />
Dolma kalemin her şeyini siz seçersiniz. Dolma kalemin sahip olduğu her bir bileşen sizin kararınızla oluşur, dolayısıyla o kalem diğer kalemlerin olamayacağı kadar ait olur size.<br />
<br />
Model. Dolma kalem denildiğinde akla tek bir resim gelse de mürekkebin konulduğu hazne açısından çeşitli dolma kalem modelleri mevcuttur. Örneğin; kartuşlu modellerde dolma kalemin içine içi mürekkep dolu halde satılan bir tüp takılır. Konvertörlü ve pompalı modellerde ise o tüp birden fazla kullanılabilir ve boş halde satılır. Bu tipe istediğiniz renkte ve çeşitte mürekkep koyabilirsiniz. Kendinden pistonlu dolma kalemler ise, ki benim en sevdiğimdir, -adı üstünde- kalemin kendisi tüp olma özelliğini taşır. Bu model diğer modellere göre daha çok mürekkep almasıyla daha uzun süreli ve sık kullanımlara olanak sağlar.<br />
<br />
Gövde. Dolma kalem geçmişe göre her ne kadar daha az kullanılsa da hala oldukça büyük bir kullanıcı kitlesine sahiptir. Buna bağlı olarak da farklı zevklere uygun birçok renkte, desende ve tasarımda dolma kalem üretilir. Dolma kalem markaları her sene kendi modelleri için özel bir renk seçerler, bazen de yeni bir model tasarlarlar. Tasarlanan bu modeller seri üretim –yani her yıl üretilen-, sınırlı üretim –yani seri numarasına sahip ve sadece bir defa üretilen- veya özel üretim –seri numarasız ve bir defa üretilen, ancak isteğe bağlı olarak yeniden üretilme ihtimaline sahip- olabilir. Sınırlı üretimlerde, özellikle koleksiyoncular arasında, koleksiyonu zenginleştirecek o kalemi alabilmek için adeta tatlı bir savaş başlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yazmak ve Kalem Fetişi</span></span><br />
<br />
Mario Levi günümüz Türk edebiyatının en önemli ve çok yönlü aktörlerinden. Aynı zamanda iletişim eğitmeni olan Levi radyoculuktan gazeteciliğe birçok farklı alanda çalıştı, romanlarıyla büyük başarılara imza attı. Türkiye’de azınlık olgusu üzerinden yakın geçmişe bakan, otobiyografik öğeler de içeren yapıtlarıyla tanıdığımız Levi’yle görece daha az bilinen uğraşı dolmakalem koleksiyonerliği üzerine konuştuk.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dolmakalem merakınız nasıl başladı? Yazı tutkunuzu keşfettiğiniz dönemde mi yoksa daha önce mi?</span></span><br />
<br />
Dolmakalem merakımın tam olarak ne zaman başladığını söylemem kolay değil; ama yazıya ne zaman başladığımı biliyorum. 1975-76 yıllarında, üniversitenin henüz ilk sınıfındayken başlamıştım. Sonra istediğim yazıları yazabilmek için çok uzun bir mücadele döneminden geçtim. Hala da istediklerimin ne kadarını yazabildim, bilmiyorum; ama en azından bu umudu taşımaya devam ediyorum. Dolmakalem hayatıma ortaokul değilse bile lise yıllarında girmişti. Yazmayı sevmiyor değildim. Galiba sistematik bir şekilde dolmakalemle yazmaya ve dolmakalemi tercih etmeye 1980’li yılların sonlarında başladım; belki de 1990’lı yılların başlarıydı. Örneğin ilk hikaye kitabım olan ‘Bir Şehre Gidememek’ dolmakalemle yazıldı. ‘Jacques Brel’ 1986 yılında yayınlandı ve farklı kalemlerle yazılmıştı; dolmakalem henüz girmemişti hayatıma. Ama onu takip eden yıllarda, mesela 1991’deki ‘Madam Floridis Dönmeyebilir’ olsun, 1992’deki ‘En Güzel Aşk Hikayemiz’ olsun, hepsi dolmakalemle yazıldı. Yazdıkça benim dolmakalem merakım artmaya başladı. Gerçek anlamda koleksiyonerliğe geçişim 1990’lı yılların ortalarıdır. Ondan sonra dolmakalem ve defterler hayatımın vazgeçilemez bir parçası oldu.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hangi dolmakalemler ‘koleksiyonluk’ olur sizin için? Birinci el ve ikinci el kalemleri karşılaştırdığınızda hangisi daha cazip?</span></span><br />
<br />
Tabii ki koleksiyonerlik mantığıyla baktığınızda ender ya da çok az kişide bulunabilir dolmakalemler bu mantığa uyar. Biz buna dolmakalemde çok az miktarda çıkan kalemler ya da ‘Limited Edition’ kalemler diyoruz. Kimileri 1000 tane, kimileri 1500-2000 tane çıkar ve bir daha çıkmaz. Bu kalemler ilerleyen yıllarda değer kazanır çünkü artık yenisi yoktur ve bazıları da kaybolmaya, yok olmaya yüz tutar. Sayısı azaldıkça değeri artar. Bu bütün koleksiyonlarda söz konusu olan bir mantıktır; pulda da kartpostalda da böyledir. Ama benim anlayışıma göre sadece bu yoktur; benim için önemli olan o dolmakalemin hayata geçmesidir ve bir hatırasının olmasıdır. Biraz yazarca bir deyişle bir ‘hikayesinin’ olmasıdır. Anlatılmaya değer bir tarafının olmasıdır. Örneğin ben eğer size “şu kalemle ‘İstanbul Bir Masaldı’, şu kalemle ‘En Güzel Aşk Hikayemiz’, şu kalemle ‘Bu Oyunda Gitmek Vardı’ kitaplarımı yazdım” dersem, o kalem o koleksiyonun değerli bir parçasıdır benim için. Üstelik dolmakalemle yazan çok az yazar kaldık. Artık yazarlar genelde doğrudan doğruya bilgisayarda yazmayı tercih ediyorlar. Ama ben hala bütün romanlarımı eskiler gibi defterlere ve dolmakalemle yazmaya devam ediyorum.<br />
<br />
Artık yazarlar genelde doğrudan doğruya bilgisayarda yazmayı tercih ediyorlar. Ama ben hala bütün romanlarımı eskiler gibi defterlere ve dolmakalemle yazmaya devam ediyorum.<br />
 <br />
Dolmakalem koleksiyonu yapan bir kişinin birtakım aksesuarları da toplaması gerekiyor, mürekkep, okka, kılıf gibi. Bu konuda neler söyleyeceksiniz? Sanırım bir dolmakaleme bütün bir set halinde her zaman ulaşamıyoruz.<br />
<br />
Aslında set dolmakalem fikri benim çok hoşuma gitmiyor. Eğer seti bir dolmakalem, bir tükenmezkalem, bir de rollerı, gerekirse aynı kutu içinde bir mürekkebi olan, albenisi çok, sunumu güzel olarak anlıyorsak, bu tür setlerden pek hazzettiğimi söyleyemem. Benim için önemli olan başlı başına dolmakalemin kendisidir. Söyledikleriniz doğru; birtakım aksesuarlar gerekir. Vazgeçilemez aksesuarlar vardır. Mesela bir dolmakalemin zaman zaman kutusu güzeldir. O kutuda durması gerekir o dolmakalemin, kutusuyla anlam kazanır. Çünkü iyi dolmakalemlerin çok iyi tasarımları da vardır. Bazen yanınızda birkaç dolmakalem olmasını isterseniz onların 3-4 dolmakalemi bir arada taşıyabileceğiniz kılıfları vardır, onlar önemlidir. Ama hepsinden vazgeçebilirim. Dolmakalemin hayata geçmesi için olmasa olmaz aksesuarı mürekkeptir. Mürekkep olmadan hiçbir dolmakalemi düşünemezsiniz. Benim için dolmakalemle olan ilişkim burada da anlam kazanıyor, çünkü farklı mürekkep renklerini tercih ediyorum. Bir de farklı mürekkep markaları var, onların da farklı tonları var. Mesela iyi bir Alman mürekkep markası olan Lamy’nin yeşili yine çok iyi bir Alman markası olan Graf von Faber-Castell’in yeşilinden farklıdır. Her ikisi de kendine göre güzeldir. Pelikan’ın yeşili de farklıdır. Neden yeşil diyorum? Çünkü ben kitaplarımı hep yeşil mürekkeple, arada sırada da sepya mürekkeple yazıyorum.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Koleksiyonunuzda kaç kalem var? Sizin için hangi markalar ön planda?</span></span><br />
<br />
İnanın saymadım. Ama 50-60, belki de 100 civarındadır. Az önce size “dolmakalem hayata geçmezse bir anlam taşımaz” diyordum ya, ben tasarımlarını sevdiğim birçok kalemi koleksiyonumun bir köşesinde bulunduruyorum. Birçoğuyla yazdım. Bazıları ayrı bir yerde duruyor ve hala yazılmayı bekliyor. Ama galiba en vazgeçemediğim iki marka Cross ve Graf von Faber-Castell. Onlardan asla vazgeçemiyorum, çünkü iyi bir dolmakalem iyi bir tasarımın yanı sıra iyi de yazmalıdır. Bazı dolmakalemlerle çok yazdığınızda yazı arada sırada kesintiye uğrar. Oysa kâğıdın üzerinde akmalıdır, patinaj yapar gibi; buz üzerinde süzülen buz patencilerini düşünün. Size sorun çıkarmamalıdır. Bana hiç sorun çıkarmayan iki marka Cross ve Graf von Faber-Castell olduğu için onları hep kullandım. Romanlarım için vazgeçilmez kalemlerdir onlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peki sizin için en değerli kalem?</span></span><br />
<br />
Benim için en değerli kalem manevi değeri yüksek olan kalemdir. Dolayısıyla manevi açıdan değerli bir kalem, ki maddi açıdan çok değerli bir kalem değildir, Pelikan’ın oblik uç yani yatay uç dediğimiz bir kalemidir. Çünkü ‘İstanbul Bir Masaldı’ bu kalemle yazıldı. Yaklaşık yedi yılda yazdım bu kitabı. Kaç şişe yeşil mürekkep tükettiğimi bilmiyorum. Hatta birazcık da kırıktır o dolmakalem. Ama benim için en değerli dolmakalem odur.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dolmakalem toplamak maliyetli bir uğraş mı? Nadir dolmakalemlere nasıl erişilir? Fuar ve müzayedelere gitmek mi ya da birtakım bağlantılar ve gruplara ulaşmak mı gerekiyor?</span></span><br />
<br />
Böyle gruplar var. Müzayedeler de vardır şüphesiz, ama benim ilgimi çekmiyor doğrusu. Ben keşfe çıkarım; belirli ritüellerim vardır. Örneğin yurtdışına gittiğimde belirli şehirlerde gittiğim belirli dolmakalem mağazaları vardır; onlar beni zaten tanırlar. Giderim, eğer yeni bir model bütçeme de uygunsa alırım. Bazı dolmakalemlerin fiyatları hakikaten çok yüksektir. İyi bir dolmakalem koleksiyoneri olmak herkesin harcı değildir. İnanın abartmadan söylüyorum, bazı kalemler bir araba fiyatınadır. Çünkü sadece 200 tane çıkar ve fildişindendir örneğin. Çok özel kalemlerdir onlar. Ben bu kadar abartmaktan hoşlanmıyorum; bir kaleme altmış bin Euro vermek bana çok fazla geliyor. Üstelik böyle bir hırsım da yok. Zaman zaman pahalı olabilecek, zaman zaman da çok uygun fiyatlara alınabilecek kalemler vardır. Bir kalemi görürsünüz ve o anda sizi çarparsa çarpar; anlıktır bu. Mesela benim eskicilerden, bitpazarlarından aldığım kalemler vardır. Bazıları çalışır, bazıları da çalışmaz; önemli değil. O anda hoşuma gitmiştir. O anda benim elimin altında olması gerekir. Zaman zaman bakmak, düşünmek, hayal kurmak benim için yeterlidir. İkinci el kalemlerim de vardır, ilk el kalemleri her zaman tercih etmiş olmama rağmen. Ondan sonra hayalini kurarım bunun. Kulüpler veya ilişkiler derseniz, böyle bir kulüp üyeliğim yok ama muhabbetler vardır. Dolmakalem muhabbetleri vardır; bunlar çok güzeldir. İşte o zaman işin içine şu dolmakalem, bu dolmakalem muhabbetleri girer.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak :</span></span><br />
<br />
Konunun Tamamı<br />
internet ortamındaki Çeşitli Sayfalardan Derlenmiştir</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=133206" target="_blank" title="">Kalem Koleksiyonum V110220240405-N10.jpg</a> (Dosya Boyutu: 693.43 KB / İndirme Sayısı: 218)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hobby Koleksiyonculuk - Kalem Koleksiyonu - Tükenmez ve Dolmakalem Koleksiyonu</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Koleksiyonculuk Nedir? Çeşitleri Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Koleksiyonculuk kısaca, kişinin ilgi duyduğu bir alana ait çeşitli ürün ve objelerin belirli kriterler göz önünde bulundurularak toplanmasıdır. Bu kapsamda ürün ve obje yelpazesi çok geniştir. Bunu sınırlamak doğru olmaz. Toplama kriterleri de yine oldukça geniştir. Türe, renge, boyuta, tarihe vb. birçok faktöre göre toplama da söz konusudur. Özenle toplanan ve kriterlerine göre ayrılan ürünler rutin olarak kontrol edilir ve koleksiyon türüne göre değişmek ile beraber koleksiyona yeni ürünler katılarak koleksiyon genişletilmeye çalışılır.<br />
<br />
Koleksiyon yapmak özen, sabır, merak ve istek gerektirir. Koleksiyon türüne göre değişmek ile beraber bazen maddiyatta gerektirebilmektedir.<br />
<br />
Koleksiyon yapacak kişinin en önemli özelliklerinden birisi araştırmacı ve meraklı olmasıdır. Çünkü koleksiyon işi araştırmaya dayanır. Koleksiyonu yaptığınız ürünlerin özellikleri, nereden bulabileceğiniz, hangi kriterlere göre ayıracağınız… Kısacası birçok konu araştırma ve merakı gerektirir.<br />
<br />
Koleksiyonculuk yaşa, cinsiyete, eğitim durumuna, zenginliğe, fakirliğe bakmaz. Koleksiyonculuk tamamen kişinin kendisi ile alakalı bir durumdur. İnsanın içinden gelen bir istektir diyebilir. Bu tabir belki de en doğru olan tabirdir. Kişi içinden gelen bu isteği dizginleyemez ve kendi şartları doğrultusunda küçük veya büyük koleksiyon yapmaya merak salar. Birçok kişi ne demek istediğimi anlayacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Koleksiyon Çeşitleri Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Koleksiyon çeşitleri dediğimizde burada binlerce kategori sıralayabiliriz. Çünkü bu çeşitlilik tamamen kişinin hayal dünyası ile alakalı bir durumdur. Bir insan en ufak bir şeyi bile koleksiyon olarak görebilir ve buna koleksiyon değeri katabilir. Fakat ülkemizde ve Dünya’da başlıca yapılan ve birçok hobicinin tutkusu olmuş koleksiyon çeşitleri vardır. Bunlardan bazılarını sıralamak gerekirse;<br />
<br />
    Para (maden, kağıt, yerli, yabancı, hatıra vs.) koleksiyonu<br />
    Pul (damgalı, damgasız, yerli, yabancı vs.) koleksiyonu<br />
    Antika (telefon, gramofon, daktilo, kılıç vs.) koleksiyonu<br />
    Araba (klasik veya lüks gibi) koleksiyonu<br />
    Kartvizit koleksiyonu<br />
    Telefon kartı koleksiyonu<br />
    Rozet koleksiyonu<br />
    Tesbih koleksiyonu<br />
    Taso koleksiyonu<br />
    Oyuncak (eski, otomobil, bebek, peluş vs.) koleksiyonu<br />
    Kelebek koleksiyonu<br />
    Yaprak koleksiyonu<br />
    Tohum koleksiyonu<br />
    Düğme koleksiyonu<br />
    Kalem koleksiyonu<br />
    Plak koleksiyonu<br />
    Saat koleksiyonu<br />
    Forma koleksiyonu<br />
    Yumurta koleksiyonu<br />
    Kitap ayıracı koleksiyonu<br />
    Davetiye koleksiyonu<br />
    Taş koleksiyonu<br />
    Gazete ve dergi koleksiyonu<br />
<br />
Bunlar şimdi aklıma gelen ve sizlerle paylaşmak istediğim bazı koleksiyon çeşitleri. Yazımızın başında da dediğimiz gibi koleksiyonu sınırlamak mümkün değildir. Bu çeşitlere binlerce farklı çeşit eklemek mümkündür. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kalem Koleksiyonu - Tükenmez ve Dolmakalem Koleksiyonu</span></span><br />
<br />
Kâğıt ve kalemin ortadan kalktığı günlerdeyiz. Bilgisayarlar ve akıllı telefonlar kâğıt ve kalemin yerine geçeli çok oldu. Böyle bir dünyada siz hala kalem, kâğıt ve mürekkep üzerinde duruyorsunuz...<br />
<br />
Evet, hepimiz bilgisayar kullanıyoruz, çalışıyoruz ve hayatın gerçekleri bunu gerektiriyor ama sonunda her şey aslına rücu ediyor. Klavyeyle yazmak, bizim doğal yazış şeklimiz değil. Doğal olan insanın, elinin terinin, cildindeki yağın ve bileğindeki kokunun kâğıda geçtiği yazı şeklidir, onun karakterini gösteren şeydir. Klavyeyle yazmada bu farklılığı gösteren bir şey yok ama el yazısında herkesin karakterine ilişkin bir şey vardır. Asla rücu budur ki son yıllarda dünyada zaten dolmakaleme ilgide ciddi bir artış var.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İLK KALEMİM HOCAMDAN</span></span><br />
<br />
Sizdeki ilginin seyri nasıl oldu? Kalem sizi mürekkebe, o da kâğıda mı götürdü, yoksa tersi mi?<br />
<br />
Aslında bende kalem ve mürekkep ilgisi birlikte ilerlerdi diyebilirim. İlk dolmakalemimi lise son sınıftayken edebiyat öğretmenimin hediyesi olarak edindim. Kalemi alır almaz ilk yaptığım şey gidip bir mor mürekkep satın almak oldu.<br />
<br />
Peki, bir insan neden koleksiyon yapar ve dahası neden kalem koleksiyonu yapar?<br />
<br />
Benim koleksiyon hikâyem, hadi koleksiyon yapayım diyerek başlamadı. Ben dolmakalemleri çok seviyordum, bir iki tane dolmakalemim vardı, zamanla bu dolmakalem ağır geliyor, bu dolmakalem hafif kalıyor deyip yeni kalemler denemeye başladım. Bu ilgimi gören çevremdekilerin hediyesi ile de evimdeki kalem sayısı arttı. Belki de hepimiz mükemmel dolmakalemi arıyoruz aslında. Çünkü her dolmakalemin farklı bir anatomik yapısı var, ağırlığı farklı, ucu farklı, yazım konforu ve tutma yeri farklı.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TÜKETİP ATMAYA TEPKİ</span></span><br />
<br />
Bir dolmakalem kültüründen söz ediyorsunuz…<br />
<br />
Evet, böyle söylenebilir. Bizim eşya ile ilişkimiz, insanlarla ilişkimizi belirliyor. Eşyaya nasıl davranıyorsak bir süre sonra fark etmeksizin insanlara da öyle davranmaya başlıyoruz. Bizim anne babalarımız her şeyin onarıldığı, senelerce kullanıldığı bir kuşaktan geliyor. Bizim kuşağımıza geldiğimiz zaman bir şey en ufak bir darbeye maruz kaldığı zaman, yıprandığı ve çizildiği zaman, biz onları tamir ettirme ihtiyacı duymaksızın atıyoruz. Kalemler de böyle, tükenmez kalemler, iğne uçlu kalemler, jel uçlu kalemler… Zaten çok ucuz, işimizi de görüyor, alıyoruz, kullanıyoruz ve atıyoruz bu kalemleri. Ve bu insan ilişkilerine de yansıyor. Neden Mevlevilik'te 'görüşmek' diye bir tabir vardır. Mevlevi'ler, bir eşyayı kullanmadan önce ona saygı olarak onu öperler, kullandıktan sonra teşekkür etmek için yine öperler. Biz de aynı şekilde dolmakalemi aldığımız zaman kullanmadan önce ona saygı olarak bir kere yıkıyoruz, kullandıktan sonra tekrar yıkıyoruz, yine saygı gösteriyoruz ve belki de en önemlisi kullandıktan sonra 'bu bitti' diyerek atmıyoruz. Bu bir süre sonra kişinin, insan ilişkilerine de yansıyor. Çünkü biz eşyaya saygı göstermeyi unuttuk. Eşyaya tapmak demiyorum, eşyayı biriktirip ona sahip olmak için yaşamaktan da bahsetmiyorum. Kullandığımız günlük objelerin kıymetini bilmek anlamında söylüyorum.<br />
<br />
Siz hem koleksiyonunu yapıyor hem de kullanıyorsunuz…<br />
<br />
Bu yüzden ben kendimi koleksiyoncu olarak adlandırmıyorum. Ben elimdeki her kalemi mümkün mertebe kullanmaya çalışıyorum. Özel bir bağ kurduğum kalemler hariç, diğer kalemlerimi de sık sık arkadaşlarıma hediye etmeye ve elimdeki kalem sayısını azaltmaya gayret ediyorum.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yanardağın küllerinden kalem</span></span><br />
<br />
En sıra dışı neyle karşılaştınız? Kalem ya da mürekkep olarak…<br />
<br />
Kalemde benim için en sıra dışı olan şey Visconti'nin kalemiydi. Etna yanardağının küllerinden yapılmış bir kalemi var Visconti'nin. Hollanda'da çok butik mürekkep üretimi yapan bir firma var mesela, özellikle çok güzel mürekkepleri ve şişeleri var. Kâğıt olarak da mesela Tomoe River diye bir marka var, çok incedir o kâğıt ama asla arkasına mürekkep geçirmez. El yapımı kalemler vardır mesela, reçineden yapılan… El yapımı tornalardan geçirilip hazırlanan ve yurt dışından getirilen uçların takıldığı enteresan kalemler. Bufalo boynuzundan yapılan kalemler var.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dolmakaleme ilgisi olanlar için neler söylenebilir…</span></span><br />
<br />
Zincir kitapçıların kırtasiye reyonlarından satın almak yerine işi kırtasiyecilik olan insanlardan almayı tercih etmek daha sağlıklı bir yöntem. Yeni başlayanlara direkt pahalı kalemler yerine 50-60 liralık dolmakalemleri tavsiye edebilirim. Aynı yöntem mürekkepte de izlenebilir. Pahalı mürekkep iyidir gibi bir çıkarım yapmak doğru değil. Bunun yerine özellikle üretim tarihi eski olmayan, yani vitrinde çok beklememiş mürekkeplere yönelmek daha uygun olacaktır. Kâğıt ve defter de bu noktada bir sarf malzemesi olarak çıkıyor ve kullandığımız kaleme hatta sağlak veya solak olmamıza göre ihtiyacımız değişebiliyor. İnce uçlu kalemleri sevenlerin tercih edecekleri kâğıtlar ile kalın uçlu dolmakalemleri sevenlerin tercih edeceği kâğıtlar da farklı olacaktır.<br />
<br />
Ofis kırtasiye malzemelerinin en prestijli ürünü olan dolma kalemin bu şöhretini modern kalemin mucidi L.E. Waterman o zamanlardan tahmin etmiş midir bilinmez ama dolma kalem de diğer tüm icatlar gibi bir ihtiyaçtan doğmuş. İmzalayacağı önemli bir sözleşmeyi, kaleminin mürekkep akıtmasından dolayı imzalayamayan Waterman, bu duruma sinirlenerek birçok mürekkep besleme kanalına sahip olan bu kalemi icat etmiş. Bu sayede mürekkebin sistemli bir şekilde akmasını sağlayarak bu tür kazaların önüne geçmiş.<br />
<br />
Diğer mürekkepli kalemlerden farklı bir çalışma mekanizmasına sahip olan bu kalemlerin ucunda bir hazne bulunur. Siz kalemi kağıda her değdirdiğinizde bir damla mürekkep kağıda geçer ve hemen ardından bu diğer bir mürekkep damlası içeri giren havayla birlikte hazneye doğru ilerler. Kağıda bırakılan mürekkep miktarını ise kalemin ucundaki damarlar belirler. Bu çalışma prensibine “Kapıları Hareketi” denilir.<br />
<br />
Dolma kalemin tarihine baktığımızda, aslında bir kalemden daha fazlası olduğunu görüyoruz. Tarih sahnesinin baş aktörlerinin dolma kalemleri en az silahları kadar önemlidir onlar için. Biri başlangıcın diğeri ise sonun aracıdır çünkü. Günümüzde de dünya liderlerinin, bir prestij simgesi olduğu kadar kültür simgesi de olan dolma kalemleri kullandığını görüyoruz.<br />
Özel tasarımlar, tutkuya dönüşenler ve daha fazlası…<br />
<br />
Her şey dijitalleşiyor ve sürat kazanıyor ama bazı tutkular var ki hiçbir sürat bu tutkuların önüne geçemez. Bir ofis kırtasiye malzemesi olan dolma kalem de bir tutkudur bazıları için. Cross, Lamy, Faber-Castell ya da diğer dolma kalem markaları özel insanların hayatında özel anlamlar taşırlar. Örneğin, ünlü yazar Yaşar Kemal, romanlarını kalemle yazmayı tercih edenlerden. Son yıllarda ise dolma kalem tercihini Lamy’den yana kullanıyor. Orhan Pamuk da yazılarını dolma kalemle yazanlardan. Üstelik dolma kalemle ilgili ilginç bir koleksiyonu da bulunuyor ünlü yazarın. Pamuk, dolma kalem kartuşlarını bittiklerinde atmayarak biriktiriyor. Ernest Hemigway, Einstein, Yahya Kemal, Mario Levi ve daha birçok ünlü isim fikirlerini yazıya dökmede en iyi aracın dolma kalem olduğunu düşünüyor.<br />
<br />
Kalem hediye etmek karşınızdaki insana verdiğiniz değeri gösterir. Özel zamanlarda hediye edilen, özel bir hediyedir dolma kalem. İşte bu yüzden Kraliçe 2. Elizabeth tahta çıkışının 60. Yılı için altın kaplama bir dolma kalem tasarlattı ya da Monako Prensi Albert düğünü için özel bir dolma kalem üretilmesini istedi.<br />
<br />
Dolma kalem sahibi olmak ve nasıl kullanılacağını bilmek karşı tarafa hakkınızda büyük ipuçları verir. Bu demek oluyor ki dolma kalem satın almak yalnızca bir kalem satın almak değildir. Araştırma yapmak ve doğru karar vermek önemlidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nasıl başladı bu ince zevkiniz?</span></span><br />
<br />
İlkokuldaydım. Anneannemin hediyesi olan lacivert bir Scrikss’ti ilk kalemim. Sahip çıkamadım, kaybettim kalemi. Yıllar geçti. Rahmetli babam hastaydı. Onu ziyarete gittim, yıllarca kullandığı Montblanc dolmakalemini verdi. Kapağı kırık, markası silinmişti. Servisine götürdüm, yenisinin fiyatına tamir ettiler. İşte o babamdan yadigar kalemle başladı herşey. Kalem cebimde, hemen mürekkep almaya gittim. Kağıda denemek için yazdım; yağ gibi kayıyordu. Kaleme tutuldum resmen. Tek dolmakalemle yetinemeyeceğimi anlayınca araştırdım, okudum, soruşturdum. İnternet büyük nimet. Kalem nasıl alınır, piyasada hangi kalem çok, hangisi az bulunur öğrendim. Daha önce pul, tahvil, antika ya da vintage müzik sistemleri gibi koleksiyonlarım olmuştu. Koleksiyon Kulübü’ne üye oldum, kalemi bilen insanlarla tanıştım. Yurt içi ve dışındaki gezilerde semt pazarları, antikacılar, bit pazarları, yazı ekipmanları fuarlarına gitmeye başladım.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaç dolmakaleminiz var?</span></span><br />
<br />
Koleksiyonumda 1530 civarında nitelikli, nadide, hikayesi olan dolmakalem var.<br />
<br />
Nasıl oluştu bu devasa kalem koleksiyonu?<br />
<br />
Bulduğunuz her şeyi alırsanız devasa bir çöplüğünüz olur. Ben de ilk birkaç yıl öyle yaptım. Sonra o kalemleri hediye ettim, az bulunanlara yöneldim. İstisnalar hariç sadece kullanılmış kalem alıyorum artık.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Neden ikinci el tercih ediyorsunuz?</span></span><br />
<br />
Piyasadaki yeni kalemlerin çoğu rezalet de ondan. Bir de yıpranmış, ümit kesilmiş ama yazma kabiliyetini kaybetmemiş kalemleri hayata döndürmenin heyecanı var. Kullanılmış kalemlerde bir sürü hikaye saklı.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ne tür hikayeler mesela?</span></span><br />
<br />
Müzayededen bir kalem almıştım. Her şeyi altın, özel bir parça. Üzerinde sahibinin adı yazılıydı. Araştırdım, Amerikalı emekli bir senatör çıktı. İnternetten mesaj attım “Kaleminiz bende, ona iyi bakıyorum” diye. Yanıt verdi.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mürekkebiniz de olmalı.</span></span><br />
<br />
Elbette. Mürekkeplere de meraklıyım. Rengarenk mürekkeplerin yanı sıra estetik, göze hoş gelen mürekkep şişeleri de alıyorum. Yazmak için yeşil mürekkebe iltimas geçiyorum.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EN ESKİ KALEMİ 105 YAŞINDA!</span></span><br />
<br />
En eski kaleminiz kaç yaşında?<br />
<br />
Simplo marka 1910 yapımı bir dolmakalemim var. En eskisi o. Hemen hepsini kullanırım. Bir de kullanmaya kıyamadıklarım var. Onlara dokunuyorum, temizliyorum, seyrediyorum...<br />
<br />
Almayı planladığınız kalemler var mı?<br />
<br />
Dupont’un Humphrey Bogart ve Mont Blanc’ın Agatha Christie anısına yaptıkları kalemleri almayı planlıyorum.<br />
<br />
-Ben dolma kalem kullanmayı çok seviyorum.<br />
<br />
+En iyisi tükenmez kalem, ne uğraşacaksın mürekkeple?<br />
<br />
+Bilgisayarda yazmak varken dolma kalemi bırak kalem bile çok gereksiz.<br />
<br />
+Böyle şeylerle uğraşacağına daha faydalı şeyler yapmalısın.<br />
<br />
Eğer, sevgili okuyucular, siz de bu cevaplardan en az birine katılıyor veya bu cevaplara yakın hissediyorsanız fikrinizi değiştirmeye geldim!<br />
<br />
Diğer kalemlerin ve yazı yazmaya yarayan diğer araçların neden asla bir dolma kalemin yerini tutamayacağını Dolma Kalem 101 tadında anlatacağım.<br />
<br />
Ama ondan önce dolma kalemi kısaca tanıtmak istiyorum size.<br />
<br />
Dolma kalem, basit bir anlatımla, içinde mürekkep haznesi bulunan ve mürekkebin o hazneden kalemin orasındaki kanallara, oradan da kalemin ucuna gelmesiyle yazı yazmamıza olanak sağlayan bir kalem çeşididir. Divit denilen ve ucunun mürekkep şişesine batırılarak yazı aracı haline gelen kalemlerin mürekkebe batırılırken şişeyi sürekli devirmeleri üzerine Lewis Edson Waterman tarafından icat edilmiştir. Raflardaki Waterman mürekkeplerini hatırlayanlar varsa, evet, bu marka dolma kalemin mucidi tarafından kurulmuştur.<br />
<br />
Dolma kalemi diğer kalemlerden ayıran en önemli özellik dolma kalemin kişiselleştirilebilir olmasıdır.<br />
<br />
Dolma kalemin her şeyini siz seçersiniz. Dolma kalemin sahip olduğu her bir bileşen sizin kararınızla oluşur, dolayısıyla o kalem diğer kalemlerin olamayacağı kadar ait olur size.<br />
<br />
Model. Dolma kalem denildiğinde akla tek bir resim gelse de mürekkebin konulduğu hazne açısından çeşitli dolma kalem modelleri mevcuttur. Örneğin; kartuşlu modellerde dolma kalemin içine içi mürekkep dolu halde satılan bir tüp takılır. Konvertörlü ve pompalı modellerde ise o tüp birden fazla kullanılabilir ve boş halde satılır. Bu tipe istediğiniz renkte ve çeşitte mürekkep koyabilirsiniz. Kendinden pistonlu dolma kalemler ise, ki benim en sevdiğimdir, -adı üstünde- kalemin kendisi tüp olma özelliğini taşır. Bu model diğer modellere göre daha çok mürekkep almasıyla daha uzun süreli ve sık kullanımlara olanak sağlar.<br />
<br />
Gövde. Dolma kalem geçmişe göre her ne kadar daha az kullanılsa da hala oldukça büyük bir kullanıcı kitlesine sahiptir. Buna bağlı olarak da farklı zevklere uygun birçok renkte, desende ve tasarımda dolma kalem üretilir. Dolma kalem markaları her sene kendi modelleri için özel bir renk seçerler, bazen de yeni bir model tasarlarlar. Tasarlanan bu modeller seri üretim –yani her yıl üretilen-, sınırlı üretim –yani seri numarasına sahip ve sadece bir defa üretilen- veya özel üretim –seri numarasız ve bir defa üretilen, ancak isteğe bağlı olarak yeniden üretilme ihtimaline sahip- olabilir. Sınırlı üretimlerde, özellikle koleksiyoncular arasında, koleksiyonu zenginleştirecek o kalemi alabilmek için adeta tatlı bir savaş başlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yazmak ve Kalem Fetişi</span></span><br />
<br />
Mario Levi günümüz Türk edebiyatının en önemli ve çok yönlü aktörlerinden. Aynı zamanda iletişim eğitmeni olan Levi radyoculuktan gazeteciliğe birçok farklı alanda çalıştı, romanlarıyla büyük başarılara imza attı. Türkiye’de azınlık olgusu üzerinden yakın geçmişe bakan, otobiyografik öğeler de içeren yapıtlarıyla tanıdığımız Levi’yle görece daha az bilinen uğraşı dolmakalem koleksiyonerliği üzerine konuştuk.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dolmakalem merakınız nasıl başladı? Yazı tutkunuzu keşfettiğiniz dönemde mi yoksa daha önce mi?</span></span><br />
<br />
Dolmakalem merakımın tam olarak ne zaman başladığını söylemem kolay değil; ama yazıya ne zaman başladığımı biliyorum. 1975-76 yıllarında, üniversitenin henüz ilk sınıfındayken başlamıştım. Sonra istediğim yazıları yazabilmek için çok uzun bir mücadele döneminden geçtim. Hala da istediklerimin ne kadarını yazabildim, bilmiyorum; ama en azından bu umudu taşımaya devam ediyorum. Dolmakalem hayatıma ortaokul değilse bile lise yıllarında girmişti. Yazmayı sevmiyor değildim. Galiba sistematik bir şekilde dolmakalemle yazmaya ve dolmakalemi tercih etmeye 1980’li yılların sonlarında başladım; belki de 1990’lı yılların başlarıydı. Örneğin ilk hikaye kitabım olan ‘Bir Şehre Gidememek’ dolmakalemle yazıldı. ‘Jacques Brel’ 1986 yılında yayınlandı ve farklı kalemlerle yazılmıştı; dolmakalem henüz girmemişti hayatıma. Ama onu takip eden yıllarda, mesela 1991’deki ‘Madam Floridis Dönmeyebilir’ olsun, 1992’deki ‘En Güzel Aşk Hikayemiz’ olsun, hepsi dolmakalemle yazıldı. Yazdıkça benim dolmakalem merakım artmaya başladı. Gerçek anlamda koleksiyonerliğe geçişim 1990’lı yılların ortalarıdır. Ondan sonra dolmakalem ve defterler hayatımın vazgeçilemez bir parçası oldu.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hangi dolmakalemler ‘koleksiyonluk’ olur sizin için? Birinci el ve ikinci el kalemleri karşılaştırdığınızda hangisi daha cazip?</span></span><br />
<br />
Tabii ki koleksiyonerlik mantığıyla baktığınızda ender ya da çok az kişide bulunabilir dolmakalemler bu mantığa uyar. Biz buna dolmakalemde çok az miktarda çıkan kalemler ya da ‘Limited Edition’ kalemler diyoruz. Kimileri 1000 tane, kimileri 1500-2000 tane çıkar ve bir daha çıkmaz. Bu kalemler ilerleyen yıllarda değer kazanır çünkü artık yenisi yoktur ve bazıları da kaybolmaya, yok olmaya yüz tutar. Sayısı azaldıkça değeri artar. Bu bütün koleksiyonlarda söz konusu olan bir mantıktır; pulda da kartpostalda da böyledir. Ama benim anlayışıma göre sadece bu yoktur; benim için önemli olan o dolmakalemin hayata geçmesidir ve bir hatırasının olmasıdır. Biraz yazarca bir deyişle bir ‘hikayesinin’ olmasıdır. Anlatılmaya değer bir tarafının olmasıdır. Örneğin ben eğer size “şu kalemle ‘İstanbul Bir Masaldı’, şu kalemle ‘En Güzel Aşk Hikayemiz’, şu kalemle ‘Bu Oyunda Gitmek Vardı’ kitaplarımı yazdım” dersem, o kalem o koleksiyonun değerli bir parçasıdır benim için. Üstelik dolmakalemle yazan çok az yazar kaldık. Artık yazarlar genelde doğrudan doğruya bilgisayarda yazmayı tercih ediyorlar. Ama ben hala bütün romanlarımı eskiler gibi defterlere ve dolmakalemle yazmaya devam ediyorum.<br />
<br />
Artık yazarlar genelde doğrudan doğruya bilgisayarda yazmayı tercih ediyorlar. Ama ben hala bütün romanlarımı eskiler gibi defterlere ve dolmakalemle yazmaya devam ediyorum.<br />
 <br />
Dolmakalem koleksiyonu yapan bir kişinin birtakım aksesuarları da toplaması gerekiyor, mürekkep, okka, kılıf gibi. Bu konuda neler söyleyeceksiniz? Sanırım bir dolmakaleme bütün bir set halinde her zaman ulaşamıyoruz.<br />
<br />
Aslında set dolmakalem fikri benim çok hoşuma gitmiyor. Eğer seti bir dolmakalem, bir tükenmezkalem, bir de rollerı, gerekirse aynı kutu içinde bir mürekkebi olan, albenisi çok, sunumu güzel olarak anlıyorsak, bu tür setlerden pek hazzettiğimi söyleyemem. Benim için önemli olan başlı başına dolmakalemin kendisidir. Söyledikleriniz doğru; birtakım aksesuarlar gerekir. Vazgeçilemez aksesuarlar vardır. Mesela bir dolmakalemin zaman zaman kutusu güzeldir. O kutuda durması gerekir o dolmakalemin, kutusuyla anlam kazanır. Çünkü iyi dolmakalemlerin çok iyi tasarımları da vardır. Bazen yanınızda birkaç dolmakalem olmasını isterseniz onların 3-4 dolmakalemi bir arada taşıyabileceğiniz kılıfları vardır, onlar önemlidir. Ama hepsinden vazgeçebilirim. Dolmakalemin hayata geçmesi için olmasa olmaz aksesuarı mürekkeptir. Mürekkep olmadan hiçbir dolmakalemi düşünemezsiniz. Benim için dolmakalemle olan ilişkim burada da anlam kazanıyor, çünkü farklı mürekkep renklerini tercih ediyorum. Bir de farklı mürekkep markaları var, onların da farklı tonları var. Mesela iyi bir Alman mürekkep markası olan Lamy’nin yeşili yine çok iyi bir Alman markası olan Graf von Faber-Castell’in yeşilinden farklıdır. Her ikisi de kendine göre güzeldir. Pelikan’ın yeşili de farklıdır. Neden yeşil diyorum? Çünkü ben kitaplarımı hep yeşil mürekkeple, arada sırada da sepya mürekkeple yazıyorum.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Koleksiyonunuzda kaç kalem var? Sizin için hangi markalar ön planda?</span></span><br />
<br />
İnanın saymadım. Ama 50-60, belki de 100 civarındadır. Az önce size “dolmakalem hayata geçmezse bir anlam taşımaz” diyordum ya, ben tasarımlarını sevdiğim birçok kalemi koleksiyonumun bir köşesinde bulunduruyorum. Birçoğuyla yazdım. Bazıları ayrı bir yerde duruyor ve hala yazılmayı bekliyor. Ama galiba en vazgeçemediğim iki marka Cross ve Graf von Faber-Castell. Onlardan asla vazgeçemiyorum, çünkü iyi bir dolmakalem iyi bir tasarımın yanı sıra iyi de yazmalıdır. Bazı dolmakalemlerle çok yazdığınızda yazı arada sırada kesintiye uğrar. Oysa kâğıdın üzerinde akmalıdır, patinaj yapar gibi; buz üzerinde süzülen buz patencilerini düşünün. Size sorun çıkarmamalıdır. Bana hiç sorun çıkarmayan iki marka Cross ve Graf von Faber-Castell olduğu için onları hep kullandım. Romanlarım için vazgeçilmez kalemlerdir onlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peki sizin için en değerli kalem?</span></span><br />
<br />
Benim için en değerli kalem manevi değeri yüksek olan kalemdir. Dolayısıyla manevi açıdan değerli bir kalem, ki maddi açıdan çok değerli bir kalem değildir, Pelikan’ın oblik uç yani yatay uç dediğimiz bir kalemidir. Çünkü ‘İstanbul Bir Masaldı’ bu kalemle yazıldı. Yaklaşık yedi yılda yazdım bu kitabı. Kaç şişe yeşil mürekkep tükettiğimi bilmiyorum. Hatta birazcık da kırıktır o dolmakalem. Ama benim için en değerli dolmakalem odur.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dolmakalem toplamak maliyetli bir uğraş mı? Nadir dolmakalemlere nasıl erişilir? Fuar ve müzayedelere gitmek mi ya da birtakım bağlantılar ve gruplara ulaşmak mı gerekiyor?</span></span><br />
<br />
Böyle gruplar var. Müzayedeler de vardır şüphesiz, ama benim ilgimi çekmiyor doğrusu. Ben keşfe çıkarım; belirli ritüellerim vardır. Örneğin yurtdışına gittiğimde belirli şehirlerde gittiğim belirli dolmakalem mağazaları vardır; onlar beni zaten tanırlar. Giderim, eğer yeni bir model bütçeme de uygunsa alırım. Bazı dolmakalemlerin fiyatları hakikaten çok yüksektir. İyi bir dolmakalem koleksiyoneri olmak herkesin harcı değildir. İnanın abartmadan söylüyorum, bazı kalemler bir araba fiyatınadır. Çünkü sadece 200 tane çıkar ve fildişindendir örneğin. Çok özel kalemlerdir onlar. Ben bu kadar abartmaktan hoşlanmıyorum; bir kaleme altmış bin Euro vermek bana çok fazla geliyor. Üstelik böyle bir hırsım da yok. Zaman zaman pahalı olabilecek, zaman zaman da çok uygun fiyatlara alınabilecek kalemler vardır. Bir kalemi görürsünüz ve o anda sizi çarparsa çarpar; anlıktır bu. Mesela benim eskicilerden, bitpazarlarından aldığım kalemler vardır. Bazıları çalışır, bazıları da çalışmaz; önemli değil. O anda hoşuma gitmiştir. O anda benim elimin altında olması gerekir. Zaman zaman bakmak, düşünmek, hayal kurmak benim için yeterlidir. İkinci el kalemlerim de vardır, ilk el kalemleri her zaman tercih etmiş olmama rağmen. Ondan sonra hayalini kurarım bunun. Kulüpler veya ilişkiler derseniz, böyle bir kulüp üyeliğim yok ama muhabbetler vardır. Dolmakalem muhabbetleri vardır; bunlar çok güzeldir. İşte o zaman işin içine şu dolmakalem, bu dolmakalem muhabbetleri girer.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak :</span></span><br />
<br />
Konunun Tamamı<br />
internet ortamındaki Çeşitli Sayfalardan Derlenmiştir</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hoby Forumculuk Neden Güç Kaybediyor?]]></title>
			<link>https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=9273</link>
			<pubDate>Wed, 29 Apr 2020 12:09:32 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://bilgeforum.com/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=9273</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=205507" target="_blank" title="">Hobby Forumculuk2.jpg</a> (Dosya Boyutu: 207.19 KB / İndirme Sayısı: 85)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hoby Forumculuk Neden Güç Kaybediyor?</span></span><br />
<br />
Forum Siteleri Nedir? Forumlar Hakkında Önemli Bilgiler<br />
<br />
Forum sitelerinin ne olduğu ve işleyişlerine dair bazı yararlı bilgiler vereceğiz.<br />
<br />
Forum sitesi, yetkililer harici kişilerin de paylaşım yapıp tartışma ortamı oluşturabildiği, görüşlerini, çalışmalarını diğer insanlarla paylaşabildikleri internet sitesidir. Forum siteleri tek bir alanda olabileceği gibi birden fazla kategoride, hatta genel kategorilerde olabilirler.<br />
<br />
Bir sitenin forum olup olmadığını nasıl anlarım?<br />
<br />
Bunun  için o sitenin görünüşünü ve iç yapısını inceleyin. Mesela altta verdiğimiz görsel bir forum sitesine aittir.  Forumlar bu şekilde alt alta bölümlere ayrılır ve her bölüm içerisinde o bölümle alakalı yazılar olur. Bu yazıları bazı istisnai durumlar hariç olmak üzere yetkililer de üyeler de yazabilir. Yani herkesin içerik girebileceği ve bu şekilde alt alta bölümlere ayrılan paylaşım siteleridir.<br />
<br />
Forum sitelerinde genellikle oldukça katı kurallar vardır. Bunun nedeni de bir foruma üye olan herkesin mesaj gönderebilmesidir. Haliyle tüm mesajların anında denetlenmesi zordur. Forum sitelerinden özellikle reklam yapmak için faydalanmaya çalışan veya ahlaka uygun olmayan, diğer üyelerin rahatsız olabilecekleri yazılar yazan pek çok kişi bulunduğundan zamanla forumlarda bir asayişin sağlanması öngörülmüş, Forum Kuralları isimli bir kurallar zinciri oluşturulmuştur. Forum kuralları, üyelerin uymaları gereken şeyleri ifade eder ve bu kurallara uymayan üyeler cezalandırılır yani forum tabiriyle banlanırlar. Hatta forum kurallarının uygulanabilmesi için kuralları denetleyen forum  yetkilileri bile vardır. Bazı forumların yönetimleri çok katı iken bazı forumlar daha esnektir. Forum kuralları belirleyenler ise sitenin admini veya yönetim grubunun toplantılarıdır.<br />
<br />
 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Forum sitelerinin çöküşü</span></span><br />
<br />
Forum siteleri her ne kadar çok güçlü siteler olsada aktif kalmaları normal internet sitelerinden çok daha önemlidir. Çünkü forum sitelerine yapısı gereği sürekli birileri bir şeyler yazmalı, site güncel kalmalıdır yani kısacası forum siteleri kalabalık olunca tadı çıkar. Kalabalık olmayan, güncelliğini yitirmiş bir forum sitesinde kimse takılmak istemeyeceğinden aktifliğini yitirmiş forum siteleri genellikle kapanmakta veya kendi haline bırakılmaktadır.<br />
<br />
Forum siteleri yıllar önce daha aktif ve güçlü paylaşım platformları iken günümüzde eski gücünü yitirmiştir. Bunun sebebi de yapı itibariyle forumların işlevlerini görebilen Facebook platformunun ortaya çıkması ve forumlarda artık insanların takılmamaya başlamasıdır. Bu kaba bir tabir ile şöyle söylenebilir; Forum siteleri çok sayıda bulunuyordu ve her forum sitesinde belli bir kitle vardı.Forum siteleri arasında bir iletişim bulunmadığından ünlü bir forum sitesinde takılan bir kişinin, bir başka ünlü forum sitesinde vakit geçiren kişiden haberi olmuyordu veya gerçek kimliğini bilmiyordu. Facebook ise tüm herkesi tek bir platformda buluşturarak ilki başardı. Ancak tabii Facebook’un bir forum sitesi olmaması, farklı bir yapıyı benimsemesi forum sitesi kültürünün çökmesine neden olmuştur. Günümüzde hala pek çok ünlü forum sitesi vardır ancak özellikle genel kategoride yani sohbet üzerine kurulu forum sitelerinin miladı dolmuş, eski aktifliklerini yitirmişlerdir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Forum Sitesi NASIL Gezilir</span></span><br />
<br />
<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/6_GWwuM4X7E" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Forum ve Forumculuk</span></span><br />
<br />
Bir zamanların sanal kasırgası forumlar ve forumculuk kavramı gün geçtikçe erimeye ve tükenmeye başlamasına ve bu gidişatın nasıl bir yol izlediğine beraber bakalım.<br />
<br />
<br />
Bizde bir zamanlar bir kaç forumda binlerce mesajı olan adminlik, modluk, editörlük vs. yapmış , güzel dostluklar kurmuş, yeni bilgiler öğrenmiş ve kendini geliştirmek için uygun bir ortam bulmuş kişilerdik. Zamanla değişen şartlar ve gelişen imkanlarla forum dünyasından kopmasakta artık aktif bir kullanıcıdan ziyade sıradan ziyaretçi gibi takılıyoruz. Kısaca forumculuk hikayesini birde biz anlatalım dedik.<br />
<br />
Forum genel anlam olarak, tartışma konularının başlatıldığı, sonradan üzerinde görüşlerin bildirildiği bir platformdur. Genel kullanım alanı ise özelliklerin, sorunların, ürünlerin tartışılması, dosya ve bilgi paylaşımı ile karşılıklı yardımlaşma alanıdır.<br />
<br />
Dünyada forumculuk 1998 yılında başladığı kabul edilir. Türkiye de forum kavramı 2000 li yılların başlarında dünya ile beraber başladı. ilk kayda değer forumlar 2003 - 2005 gibi ortaya çıkmaya başladılar. Forumlar şimdiye kadarki altın yıllarını 2007 - 2011 arasında yaşadılar. 2012 yıllarından sonra kısa bir duraklama ve hızlı bir gerileme dönemi başladı. Bundan sonra bir çok forum kapanmaya yada gerilemeye başladı. Arkasında sponsor yada reklam geliri bulunmayan forumların kapanması hızlı olurken. Ayakta kalan bazı forumlar bir kaç kişinin üstüne yük yüklerken forumun ömrü tamamen bu kişilerin gayretine, zamanına ve sabrına endexlendi.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peki forumculuk neden geriledi ?</span></span><br />
<br />
Tabiki bunun asıl nedeni tek bir sorundan değil bir çok nedenden kaynaklandı. Ama iki temel açıdan konuyu ele almak daha açıklayıcı ve sonuç odaklı olacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1-) Forum yöneticileri açısından forumculuğun gerilemesi :</span></span><br />
<br />
Eskiden üstadlar forumlara takılır, çömezlere yardım eder, yol gösterir, ziyaretçi sorunlarına cevap verir ve bilir kişi rolünü üstlenirlerdi. Zamanla bu üstadların çoğu ya kendi formunu açmak istedi yada son kullanıcıdan ziyade yeraltına çekilip kendisi gibi üstadlarla iletişim dışında sessizliğe büründü. Bazılarıda zamanla forumculuktan kopup başka kulvarlara geçtiler. Özellikle blog kavramı geliştikçe üstadların tercihleri blogculuğa yöneldi.<br />
Forumlardaki üstadların sayısının azalması dışarıdan fark edilmesede forumculuğun gerilemesini başlatan ilk önemli darbe oldu. Sonra forum yönetimine daha acemiler yada daha ergen tayfa görünmeye başladı, Reklam geliri yada kişisel ego ön plana çıkmaya boş mesaj yada yarım yamak cevaplar çoğalmaya başladı. Bir zaman sonra düzgün bilgiden ziyade teşekkür , ilk mesajı ben yazdım , rep verdim, klavyene sağlık gibi kalabalık mesajlardan soruya verilen cevap bulunamaz hale gelen forumlardan geçilmez oldu. Forumculuk duraksadıkça saçma paylaşımlar , yönetim içi uyumsuzluklar ortaya çıkmaya ve düzenin bozulmasına neden oldu. Sürekli kopyala yapıştır mesajlaın doğruluğu kontrol dahi edilmeden yayınlanmaya , kalitesiz içerik sayısı artmaya, forum başlıkları altında başlıkla alakası olmayan chat muhabbeti mesajlara dönüştü. Niş kavramından çıkılıp her şey olsun yanılgısına düşüldü. Daha bir çok neden olsada her forumun genel olarak gerileten faktörlerin temelinde çoğunlukla bunlar oldu.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2-) Ziyaretçi açısından kullanıcı eğilimleri ve user tercihlerinin forumculun gerilemesi üzerine etkileri :</span></span><br />
<br />
Aradığını bulamayan ziyaretçi forumda fazla durmaz, sorduğu soruya düzgün cevap alamayan ziyaretçide başka yerlere bakma ihitiyacı hisseder. Çok fazla reklam , üye olma mecburiyeti, konularda yazılan lisanın kötülüğü ziyaretçide güvensizliğe neden olur. Türkçe forumlarda çok sık karşılaştığımız bu durumlar, bir alternatif olunca kişilerin forum dışı platformları tercih etmelerine neden oldu. Forumlarda sinir bozucu kıl tiplerin mesajlarına izin verilmesi, efendi kullanıcıları uzaklaştırdı. Tabi ki kullanıcı eğilimlerini etkileyen önemli değişiklikler ve gelişmelerde zaman içinde çoğaldı. Önceleri internette sosyalleşmek için yapılacak şey sayısı az olduğunda en güzel ortamlar forumlardı ama günümüzde çeşit sayısı çok daha fazla ve zaman geçirmek için daha eğlenceli mecralar ortaya çıktı. Forumlara önemli bir darbe googlenin panda güncellemesi ile geldi. Google sonuçlarında bir şey aradığınızda eskiden forumlar üst sıralarda sıralanırken, kullanıcıların sayfayı açıp üye ol sonra gör, alakasız yüzlerce sayfa uzayan mesaj kalabalığını görüp googleye geri dönüp aramaya devam ettiğini gören google amca, forumlara sıralamada ağır bir darbe vurdu. Ama en ağır darbe facebooktan geldi. Facebook insanlara forumlardakiden fazla sosyalleşme ve eğlence sunuyordu. Özellikle genç kitlenin ilgisini hızlı bir biçimde üzerine topladı. Kısa sürede gücü eline aldı ve forumlarda geçirilen zamanı ve kalabalığı kendisine çekti. Bunların dışında üye olma mecburiyeti, mesaj yazma mecburiyeti, reklam tıklama mecburiyeti gibi kavramlar son kullanıcıyı soğuttu. Ziyaretçinin yazdığı yazıların sebepsiz silinmesi yada değiştirilmesi, kullanıcıyı üzdü. Forum sayısındaki aşırı artış, her forumu olumsuz yönde etkiledi. Forum içeriğinin sürekli kalite kaybetmesi, reklam ve ya belirli kasıtlarda yazılmış mesajlar forumların güven algısını zayıflattı. Yöneticilerin kafasına göre hareketleri, forum içi saçma sapan uygulamalar , garip garip kurallar forum içi dayanışmayı azalttı. Googlede bir şey arayan kullanıcı aynı mesajı yüzlerce forumda kopyala yapıştır olduğunu fark edince ve altına soru sorduğunda düzgün bir cevap alamadığını yada hiç cevap verilmediğini fark edince forumun adını unutmayı tercih etti...<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peki forumcuk ne yöne gidiyor ?</span></span><br />
<br />
Buna en güzel misali çevremizdeki internet kafelerden verebiliriz. Bir zamanlar her mahallede bir kaç tane , hatta bazem yanyana 3-4 internet kafe görmek olasıydı. Zamanla kısa bir duraklama ve hızlı bir gerileme, dolayısıyla sayılarında hızlı bir düşüş oldu. Ayakta kalanlar ya arkasında sağlam bir güç olanlar ya bu işi mikro düzeyde beklentisiz yapanlar yada kulvarında yalnız kalanlar oldu. Forumculukta aynı bu paralelde değerlendirilebilir. Arkasında güç olan forumlar devam ederken geriye kalanlar ya micro düzelde kalacak yada atıl durumda olacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Forumcular ne yapmalı ?</span></span><br />
<br />
Tabiki forum kavramı ve forumculuk olayları bitmedi , uzun bir zamanda bitmeyecek ama bir forumun ayakta uzun süreler kalabilmesi için bazı temel unsurları yerine getirmeli değişime ayak uydurmalı, yada ıssızlığı kabul etmelidir. Bu temel unsurları sıralayacak olursak<br />
*Forumun içeriğine göre o konularda bilgi sahibi modlar bulundurulmalı.<br />
*Kalabalık yapan mesajlar ve yanlış yönlendirme yapan mesajlar, en önemlisi yanlış bilgi içeren mesajlar kaldırılmalı.<br />
*Genel forumdan ziyade ana gövdesi olan belirli bir alana özdeşleşmiş niş forumlara yönenilmeli<br />
*Rep ver alkış al gibi çocuksu kavramlardan vazgeçilmeli<br />
*İçeriğe ulaşmak için üye olmak , mesaj yazmak, reklam tıklamak gibi zorunluluklar kaldırılmalı<br />
*İçerik kalitesi ön plana çıkarılıp kopyala yapıştırdan ziyade, özgün mesajların sayısı fazlalaştırılmalı.<br />
*içerik üreten ve konusunda sorulan sorulara cevap verebilecek kişi sayısı artırılmalı<br />
*Sürekli içerik girilmeli<br />
*Arşiv canlı ve güncel tutulmalı<br />
*Lisan kullanımına özen gösterilmeli<br />
*Gereksiz mesaj kalabalığından uzak durulmalı<br />
*Sponsor ve ya reklam gelir dengesi kurulmalı.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BU MAKALE iNTERNETTEN ALINTIDIR</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=205507" target="_blank" title="">Hobby Forumculuk2.jpg</a> (Dosya Boyutu: 207.19 KB / İndirme Sayısı: 85)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hoby Forumculuk Neden Güç Kaybediyor?</span></span><br />
<br />
Forum Siteleri Nedir? Forumlar Hakkında Önemli Bilgiler<br />
<br />
Forum sitelerinin ne olduğu ve işleyişlerine dair bazı yararlı bilgiler vereceğiz.<br />
<br />
Forum sitesi, yetkililer harici kişilerin de paylaşım yapıp tartışma ortamı oluşturabildiği, görüşlerini, çalışmalarını diğer insanlarla paylaşabildikleri internet sitesidir. Forum siteleri tek bir alanda olabileceği gibi birden fazla kategoride, hatta genel kategorilerde olabilirler.<br />
<br />
Bir sitenin forum olup olmadığını nasıl anlarım?<br />
<br />
Bunun  için o sitenin görünüşünü ve iç yapısını inceleyin. Mesela altta verdiğimiz görsel bir forum sitesine aittir.  Forumlar bu şekilde alt alta bölümlere ayrılır ve her bölüm içerisinde o bölümle alakalı yazılar olur. Bu yazıları bazı istisnai durumlar hariç olmak üzere yetkililer de üyeler de yazabilir. Yani herkesin içerik girebileceği ve bu şekilde alt alta bölümlere ayrılan paylaşım siteleridir.<br />
<br />
Forum sitelerinde genellikle oldukça katı kurallar vardır. Bunun nedeni de bir foruma üye olan herkesin mesaj gönderebilmesidir. Haliyle tüm mesajların anında denetlenmesi zordur. Forum sitelerinden özellikle reklam yapmak için faydalanmaya çalışan veya ahlaka uygun olmayan, diğer üyelerin rahatsız olabilecekleri yazılar yazan pek çok kişi bulunduğundan zamanla forumlarda bir asayişin sağlanması öngörülmüş, Forum Kuralları isimli bir kurallar zinciri oluşturulmuştur. Forum kuralları, üyelerin uymaları gereken şeyleri ifade eder ve bu kurallara uymayan üyeler cezalandırılır yani forum tabiriyle banlanırlar. Hatta forum kurallarının uygulanabilmesi için kuralları denetleyen forum  yetkilileri bile vardır. Bazı forumların yönetimleri çok katı iken bazı forumlar daha esnektir. Forum kuralları belirleyenler ise sitenin admini veya yönetim grubunun toplantılarıdır.<br />
<br />
 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Forum sitelerinin çöküşü</span></span><br />
<br />
Forum siteleri her ne kadar çok güçlü siteler olsada aktif kalmaları normal internet sitelerinden çok daha önemlidir. Çünkü forum sitelerine yapısı gereği sürekli birileri bir şeyler yazmalı, site güncel kalmalıdır yani kısacası forum siteleri kalabalık olunca tadı çıkar. Kalabalık olmayan, güncelliğini yitirmiş bir forum sitesinde kimse takılmak istemeyeceğinden aktifliğini yitirmiş forum siteleri genellikle kapanmakta veya kendi haline bırakılmaktadır.<br />
<br />
Forum siteleri yıllar önce daha aktif ve güçlü paylaşım platformları iken günümüzde eski gücünü yitirmiştir. Bunun sebebi de yapı itibariyle forumların işlevlerini görebilen Facebook platformunun ortaya çıkması ve forumlarda artık insanların takılmamaya başlamasıdır. Bu kaba bir tabir ile şöyle söylenebilir; Forum siteleri çok sayıda bulunuyordu ve her forum sitesinde belli bir kitle vardı.Forum siteleri arasında bir iletişim bulunmadığından ünlü bir forum sitesinde takılan bir kişinin, bir başka ünlü forum sitesinde vakit geçiren kişiden haberi olmuyordu veya gerçek kimliğini bilmiyordu. Facebook ise tüm herkesi tek bir platformda buluşturarak ilki başardı. Ancak tabii Facebook’un bir forum sitesi olmaması, farklı bir yapıyı benimsemesi forum sitesi kültürünün çökmesine neden olmuştur. Günümüzde hala pek çok ünlü forum sitesi vardır ancak özellikle genel kategoride yani sohbet üzerine kurulu forum sitelerinin miladı dolmuş, eski aktifliklerini yitirmişlerdir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Forum Sitesi NASIL Gezilir</span></span><br />
<br />
<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/6_GWwuM4X7E" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Forum ve Forumculuk</span></span><br />
<br />
Bir zamanların sanal kasırgası forumlar ve forumculuk kavramı gün geçtikçe erimeye ve tükenmeye başlamasına ve bu gidişatın nasıl bir yol izlediğine beraber bakalım.<br />
<br />
<br />
Bizde bir zamanlar bir kaç forumda binlerce mesajı olan adminlik, modluk, editörlük vs. yapmış , güzel dostluklar kurmuş, yeni bilgiler öğrenmiş ve kendini geliştirmek için uygun bir ortam bulmuş kişilerdik. Zamanla değişen şartlar ve gelişen imkanlarla forum dünyasından kopmasakta artık aktif bir kullanıcıdan ziyade sıradan ziyaretçi gibi takılıyoruz. Kısaca forumculuk hikayesini birde biz anlatalım dedik.<br />
<br />
Forum genel anlam olarak, tartışma konularının başlatıldığı, sonradan üzerinde görüşlerin bildirildiği bir platformdur. Genel kullanım alanı ise özelliklerin, sorunların, ürünlerin tartışılması, dosya ve bilgi paylaşımı ile karşılıklı yardımlaşma alanıdır.<br />
<br />
Dünyada forumculuk 1998 yılında başladığı kabul edilir. Türkiye de forum kavramı 2000 li yılların başlarında dünya ile beraber başladı. ilk kayda değer forumlar 2003 - 2005 gibi ortaya çıkmaya başladılar. Forumlar şimdiye kadarki altın yıllarını 2007 - 2011 arasında yaşadılar. 2012 yıllarından sonra kısa bir duraklama ve hızlı bir gerileme dönemi başladı. Bundan sonra bir çok forum kapanmaya yada gerilemeye başladı. Arkasında sponsor yada reklam geliri bulunmayan forumların kapanması hızlı olurken. Ayakta kalan bazı forumlar bir kaç kişinin üstüne yük yüklerken forumun ömrü tamamen bu kişilerin gayretine, zamanına ve sabrına endexlendi.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peki forumculuk neden geriledi ?</span></span><br />
<br />
Tabiki bunun asıl nedeni tek bir sorundan değil bir çok nedenden kaynaklandı. Ama iki temel açıdan konuyu ele almak daha açıklayıcı ve sonuç odaklı olacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1-) Forum yöneticileri açısından forumculuğun gerilemesi :</span></span><br />
<br />
Eskiden üstadlar forumlara takılır, çömezlere yardım eder, yol gösterir, ziyaretçi sorunlarına cevap verir ve bilir kişi rolünü üstlenirlerdi. Zamanla bu üstadların çoğu ya kendi formunu açmak istedi yada son kullanıcıdan ziyade yeraltına çekilip kendisi gibi üstadlarla iletişim dışında sessizliğe büründü. Bazılarıda zamanla forumculuktan kopup başka kulvarlara geçtiler. Özellikle blog kavramı geliştikçe üstadların tercihleri blogculuğa yöneldi.<br />
Forumlardaki üstadların sayısının azalması dışarıdan fark edilmesede forumculuğun gerilemesini başlatan ilk önemli darbe oldu. Sonra forum yönetimine daha acemiler yada daha ergen tayfa görünmeye başladı, Reklam geliri yada kişisel ego ön plana çıkmaya boş mesaj yada yarım yamak cevaplar çoğalmaya başladı. Bir zaman sonra düzgün bilgiden ziyade teşekkür , ilk mesajı ben yazdım , rep verdim, klavyene sağlık gibi kalabalık mesajlardan soruya verilen cevap bulunamaz hale gelen forumlardan geçilmez oldu. Forumculuk duraksadıkça saçma paylaşımlar , yönetim içi uyumsuzluklar ortaya çıkmaya ve düzenin bozulmasına neden oldu. Sürekli kopyala yapıştır mesajlaın doğruluğu kontrol dahi edilmeden yayınlanmaya , kalitesiz içerik sayısı artmaya, forum başlıkları altında başlıkla alakası olmayan chat muhabbeti mesajlara dönüştü. Niş kavramından çıkılıp her şey olsun yanılgısına düşüldü. Daha bir çok neden olsada her forumun genel olarak gerileten faktörlerin temelinde çoğunlukla bunlar oldu.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2-) Ziyaretçi açısından kullanıcı eğilimleri ve user tercihlerinin forumculun gerilemesi üzerine etkileri :</span></span><br />
<br />
Aradığını bulamayan ziyaretçi forumda fazla durmaz, sorduğu soruya düzgün cevap alamayan ziyaretçide başka yerlere bakma ihitiyacı hisseder. Çok fazla reklam , üye olma mecburiyeti, konularda yazılan lisanın kötülüğü ziyaretçide güvensizliğe neden olur. Türkçe forumlarda çok sık karşılaştığımız bu durumlar, bir alternatif olunca kişilerin forum dışı platformları tercih etmelerine neden oldu. Forumlarda sinir bozucu kıl tiplerin mesajlarına izin verilmesi, efendi kullanıcıları uzaklaştırdı. Tabi ki kullanıcı eğilimlerini etkileyen önemli değişiklikler ve gelişmelerde zaman içinde çoğaldı. Önceleri internette sosyalleşmek için yapılacak şey sayısı az olduğunda en güzel ortamlar forumlardı ama günümüzde çeşit sayısı çok daha fazla ve zaman geçirmek için daha eğlenceli mecralar ortaya çıktı. Forumlara önemli bir darbe googlenin panda güncellemesi ile geldi. Google sonuçlarında bir şey aradığınızda eskiden forumlar üst sıralarda sıralanırken, kullanıcıların sayfayı açıp üye ol sonra gör, alakasız yüzlerce sayfa uzayan mesaj kalabalığını görüp googleye geri dönüp aramaya devam ettiğini gören google amca, forumlara sıralamada ağır bir darbe vurdu. Ama en ağır darbe facebooktan geldi. Facebook insanlara forumlardakiden fazla sosyalleşme ve eğlence sunuyordu. Özellikle genç kitlenin ilgisini hızlı bir biçimde üzerine topladı. Kısa sürede gücü eline aldı ve forumlarda geçirilen zamanı ve kalabalığı kendisine çekti. Bunların dışında üye olma mecburiyeti, mesaj yazma mecburiyeti, reklam tıklama mecburiyeti gibi kavramlar son kullanıcıyı soğuttu. Ziyaretçinin yazdığı yazıların sebepsiz silinmesi yada değiştirilmesi, kullanıcıyı üzdü. Forum sayısındaki aşırı artış, her forumu olumsuz yönde etkiledi. Forum içeriğinin sürekli kalite kaybetmesi, reklam ve ya belirli kasıtlarda yazılmış mesajlar forumların güven algısını zayıflattı. Yöneticilerin kafasına göre hareketleri, forum içi saçma sapan uygulamalar , garip garip kurallar forum içi dayanışmayı azalttı. Googlede bir şey arayan kullanıcı aynı mesajı yüzlerce forumda kopyala yapıştır olduğunu fark edince ve altına soru sorduğunda düzgün bir cevap alamadığını yada hiç cevap verilmediğini fark edince forumun adını unutmayı tercih etti...<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peki forumcuk ne yöne gidiyor ?</span></span><br />
<br />
Buna en güzel misali çevremizdeki internet kafelerden verebiliriz. Bir zamanlar her mahallede bir kaç tane , hatta bazem yanyana 3-4 internet kafe görmek olasıydı. Zamanla kısa bir duraklama ve hızlı bir gerileme, dolayısıyla sayılarında hızlı bir düşüş oldu. Ayakta kalanlar ya arkasında sağlam bir güç olanlar ya bu işi mikro düzeyde beklentisiz yapanlar yada kulvarında yalnız kalanlar oldu. Forumculukta aynı bu paralelde değerlendirilebilir. Arkasında güç olan forumlar devam ederken geriye kalanlar ya micro düzelde kalacak yada atıl durumda olacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Forumcular ne yapmalı ?</span></span><br />
<br />
Tabiki forum kavramı ve forumculuk olayları bitmedi , uzun bir zamanda bitmeyecek ama bir forumun ayakta uzun süreler kalabilmesi için bazı temel unsurları yerine getirmeli değişime ayak uydurmalı, yada ıssızlığı kabul etmelidir. Bu temel unsurları sıralayacak olursak<br />
*Forumun içeriğine göre o konularda bilgi sahibi modlar bulundurulmalı.<br />
*Kalabalık yapan mesajlar ve yanlış yönlendirme yapan mesajlar, en önemlisi yanlış bilgi içeren mesajlar kaldırılmalı.<br />
*Genel forumdan ziyade ana gövdesi olan belirli bir alana özdeşleşmiş niş forumlara yönenilmeli<br />
*Rep ver alkış al gibi çocuksu kavramlardan vazgeçilmeli<br />
*İçeriğe ulaşmak için üye olmak , mesaj yazmak, reklam tıklamak gibi zorunluluklar kaldırılmalı<br />
*İçerik kalitesi ön plana çıkarılıp kopyala yapıştırdan ziyade, özgün mesajların sayısı fazlalaştırılmalı.<br />
*içerik üreten ve konusunda sorulan sorulara cevap verebilecek kişi sayısı artırılmalı<br />
*Sürekli içerik girilmeli<br />
*Arşiv canlı ve güncel tutulmalı<br />
*Lisan kullanımına özen gösterilmeli<br />
*Gereksiz mesaj kalabalığından uzak durulmalı<br />
*Sponsor ve ya reklam gelir dengesi kurulmalı.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BU MAKALE iNTERNETTEN ALINTIDIR</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hoby Blogculuk Nedir?]]></title>
			<link>https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=8792</link>
			<pubDate>Sun, 15 Mar 2020 09:26:26 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://bilgeforum.com/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=8792</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=205506" target="_blank" title="">Hoby Blogculuk Nedir.jpg</a> (Dosya Boyutu: 209.08 KB / İndirme Sayısı: 93)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Nedir?</span></span><br />
<br />
Web tabanlı bilgi paylaşım ağı olan blog, insanların bildiği, öğrendiği ve paylaşmak istediği paylaşımları aktarmayı sağlayan mecradır. weB-LOGin kelimelerinin kısaltımı şeklinde oluşan blog kelimesi birleşik kelimenin kısaltması olarak oluşturulmuştur. İnternet ortamında kişisel internet sayfası sahibi olmak isteyenler için blog özel bir seçenektir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blogla Sitenin Ne Farkı Var?</span></span><br />
<br />
Kullanıcılar genellikle internet sitesi ile blogun farkını merak etmektedirler. İnternet siteleri kendi içinde türlere ayrılır. Blog da bir internet sitesidir. Ancak portal sitesi, blog sitesi ve forum sitesi gibi türleri olan internet sitesi seçenekleri arasında blog sitesi kendi tarzı ile farklı bir internet sitesi konseptidir. Kullanıcıların merak ettiği bir diğer konu da blog sayfası için kod bilgisinin gerekli olup olmadığıdır. Kod bilginiz olsa da olmasa da blog sahibi olmanız mümkündür. Hazır tasarım halinde olan binlerce blog seçeneği arasından beğeninize göre blog tercihi yapabilirsiniz. Eğer kod bilgisine sahipseniz bu durumda kendi blog sayfanızı kendinize özel şekilde tasarlayabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Türleri</span></span><br />
<br />
Çok sayıda blog türü vardır. Bilgi verme amaçlı olan blog siteleri sadece bilgiye odaklı ve tasarım detayı olarak derinliği olmayan bloglardır. Kişisel blog sayfaları ise aşk, giyim, spor ya da sağlık gibi konularda ve farklı formatlarda olabilir. Bunun dışında özel amaçlı blog sayfaları da oluşturularak özel veri akışı sağlanabilir. Blog açmak isteyenler neden blog açmalıyım diye düşünebilirler. Bir şeyler paylaşmak ve kendinizi sanal ortamda ifade etmek istiyorsanız blog açmak en iyi çözüm olacaktır. Boşa zaman harcamak yerine faydalı paylaşımla yapmak istiyorsanız en ideal seçenek blog sayfasıdır. Kendi konseptinize uygun tasarım yaparak içeriği oluşturduktan sonra blogunuzu devamlı güncelleyerek yeni paylaşımlar yapabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kişisel Blog Sayfaları</span></span><br />
<br />
Bu blog sayfaları blog yazarının kişisel ismini taşıyan ve bireysel özelliklerin ön planda olduğu blog sayfasıdır. Kişisel blog sayfaları bu alanda çok deneyimli olmayan bireylerce de kullanılabilecek sayfalardır. En çok kullanılan blog türü olan kişisel bloglar her konuda açılabilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Temasal Blog</span></span><br />
<br />
Uzmanlık gerektiren bir blog sayfası olan temasal blog alanında uzman kişilerce belirli bir konu etrafında hazırlanan blog türüdür. Özellikle moda alanında çokça tercih edilen temasal bloglar, ekonomi, tarih, siyaset ve diğer alanlarda oluşturulabilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Topluluk Blogları</span></span><br />
<br />
Bu tarz bloglar üyelik ile kullanıcı grubu oluşturarak bilgi paylaşımı oluştururlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kurumsal Blog Sayfaları</span></span><br />
<br />
Kurum ve firmaların kendi tanıtımları ve bilgi verme alanları olarak tasarlanan kurumsal blog sayfaları iş dünyasında giderek önemi artmaktadır. Daha geniş kitlelere ulaşmayı kolaylaştırma bu ortamlarla bilgi kirliliği de engellenmiş oluyor.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Açmak Ücretli mi?</span></span><br />
<br />
Blog açmanın ücretli olup olmadığı sıkça sorulan sorulardandır. Ücretsiz blog açtığınızda çeşitli kısıtlamalar ve birtakım prosedürlerle karşılaşabilirsiniz. Bunun yanında ücretli olarak açacağınız blog sayfaları ise alan adı olarak ve site tasarımı olarak özel seçenekler sunuyor. Eğer özel bir seçenek arayışındaysanız ücretli blog sayfaları sizin için ideal seçeneklerdir. Ücretsiz olarak kullanabileceğiniz blog servislerini mercek altına aldığımızda şu seçenekler dikkat çekiyor.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blogger:</span></span> Google'nin blog mecrası olan blogger, Google'nin ücretsiz olarak sunduğu bir hizmettir. Google alt yapısı ile blog sahibi olmak istiyorsanız ve bunu ücretsiz olarak elde etmek istiyorsanız Blogger sizin için ideal bir tercihtir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Wordpress:</span></span> Blog siteleri arasında en sık tercih edilen blog mecrası WordPress'tir. Zengin içeriği ve özgün tasarımları ile WordPress ile aradığınız özle seçeneklere sahip olabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blogcu:</span> </span>Yerli blog sitesi olan Blogcu, Blogger ve WordPress'e göre bir adım geride olsa da özgün ve yerli tasarımlar ile sizlere özel çözümler sunuyor.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Yazarı Kimdir?</span></span><br />
<br />
Blog yazarı; okuyucuları bilgilendirmek ve eğlendirmek amacıyla web sitelerin bloglarında yazı yazan kişilere verilen isimdir. Bilinen, keşfedilen, denenen bir takım şeyleri okuyucu ile paylaşırlar. Farklı konularda makaleleri okuyucuya aktarırlar.<br />
Blog Yazarı Ne Yapar? Blog Yazarı Görev Sorumlulukları Nelerdir?<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blogger olarak da adlandırılan blog yazarlarının görev sorumlulukları şöyledir:</span></span><br />
<br />
    Belirli bir konu hakkında deneyim sahibi olmak ve bu deneyimleri görselle destekleyerek yazı eşliğinde okuyucuya aktarmak,<br />
    Okuduğu kitaplar, gezdiği yerler, yediği yemekler ya da kullandığı ürünler gibi pek çok farklı konuda deneyim sahibi olmak,<br />
    Yazıları ve fotoğrafları kişisel bloglarında yayınlamak,<br />
    Yazı yazarken imlâ kurallarına, noktalama işaretlerine ve kullanılan dile özen göstermek,<br />
    Yazıların doğru kişilere iletilmesi için etiket ve başlık seçimini doğru yapmak,<br />
    Yayınladıkları yazıların daha çok kişiye iletilmesi için sosyal medya hesaplarından (Twitter, Facebook, Instagram, Google Plus, Pinterest vb.) faydalanmak.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Yazarı Nasıl Olunur? Blog Yazarı Olmak İçin Hangi Eğitim Alınmalıdır?</span></span><br />
<br />
Blog yazarı olmak için herhangi bir bölümde eğitim almak zorunlu değildir. Bunun için kişinin kendisini geliştirmesi gerekir. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü gibi Türkçeye hakim olunan bölümlerden mezun olanlar bu alanda avantaj sahibi olabilir.<br />
<br />
Son yıllarda sosyal medyanın da kullanım alanının artması ile birlikte blog yazarları ve yazıları oldukça artmıştır. İnternet istediğiniz her bilgiyi kolayca bulabileceğiniz bir platforma dönüşmüştür. Blog Bullettin Board System adlı ingilizce kelime öbeğinin kısaltmasıdır. Blog yazarlarına ise internet ortamında blogger denmektedir.<br />
<br />
Kişiler özgür iradeleri ile yasa sınırları içerisinde her konuda bir blog yazısı yazabilirler. Son 10 yıldır blog denen kavram hayatımızda bulunmaktadır. Genellikle ücretsiz olan blog yazılarını paylaşan siteler sistemde bolca bulunmaktadır. Okuyuculardan da blog yazarlarından da herhangi bir ücret talep etmeyen bu sitelerin sayısı git gide hızla artmaktadır. Yurtdışından sonra ülkemize de gelen bu sistem kişilerin fikirlerini, deneyimlerini, hayatlarını kolayca paylaşabilecekleri bir alana dönüşmüştür. Kısa bir roman tadında da olan bu sitelerde bulunan yazarlar, sizlerin de bildiği üzere kitap yazımına kadar ilerleyen uzun bir süreci oluşturmaktadır. Günümüz dünyasında kişiler güvendikleri ve kalemlerini güçlü buldukları kişiler üzerinden birçok deneyimi yaşamadan elde edebilmektedir. Okuma alışkanlığı zayıf olan birçok insan bu kısa blog yazılarını çok sevmiştir. Örnek vermek gerekirse, yurtdışında görmek istediğiniz bir yer olduğunu düşünelim. İnternet üzerinden ya da bilinen kitapçılardan herhangi bir kaynak bulamamış olabilirsiniz. Ancak seyahat üzerine yazıları yayınlayan bir blog sitesi olduğunu varsayalım. Gerçek kişileri yaşanan tecrübeleri sizlerin o ülke hakkında çok daha ayrıntılı bilgi edinmesine yardımcı olur. Herhangi bir sınırlaması olmayan blog yazıları çok kısa ya da çok uzun olabilir. Kendinize çok daha yakın hissettiğiniz bir yazarın blog sayfasını takip ederek hiç tanımadığınız bir arkadaş edinebilirsiniz. Yazarlar da kendi deneyimlerini paylaşarak hiç tanımadıkları insanlar ile kusursuz bir bağ kurmaktadır. İstediğinize göre yazarlara mesaj atabilir ya da blog yazılarına yorum yapabilirsiniz.<br />
<br />
Son yıllarda artan sosyal medya iletişiminin dostluk kavramını körelttiği herkes tarafından aşikardır. Görüşmek ya da aramak yerine gelişen like sistemi ne yazık ki insanlar arasındaki samimi bağı köreltmektedir. Ancak blog yazmak adeta günlük tutmak gibi hem yazanın yalnızlığını azaltmakta hem de otobiyografi okumak gibi okuyanın zihini geliştirmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Nasıl Yazılır?</span></span><br />
<br />
Blog yazarı olmak kural tanımayan olaylar silsilesidir. İsterseniz fotoğraf paylaşabilir, her türlü kişisel bilginizi anonim hesaplar üzerinden kolayca paylaşabilirsiniz. Her istediğiniz konuda deneyimlerinizi kolayca aktarabilirsiniz. Yalnızca samimi olmanız beklenmektedir. Bunu okuyucularınız için yapmalısınız. Yazılarınızda imla hatası ve anlatım bozukluğu olmamalı. Bu kurallara uygun bir blog yazarı olduğunuz zaman okuyucularınızın sayısı hızla artmaya başlayacak ve git gide daha fazla insana ulaşmaya başlayacaksınız.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Ne İşe Yarar?</span></span><br />
<br />
Blog sayesinde para kazamaya dahi başlayabilirsiniz. Yazılarınız üzerinden takipçi sayınıza göre reklam alabilir ve bunu işiniz haline getirebilirsiniz. Ancak kar amacı gütmüyorsanız yalnızca yazarak rahatlamak ve insanlara hızlıca ulaşmak için bile blog yazarı olabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Nasıl Açılır</span></span><br />
<br />
Blog açmak istiyorum ancak blog nasıl açılır hiç bir fikrim yok… ne yapmalıyım? Blog kurma işine nereden başlamalıyım ?<br />
<br />
Bir blog nasıl açılır en kolay ve anlaşılır şekilde öğrenmek istiyorum ve ek gelir olarak blog ile para kazanmak istiyorum diyorsanız, şunu baştan söylemeliyim ki kesinlikle doğru adrestesiniz.<br />
<br />
İlk blog kurma girşimim 2009 yılında hiç bir bilgiye sahip olmadan, gerçek anlamda 0 teknik bilgi ile oldu. gözlerim kan çanağı saatlerce, günlerce araştırma yaptığımı hatırlıyorum. İlk adımımdan bu güne tarif edemeyeceğim boyutlarda bilgi ve tecrübe edindim.<br />
<br />
Bu blog nasıl açılır yazısı ise, 2009 yılından beri ne öğrendiysem, hiç bir noktayı atlamadan aktaracağım bir rehber olacak.<br />
<br />
Bu yazımda sizlere blog nasıl açılır adım adım hiç bir noktayı atlamadan anlatacağım. Tabii yazımda anlattığım blog kurma yöntemi bir gezi blogu nasıl açılır, makyaj blogu nasıl açılır, moda blogu nasıl açılır, kişisel blog nasıl açılır ya da yemek blogu nasıl açılır gibi, blog açma mantığı aynı olan bir çok alt kategoriyi de kapsayıcı olacaktır.<br />
<br />
İnanın bana yazının sonuna geldiğinizde blog açma işlemini 10 dakika da halletmiş olacak ve siz de benim sahip olduğum gibi profesyonel bir bloga sahip olacaksınız!<br />
<br />
Güncelleme Notu: 2014 yılından bu yana 2500’ün üzeride kişi blog açmak için hazırladığım bu rehber ile blogunu açtı. Bu 4 yazıdan oluşan rehber sayesinde blogunu açıp, şu an blogundan aylık binlerce lira kazanan yüzlerce takipçim var.<br />
<br />
Ayrıca blog açmak için oluşturduğum bu rehber;<br />
<br />
#Başlangıç seviyesinde olan kişiler için (0 bilgiye sahip olsanız bile) takip edilebilir durumda<br />
#Ve sürekli güncel tutulmaktadır.<br />
#Platform spesifiktir. ( Yani wordpress ile blog açmak anlatılmıştır )<br />
#Takıldığınız herhangi bir noktada yazıma yorum yaparak ya da iletişim formundan bana ulaşarak ücretsiz bir şekilde yardım alabilirsiniz. (Kesin bilgi. Deneyin, görün.)<br />
Neden Blog Kurmalısınız ?<br />
<br />
#Eğer blog kurma konusunda karasızsanız ve kendinizden tam anlamıyla emin değilseniz, blog oluşturarak ne elde edeceğinizi, sizin nelerin beklediğini tam alamıyla kestiremiyorsanız, kesinlikle neden blog açmalısınız başlıklı yazımı okumanızı tavsiye ederim.<br />
<br />
Ancak kısaca blog kurmak size ne kazandırır özetleyeyim;<br />
<br />
#Para kazanmak: Evet blog yazarak para kazanmak kesinlikle mümkün. Bunu bir ek gelir olarak yapanlarda var, benim gibi işinden istifa edip tam zamanlı olarak yapanlarda.<br />
<br />
Hatta öyle ki blog açarak para kazanmamak mümkün değil!  Nasıl mümkün olmadığının en büyük kanıtlı blog açıp, tek bir makale yazarak aylık 100 lira kazanmak başlıklı yazımda uygulamalı olarak 0’dan açtığım ve tek bir yazı yayımladığım blog ile google’da üst sıralara gelerek google reklamlarından aylık 100 lira nasıl kazandığımı anlatmamdır!<br />
<br />
Ki inanın bana blog açmak internetten para kazanmak adına yapabileceğiniz en karlı ve en güzel ilk 3 iş arasında.<br />
<br />
#Yazar Olmak: Yayımcılar / Yayımevleri sizce tanınmayan birinin kitabını mı yayımlar yoksa hali hazırda binlerce kişi tarafından okunan ve takip edilen birinin mi ? Tabii ki tanınan birinin. Sebebi ise basit. Çünkü sizi tanıyan insanlara kitap satması çok daha kolay olacaktır. Blog kurmak ise bu işin ilk basamağıdır. ( Örneğin pucca )<br />
<br />
#İşinizi Büyütmek: Bugün en büyük şirketlerin bile blog sayfaları mevcut. Neden ? Çünkü sattığı ürünü pazarlıyor da ondan. Örneğin uçak bileti satan bir internet sitesi gezilecek en ucuz ülkeler diye blog yazısı hazırlıyor ve google’dan bu blog içeriğine aldığı trafiğe aynı yazı içerisinde o ülkeler için uçak bileti satmaya çalışıyor.<br />
<br />
#Sadece Yazın: Blog kurmak için illa bir amacınızın olmasına gerek yok. Yazmayı seviyor, duygularınızı, düşüncelerinizi insanlarla paylaşmayı seviyorsanız da blog yazabilirsiniz.<br />
<br />
Tabii blog oluşturma ile ne elde edeceğinize dair daha yüzlerce madde sıralanabilir. Ancak şunu bilin ki, blog açmak hayatınızı hem maddi, hem de manevi anlamda kökten değiştirebilir.<br />
<br />
Böyle bir potansiyeli ciddi anlamda vardır ki şurada, bahsettiğim değişim potansiyeli gerçek örnekleri ile birlikte çok net bir şekilde anlatılmış.<br />
7 Adımda Blog Kurma – Blog Nasıl Açılır<br />
<br />
1- Blog Konusu Seçimi<br />
2- Plaftrom Seçimi<br />
3- Host ve Domain Ne Demek<br />
4- Hosting Firması Belirleme<br />
5- Alan Adı ve Hosting Satın Alma<br />
6- Wordpress Kurma<br />
7- Blog Tasarımı ve Kullanımı<br />
1- Blog Kurmak İstiyorum Ancak Yazacak Konu Bulamadım<br />
<br />
Pekala, sizinle bir beyin fırtınası yapmak adına size 60’ın üzerinde fikir verebilirim. Umarım vereceğim fikirlerden bazıları beyninizde ufak bir kıvılcım çakar ve size işte bu ! dedirtir.<br />
<br />
#İşte o blog fikirleri: Blog Fikirleri – En Popüler Blog Konuları. Ayrıca Site Fikirleri başlıklı yazıma da bakabilirsiniz. Bu yazımda yer alan bir çok madde de  blog kurma fikri olarak değerlendirmek için gayet uygundur.<br />
<br />
Tecrübelerime dayanarak bir kaç şeyide kesinlikle belirtmeliyim. Bana göre bu işte başarı potansiyeli oldukça arttıracak 2 önemli madde var;<br />
<br />
1-Konu seçimi yaparken mutlaka yazarken zevk alacağınız bir konu seçin. Sevmediğiniz bir alanda asla şevkle yazamaz, dolayısı ile de kaliteli üretimler yaratamazsınız.<br />
<br />
Bu konudaki tecrübelerimi, neden bu söylemimde kesin konuştuğumu ise blog nasıl açılır rehberimin sizin de blog kurduktan sonra okuyacağınız 4. ve son yazısı olan blog nasıl yazılır başlıklı yazımda oldukça detaylı bir şekilde anlattım.<br />
<br />
2-Diğer bir tavsiyem ise, kesinlikle niş bir blog kurmanız. Yani her konu hakkında yazmayın. Spesifik bir konu üzerine yazın. Google niş blogları çok sever.<br />
<br />
Sebebi ise basit. Yazdığınız blog konuları birbirine çok yakın olacağı için, yazılarınız arası link verme şansınız yüksek olacak ve böylece sitenizi ziyaret eden bir kişiye bir çok yazınızı okutabileceksiniz.<br />
<br />
Bu şekilde sitenizde ziyaretçilerin geçirdiği süre artacak, blogunuz ise ziyaret süresi artan ziyaretçinin aklında daha kalıcı olacak ve dolaylı olarak ziyaretçinin blogunuzu sosyal medya platformlarında paylaşma oranı da artacak.<br />
<br />
Tabii bu niş blog kurmaya, SEO açısından, yani yazdığınız blog yazılarının google’da üst sıralara çıkması açısından etki edebilecek küçük bir örnekti.<br />
<br />
Niş blog oluşturmanın SEO açısından daha nice avantajları olacaktır. Keza bu avantajların neler olduğunu da, blog kurduktan sonra okumanızı önerdiğim SEO ile ilgili yazılarımda daha detaylı olarak göreceksinizdir.<br />
2- Platform Seçimi : Ücretsiz Blog Kurma Platformları vs Ücretli Platformlar<br />
<br />
#Blog kurmak için üç seçeneğiniz var, blogger, wordpress.com ve wordpress.org. Blogger ve wordpress.com üzerinden ücretsiz bir şekilde blog oluşturmak mümkün fakat en büyük dezavantajları, her ikisinde de blog adreslerinin alttaki gibi olmasıdır;<br />
<br />
sizinblogadresiniz.blogger.com veya sizinblogadresiniz.wordpress.com<br />
<br />
#Peki bu adreslerde size aitlik nerede ? Akılda kalıcılık nerede? Kurumsallık nerede? Neden blog adresiniz sizinblogunuz.com olmak yerine sizinblogunuz.blogger.com olsun ki ?<br />
<br />
Sonuçta herkes alt bir domain (alan adı / site ismi) adresinde değilde, kendine ait bir domain adresi altında blogu olsun ister.<br />
<br />
#Ücretsiz blog kurma platformlarının onlarca emek emici dezavantajı var. WordPress.com Mu Blogger Mı Yoksa WordPress.org Mu? başlıklı yazımdan bu dezavantajların tamamını okuyabilirsiniz.<br />
<br />
#Ancak karar verme aşamasında sadece tek bir dezavantajın bile sizin için yeterli olacağını düşünüyorum ki oda, ücretsiz blog oluşturma platformları aracılığı ile açılan bloglarda para kazanılamıyor oluşu.<br />
<br />
#Çünkü google reklamları ( google adsense ) alt alan adında olan ( yani biraz önce üstte paylaştığım ücretsiz blog plaftromlarının uzantılı site isimlerine gibi ) sitelerin reklam yayımlama başvurularını %99 ihtimalle onaylamıyor.<br />
<br />
Peki diyelim ki ben benimsitem.com domain isminde bir blog kurmak istedim, bunu nasıl gerçekleştirecegim ? İşte, ben de size bu yazımda tam olarak bunu anlatacağım.<br />
<br />
Profesyonel bir blog kurmak istiyorsanız  benim de şu an okuduğunuz blogum için tercih ettiğim ve kullandığım profesyonel bir blog altyapısı olan wordpresskullanmalısınız.<br />
<br />
Dünya üzerinde kurulu olan websitelerin %30’u wordpress altyapısı üzerine kurulmuştur. Kullanması oldukça basit ve hiç bir kod bilgisi gerektirmez. Bir word, excel programı kullanmaktan farksızdır.<br />
<br />
Biz, blog kurma için ücretsiz olan wordpress.com değilde ( ücretsiz kısmın hem kısıtlamaları var hemde domain adresiniz sizinblogadresiniz.wordpress.com şeklinde olacaktır. ) wordpress.org‘u kulllanacağız.<br />
<br />
#Keza Türkiye’nin en iyi blogları – en iyi gezi blogları – en iyi makyaj blogları – en iyi yemek blogları – en iyi kişisel bloglar başlıklı yazılarıma da baktığınızda, listelerde yer alan blogların büyük bir çoğunluğunun wordpress.org alt yapısı kullandığını göreceksinizdir.<br />
<br />
Tabii WordPress.org alt yapısını sadece blogların kullandığını da düşünmeyin. WordPress ile yapılmış siteler başlıklı yazımda yer alan Türkiye’nin en ünlü dizi, film, haber vs gibi sitelerin de wordpress.org alt yapısını kullandığını göreceksinizdir. Bunlara sozcu.com.tr’de dahil.<br />
<br />
Evet, wordpress.org alt yapısı işte böyle bir yapı. Bu alt yapıda yapacaklarınız inanın sınırsız. Olanağınız sadece blog kurmak değil yani. Her hangi bir kategoride (Dizi, film, e-ticaret, haber sitesi vs.) bir internet sitesi kurmak istiyorsanız da yine wordpress.org alt yapısı ile bunu gerçekleştirebilirsiniz.<br />
<br />
Eğer sadece blog kurmak değil, bu tür site kurma fikirleriniz varsa da, yine oldukça detaylı anlatımını yaptığım internet sitesi nasıl kurulur başlıklı yazıma da bakabilirsiniz.<br />
<br />
Tabi blog kurmak da bir maliyet gerektiriyor. Sadece blog oluşturma değil, her türlü site kurulumu bir ücret gerekiyor.<br />
<br />
Canınızı hemen sıkmayın.<br />
<br />
Aklınızda oluşan soruları tahmin edebiliyorum… Ben blog oluştuma konusunda hiç bir şey bilmiyorum ki bilmediğim bir şeye neden ücret ödeyeyim ? diye düşünebilirsiniz.<br />
<br />
Zaten bende bu yazımı bu fikirlerinizi değiştirmek, sizi de profesyonel bir blogçu yapmak için yazıyorum. İnanın bana her şey düşündüğünüzden ve beklediğinizden daha kolay.<br />
<br />
Ve ödeyeceğiniz ücret başlangıç için hiçte uçuk bir rakam değil. Blog açmak için ödeyeceğim ücret nedir ? Hemen söyleyeyim; genel olarak yıllık maximum 250-350lira arasında.<br />
<br />
Not: Bu maliyet ilk yıl için wpmavi okuyucularına özel indirim ile sadece 113 TL olacktır. Yani ilk yıl 113 TL, devam eden yıllarda ise üstte bahsettiğim 250 – 350 TL arası maliyet rakamları çıkacaktır ki zaten eğer ilk yıl sonunda bir başarı elde ederseniz, blogunuzdan kazanacağınız reklam gelirleri bu maliyetlei hayli hayli karşılayacaktır.<br />
<br />
Baktınız ki ilk yıl sonunda istediğiniz başarıya ulaşamadınız ya da bu işten sıkıldınız ve daha fazla devam etmek istemediniz o zaman da ödeme yapma zamanı geldiğinde herhangi bir ödeme yapmazsınız bu işin maliyeti size sadece 113 TL olmuş olur.<br />
<br />
Blogunuzun kurumsal, profesyonel bir görünüme sahip olmasını, size ait olmasını, özgürce hareket edebilmeyi, istediğiniz gibi tasarlamayı istiyorsanız,<br />
<br />
Dünya üzerindeki ben de dahil milyonlarca website sahibinin siteleri için yıllık belirli ücretler ödediği gibi, sizin de aşağı yukarı yıllık 250 – 300 lira gibi bir rakamı gözden çıkarmanız gerekli.<br />
<br />
Tamam. Yıllık 300 lirayı gözden çıkarttım. Peki ben blogu nasıl kuracağım ? Blog kurma işine nasıl başlayacağım ? Blogu açsam bile wordpress kullanamayı nasıl öğreneceğim ? vs. diye şüpheleriniz varsa derhal o şüphelerden kurtulun.<br />
<br />
Milyonlarca insan bu işi yapabiliyorsa, siz de kolaylıkla yaparsınız ki ben size adım adım blog nasıl açılır anlatacağım.<br />
<br />
Şunu asla düşünmeyin; ben önce blog kurma işlemini öğreniyim, detaylı wordpress dersleri videoları izleyim, bu altyapıyı tamamen öğrendikten sonra blog açarım…<br />
<br />
Malesef. Suyun dışındayken yüzme öğrenemezsiniz. Blog kurmak istiyorsanız illa ki suyun içine girmeniz lazım. Bu iş böyle. Diğer türlü şevkinizi kaybeder, bu işe asla başlayamaz ve yarınınızı değiştirmek adına bir potansiyel yaratamazsınız. Öncelikle işin içine girin, gerisi zaten geliyor.<br />
3- Host ve Domain Ne Demek ?<br />
<br />
Bu yazımda blog açma mantığı şu şekilde işleyecek; Önce domain ve hosting satın alacağız daha sonra ise, aldığımız bu hosting ve domain üzerine wordpress kuracağız.<br />
<br />
Host ne demek ? Domain ne demek ? Daha ilk adımdan bilmediğim, ilk defa duyduğum terimler diye düşünmeyin, hemen açıklıyorum;<br />
<br />
Host:Blogunuzun dosyalarını barındıracağınız 7/24 açık kalan Serverlar. İşte işin maliyetli olan kısmıda bu nokta. Blogunuzu bir serverda barındırmak ücretli ve bu hizmeti veren dünya üzerinde yüzlerce hosting firması var.<br />
<br />
Domain:Domain ise blogunuzun ismidir, yani wpmavi.com gibi sizinsiteniz.com gibi. Tabii Domain adresi satın almanında bir ücreti vardır. Bu ücret yaklaşık olarak yıllık 50liradır.<br />
<br />
<br />
cPanel’inize giriş yaptıktan sonra mouse ile aşağı doğru inin ve Web Uygulamaları altında WordPress Blog seçeneğini göreceksiniz, bu seçeneğe tıklayıp, wordpress kurulumuna geçin.<br />
<br />
Not: Eğer sizde cPanel kısmı Türkçe ise İngilizceye ya da İngilizce ise Türkçe’ye cPanel yönetiminde üst kısımda bulunan Settings ( Ayarlar ) &gt;&gt; Change Language (Dil Değiştir) &gt;&gt; Select Language ( Dil Seç ) &gt;&gt; Türkçe / İngilizce &gt;&gt; Change (Değiştir) butonuna tıklayarak değiştirebilirsiniz.<br />
10-Ardından karşınıza çıkan ekranın sağ kısmında bulunan bu uygulamayı kur butonuna tıklayın ve wordpress kurulumunu başlatın.<br />
<br />
<br />
<br />
11-Lokasyon / Domain: WordPress kurulumu için bir protokol seçiyoruz. Yani, sitemizin uzantısı ne olsun. Yükleme ekranı bize 4 seçenek sunuyor<br />
<br />
[ http:// &gt;&gt; <a href="http://www" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www</a>. &gt;&gt; https://  &gt;&gt; <a href="https://www" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www</a>. ]<br />
<br />
Sitenizin başında www. olması veya olmaması günümüzde artık birşey ifade etmiyor. Mesela ben wpmavi’yi kurarken, http:// üzerine, yani başında www. olmadan kurdum. Siz de http:// yada <a href="http://www" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www</a>. seçeneklerinden bir tanesini seçin.<br />
<br />
https:// ise, SSL güvenlik ağı içindir ve SSL kullanmak ekstra ücret gerektirir. Bu işin başında olan siz  blogçular içinse gereksiz para kaybıdır o yüzden bu aşamada hiç gerek yok.<br />
<br />
Yani kısacası bu noktada wordpress blog kurulumu hangi alan adı üzerine yapılsın, onu uzantısı ile birlikte belirleyip, seçiyoruz.<br />
<br />
12-Dizin (İsteğe B.): WordPress blogunu tam olarak hangi URL adresi üzerine kuracağımızı seçiyoruz.<br />
<br />
Blogunuzu <a href="http://siteniz.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com</a> adresi, yani direkt olarak satın aldığınız domain adresi üzerine kuracaksanız, bu seçeneği boş bırakın.<br />
<br />
Bu seçeneğe bir şey yazarsanız (demo gibi), bu wordpress’i <a href="http://siteniz.com/demo" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com/demo</a> dizinine kur anlamına gelir. Yani blog adresiniz <a href="http://siteniz.com/demo" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com/demo</a> şeklinde olur. Boş bırakmak <a href="http://siteniz.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com/</a> dizinine kur anlamına gelir.<br />
<br />
13-Versiyon: ekran varsayılan olarak karşınıza zaten en son sürümü getirecektir. Siz de bu şekilde bırakın, yani blog kurulumu için en son sürümü yükleyin.<br />
<br />
14-Dil Seçeneği: Wordpress sitenizin yönetim panelinin ve içerik yazım dilinin seçimini yapyoruz. Hangi dilde olmasını istiyorsanız, o dili kullanabilirsiniz.<br />
15-Yönetici Adı ve Şifre: Yükleme ekranı varsayılan olarak bu seçeneği, admin olarak atar. Kesinlikle ve kesinlikle kullanıcı adını admin yapmaktan uzak durun. Admin olarak kalması büyük bir güvenlik açığıdır.<br />
<br />
Yönetici adı ve şifresi kısımlarında belirlediğimiz bilgiler, açtığımız blogu yönetecek admin’in kullanıcı adı ve şifresi oluyor. Bu bilgileri unutmamanız da fayda var.<br />
<br />
16-Yönetici E- Adresi: Kullandığınız herhangi bir mail adresini de (Gmail) verebilirsiniz. ( Önerim sıklıkla kullandığınız bir mail adresi vermeniz )<br />
<br />
17-Site İsmi: Benim kullandığım site ismi WPMAVI, siz de sitenizin ismini istediğiniz şekilde buraya yazabilirsiniz.<br />
<br />
18-Site Sloganı: Benim kullandığım site sloganı “Türkiye WordPress Rehberi ve Profesyonel WordPress Blogu”. Sizde sitenizin sloganını buradan belirleyebilirsiniz.<br />
<br />
19-İkili Faktör Doğrulama: Bu seçeneği ister etkisiz bırakın, ister etkinleştirin ama bence gereksiz bir <br />
Otomatik güncelleme, WordPress eklentisi otomatik güncelleme, worpress tema otoma güncelleme ve otomatik güncelleme yedekleme seçeneklerini hemen altta yer alan resimdeki gibi işaretleyin.<br />
<br />
21-Sınırlı giriş denemesini de no olarak işaretleyin. Keza bunu biz zaten bir sonraki adımda yapacağız ve tek bir blog kurulumu yapacağımız için de çok siteyi etkinleştirin seçeneğini de no olarak işaretleyin.<br />
<br />
22-Gelişmiş Ayar Yönetimi: Bu kısmı “Benim için otomatik yap” olarak işaretleyin. Keza sistem çözülmesi oldukça zor veritabanı ismi ve tablo prefix’leri atayacaktır.<br />
<br />
Ve tüm seçenekleri dediğim şekilde işaretledikten sonra en son adım olan +Kur butonuna tıklayın ve wordpress blog kurulumu işlemi başlasın.<br />
23-Wordpress Kurulumu tamamlandıktan sonra, yükleme ekranı bize wordpress kurulumu’ nun hangi domain ismine ve uzantısına yapıldığını ve admin paneline girişi nereden yapacağınızın linklerini veriyor.<br />
<br />
Yönetim URL adresine gidip, biraz önce belirlediğimiz yönetici adı ve şifre ile blogunuzun admin paneline giriş yapabiliriz.<br />
<br />
Tabi admin paneline gider gitmez, karşımıza son olarak hemen alttaki resimde olduğu gibi bir ekran daha çıkacaktır. Bu ekranda da Hayır, teşekkürler deyip, direkt admin panelize gidebilirsiniz. Keza ben size blog nasıl açılır kısmını adım adım anlattıysam, bir sonraki yazımda da blog açtıktan sonra ilk yapılması gerekenleri de adım adım anlattım.<br />
<br />
<br />
Ana SayfaBlog İpuçlarıAdım Adım Blog Açmak | Blog Nasıl Açılır<br />
Adım Adım Blog Açmak | Blog Nasıl Açılır<br />
Yazar: Burak Oran , Mayıs 13, 2018<br />
<br />
    4.4K<br />
    182<br />
    115<br />
<br />
Blog nasıl açılır - blog açmak - blog oluşturmak - blog yazmak<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Kurmak<br />
<br />
Blog açmak istiyorum ancak blog nasıl açılır hiç bir fikrim yok… ne yapmalıyım? Blog kurma işine nereden başlamalıyım ?<br />
<br />
Bir blog nasıl açılır en kolay ve anlaşılır şekilde öğrenmek istiyorum ve ek gelir olarak blog ile para kazanmak istiyorum diyorsanız, şunu baştan söylemeliyim ki kesinlikle doğru adrestesiniz.<br />
<br />
İlk blog kurma girşimim 2009 yılında hiç bir bilgiye sahip olmadan, gerçek anlamda 0 teknik bilgi ile oldu. gözlerim kan çanağı saatlerce, günlerce araştırma yaptığımı hatırlıyorum. İlk adımımdan bu güne tarif edemeyeceğim boyutlarda bilgi ve tecrübe edindim.<br />
<br />
Bu blog nasıl açılır yazısı ise, 2009 yılından beri ne öğrendiysem, hiç bir noktayı atlamadan aktaracağım bir rehber olacak.<br />
<br />
Bu yazımda sizlere blog nasıl açılır adım adım hiç bir noktayı atlamadan anlatacağım. Tabii yazımda anlattığım blog kurma yöntemi bir gezi blogu nasıl açılır, makyaj blogu nasıl açılır, moda blogu nasıl açılır, kişisel blog nasıl açılır ya da yemek blogu nasıl açılır gibi, blog açma mantığı aynı olan bir çok alt kategoriyi de kapsayıcı olacaktır.<br />
<br />
İnanın bana yazının sonuna geldiğinizde blog açma işlemini 10 dakika da halletmiş olacak ve siz de benim sahip olduğum gibi profesyonel bir bloga sahip olacaksınız!<br />
<br />
Güncelleme Notu: 2014 yılından bu yana 2500’ün üzeride kişi blog açmak için hazırladığım bu rehber ile blogunu açtı. Bu 4 yazıdan oluşan rehber sayesinde blogunu açıp, şu an blogundan aylık binlerce lira kazanan yüzlerce takipçim var.<br />
<br />
Ayrıca blog açmak için oluşturduğum bu rehber;<br />
<br />
#Başlangıç seviyesinde olan kişiler için (0 bilgiye sahip olsanız bile) takip edilebilir durumda<br />
#Ve sürekli güncel tutulmaktadır.<br />
#Platform spesifiktir. ( Yani wordpress ile blog açmak anlatılmıştır )<br />
#Takıldığınız herhangi bir noktada yazıma yorum yaparak ya da iletişim formundan bana ulaşarak ücretsiz bir şekilde yardım alabilirsiniz. (Kesin bilgi. Deneyin, görün.)<br />
Neden Blog Kurmalısınız ?<br />
<br />
#Eğer blog kurma konusunda karasızsanız ve kendinizden tam anlamıyla emin değilseniz, blog oluşturarak ne elde edeceğinizi, sizin nelerin beklediğini tam alamıyla kestiremiyorsanız, kesinlikle neden blog açmalısınız başlıklı yazımı okumanızı tavsiye ederim.<br />
<br />
Ancak kısaca blog kurmak size ne kazandırır özetleyeyim;<br />
<br />
#Para kazanmak: Evet blog yazarak para kazanmak kesinlikle mümkün. Bunu bir ek gelir olarak yapanlarda var, benim gibi işinden istifa edip tam zamanlı olarak yapanlarda.<br />
<br />
Hatta öyle ki blog açarak para kazanmamak mümkün değil!  Nasıl mümkün olmadığının en büyük kanıtlı blog açıp, tek bir makale yazarak aylık 100 lira kazanmak başlıklı yazımda uygulamalı olarak 0’dan açtığım ve tek bir yazı yayımladığım blog ile google’da üst sıralara gelerek google reklamlarından aylık 100 lira nasıl kazandığımı anlatmamdır!<br />
<br />
Ki inanın bana blog açmak internetten para kazanmak adına yapabileceğiniz en karlı ve en güzel ilk 3 iş arasında.<br />
<br />
#Yazar Olmak: Yayımcılar / Yayımevleri sizce tanınmayan birinin kitabını mı yayımlar yoksa hali hazırda binlerce kişi tarafından okunan ve takip edilen birinin mi ? Tabii ki tanınan birinin. Sebebi ise basit. Çünkü sizi tanıyan insanlara kitap satması çok daha kolay olacaktır. Blog kurmak ise bu işin ilk basamağıdır. ( Örneğin pucca )<br />
<br />
#İşinizi Büyütmek: Bugün en büyük şirketlerin bile blog sayfaları mevcut. Neden ? Çünkü sattığı ürünü pazarlıyor da ondan. Örneğin uçak bileti satan bir internet sitesi gezilecek en ucuz ülkeler diye blog yazısı hazırlıyor ve google’dan bu blog içeriğine aldığı trafiğe aynı yazı içerisinde o ülkeler için uçak bileti satmaya çalışıyor.<br />
<br />
#Sadece Yazın: Blog kurmak için illa bir amacınızın olmasına gerek yok. Yazmayı seviyor, duygularınızı, düşüncelerinizi insanlarla paylaşmayı seviyorsanız da blog yazabilirsiniz.<br />
<br />
Tabii blog oluşturma ile ne elde edeceğinize dair daha yüzlerce madde sıralanabilir. Ancak şunu bilin ki, blog açmak hayatınızı hem maddi, hem de manevi anlamda kökten değiştirebilir.<br />
<br />
Böyle bir potansiyeli ciddi anlamda vardır ki şurada, bahsettiğim değişim potansiyeli gerçek örnekleri ile birlikte çok net bir şekilde anlatılmış.<br />
7 Adımda Blog Kurma – Blog Nasıl Açılır<br />
<br />
1- Blog Konusu Seçimi<br />
2- Plaftrom Seçimi<br />
3- Host ve Domain Ne Demek<br />
4- Hosting Firması Belirleme<br />
5- Alan Adı ve Hosting Satın Alma<br />
6- Wordpress Kurma<br />
7- Blog Tasarımı ve Kullanımı<br />
1- Blog Kurmak İstiyorum Ancak Yazacak Konu Bulamadım<br />
<br />
Pekala, sizinle bir beyin fırtınası yapmak adına size 60’ın üzerinde fikir verebilirim. Umarım vereceğim fikirlerden bazıları beyninizde ufak bir kıvılcım çakar ve size işte bu ! dedirtir.<br />
<br />
#İşte o blog fikirleri: Blog Fikirleri – En Popüler Blog Konuları. Ayrıca Site Fikirleri başlıklı yazıma da bakabilirsiniz. Bu yazımda yer alan bir çok madde de  blog kurma fikri olarak değerlendirmek için gayet uygundur.<br />
<br />
Tecrübelerime dayanarak bir kaç şeyide kesinlikle belirtmeliyim. Bana göre bu işte başarı potansiyeli oldukça arttıracak 2 önemli madde var;<br />
<br />
1-Konu seçimi yaparken mutlaka yazarken zevk alacağınız bir konu seçin. Sevmediğiniz bir alanda asla şevkle yazamaz, dolayısı ile de kaliteli üretimler yaratamazsınız.<br />
<br />
Bu konudaki tecrübelerimi, neden bu söylemimde kesin konuştuğumu ise blog nasıl açılır rehberimin sizin de blog kurduktan sonra okuyacağınız 4. ve son yazısı olan blog nasıl yazılır başlıklı yazımda oldukça detaylı bir şekilde anlattım.<br />
<br />
2-Diğer bir tavsiyem ise, kesinlikle niş bir blog kurmanız. Yani her konu hakkında yazmayın. Spesifik bir konu üzerine yazın. Google niş blogları çok sever.<br />
<br />
Sebebi ise basit. Yazdığınız blog konuları birbirine çok yakın olacağı için, yazılarınız arası link verme şansınız yüksek olacak ve böylece sitenizi ziyaret eden bir kişiye bir çok yazınızı okutabileceksiniz.<br />
<br />
Bu şekilde sitenizde ziyaretçilerin geçirdiği süre artacak, blogunuz ise ziyaret süresi artan ziyaretçinin aklında daha kalıcı olacak ve dolaylı olarak ziyaretçinin blogunuzu sosyal medya platformlarında paylaşma oranı da artacak.<br />
<br />
Tabii bu niş blog kurmaya, SEO açısından, yani yazdığınız blog yazılarının google’da üst sıralara çıkması açısından etki edebilecek küçük bir örnekti.<br />
<br />
Niş blog oluşturmanın SEO açısından daha nice avantajları olacaktır. Keza bu avantajların neler olduğunu da, blog kurduktan sonra okumanızı önerdiğim SEO ile ilgili yazılarımda daha detaylı olarak göreceksinizdir.<br />
2- Platform Seçimi : Ücretsiz Blog Kurma Platformları vs Ücretli Platformlar<br />
<br />
#Blog kurmak için üç seçeneğiniz var, blogger, wordpress.com ve wordpress.org. Blogger ve wordpress.com üzerinden ücretsiz bir şekilde blog oluşturmak mümkün fakat en büyük dezavantajları, her ikisinde de blog adreslerinin alttaki gibi olmasıdır;<br />
<br />
sizinblogadresiniz.blogger.com veya sizinblogadresiniz.wordpress.com<br />
<br />
#Peki bu adreslerde size aitlik nerede ? Akılda kalıcılık nerede? Kurumsallık nerede? Neden blog adresiniz sizinblogunuz.com olmak yerine sizinblogunuz.blogger.com olsun ki ?<br />
<br />
Sonuçta herkes alt bir domain (alan adı / site ismi) adresinde değilde, kendine ait bir domain adresi altında blogu olsun ister.<br />
<br />
#Ücretsiz blog kurma platformlarının onlarca emek emici dezavantajı var. WordPress.com Mu Blogger Mı Yoksa WordPress.org Mu? başlıklı yazımdan bu dezavantajların tamamını okuyabilirsiniz.<br />
<br />
#Ancak karar verme aşamasında sadece tek bir dezavantajın bile sizin için yeterli olacağını düşünüyorum ki oda, ücretsiz blog oluşturma platformları aracılığı ile açılan bloglarda para kazanılamıyor oluşu.<br />
<br />
#Çünkü google reklamları ( google adsense ) alt alan adında olan ( yani biraz önce üstte paylaştığım ücretsiz blog plaftromlarının uzantılı site isimlerine gibi ) sitelerin reklam yayımlama başvurularını %99 ihtimalle onaylamıyor.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Açmak İstiyorum Ne Yapmalıyım ?<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Açmak İstiyorum Ne Yapmalıyım ?<br />
<br />
#Peki diyelim ki ben benimsitem.com domain isminde bir blog kurmak istedim, bunu nasıl gerçekleştirecegim ? İşte, ben de size bu yazımda tam olarak bunu anlatacağım.<br />
<br />
Profesyonel bir blog kurmak istiyorsanız  benim de şu an okuduğunuz blogum için tercih ettiğim ve kullandığım profesyonel bir blog altyapısı olan wordpresskullanmalısınız.<br />
<br />
Dünya üzerinde kurulu olan websitelerin %30’u wordpress altyapısı üzerine kurulmuştur. Kullanması oldukça basit ve hiç bir kod bilgisi gerektirmez. Bir word, excel programı kullanmaktan farksızdır.<br />
<br />
Biz, blog kurma için ücretsiz olan wordpress.com değilde ( ücretsiz kısmın hem kısıtlamaları var hemde domain adresiniz sizinblogadresiniz.wordpress.com şeklinde olacaktır. ) wordpress.org‘u kulllanacağız.<br />
<br />
#Keza Türkiye’nin en iyi blogları – en iyi gezi blogları – en iyi makyaj blogları – en iyi yemek blogları – en iyi kişisel bloglar başlıklı yazılarıma da baktığınızda, listelerde yer alan blogların büyük bir çoğunluğunun wordpress.org alt yapısı kullandığını göreceksinizdir.<br />
<br />
Tabii WordPress.org alt yapısını sadece blogların kullandığını da düşünmeyin. WordPress ile yapılmış siteler başlıklı yazımda yer alan Türkiye’nin en ünlü dizi, film, haber vs gibi sitelerin de wordpress.org alt yapısını kullandığını göreceksinizdir. Bunlara sozcu.com.tr’de dahil.<br />
<br />
Evet, wordpress.org alt yapısı işte böyle bir yapı. Bu alt yapıda yapacaklarınız inanın sınırsız. Olanağınız sadece blog kurmak değil yani. Her hangi bir kategoride (Dizi, film, e-ticaret, haber sitesi vs.) bir internet sitesi kurmak istiyorsanız da yine wordpress.org alt yapısı ile bunu gerçekleştirebilirsiniz.<br />
<br />
Eğer sadece blog kurmak değil, bu tür site kurma fikirleriniz varsa da, yine oldukça detaylı anlatımını yaptığım internet sitesi nasıl kurulur başlıklı yazıma da bakabilirsiniz.<br />
<br />
Tabi blog kurmak da bir maliyet gerektiriyor. Sadece blog oluşturma değil, her türlü site kurulumu bir ücret gerekiyor.<br />
<br />
Canınızı hemen sıkmayın.<br />
<br />
Aklınızda oluşan soruları tahmin edebiliyorum… Ben blog oluştuma konusunda hiç bir şey bilmiyorum ki bilmediğim bir şeye neden ücret ödeyeyim ? diye düşünebilirsiniz.<br />
<br />
Zaten bende bu yazımı bu fikirlerinizi değiştirmek, sizi de profesyonel bir blogçu yapmak için yazıyorum. İnanın bana her şey düşündüğünüzden ve beklediğinizden daha kolay.<br />
<br />
Ve ödeyeceğiniz ücret başlangıç için hiçte uçuk bir rakam değil. Blog açmak için ödeyeceğim ücret nedir ? Hemen söyleyeyim; genel olarak yıllık maximum 250-350lira arasında.<br />
<br />
Not: Bu maliyet ilk yıl için wpmavi okuyucularına özel indirim ile sadece 113 TL olacktır. Yani ilk yıl 113 TL, devam eden yıllarda ise üstte bahsettiğim 250 – 350 TL arası maliyet rakamları çıkacaktır ki zaten eğer ilk yıl sonunda bir başarı elde ederseniz, blogunuzdan kazanacağınız reklam gelirleri bu maliyetlei hayli hayli karşılayacaktır.<br />
<br />
Baktınız ki ilk yıl sonunda istediğiniz başarıya ulaşamadınız ya da bu işten sıkıldınız ve daha fazla devam etmek istemediniz o zaman da ödeme yapma zamanı geldiğinde herhangi bir ödeme yapmazsınız bu işin maliyeti size sadece 113 TL olmuş olur.<br />
<br />
Blogunuzun kurumsal, profesyonel bir görünüme sahip olmasını, size ait olmasını, özgürce hareket edebilmeyi, istediğiniz gibi tasarlamayı istiyorsanız,<br />
<br />
Dünya üzerindeki ben de dahil milyonlarca website sahibinin siteleri için yıllık belirli ücretler ödediği gibi, sizin de aşağı yukarı yıllık 250 – 300 lira gibi bir rakamı gözden çıkarmanız gerekli.<br />
<br />
Tamam. Yıllık 300 lirayı gözden çıkarttım. Peki ben blogu nasıl kuracağım ? Blog kurma işine nasıl başlayacağım ? Blogu açsam bile wordpress kullanamayı nasıl öğreneceğim ? vs. diye şüpheleriniz varsa derhal o şüphelerden kurtulun.<br />
<br />
Milyonlarca insan bu işi yapabiliyorsa, siz de kolaylıkla yaparsınız ki ben size adım adım blog nasıl açılır anlatacağım.<br />
<br />
Şunu asla düşünmeyin; ben önce blog kurma işlemini öğreniyim, detaylı wordpress dersleri videoları izleyim, bu altyapıyı tamamen öğrendikten sonra blog açarım…<br />
<br />
Malesef. Suyun dışındayken yüzme öğrenemezsiniz. Blog kurmak istiyorsanız illa ki suyun içine girmeniz lazım. Bu iş böyle. Diğer türlü şevkinizi kaybeder, bu işe asla başlayamaz ve yarınınızı değiştirmek adına bir potansiyel yaratamazsınız. Öncelikle işin içine girin, gerisi zaten geliyor.<br />
3- Host ve Domain Ne Demek ?<br />
<br />
Bu yazımda blog açma mantığı şu şekilde işleyecek; Önce domain ve hosting satın alacağız daha sonra ise, aldığımız bu hosting ve domain üzerine wordpress kuracağız.<br />
<br />
Host ne demek ? Domain ne demek ? Daha ilk adımdan bilmediğim, ilk defa duyduğum terimler diye düşünmeyin, hemen açıklıyorum;<br />
<br />
Host:Blogunuzun dosyalarını barındıracağınız 7/24 açık kalan Serverlar. İşte işin maliyetli olan kısmıda bu nokta. Blogunuzu bir serverda barındırmak ücretli ve bu hizmeti veren dünya üzerinde yüzlerce hosting firması var.<br />
<br />
Domain:Domain ise blogunuzun ismidir, yani wpmavi.com gibi sizinsiteniz.com gibi. Tabii Domain adresi satın almanında bir ücreti vardır. Bu ücret yaklaşık olarak yıllık 50liradır.<br />
4- Hangi Host Firmasından Hosting Satın Alacağımızı Belirleme<br />
<br />
Blog nasıl açılır rehberimde, yani bu yazıda hosting ve domain satın alıp, üzerine wordpress blogu kuracağımız firma dünyanın en iyi ilk 5 firması arasında yer alan ve 60 milyon alan adı barındırması ile de dünyanın en büyük alan adı barındırıcısı olan bir şirket.<br />
<br />
Keza sadece kalitesi değil, sunduğu fiyatlar da şu anda piyasanın en iyi fiyatları. Daha uyguna bu kalitede hem hosting hem de domain alacağınız başka bir firma bulmanız mümkün değil. Keza en ucuz hosting firmaları başlıklı yazıma bunu kanıtlar niteliktedir.<br />
<br />
Benim de bir çok projemde yıllarca çalıştığım, blog kurmak isteyen sizler için de başlangıç için mali açıdan en optimum seviyede fiyat ve performans oranını sunan tek firma diyebilirim.<br />
5 – Hosting ve Domain Satın Alma<br />
<br />
Öncelikle bilmenizi isterim ki, hosting alacağımız şirketin bloguma özel indirimi mevcut. Bu sektörde günde binlerce okuyucum olduğu için wpmavi.com okuyucularına böyle bir indirim sunmuşlar. Ben de bunu sizlerle paylaşarak değerlendirmek istedim.<br />
<br />
Normalde aylık en düşük 19 TL üzerinde satılan web hosting paketinin wpmavi indirim linki ile ( Buraya tıklayarak ) hosting firmasının sitesine gittiğinizde yıllık alımlarda tam yarı yarıya bir indirimin olduğunu göreceksiniz. Bir de firma size yıllık alımlarda bu indirim ile alan adını da hediye ediyor!<br />
<br />
1-Buraya tıklayıp, wpmavi’ye özel indirim sayfasına gidiyoruz ve karşımıza farklı özelliklerde 3 adet hosting paketi çıkıyor.<br />
Hosting Seçenekleri ( Blog Oluşturma )<br />
Hosting Seçenekleri ( Blog Oluşturma )<br />
<br />
#Önerim, orta seviye bir paket olan Ekonomik paketi. Başlangıç için en ideal paket budur.<br />
<br />
#Keza wpmavi’ye özel indirim de sadece Ekonomik paket için geçerli. Zaten blog kurmak isteyen sizler için de başlangıç için mali açıdan en optimum seviyede fiyat ve performans oranını sunan paket budur.<br />
<br />
İleride sitenizin ziyaretçi sayısı kayda değer rakamlara ulaşınca veya disk kullanım sınırına ulaşınca ( ki 100 GB çok büyük bir rakamdır. Ben 4 yıldır blog yazmama rağmen daha 5 GB’ı geçmemiştir disk boyutum ) daha üst paketlere sadece satın alarak, hiç bir teknik işlem gerektirmeden geçebiliyorsunuz.<br />
<br />
#Tabii birden fazla blog kurmak istiyorum ve hepsi için ayrı ayrı hosting ücreti ödemek istemiyorum diyorsanız, en başta, yani bu adımda daha üst paketleri satın alın.<br />
<br />
2-Ekonomik paket için Sepete Ekle butonun tıklayıp, bir sonraki adım olan alan adını seçim kısmına gidiyoruz.<br />
<br />
Bu kısımda ise öncelikle blogunuzun ismini kafanızda belirliyin ve hemen ardından arama kutusuna bu ismi yazın ve Arama butonuna tıklayıp, bu ismin daha önce başkası tarafından satın alınıp alınmadığını kontrol edin. ( Mesela ben blogismimneolsun yazdım ve Arama butouna tıkladım. )<br />
Nasıl Blog Açılır - Blog Nasıl Açılır - Alan Adı Seçimi<br />
Blog Nasıl Açılır – Alan Adı Seçimi<br />
<br />
Domain seçimi ipuclar;<br />
– Mümkün olduğunca .com uzantılı bir alan adı seçin<br />
– Telaffuzu kolay, anlaşılır bir alan adı seçin<br />
– Rakam, ard arda gelen ünlü harfler, akılda karmaşa yaratıcı alan adı seçiminden uzak durun.<br />
– Alan adı belirlerken Türkçeye özel harfler kullanmayın ( ı, ğ, ö, ç, ş, ü gibi ). Sadece ingiliz alfabesinde yer alan harfleri kullanın. Aksi halde alan adınız geçerli olmaz.<br />
<br />
#Eğer belirlediğiniz alan adı başkası tarafından alınmadı ve uygun durumda ise, karşınıza hemen alttaki resimde olduğu gibi “Evet! Alan Adınız Kullanılabilir” mesajı çıkacaktır. Bu onayı gördükten sonra Seçin ve Devam Edin diyerek bir sonraki adıma geçin.<br />
Blog Kurulumu - Blog Nasıl Açılır - Alan Adı Uygunluğu<br />
Blog Nasıl Açılır – Alan Adı Uygunluğu<br />
<br />
#Eğer belirlediğiniz alan adı daha önce başkası tarafından satın aldıyısa da, karşınıza alttaki resimde olduğu gibi Üzgünüz, ornek.com alınmış. diye bir uyarı çıkacaktır.<br />
Blog Nasıl Kurulur - Blog Nasıl Oluşturulur - Alınmış Alan Adı<br />
Alınmış Alan Adı – Blog Nasıl Açılır<br />
<br />
Böyle bir durumda ise sadece iki seçeneğiniz mevcut;<br />
<br />
1- Ya seçtiğiniz alan adının farklı uzantılarının ( .net – .org gibi ) sepete eklenebilir durumda olup, olmadığını kontrol edebilir ve tercihen bu uzantıları kullanabilirsiniz.<br />
2- Ya da daha önce başkası tarafından satın alınmamış .com uzantılı başka bir alan adı bulana kadar aklınızda olan farklı isimleri aratmaya devam edersiniz.<br />
<br />
Tabi .com ile .net ya da .org uzantıları arasında teknik olarak hiç bir fark yoktur. Sadece .com uzantısı ziyaretçileriniz için daha akılda kalıcı olacaktır. Dolayısı ile tercihinizi .com’dan yana kullanmanızı öneririm.<br />
<br />
Eğer farklı bir uzantı kullanacaksanız da sadece .net ve .org‘a bakmanızı öneririm. Çünkü bunların dışında kalan uzantılar akılda kalıcılık açısından net ve org’a göre çok daha kötü durumdalar.<br />
<br />
#Bir de arattığınız alan adları için bazen “Evet, bu alan adı kullanılabilir” uyarısı çıksa da, yanlarında siyah kutucuk içinde .premium yazabilir. Yanında .premium işareti olan alan adlarında daha önce alınmış olarak varsayın ( ki öyle ) ve uzak durun.<br />
<br />
Blog ismimize karar verdik ve kullanılabilir olduğuna da alan adı sorgulatarak emin olduktan sonra satın alınabilir durumda olan alan adınız için Seçin ve Devam Edin butonuna tıklayarak bir sonraki adıma geçin.<br />
<br />
3-Devam et dedikten sonra karşımıza blog kurmak için alacağımız hosting ve domain fiyat ekranı çıkacaktır. Eğer cPanel ile Ekonomil Linux barındırma hosting paketini en az 1 yıllık seçerseniz ( 12 ay ) firma size bir de alan adını ( alan adını da 1 yıllık seçtiğiniz taktirde ) hediye ediyor ve toplamda ödediğiniz ücret herşey dahil yıllık 113,67 TL oluyor.<br />
<br />
Hosting için yıllık seçeneği bu ekran açılır açılmaz zaten varsayılan olarak gelecektir. Eğer 1 yıllıktan daha uzun hosting almak isteseniz Süre kısmından 24 – 36 ya da daha fazla ay seçeneğini seçebilirsiniz.<br />
Nasıl Blog Açılır - Blog Nasıl Açılır - Hosting ve Domain Fiyat Tablosu<br />
Blog Nasıl Açılır – Hosting ve Domain Fiyat Tablosu<br />
<br />
Dikkat:Domain için ise bu varsayılan olarak bazen 2 yıllık olarak gelebiliyor. Domain kısmını da 1 yıl olarak seçili oldğundan emin olduktan sonra, başka herhangi bir şeye dokunmadan direkt Hesap Oluştur butonuna tıklayarak bir sonraki adıma geçin.<br />
<br />
(Bu kısımda mantık olarak hosting ile domain sürelerini aynı seçiyoruz. Eğer Hosting’i 1 yıl seçtiyseniz, domaini de 1 yıl seçin. Eğer 2  yıl ve daha üzeri alacaksanız da hem hosting hem de domain için aynı zaman aralığını seçin.)<br />
Blog Nasıl Açılır - Alan Adı Kaç Yıl Olsun<br />
Blog Nasıl Açılır – Alan Adı Kaç Yıl Olsun<br />
<br />
Eğer maddi imkanınız varsa ve kuracağınız blogun uzun vadeli açık kalacağından eminseniz daha uzun vadeli alımlar yapmanızı tavsiye ederim çünkü en başta 3 4 yıllık almak uzun vadede çok daha karlı oluyor.<br />
<br />
Eğer başta;<br />
<br />
2 yıllık alırsanız ( Domain + Hosting 24 ay seçiliyken ) toplam maliyetiniz. 248,05TL<br />
3 yıllık alırsanız ( Domain + Hosting 24 ay seçiliyken ) toplam maliyetiniz, 424,91 TL olacaktır.<br />
<br />
#Ancak blog oluşturmak ve bu işten para kazanmak amaçlı, yani blog kurmayı bir girişim amaçlı hayata geçiriyorsanız da 1 yıllık almanızı tavsiye ederim. 1 Yıl sonunda girişiminizin başarısına göre domain ve hosting sürelerini uzatmanız daha mantıklı olacaktır.<br />
<br />
4-Hesap Oluştur butonuna tıkladıktan sonra firma sizi üyelik ekranına yönlendirecektir. ( Hemen alttaki resimde olduğu gibi. ) Blog kurulumu için hosting firmasında oluşturacağınız hesabınız için e-mail – şifre ve sizin belirlediğiniz bir pin kodu girip, hesap oluştur butonuna tıklayın.<br />
Blog Kurmak İçin Hesap Oluştur - ( Blog Nasıl Açılır )<br />
Blog Kurmak İçin Hesap Oluştur – ( Blog Nasıl Açılır )<br />
<br />
5-Hesap oluşturulur oluşturulmaz karşınıza tekrar sepet ekranın gelecek ve bu ekranın sol kısmıda telefon ve adres bilgilerinizi dolduracağınız Fatura Bilgileri ekranı yer alacaktır.<br />
<br />
Bu ekranı doğru bilgiler ile doldurmanızı tavsiye ederim çünkü adınıza tescillenecek alan adı bilgilerinde burada verdiğiniz bilgiler yer alacaktır. Bilgileri eksiksiz bir şekilde doldurduktan sonra Kaybet butonuna tıklayın.<br />
Blog Oluşturma İçin Ödeme Yöntemi Eklem Blog Nasıl Açılır )<br />
Blog Oluşturma İçin Ödeme Yöntemi Ekleme (Blog Nasıl Açılır )<br />
<br />
6-Ardından firma sizden blog açmak için hosting+domain ücretini ödeyeceğiniz kredi kartı bilgilerini yine ekranın sol kısmında isteyecektir. Bu kısmı kredi kartı bilgilerinizi girin ve Kaydet butonuna tıklayın.<br />
<br />
Not:Kredi kartınızın yurtdışı alışverişine ve mailorder’a açık olduğundan emin olun. Eğer kartınız yurtdışı alışverişine açık değil ise, ödeme kabul edilmeyecektir. Bankanız ile görüşerek açtırabilirsiniz.<br />
Blog Nasıl Açılır - Ödeme Kontrolü ( Blog Açmak)<br />
Blog Nasıl Açılır – Ödeme Kontrolü ( Blog Açmak)<br />
<br />
7-Kart ve kişisel bilgilerinizi doldurduktan hemen sonra ekranın sağ alt kısmında Satın Alma İşlemini Tamamla butonu belirecektir. Son adım olarak bu butona tıklayarak satın almayı gerçekleştirin.<br />
Satın Alma İşlemini Tamamla ( Blog Aç )<br />
Satın Alma İşlemini Tamamla ( Blog Aç )<br />
<br />
8-Eğer yaptığınız ödeme sorunsuz bir şekilde gerçekleştiyse, firma sizi teşekkür sayfasına yönlendirecektir. Bu sayfayı gördüğünüzde ödemenin tamamlandığını anlayabilirsiniz.<br />
Blog Nasıl Açılır - Ödeme Tamamlandı<br />
Blog Nasıl Açılır – Ödeme Tamamlandı<br />
<br />
9-Tabii alan adınızı ve üyelik mail adresinizi doğruma adına firma satın alma gerçekleşir gerçekleşmez bir de size mail gönderecektir. Hesap oluştururken verdiğiniz mail adresinizi kontrol edin ve gelen mail içeriğine girip, e-postanızı doğrulayın.<br />
Blog Kurmak İçin Alan Adı Doğruluma - Blog Nasıl Açılır<br />
Blog Nasıl Açılır – Alan Adı Doğrumala<br />
<br />
Blog nasıl açılır rehberindeki hosting ve domain alma işlemleri buraya kadardı. Şimdi ise sıra geldi satın aldığımız hosting ve domain hizmetleri üzerine wordpress kurmaya, yani blog kurma işlemine.<br />
6- WordPress Kurma ( Blog Nasıl Açılır Son Adım )<br />
<br />
1-Öncelikle firmanın ana sayfasında sağ üst köşede bulunan kullanıcı adınıza tıklayın ve açılır pencere şeklinde karşınıza gelen kısımdan Hesabımı Ziyaret Et butonuna tıklayın.<br />
<br />
Eğer firmanın ana sayfasına gittiğinizde sağ üst köşede kullanıcı adınız çıkmıyor, yerine Giriş butonu çıkıyor ise, yine Giriş butonuna tıklayın ve biraz önce hosting ve domain satın alırken oluşturduğunuz üyelik bilgileri ile giriş yapın. Üyelik girişi yaptıktan sonra sağ üst köşede kullanıcı adınız çıkacak ve kullanıcı adınıza tıklayıp, açılan sekmeden Hesabımı Ziyaret Et butonuna tıklayabileceksiniz.<br />
<br />
Ya da hiç ana sayfaya gitmeden de, en son satın almadan sonra direkt karşınıza çıkan ekranındayken de sağ üst köşede bulunan isminze tıklayıp, açılan kısımdan Ürünlerim sekmesine tıklayarak da, aynı noktaya gelebilirsiniz.<br />
Hesabıma Git - ( Blog Nasıl Açılır )<br />
Hesabıma Git – ( Blog Nasıl Açılır )<br />
<br />
2-Ardıdan karşınıza Alan Adları, Web Hosting ve E-Posta sekmelerinin olduğu bir panel çıkacaktır. Bu panelden blog kurmak adına yapacağımız ilk adım Web Hosting sekmesi altında bulunan cPanel ile Ekonomik Linux Barındırma kısmının sağ tarafında bulunan Kurulum butonuna tıklamak.<br />
Blog oluşturma için web hosting kurulum - blog nasıl açılır<br />
Blog Nasıl Açılır – Web Hosting Kurulum<br />
<br />
3-Kurulum butonuna tıkladıktan sonra karşımıza üzerine cPanel kurulumu yapacağımız alan adını seçme ekranı geliyor.<br />
<br />
Bu kısımda Hesabınızdan Bir Alan Adı Seçin kısmını işaretleyip, altındaki seçim ekranından biraz önce satın aldığınız alan adını seçin ve İLERİ butonuna tıklayın.<br />
Blog Nasıl Açılır - Alan Adını Hostinge Bağlama<br />
Blog Nasıl Açılır – Alan Adını Hostinge Bağlama<br />
<br />
4-Ardından karşınıza bir veri merkezi seçin kısmı gelecektir. Bu kısımda Avrupa‘yı seçip, İLERİ deyin.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Kurmak İçin Veri Merkezi Seçme<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Kurmak İçin Veri Merkezi Seçme<br />
<br />
5-Veri merkezi seçiminden hemen sonra ise kurulacak cPanel için kullanıcı adı ve şifre belirleme ekranı çıkacaktır. Bu ekrandan bir kullanıcı adı ve şifre belirleyip, İLERİ butouna tıklayın.<br />
<br />
Not:Eğer karışınıza cPanel kullanıcı adı ve şifre belirleme ekranı çıkmazsa, merak etmeyin. Bir sonraki adımla devam edin. Bazen firma bu cPanel kullanıcı adı ve şifresini sizin adınıza otomatik oluşturuyor. Bu bilgilere de nereden ulaşacağınızı altta anlatıyor olacağım.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Oluşturmak İçin cPanel Kullanıcı Adı ve Şifre<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Oluşturmak İçin cPanel Kullanıcı Adı ve Şifre<br />
<br />
6-cPanel kurulumunun son adımıdna ise karşınıza bir wordpress web sitesi oluşturun diye bir seçenek çıkacak. Bu seçeği ise Şimdi değil, teşekkürler şeklinde cevaplayarak Son butonuna tıklayın.<br />
<br />
Blog oluşturma işlemi için yapmamız gereken bazı özelleştirmeler olacak. Dolayısı ile biz blog kurma işlemini kendimiz manuel olarak yapacağız.<br />
Blog Nasıl Açılır - Bir Worpress Sitesi Kur (Blog Oluşturma)<br />
Blog Nasıl Açılır – Bir Worpress Sitesi Kur (Blog Oluşturma)<br />
<br />
7-Son dedikten sonra cPanel kurulumu başlayacaktır. Bu kurumlum biraz zaman alacaktır. Bittiğinde ise karşınıza hemen alttaki resimde olduğu gibi bir ekran gelecektir ve karşınıza Başlangıç işlemi başarıyla tamamlandı şeklinde bir mesaj çıkacaktır. Bu mesajı görünce Panoya Git butonuna tıklayarak devam edin.<br />
Blog Nasıl Açılır - Cpanel Kurulum Ekranı (Blog Nasıl Kurulur)<br />
Blog Nasıl Açılır – Cpanel Kurulum Ekranı<br />
<br />
8-Ardıdan karşınıza kullandığımız server’ın özellikleri gibi bazı bilgiler ve yönlendirmeler içeren bir panel ekranı gelecektir. Blog kurmak için biz bu ekranın sağ üst köşesinde bulunan cPanel Yöneticisi butonuna tıklayarak cPanel’e giriş yapacağız. Ancak;<br />
<br />
Bu ekranda haberdar olmanız gereken bazı önemli bilgiler mevcut;<br />
<br />
Öncelikle bu ekrana her zaman şu yolu takip ederek ulaşabilirsiniz: Firmaya Üyelik Girişi &gt;&gt; Sağ üst köşede bulunan kullanıcı adına tıklama &gt;&gt; Ürünlerim &gt;&gt; Web Hosting Sekmesi &gt;&gt;cPanel ile Ekonomik Linux Barındırma seçeneğinin en sağında bulunan Yönet Butonu sizi bu ekrana tekrar getirecektir.<br />
<br />
Bu ekranda sitenizin hem FTP hem de cPanel bilgileri bulunmaktadır. FTP’nin ne demek olduğunu veya ne işe yaradığını blog oluşturmak adına şu anda öğrenmenize gerek yok.<br />
<br />
Ancak ileride lazım olacak bir bilgidir. Bu sebeple de, aklınızın bir köşesinde bulunsun diye şimdiden belirtmek istedim. ( Yine de şimdi öğrenmek isteyenler; FTP nedir – FTP ile site serverına nasıl bağlanılır başlıklı yazıma bakabilirler )<br />
<br />
İleride FTP bağlantısı için 3 bilgiye ihtiyaç duyacaksınız. Sunucu bilgisi, Kullanıcı Adı ve Şifre. Bu 3 bilgiden 2 tanesi aynı zamanda sizin cPanel bilgilerinizdir. ( Kullanıcı Adı ve Şifre )<br />
<br />
Kullanıcı Adı:Bu ekranda Ayarlar sekmesi altında yer alan cPanel oturum açma bilgisidir. Eğer cPanel kurulumu sırasında kullanıcı adı ve şifre belirleme ekranı, yani üstte yer alan 5. adım karşınıza çıkmadı ise, firma size otomatik bir cPanel kullanıcı adı ve Şifresi atadı demektir. İşte, bu bilgi aynı zamanda cPanel kullanıcı adı bilgisidir.<br />
Şifre:Yine bu ekranda Ayarlar sekmesi altında yer alan Şifre kısmıdır. Yine bu şifre bilgisi de yine cPanel şifre bilgisidir. ( Bu şifre otomatik atandığı için görünmez, o yüzden siz değiştir butonuna tıklayarak yeni bir şifre atayın.)<br />
Sunucu Bilgisi:FTP sunucu bilginiz ise, sol üstte Hesap sekmesininde yer alan IP adresidir.<br />
<br />
Bu bilgiyi de verdikten sonra blog nasıl açılır rehberine devam etmek, bir sonraki adım olan WordPress kurulum işlemine geçmek için sağ üst köşede bulunan cPanel Yöneticisi butonuna tıklayarak devam edin.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Kurmak - cPanel Yöneticisi Ekranı<br />
Blog Nasıl Açılır – cPanel Yöneticisi Ekranı<br />
<br />
9-cPanel’inize giriş yaptıktan sonra mouse ile aşağı doğru inin ve Web Uygulamaları altında WordPress Blog seçeneğini göreceksiniz, bu seçeneğe tıklayıp, wordpress kurulumuna geçin.<br />
<br />
Not: Eğer sizde cPanel kısmı Türkçe ise İngilizceye ya da İngilizce ise Türkçe’ye cPanel yönetiminde üst kısımda bulunan Settings ( Ayarlar ) &gt;&gt; Change Language (Dil Değiştir) &gt;&gt; Select Language ( Dil Seç ) &gt;&gt; Türkçe / İngilizce &gt;&gt; Change (Değiştir) butonuna tıklayarak değiştirebilirsiniz.<br />
Blog Oluşturma - Blog Nasıl Açılır - Web Uygulamaları<br />
Blog Nasıl Açılır – Web Uygulamaları<br />
<br />
10-Ardından karşınıza çıkan ekranın sağ kısmında bulunan bu uygulamayı kur butonuna tıklayın ve wordpress kurulumunu başlatın.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Oluşturma - WordPress Kurulumu<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Oluşturma – WordPress Kurulumu<br />
<br />
11-Lokasyon / Domain: WordPress kurulumu için bir protokol seçiyoruz. Yani, sitemizin uzantısı ne olsun. Yükleme ekranı bize 4 seçenek sunuyor<br />
<br />
[ http:// &gt;&gt; <a href="http://www" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www</a>. &gt;&gt; https://  &gt;&gt; <a href="https://www" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www</a>. ]<br />
<br />
Sitenizin başında www. olması veya olmaması günümüzde artık birşey ifade etmiyor. Mesela ben wpmavi’yi kurarken, http:// üzerine, yani başında www. olmadan kurdum. Siz de http:// yada <a href="http://www" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www</a>. seçeneklerinden bir tanesini seçin.<br />
<br />
https:// ise, SSL güvenlik ağı içindir ve SSL kullanmak ekstra ücret gerektirir. Bu işin başında olan siz  blogçular içinse gereksiz para kaybıdır o yüzden bu aşamada hiç gerek yok.<br />
<br />
Yani kısacası bu noktada wordpress blog kurulumu hangi alan adı üzerine yapılsın, onu uzantısı ile birlikte belirleyip, seçiyoruz.<br />
<br />
12-Dizin (İsteğe B.): WordPress blogunu tam olarak hangi URL adresi üzerine kuracağımızı seçiyoruz.<br />
<br />
Blogunuzu <a href="http://siteniz.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com</a> adresi, yani direkt olarak satın aldığınız domain adresi üzerine kuracaksanız, bu seçeneği boş bırakın.<br />
<br />
Bu seçeneğe bir şey yazarsanız (demo gibi), bu wordpress’i <a href="http://siteniz.com/demo" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com/demo</a> dizinine kur anlamına gelir. Yani blog adresiniz <a href="http://siteniz.com/demo" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com/demo</a> şeklinde olur. Boş bırakmak <a href="http://siteniz.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com/</a> dizinine kur anlamına gelir.<br />
Blog Nasıl Açılır - Protokol Seçimi<br />
Blog Nasıl Açılır – Protokol Seçimi<br />
<br />
13-Versiyon: ekran varsayılan olarak karşınıza zaten en son sürümü getirecektir. Siz de bu şekilde bırakın, yani blog kurulumu için en son sürümü yükleyin.<br />
<br />
14-Dil Seçeneği: Wordpress sitenizin yönetim panelinin ve içerik yazım dilinin seçimini yapyoruz. Hangi dilde olmasını istiyorsanız, o dili kullanabilirsiniz.<br />
Blog Nasıl Açılır -Wordpress Blog Oluşturma için Versiyon Seçimi<br />
Blog Nasıl Açılır -Wordpress Blog Oluşturma için Versiyon Seçimi<br />
<br />
15-Yönetici Adı ve Şifre: Yükleme ekranı varsayılan olarak bu seçeneği, admin olarak atar. Kesinlikle ve kesinlikle kullanıcı adını admin yapmaktan uzak durun. Admin olarak kalması büyük bir güvenlik açığıdır.<br />
<br />
Yönetici adı ve şifresi kısımlarında belirlediğimiz bilgiler, açtığımız blogu yönetecek admin’in kullanıcı adı ve şifresi oluyor. Bu bilgileri unutmamanız da fayda var.<br />
<br />
16-Yönetici E- Adresi: Kullandığınız herhangi bir mail adresini de (Gmail) verebilirsiniz. ( Önerim sıklıkla kullandığınız bir mail adresi vermeniz )<br />
<br />
17-Site İsmi: Benim kullandığım site ismi WPMAVI, siz de sitenizin ismini istediğiniz şekilde buraya yazabilirsiniz.<br />
<br />
18-Site Sloganı: Benim kullandığım site sloganı “Türkiye WordPress Rehberi ve Profesyonel WordPress Blogu”. Sizde sitenizin sloganını buradan belirleyebilirsiniz.<br />
<br />
19-İkili Faktör Doğrulama: Bu seçeneği ister etkisiz bırakın, ister etkinleştirin ama bence gereksiz bir güvenlik önlemi. Keza ilerleyen aşamalar da biz zaten bir güvenlik eklentisi kuracağız.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Yönetimi için Yönetici Bilgileri Atama<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Yönetimi için Yönetici Bilgileri Atama<br />
<br />
20-Otomatik güncelleme, WordPress eklentisi otomatik güncelleme, worpress tema otoma güncelleme ve otomatik güncelleme yedekleme seçeneklerini hemen altta yer alan resimdeki gibi işaretleyin.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Kurmak İçin Yapılan Ayarlar<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Kurmak İçin Yapılan Ayarlar<br />
<br />
21-Sınırlı giriş denemesini de no olarak işaretleyin. Keza bunu biz zaten bir sonraki adımda yapacağız ve tek bir blog kurulumu yapacağımız için de çok siteyi etkinleştirin seçeneğini de no olarak işaretleyin.<br />
<br />
22-Gelişmiş Ayar Yönetimi: Bu kısmı “Benim için otomatik yap” olarak işaretleyin. Keza sistem çözülmesi oldukça zor veritabanı ismi ve tablo prefix’leri atayacaktır.<br />
<br />
Ve tüm seçenekleri dediğim şekilde işaretledikten sonra en son adım olan +Kur butonuna tıklayın ve wordpress blog kurulumu işlemi başlasın.<br />
Blog Nasıl Açılır -Wordpres Kurulum Gelişmiş Ayarları<br />
Blog Nasıl Açılır -Wordpres Kurulum Gelişmiş Ayarları<br />
<br />
23-Wordpress Kurulumu tamamlandıktan sonra, yükleme ekranı bize wordpress kurulumu’ nun hangi domain ismine ve uzantısına yapıldığını ve admin paneline girişi nereden yapacağınızın linklerini veriyor.<br />
<br />
Yönetim URL adresine gidip, biraz önce belirlediğimiz yönetici adı ve şifre ile blogunuzun admin paneline giriş yapabiliriz.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Oluşturma Tamamlandı<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Oluşturma Tamamlandı<br />
<br />
Tabi admin paneline gider gitmez, karşımıza son olarak hemen alttaki resimde olduğu gibi bir ekran daha çıkacaktır. Bu ekranda da Hayır, teşekkürler deyip, direkt admin panelize gidebilirsiniz. Keza ben size blog nasıl açılır kısmını adım adım anlattıysam, bir sonraki yazımda da blog açtıktan sonra ilk yapılması gerekenleri de adım adım anlattım.<br />
Blog Kurmak - WordPress Tanıtım Ekranı<br />
Blog Kurmak – WordPress Tanıtım Ekranı<br />
<br />
Blog nasıl açılır öğrendik ! İşlem tamamdır! Artık sizinde bir blogunuz var. Blog tasarımlarınızı blogunuza giriş yaptıktan sonra wordpress admin panelinden yapabilirsiniz.<br />
<br />
Hemen alttaki resimde Admin Paneli &gt;&gt; Sol Kısım &gt;&gt; Yazılar &gt;&gt; Yeni Ekle sekmesine giderek, yazı yazabileceğiniz, kurduğunuz blogun admin panelinden bir görüntü.<br />
<br />
Blogumuzu açtık peki sırada ne var ? Sırada ise, içeriklerinizi oluşturmadan önce, yani blog açtıktan sonra ilk yapılması gerekenleri tamamlamak var.<br />
<br />
Blog Açtıktan Sonra ilk ve Mutlaka Yapılması Gereken 19 Şey! başlıklı yazımdan adım adım blog nasıl açılır’ın 3. kısmına geçebilirsiniz.<br />
<br />
19 adımıda tamaladıktan sonra geriye tek bir şey kalıyor, oda WordPress öğrenmek.Yukarıda da dediğim gibi, wordpress kullanmanın word ve excel kullanmaktan farkı yok. WordPress’in nasıl kullanıldığını, neyi nereden yapacağınızı çözmek maximum 1 haftanızı alır.<br />
<br />
Tabii bir de google’da üst sıralara çıkabilmek için blog nasıl açılır rehberimin son adımı olan 4. adım google’da üst sıralara çıkma – başarılı bir blog yazarı olmanın sırrı başlıklı yazımı okumak var.<br />
<br />
Yakında wordpress kullanımıyla ilgili detaylı videolar çekeceğim fakat bu aşamada kendiniz de google’da wordpress’in nasıl kullanıldığını araştırıp, kolaylıkla öğrenebilirsiniz.<br />
<br />
Ayrıca blogçuluk hayatınıza yararı olması adına alttaki içeriklerime de göz atabilirsiniz;<br />
<br />
Google’ın çalışma prensibini anlamak adına: Google Sıralama Kriterleri<br />
Başarılı bir blog adına: Blog Açanların Mutlaka Okuması Gereken 30 Önemli İpucu<br />
Blog İpuçları Adına: En İyi Blogculardan Başarılı Bir Blog Yazarı Olmanın Sırları<br />
Blogunuza Ziyaretçi Çekmek Adına: Hit Arttırma Yöntemleri<br />
Google’ın İstediği Türden Makaleler Yazmak Adına: SEO uyumlu Makale Yazımı<br />
Google’da Üst Sıralarda Yer Almak İçin: Google’da İlk Sayfada Çıkmak<br />
<br />
Blogunuz hayırlı uğurlu olsun. Her hangi bir konuda yardımca ihtiyaç duyarsanız lütfen benimle iletşime geçmekten çekinmeyin.<br />
<br />
Umarım Adım Adım Blog Açmak | Blog Nasıl Açılır başlıklı yazımı yararlı bulmuşsunuzdur.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=205506" target="_blank" title="">Hoby Blogculuk Nedir.jpg</a> (Dosya Boyutu: 209.08 KB / İndirme Sayısı: 93)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Nedir?</span></span><br />
<br />
Web tabanlı bilgi paylaşım ağı olan blog, insanların bildiği, öğrendiği ve paylaşmak istediği paylaşımları aktarmayı sağlayan mecradır. weB-LOGin kelimelerinin kısaltımı şeklinde oluşan blog kelimesi birleşik kelimenin kısaltması olarak oluşturulmuştur. İnternet ortamında kişisel internet sayfası sahibi olmak isteyenler için blog özel bir seçenektir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blogla Sitenin Ne Farkı Var?</span></span><br />
<br />
Kullanıcılar genellikle internet sitesi ile blogun farkını merak etmektedirler. İnternet siteleri kendi içinde türlere ayrılır. Blog da bir internet sitesidir. Ancak portal sitesi, blog sitesi ve forum sitesi gibi türleri olan internet sitesi seçenekleri arasında blog sitesi kendi tarzı ile farklı bir internet sitesi konseptidir. Kullanıcıların merak ettiği bir diğer konu da blog sayfası için kod bilgisinin gerekli olup olmadığıdır. Kod bilginiz olsa da olmasa da blog sahibi olmanız mümkündür. Hazır tasarım halinde olan binlerce blog seçeneği arasından beğeninize göre blog tercihi yapabilirsiniz. Eğer kod bilgisine sahipseniz bu durumda kendi blog sayfanızı kendinize özel şekilde tasarlayabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Türleri</span></span><br />
<br />
Çok sayıda blog türü vardır. Bilgi verme amaçlı olan blog siteleri sadece bilgiye odaklı ve tasarım detayı olarak derinliği olmayan bloglardır. Kişisel blog sayfaları ise aşk, giyim, spor ya da sağlık gibi konularda ve farklı formatlarda olabilir. Bunun dışında özel amaçlı blog sayfaları da oluşturularak özel veri akışı sağlanabilir. Blog açmak isteyenler neden blog açmalıyım diye düşünebilirler. Bir şeyler paylaşmak ve kendinizi sanal ortamda ifade etmek istiyorsanız blog açmak en iyi çözüm olacaktır. Boşa zaman harcamak yerine faydalı paylaşımla yapmak istiyorsanız en ideal seçenek blog sayfasıdır. Kendi konseptinize uygun tasarım yaparak içeriği oluşturduktan sonra blogunuzu devamlı güncelleyerek yeni paylaşımlar yapabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kişisel Blog Sayfaları</span></span><br />
<br />
Bu blog sayfaları blog yazarının kişisel ismini taşıyan ve bireysel özelliklerin ön planda olduğu blog sayfasıdır. Kişisel blog sayfaları bu alanda çok deneyimli olmayan bireylerce de kullanılabilecek sayfalardır. En çok kullanılan blog türü olan kişisel bloglar her konuda açılabilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Temasal Blog</span></span><br />
<br />
Uzmanlık gerektiren bir blog sayfası olan temasal blog alanında uzman kişilerce belirli bir konu etrafında hazırlanan blog türüdür. Özellikle moda alanında çokça tercih edilen temasal bloglar, ekonomi, tarih, siyaset ve diğer alanlarda oluşturulabilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Topluluk Blogları</span></span><br />
<br />
Bu tarz bloglar üyelik ile kullanıcı grubu oluşturarak bilgi paylaşımı oluştururlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kurumsal Blog Sayfaları</span></span><br />
<br />
Kurum ve firmaların kendi tanıtımları ve bilgi verme alanları olarak tasarlanan kurumsal blog sayfaları iş dünyasında giderek önemi artmaktadır. Daha geniş kitlelere ulaşmayı kolaylaştırma bu ortamlarla bilgi kirliliği de engellenmiş oluyor.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Açmak Ücretli mi?</span></span><br />
<br />
Blog açmanın ücretli olup olmadığı sıkça sorulan sorulardandır. Ücretsiz blog açtığınızda çeşitli kısıtlamalar ve birtakım prosedürlerle karşılaşabilirsiniz. Bunun yanında ücretli olarak açacağınız blog sayfaları ise alan adı olarak ve site tasarımı olarak özel seçenekler sunuyor. Eğer özel bir seçenek arayışındaysanız ücretli blog sayfaları sizin için ideal seçeneklerdir. Ücretsiz olarak kullanabileceğiniz blog servislerini mercek altına aldığımızda şu seçenekler dikkat çekiyor.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blogger:</span></span> Google'nin blog mecrası olan blogger, Google'nin ücretsiz olarak sunduğu bir hizmettir. Google alt yapısı ile blog sahibi olmak istiyorsanız ve bunu ücretsiz olarak elde etmek istiyorsanız Blogger sizin için ideal bir tercihtir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Wordpress:</span></span> Blog siteleri arasında en sık tercih edilen blog mecrası WordPress'tir. Zengin içeriği ve özgün tasarımları ile WordPress ile aradığınız özle seçeneklere sahip olabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blogcu:</span> </span>Yerli blog sitesi olan Blogcu, Blogger ve WordPress'e göre bir adım geride olsa da özgün ve yerli tasarımlar ile sizlere özel çözümler sunuyor.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Yazarı Kimdir?</span></span><br />
<br />
Blog yazarı; okuyucuları bilgilendirmek ve eğlendirmek amacıyla web sitelerin bloglarında yazı yazan kişilere verilen isimdir. Bilinen, keşfedilen, denenen bir takım şeyleri okuyucu ile paylaşırlar. Farklı konularda makaleleri okuyucuya aktarırlar.<br />
Blog Yazarı Ne Yapar? Blog Yazarı Görev Sorumlulukları Nelerdir?<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blogger olarak da adlandırılan blog yazarlarının görev sorumlulukları şöyledir:</span></span><br />
<br />
    Belirli bir konu hakkında deneyim sahibi olmak ve bu deneyimleri görselle destekleyerek yazı eşliğinde okuyucuya aktarmak,<br />
    Okuduğu kitaplar, gezdiği yerler, yediği yemekler ya da kullandığı ürünler gibi pek çok farklı konuda deneyim sahibi olmak,<br />
    Yazıları ve fotoğrafları kişisel bloglarında yayınlamak,<br />
    Yazı yazarken imlâ kurallarına, noktalama işaretlerine ve kullanılan dile özen göstermek,<br />
    Yazıların doğru kişilere iletilmesi için etiket ve başlık seçimini doğru yapmak,<br />
    Yayınladıkları yazıların daha çok kişiye iletilmesi için sosyal medya hesaplarından (Twitter, Facebook, Instagram, Google Plus, Pinterest vb.) faydalanmak.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Yazarı Nasıl Olunur? Blog Yazarı Olmak İçin Hangi Eğitim Alınmalıdır?</span></span><br />
<br />
Blog yazarı olmak için herhangi bir bölümde eğitim almak zorunlu değildir. Bunun için kişinin kendisini geliştirmesi gerekir. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü gibi Türkçeye hakim olunan bölümlerden mezun olanlar bu alanda avantaj sahibi olabilir.<br />
<br />
Son yıllarda sosyal medyanın da kullanım alanının artması ile birlikte blog yazarları ve yazıları oldukça artmıştır. İnternet istediğiniz her bilgiyi kolayca bulabileceğiniz bir platforma dönüşmüştür. Blog Bullettin Board System adlı ingilizce kelime öbeğinin kısaltmasıdır. Blog yazarlarına ise internet ortamında blogger denmektedir.<br />
<br />
Kişiler özgür iradeleri ile yasa sınırları içerisinde her konuda bir blog yazısı yazabilirler. Son 10 yıldır blog denen kavram hayatımızda bulunmaktadır. Genellikle ücretsiz olan blog yazılarını paylaşan siteler sistemde bolca bulunmaktadır. Okuyuculardan da blog yazarlarından da herhangi bir ücret talep etmeyen bu sitelerin sayısı git gide hızla artmaktadır. Yurtdışından sonra ülkemize de gelen bu sistem kişilerin fikirlerini, deneyimlerini, hayatlarını kolayca paylaşabilecekleri bir alana dönüşmüştür. Kısa bir roman tadında da olan bu sitelerde bulunan yazarlar, sizlerin de bildiği üzere kitap yazımına kadar ilerleyen uzun bir süreci oluşturmaktadır. Günümüz dünyasında kişiler güvendikleri ve kalemlerini güçlü buldukları kişiler üzerinden birçok deneyimi yaşamadan elde edebilmektedir. Okuma alışkanlığı zayıf olan birçok insan bu kısa blog yazılarını çok sevmiştir. Örnek vermek gerekirse, yurtdışında görmek istediğiniz bir yer olduğunu düşünelim. İnternet üzerinden ya da bilinen kitapçılardan herhangi bir kaynak bulamamış olabilirsiniz. Ancak seyahat üzerine yazıları yayınlayan bir blog sitesi olduğunu varsayalım. Gerçek kişileri yaşanan tecrübeleri sizlerin o ülke hakkında çok daha ayrıntılı bilgi edinmesine yardımcı olur. Herhangi bir sınırlaması olmayan blog yazıları çok kısa ya da çok uzun olabilir. Kendinize çok daha yakın hissettiğiniz bir yazarın blog sayfasını takip ederek hiç tanımadığınız bir arkadaş edinebilirsiniz. Yazarlar da kendi deneyimlerini paylaşarak hiç tanımadıkları insanlar ile kusursuz bir bağ kurmaktadır. İstediğinize göre yazarlara mesaj atabilir ya da blog yazılarına yorum yapabilirsiniz.<br />
<br />
Son yıllarda artan sosyal medya iletişiminin dostluk kavramını körelttiği herkes tarafından aşikardır. Görüşmek ya da aramak yerine gelişen like sistemi ne yazık ki insanlar arasındaki samimi bağı köreltmektedir. Ancak blog yazmak adeta günlük tutmak gibi hem yazanın yalnızlığını azaltmakta hem de otobiyografi okumak gibi okuyanın zihini geliştirmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Nasıl Yazılır?</span></span><br />
<br />
Blog yazarı olmak kural tanımayan olaylar silsilesidir. İsterseniz fotoğraf paylaşabilir, her türlü kişisel bilginizi anonim hesaplar üzerinden kolayca paylaşabilirsiniz. Her istediğiniz konuda deneyimlerinizi kolayca aktarabilirsiniz. Yalnızca samimi olmanız beklenmektedir. Bunu okuyucularınız için yapmalısınız. Yazılarınızda imla hatası ve anlatım bozukluğu olmamalı. Bu kurallara uygun bir blog yazarı olduğunuz zaman okuyucularınızın sayısı hızla artmaya başlayacak ve git gide daha fazla insana ulaşmaya başlayacaksınız.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Ne İşe Yarar?</span></span><br />
<br />
Blog sayesinde para kazamaya dahi başlayabilirsiniz. Yazılarınız üzerinden takipçi sayınıza göre reklam alabilir ve bunu işiniz haline getirebilirsiniz. Ancak kar amacı gütmüyorsanız yalnızca yazarak rahatlamak ve insanlara hızlıca ulaşmak için bile blog yazarı olabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blog Nasıl Açılır</span></span><br />
<br />
Blog açmak istiyorum ancak blog nasıl açılır hiç bir fikrim yok… ne yapmalıyım? Blog kurma işine nereden başlamalıyım ?<br />
<br />
Bir blog nasıl açılır en kolay ve anlaşılır şekilde öğrenmek istiyorum ve ek gelir olarak blog ile para kazanmak istiyorum diyorsanız, şunu baştan söylemeliyim ki kesinlikle doğru adrestesiniz.<br />
<br />
İlk blog kurma girşimim 2009 yılında hiç bir bilgiye sahip olmadan, gerçek anlamda 0 teknik bilgi ile oldu. gözlerim kan çanağı saatlerce, günlerce araştırma yaptığımı hatırlıyorum. İlk adımımdan bu güne tarif edemeyeceğim boyutlarda bilgi ve tecrübe edindim.<br />
<br />
Bu blog nasıl açılır yazısı ise, 2009 yılından beri ne öğrendiysem, hiç bir noktayı atlamadan aktaracağım bir rehber olacak.<br />
<br />
Bu yazımda sizlere blog nasıl açılır adım adım hiç bir noktayı atlamadan anlatacağım. Tabii yazımda anlattığım blog kurma yöntemi bir gezi blogu nasıl açılır, makyaj blogu nasıl açılır, moda blogu nasıl açılır, kişisel blog nasıl açılır ya da yemek blogu nasıl açılır gibi, blog açma mantığı aynı olan bir çok alt kategoriyi de kapsayıcı olacaktır.<br />
<br />
İnanın bana yazının sonuna geldiğinizde blog açma işlemini 10 dakika da halletmiş olacak ve siz de benim sahip olduğum gibi profesyonel bir bloga sahip olacaksınız!<br />
<br />
Güncelleme Notu: 2014 yılından bu yana 2500’ün üzeride kişi blog açmak için hazırladığım bu rehber ile blogunu açtı. Bu 4 yazıdan oluşan rehber sayesinde blogunu açıp, şu an blogundan aylık binlerce lira kazanan yüzlerce takipçim var.<br />
<br />
Ayrıca blog açmak için oluşturduğum bu rehber;<br />
<br />
#Başlangıç seviyesinde olan kişiler için (0 bilgiye sahip olsanız bile) takip edilebilir durumda<br />
#Ve sürekli güncel tutulmaktadır.<br />
#Platform spesifiktir. ( Yani wordpress ile blog açmak anlatılmıştır )<br />
#Takıldığınız herhangi bir noktada yazıma yorum yaparak ya da iletişim formundan bana ulaşarak ücretsiz bir şekilde yardım alabilirsiniz. (Kesin bilgi. Deneyin, görün.)<br />
Neden Blog Kurmalısınız ?<br />
<br />
#Eğer blog kurma konusunda karasızsanız ve kendinizden tam anlamıyla emin değilseniz, blog oluşturarak ne elde edeceğinizi, sizin nelerin beklediğini tam alamıyla kestiremiyorsanız, kesinlikle neden blog açmalısınız başlıklı yazımı okumanızı tavsiye ederim.<br />
<br />
Ancak kısaca blog kurmak size ne kazandırır özetleyeyim;<br />
<br />
#Para kazanmak: Evet blog yazarak para kazanmak kesinlikle mümkün. Bunu bir ek gelir olarak yapanlarda var, benim gibi işinden istifa edip tam zamanlı olarak yapanlarda.<br />
<br />
Hatta öyle ki blog açarak para kazanmamak mümkün değil!  Nasıl mümkün olmadığının en büyük kanıtlı blog açıp, tek bir makale yazarak aylık 100 lira kazanmak başlıklı yazımda uygulamalı olarak 0’dan açtığım ve tek bir yazı yayımladığım blog ile google’da üst sıralara gelerek google reklamlarından aylık 100 lira nasıl kazandığımı anlatmamdır!<br />
<br />
Ki inanın bana blog açmak internetten para kazanmak adına yapabileceğiniz en karlı ve en güzel ilk 3 iş arasında.<br />
<br />
#Yazar Olmak: Yayımcılar / Yayımevleri sizce tanınmayan birinin kitabını mı yayımlar yoksa hali hazırda binlerce kişi tarafından okunan ve takip edilen birinin mi ? Tabii ki tanınan birinin. Sebebi ise basit. Çünkü sizi tanıyan insanlara kitap satması çok daha kolay olacaktır. Blog kurmak ise bu işin ilk basamağıdır. ( Örneğin pucca )<br />
<br />
#İşinizi Büyütmek: Bugün en büyük şirketlerin bile blog sayfaları mevcut. Neden ? Çünkü sattığı ürünü pazarlıyor da ondan. Örneğin uçak bileti satan bir internet sitesi gezilecek en ucuz ülkeler diye blog yazısı hazırlıyor ve google’dan bu blog içeriğine aldığı trafiğe aynı yazı içerisinde o ülkeler için uçak bileti satmaya çalışıyor.<br />
<br />
#Sadece Yazın: Blog kurmak için illa bir amacınızın olmasına gerek yok. Yazmayı seviyor, duygularınızı, düşüncelerinizi insanlarla paylaşmayı seviyorsanız da blog yazabilirsiniz.<br />
<br />
Tabii blog oluşturma ile ne elde edeceğinize dair daha yüzlerce madde sıralanabilir. Ancak şunu bilin ki, blog açmak hayatınızı hem maddi, hem de manevi anlamda kökten değiştirebilir.<br />
<br />
Böyle bir potansiyeli ciddi anlamda vardır ki şurada, bahsettiğim değişim potansiyeli gerçek örnekleri ile birlikte çok net bir şekilde anlatılmış.<br />
7 Adımda Blog Kurma – Blog Nasıl Açılır<br />
<br />
1- Blog Konusu Seçimi<br />
2- Plaftrom Seçimi<br />
3- Host ve Domain Ne Demek<br />
4- Hosting Firması Belirleme<br />
5- Alan Adı ve Hosting Satın Alma<br />
6- Wordpress Kurma<br />
7- Blog Tasarımı ve Kullanımı<br />
1- Blog Kurmak İstiyorum Ancak Yazacak Konu Bulamadım<br />
<br />
Pekala, sizinle bir beyin fırtınası yapmak adına size 60’ın üzerinde fikir verebilirim. Umarım vereceğim fikirlerden bazıları beyninizde ufak bir kıvılcım çakar ve size işte bu ! dedirtir.<br />
<br />
#İşte o blog fikirleri: Blog Fikirleri – En Popüler Blog Konuları. Ayrıca Site Fikirleri başlıklı yazıma da bakabilirsiniz. Bu yazımda yer alan bir çok madde de  blog kurma fikri olarak değerlendirmek için gayet uygundur.<br />
<br />
Tecrübelerime dayanarak bir kaç şeyide kesinlikle belirtmeliyim. Bana göre bu işte başarı potansiyeli oldukça arttıracak 2 önemli madde var;<br />
<br />
1-Konu seçimi yaparken mutlaka yazarken zevk alacağınız bir konu seçin. Sevmediğiniz bir alanda asla şevkle yazamaz, dolayısı ile de kaliteli üretimler yaratamazsınız.<br />
<br />
Bu konudaki tecrübelerimi, neden bu söylemimde kesin konuştuğumu ise blog nasıl açılır rehberimin sizin de blog kurduktan sonra okuyacağınız 4. ve son yazısı olan blog nasıl yazılır başlıklı yazımda oldukça detaylı bir şekilde anlattım.<br />
<br />
2-Diğer bir tavsiyem ise, kesinlikle niş bir blog kurmanız. Yani her konu hakkında yazmayın. Spesifik bir konu üzerine yazın. Google niş blogları çok sever.<br />
<br />
Sebebi ise basit. Yazdığınız blog konuları birbirine çok yakın olacağı için, yazılarınız arası link verme şansınız yüksek olacak ve böylece sitenizi ziyaret eden bir kişiye bir çok yazınızı okutabileceksiniz.<br />
<br />
Bu şekilde sitenizde ziyaretçilerin geçirdiği süre artacak, blogunuz ise ziyaret süresi artan ziyaretçinin aklında daha kalıcı olacak ve dolaylı olarak ziyaretçinin blogunuzu sosyal medya platformlarında paylaşma oranı da artacak.<br />
<br />
Tabii bu niş blog kurmaya, SEO açısından, yani yazdığınız blog yazılarının google’da üst sıralara çıkması açısından etki edebilecek küçük bir örnekti.<br />
<br />
Niş blog oluşturmanın SEO açısından daha nice avantajları olacaktır. Keza bu avantajların neler olduğunu da, blog kurduktan sonra okumanızı önerdiğim SEO ile ilgili yazılarımda daha detaylı olarak göreceksinizdir.<br />
2- Platform Seçimi : Ücretsiz Blog Kurma Platformları vs Ücretli Platformlar<br />
<br />
#Blog kurmak için üç seçeneğiniz var, blogger, wordpress.com ve wordpress.org. Blogger ve wordpress.com üzerinden ücretsiz bir şekilde blog oluşturmak mümkün fakat en büyük dezavantajları, her ikisinde de blog adreslerinin alttaki gibi olmasıdır;<br />
<br />
sizinblogadresiniz.blogger.com veya sizinblogadresiniz.wordpress.com<br />
<br />
#Peki bu adreslerde size aitlik nerede ? Akılda kalıcılık nerede? Kurumsallık nerede? Neden blog adresiniz sizinblogunuz.com olmak yerine sizinblogunuz.blogger.com olsun ki ?<br />
<br />
Sonuçta herkes alt bir domain (alan adı / site ismi) adresinde değilde, kendine ait bir domain adresi altında blogu olsun ister.<br />
<br />
#Ücretsiz blog kurma platformlarının onlarca emek emici dezavantajı var. WordPress.com Mu Blogger Mı Yoksa WordPress.org Mu? başlıklı yazımdan bu dezavantajların tamamını okuyabilirsiniz.<br />
<br />
#Ancak karar verme aşamasında sadece tek bir dezavantajın bile sizin için yeterli olacağını düşünüyorum ki oda, ücretsiz blog oluşturma platformları aracılığı ile açılan bloglarda para kazanılamıyor oluşu.<br />
<br />
#Çünkü google reklamları ( google adsense ) alt alan adında olan ( yani biraz önce üstte paylaştığım ücretsiz blog plaftromlarının uzantılı site isimlerine gibi ) sitelerin reklam yayımlama başvurularını %99 ihtimalle onaylamıyor.<br />
<br />
Peki diyelim ki ben benimsitem.com domain isminde bir blog kurmak istedim, bunu nasıl gerçekleştirecegim ? İşte, ben de size bu yazımda tam olarak bunu anlatacağım.<br />
<br />
Profesyonel bir blog kurmak istiyorsanız  benim de şu an okuduğunuz blogum için tercih ettiğim ve kullandığım profesyonel bir blog altyapısı olan wordpresskullanmalısınız.<br />
<br />
Dünya üzerinde kurulu olan websitelerin %30’u wordpress altyapısı üzerine kurulmuştur. Kullanması oldukça basit ve hiç bir kod bilgisi gerektirmez. Bir word, excel programı kullanmaktan farksızdır.<br />
<br />
Biz, blog kurma için ücretsiz olan wordpress.com değilde ( ücretsiz kısmın hem kısıtlamaları var hemde domain adresiniz sizinblogadresiniz.wordpress.com şeklinde olacaktır. ) wordpress.org‘u kulllanacağız.<br />
<br />
#Keza Türkiye’nin en iyi blogları – en iyi gezi blogları – en iyi makyaj blogları – en iyi yemek blogları – en iyi kişisel bloglar başlıklı yazılarıma da baktığınızda, listelerde yer alan blogların büyük bir çoğunluğunun wordpress.org alt yapısı kullandığını göreceksinizdir.<br />
<br />
Tabii WordPress.org alt yapısını sadece blogların kullandığını da düşünmeyin. WordPress ile yapılmış siteler başlıklı yazımda yer alan Türkiye’nin en ünlü dizi, film, haber vs gibi sitelerin de wordpress.org alt yapısını kullandığını göreceksinizdir. Bunlara sozcu.com.tr’de dahil.<br />
<br />
Evet, wordpress.org alt yapısı işte böyle bir yapı. Bu alt yapıda yapacaklarınız inanın sınırsız. Olanağınız sadece blog kurmak değil yani. Her hangi bir kategoride (Dizi, film, e-ticaret, haber sitesi vs.) bir internet sitesi kurmak istiyorsanız da yine wordpress.org alt yapısı ile bunu gerçekleştirebilirsiniz.<br />
<br />
Eğer sadece blog kurmak değil, bu tür site kurma fikirleriniz varsa da, yine oldukça detaylı anlatımını yaptığım internet sitesi nasıl kurulur başlıklı yazıma da bakabilirsiniz.<br />
<br />
Tabi blog kurmak da bir maliyet gerektiriyor. Sadece blog oluşturma değil, her türlü site kurulumu bir ücret gerekiyor.<br />
<br />
Canınızı hemen sıkmayın.<br />
<br />
Aklınızda oluşan soruları tahmin edebiliyorum… Ben blog oluştuma konusunda hiç bir şey bilmiyorum ki bilmediğim bir şeye neden ücret ödeyeyim ? diye düşünebilirsiniz.<br />
<br />
Zaten bende bu yazımı bu fikirlerinizi değiştirmek, sizi de profesyonel bir blogçu yapmak için yazıyorum. İnanın bana her şey düşündüğünüzden ve beklediğinizden daha kolay.<br />
<br />
Ve ödeyeceğiniz ücret başlangıç için hiçte uçuk bir rakam değil. Blog açmak için ödeyeceğim ücret nedir ? Hemen söyleyeyim; genel olarak yıllık maximum 250-350lira arasında.<br />
<br />
Not: Bu maliyet ilk yıl için wpmavi okuyucularına özel indirim ile sadece 113 TL olacktır. Yani ilk yıl 113 TL, devam eden yıllarda ise üstte bahsettiğim 250 – 350 TL arası maliyet rakamları çıkacaktır ki zaten eğer ilk yıl sonunda bir başarı elde ederseniz, blogunuzdan kazanacağınız reklam gelirleri bu maliyetlei hayli hayli karşılayacaktır.<br />
<br />
Baktınız ki ilk yıl sonunda istediğiniz başarıya ulaşamadınız ya da bu işten sıkıldınız ve daha fazla devam etmek istemediniz o zaman da ödeme yapma zamanı geldiğinde herhangi bir ödeme yapmazsınız bu işin maliyeti size sadece 113 TL olmuş olur.<br />
<br />
Blogunuzun kurumsal, profesyonel bir görünüme sahip olmasını, size ait olmasını, özgürce hareket edebilmeyi, istediğiniz gibi tasarlamayı istiyorsanız,<br />
<br />
Dünya üzerindeki ben de dahil milyonlarca website sahibinin siteleri için yıllık belirli ücretler ödediği gibi, sizin de aşağı yukarı yıllık 250 – 300 lira gibi bir rakamı gözden çıkarmanız gerekli.<br />
<br />
Tamam. Yıllık 300 lirayı gözden çıkarttım. Peki ben blogu nasıl kuracağım ? Blog kurma işine nasıl başlayacağım ? Blogu açsam bile wordpress kullanamayı nasıl öğreneceğim ? vs. diye şüpheleriniz varsa derhal o şüphelerden kurtulun.<br />
<br />
Milyonlarca insan bu işi yapabiliyorsa, siz de kolaylıkla yaparsınız ki ben size adım adım blog nasıl açılır anlatacağım.<br />
<br />
Şunu asla düşünmeyin; ben önce blog kurma işlemini öğreniyim, detaylı wordpress dersleri videoları izleyim, bu altyapıyı tamamen öğrendikten sonra blog açarım…<br />
<br />
Malesef. Suyun dışındayken yüzme öğrenemezsiniz. Blog kurmak istiyorsanız illa ki suyun içine girmeniz lazım. Bu iş böyle. Diğer türlü şevkinizi kaybeder, bu işe asla başlayamaz ve yarınınızı değiştirmek adına bir potansiyel yaratamazsınız. Öncelikle işin içine girin, gerisi zaten geliyor.<br />
3- Host ve Domain Ne Demek ?<br />
<br />
Bu yazımda blog açma mantığı şu şekilde işleyecek; Önce domain ve hosting satın alacağız daha sonra ise, aldığımız bu hosting ve domain üzerine wordpress kuracağız.<br />
<br />
Host ne demek ? Domain ne demek ? Daha ilk adımdan bilmediğim, ilk defa duyduğum terimler diye düşünmeyin, hemen açıklıyorum;<br />
<br />
Host:Blogunuzun dosyalarını barındıracağınız 7/24 açık kalan Serverlar. İşte işin maliyetli olan kısmıda bu nokta. Blogunuzu bir serverda barındırmak ücretli ve bu hizmeti veren dünya üzerinde yüzlerce hosting firması var.<br />
<br />
Domain:Domain ise blogunuzun ismidir, yani wpmavi.com gibi sizinsiteniz.com gibi. Tabii Domain adresi satın almanında bir ücreti vardır. Bu ücret yaklaşık olarak yıllık 50liradır.<br />
<br />
<br />
cPanel’inize giriş yaptıktan sonra mouse ile aşağı doğru inin ve Web Uygulamaları altında WordPress Blog seçeneğini göreceksiniz, bu seçeneğe tıklayıp, wordpress kurulumuna geçin.<br />
<br />
Not: Eğer sizde cPanel kısmı Türkçe ise İngilizceye ya da İngilizce ise Türkçe’ye cPanel yönetiminde üst kısımda bulunan Settings ( Ayarlar ) &gt;&gt; Change Language (Dil Değiştir) &gt;&gt; Select Language ( Dil Seç ) &gt;&gt; Türkçe / İngilizce &gt;&gt; Change (Değiştir) butonuna tıklayarak değiştirebilirsiniz.<br />
10-Ardından karşınıza çıkan ekranın sağ kısmında bulunan bu uygulamayı kur butonuna tıklayın ve wordpress kurulumunu başlatın.<br />
<br />
<br />
<br />
11-Lokasyon / Domain: WordPress kurulumu için bir protokol seçiyoruz. Yani, sitemizin uzantısı ne olsun. Yükleme ekranı bize 4 seçenek sunuyor<br />
<br />
[ http:// &gt;&gt; <a href="http://www" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www</a>. &gt;&gt; https://  &gt;&gt; <a href="https://www" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www</a>. ]<br />
<br />
Sitenizin başında www. olması veya olmaması günümüzde artık birşey ifade etmiyor. Mesela ben wpmavi’yi kurarken, http:// üzerine, yani başında www. olmadan kurdum. Siz de http:// yada <a href="http://www" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www</a>. seçeneklerinden bir tanesini seçin.<br />
<br />
https:// ise, SSL güvenlik ağı içindir ve SSL kullanmak ekstra ücret gerektirir. Bu işin başında olan siz  blogçular içinse gereksiz para kaybıdır o yüzden bu aşamada hiç gerek yok.<br />
<br />
Yani kısacası bu noktada wordpress blog kurulumu hangi alan adı üzerine yapılsın, onu uzantısı ile birlikte belirleyip, seçiyoruz.<br />
<br />
12-Dizin (İsteğe B.): WordPress blogunu tam olarak hangi URL adresi üzerine kuracağımızı seçiyoruz.<br />
<br />
Blogunuzu <a href="http://siteniz.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com</a> adresi, yani direkt olarak satın aldığınız domain adresi üzerine kuracaksanız, bu seçeneği boş bırakın.<br />
<br />
Bu seçeneğe bir şey yazarsanız (demo gibi), bu wordpress’i <a href="http://siteniz.com/demo" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com/demo</a> dizinine kur anlamına gelir. Yani blog adresiniz <a href="http://siteniz.com/demo" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com/demo</a> şeklinde olur. Boş bırakmak <a href="http://siteniz.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com/</a> dizinine kur anlamına gelir.<br />
<br />
13-Versiyon: ekran varsayılan olarak karşınıza zaten en son sürümü getirecektir. Siz de bu şekilde bırakın, yani blog kurulumu için en son sürümü yükleyin.<br />
<br />
14-Dil Seçeneği: Wordpress sitenizin yönetim panelinin ve içerik yazım dilinin seçimini yapyoruz. Hangi dilde olmasını istiyorsanız, o dili kullanabilirsiniz.<br />
15-Yönetici Adı ve Şifre: Yükleme ekranı varsayılan olarak bu seçeneği, admin olarak atar. Kesinlikle ve kesinlikle kullanıcı adını admin yapmaktan uzak durun. Admin olarak kalması büyük bir güvenlik açığıdır.<br />
<br />
Yönetici adı ve şifresi kısımlarında belirlediğimiz bilgiler, açtığımız blogu yönetecek admin’in kullanıcı adı ve şifresi oluyor. Bu bilgileri unutmamanız da fayda var.<br />
<br />
16-Yönetici E- Adresi: Kullandığınız herhangi bir mail adresini de (Gmail) verebilirsiniz. ( Önerim sıklıkla kullandığınız bir mail adresi vermeniz )<br />
<br />
17-Site İsmi: Benim kullandığım site ismi WPMAVI, siz de sitenizin ismini istediğiniz şekilde buraya yazabilirsiniz.<br />
<br />
18-Site Sloganı: Benim kullandığım site sloganı “Türkiye WordPress Rehberi ve Profesyonel WordPress Blogu”. Sizde sitenizin sloganını buradan belirleyebilirsiniz.<br />
<br />
19-İkili Faktör Doğrulama: Bu seçeneği ister etkisiz bırakın, ister etkinleştirin ama bence gereksiz bir <br />
Otomatik güncelleme, WordPress eklentisi otomatik güncelleme, worpress tema otoma güncelleme ve otomatik güncelleme yedekleme seçeneklerini hemen altta yer alan resimdeki gibi işaretleyin.<br />
<br />
21-Sınırlı giriş denemesini de no olarak işaretleyin. Keza bunu biz zaten bir sonraki adımda yapacağız ve tek bir blog kurulumu yapacağımız için de çok siteyi etkinleştirin seçeneğini de no olarak işaretleyin.<br />
<br />
22-Gelişmiş Ayar Yönetimi: Bu kısmı “Benim için otomatik yap” olarak işaretleyin. Keza sistem çözülmesi oldukça zor veritabanı ismi ve tablo prefix’leri atayacaktır.<br />
<br />
Ve tüm seçenekleri dediğim şekilde işaretledikten sonra en son adım olan +Kur butonuna tıklayın ve wordpress blog kurulumu işlemi başlasın.<br />
23-Wordpress Kurulumu tamamlandıktan sonra, yükleme ekranı bize wordpress kurulumu’ nun hangi domain ismine ve uzantısına yapıldığını ve admin paneline girişi nereden yapacağınızın linklerini veriyor.<br />
<br />
Yönetim URL adresine gidip, biraz önce belirlediğimiz yönetici adı ve şifre ile blogunuzun admin paneline giriş yapabiliriz.<br />
<br />
Tabi admin paneline gider gitmez, karşımıza son olarak hemen alttaki resimde olduğu gibi bir ekran daha çıkacaktır. Bu ekranda da Hayır, teşekkürler deyip, direkt admin panelize gidebilirsiniz. Keza ben size blog nasıl açılır kısmını adım adım anlattıysam, bir sonraki yazımda da blog açtıktan sonra ilk yapılması gerekenleri de adım adım anlattım.<br />
<br />
<br />
Ana SayfaBlog İpuçlarıAdım Adım Blog Açmak | Blog Nasıl Açılır<br />
Adım Adım Blog Açmak | Blog Nasıl Açılır<br />
Yazar: Burak Oran , Mayıs 13, 2018<br />
<br />
    4.4K<br />
    182<br />
    115<br />
<br />
Blog nasıl açılır - blog açmak - blog oluşturmak - blog yazmak<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Kurmak<br />
<br />
Blog açmak istiyorum ancak blog nasıl açılır hiç bir fikrim yok… ne yapmalıyım? Blog kurma işine nereden başlamalıyım ?<br />
<br />
Bir blog nasıl açılır en kolay ve anlaşılır şekilde öğrenmek istiyorum ve ek gelir olarak blog ile para kazanmak istiyorum diyorsanız, şunu baştan söylemeliyim ki kesinlikle doğru adrestesiniz.<br />
<br />
İlk blog kurma girşimim 2009 yılında hiç bir bilgiye sahip olmadan, gerçek anlamda 0 teknik bilgi ile oldu. gözlerim kan çanağı saatlerce, günlerce araştırma yaptığımı hatırlıyorum. İlk adımımdan bu güne tarif edemeyeceğim boyutlarda bilgi ve tecrübe edindim.<br />
<br />
Bu blog nasıl açılır yazısı ise, 2009 yılından beri ne öğrendiysem, hiç bir noktayı atlamadan aktaracağım bir rehber olacak.<br />
<br />
Bu yazımda sizlere blog nasıl açılır adım adım hiç bir noktayı atlamadan anlatacağım. Tabii yazımda anlattığım blog kurma yöntemi bir gezi blogu nasıl açılır, makyaj blogu nasıl açılır, moda blogu nasıl açılır, kişisel blog nasıl açılır ya da yemek blogu nasıl açılır gibi, blog açma mantığı aynı olan bir çok alt kategoriyi de kapsayıcı olacaktır.<br />
<br />
İnanın bana yazının sonuna geldiğinizde blog açma işlemini 10 dakika da halletmiş olacak ve siz de benim sahip olduğum gibi profesyonel bir bloga sahip olacaksınız!<br />
<br />
Güncelleme Notu: 2014 yılından bu yana 2500’ün üzeride kişi blog açmak için hazırladığım bu rehber ile blogunu açtı. Bu 4 yazıdan oluşan rehber sayesinde blogunu açıp, şu an blogundan aylık binlerce lira kazanan yüzlerce takipçim var.<br />
<br />
Ayrıca blog açmak için oluşturduğum bu rehber;<br />
<br />
#Başlangıç seviyesinde olan kişiler için (0 bilgiye sahip olsanız bile) takip edilebilir durumda<br />
#Ve sürekli güncel tutulmaktadır.<br />
#Platform spesifiktir. ( Yani wordpress ile blog açmak anlatılmıştır )<br />
#Takıldığınız herhangi bir noktada yazıma yorum yaparak ya da iletişim formundan bana ulaşarak ücretsiz bir şekilde yardım alabilirsiniz. (Kesin bilgi. Deneyin, görün.)<br />
Neden Blog Kurmalısınız ?<br />
<br />
#Eğer blog kurma konusunda karasızsanız ve kendinizden tam anlamıyla emin değilseniz, blog oluşturarak ne elde edeceğinizi, sizin nelerin beklediğini tam alamıyla kestiremiyorsanız, kesinlikle neden blog açmalısınız başlıklı yazımı okumanızı tavsiye ederim.<br />
<br />
Ancak kısaca blog kurmak size ne kazandırır özetleyeyim;<br />
<br />
#Para kazanmak: Evet blog yazarak para kazanmak kesinlikle mümkün. Bunu bir ek gelir olarak yapanlarda var, benim gibi işinden istifa edip tam zamanlı olarak yapanlarda.<br />
<br />
Hatta öyle ki blog açarak para kazanmamak mümkün değil!  Nasıl mümkün olmadığının en büyük kanıtlı blog açıp, tek bir makale yazarak aylık 100 lira kazanmak başlıklı yazımda uygulamalı olarak 0’dan açtığım ve tek bir yazı yayımladığım blog ile google’da üst sıralara gelerek google reklamlarından aylık 100 lira nasıl kazandığımı anlatmamdır!<br />
<br />
Ki inanın bana blog açmak internetten para kazanmak adına yapabileceğiniz en karlı ve en güzel ilk 3 iş arasında.<br />
<br />
#Yazar Olmak: Yayımcılar / Yayımevleri sizce tanınmayan birinin kitabını mı yayımlar yoksa hali hazırda binlerce kişi tarafından okunan ve takip edilen birinin mi ? Tabii ki tanınan birinin. Sebebi ise basit. Çünkü sizi tanıyan insanlara kitap satması çok daha kolay olacaktır. Blog kurmak ise bu işin ilk basamağıdır. ( Örneğin pucca )<br />
<br />
#İşinizi Büyütmek: Bugün en büyük şirketlerin bile blog sayfaları mevcut. Neden ? Çünkü sattığı ürünü pazarlıyor da ondan. Örneğin uçak bileti satan bir internet sitesi gezilecek en ucuz ülkeler diye blog yazısı hazırlıyor ve google’dan bu blog içeriğine aldığı trafiğe aynı yazı içerisinde o ülkeler için uçak bileti satmaya çalışıyor.<br />
<br />
#Sadece Yazın: Blog kurmak için illa bir amacınızın olmasına gerek yok. Yazmayı seviyor, duygularınızı, düşüncelerinizi insanlarla paylaşmayı seviyorsanız da blog yazabilirsiniz.<br />
<br />
Tabii blog oluşturma ile ne elde edeceğinize dair daha yüzlerce madde sıralanabilir. Ancak şunu bilin ki, blog açmak hayatınızı hem maddi, hem de manevi anlamda kökten değiştirebilir.<br />
<br />
Böyle bir potansiyeli ciddi anlamda vardır ki şurada, bahsettiğim değişim potansiyeli gerçek örnekleri ile birlikte çok net bir şekilde anlatılmış.<br />
7 Adımda Blog Kurma – Blog Nasıl Açılır<br />
<br />
1- Blog Konusu Seçimi<br />
2- Plaftrom Seçimi<br />
3- Host ve Domain Ne Demek<br />
4- Hosting Firması Belirleme<br />
5- Alan Adı ve Hosting Satın Alma<br />
6- Wordpress Kurma<br />
7- Blog Tasarımı ve Kullanımı<br />
1- Blog Kurmak İstiyorum Ancak Yazacak Konu Bulamadım<br />
<br />
Pekala, sizinle bir beyin fırtınası yapmak adına size 60’ın üzerinde fikir verebilirim. Umarım vereceğim fikirlerden bazıları beyninizde ufak bir kıvılcım çakar ve size işte bu ! dedirtir.<br />
<br />
#İşte o blog fikirleri: Blog Fikirleri – En Popüler Blog Konuları. Ayrıca Site Fikirleri başlıklı yazıma da bakabilirsiniz. Bu yazımda yer alan bir çok madde de  blog kurma fikri olarak değerlendirmek için gayet uygundur.<br />
<br />
Tecrübelerime dayanarak bir kaç şeyide kesinlikle belirtmeliyim. Bana göre bu işte başarı potansiyeli oldukça arttıracak 2 önemli madde var;<br />
<br />
1-Konu seçimi yaparken mutlaka yazarken zevk alacağınız bir konu seçin. Sevmediğiniz bir alanda asla şevkle yazamaz, dolayısı ile de kaliteli üretimler yaratamazsınız.<br />
<br />
Bu konudaki tecrübelerimi, neden bu söylemimde kesin konuştuğumu ise blog nasıl açılır rehberimin sizin de blog kurduktan sonra okuyacağınız 4. ve son yazısı olan blog nasıl yazılır başlıklı yazımda oldukça detaylı bir şekilde anlattım.<br />
<br />
2-Diğer bir tavsiyem ise, kesinlikle niş bir blog kurmanız. Yani her konu hakkında yazmayın. Spesifik bir konu üzerine yazın. Google niş blogları çok sever.<br />
<br />
Sebebi ise basit. Yazdığınız blog konuları birbirine çok yakın olacağı için, yazılarınız arası link verme şansınız yüksek olacak ve böylece sitenizi ziyaret eden bir kişiye bir çok yazınızı okutabileceksiniz.<br />
<br />
Bu şekilde sitenizde ziyaretçilerin geçirdiği süre artacak, blogunuz ise ziyaret süresi artan ziyaretçinin aklında daha kalıcı olacak ve dolaylı olarak ziyaretçinin blogunuzu sosyal medya platformlarında paylaşma oranı da artacak.<br />
<br />
Tabii bu niş blog kurmaya, SEO açısından, yani yazdığınız blog yazılarının google’da üst sıralara çıkması açısından etki edebilecek küçük bir örnekti.<br />
<br />
Niş blog oluşturmanın SEO açısından daha nice avantajları olacaktır. Keza bu avantajların neler olduğunu da, blog kurduktan sonra okumanızı önerdiğim SEO ile ilgili yazılarımda daha detaylı olarak göreceksinizdir.<br />
2- Platform Seçimi : Ücretsiz Blog Kurma Platformları vs Ücretli Platformlar<br />
<br />
#Blog kurmak için üç seçeneğiniz var, blogger, wordpress.com ve wordpress.org. Blogger ve wordpress.com üzerinden ücretsiz bir şekilde blog oluşturmak mümkün fakat en büyük dezavantajları, her ikisinde de blog adreslerinin alttaki gibi olmasıdır;<br />
<br />
sizinblogadresiniz.blogger.com veya sizinblogadresiniz.wordpress.com<br />
<br />
#Peki bu adreslerde size aitlik nerede ? Akılda kalıcılık nerede? Kurumsallık nerede? Neden blog adresiniz sizinblogunuz.com olmak yerine sizinblogunuz.blogger.com olsun ki ?<br />
<br />
Sonuçta herkes alt bir domain (alan adı / site ismi) adresinde değilde, kendine ait bir domain adresi altında blogu olsun ister.<br />
<br />
#Ücretsiz blog kurma platformlarının onlarca emek emici dezavantajı var. WordPress.com Mu Blogger Mı Yoksa WordPress.org Mu? başlıklı yazımdan bu dezavantajların tamamını okuyabilirsiniz.<br />
<br />
#Ancak karar verme aşamasında sadece tek bir dezavantajın bile sizin için yeterli olacağını düşünüyorum ki oda, ücretsiz blog oluşturma platformları aracılığı ile açılan bloglarda para kazanılamıyor oluşu.<br />
<br />
#Çünkü google reklamları ( google adsense ) alt alan adında olan ( yani biraz önce üstte paylaştığım ücretsiz blog plaftromlarının uzantılı site isimlerine gibi ) sitelerin reklam yayımlama başvurularını %99 ihtimalle onaylamıyor.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Açmak İstiyorum Ne Yapmalıyım ?<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Açmak İstiyorum Ne Yapmalıyım ?<br />
<br />
#Peki diyelim ki ben benimsitem.com domain isminde bir blog kurmak istedim, bunu nasıl gerçekleştirecegim ? İşte, ben de size bu yazımda tam olarak bunu anlatacağım.<br />
<br />
Profesyonel bir blog kurmak istiyorsanız  benim de şu an okuduğunuz blogum için tercih ettiğim ve kullandığım profesyonel bir blog altyapısı olan wordpresskullanmalısınız.<br />
<br />
Dünya üzerinde kurulu olan websitelerin %30’u wordpress altyapısı üzerine kurulmuştur. Kullanması oldukça basit ve hiç bir kod bilgisi gerektirmez. Bir word, excel programı kullanmaktan farksızdır.<br />
<br />
Biz, blog kurma için ücretsiz olan wordpress.com değilde ( ücretsiz kısmın hem kısıtlamaları var hemde domain adresiniz sizinblogadresiniz.wordpress.com şeklinde olacaktır. ) wordpress.org‘u kulllanacağız.<br />
<br />
#Keza Türkiye’nin en iyi blogları – en iyi gezi blogları – en iyi makyaj blogları – en iyi yemek blogları – en iyi kişisel bloglar başlıklı yazılarıma da baktığınızda, listelerde yer alan blogların büyük bir çoğunluğunun wordpress.org alt yapısı kullandığını göreceksinizdir.<br />
<br />
Tabii WordPress.org alt yapısını sadece blogların kullandığını da düşünmeyin. WordPress ile yapılmış siteler başlıklı yazımda yer alan Türkiye’nin en ünlü dizi, film, haber vs gibi sitelerin de wordpress.org alt yapısını kullandığını göreceksinizdir. Bunlara sozcu.com.tr’de dahil.<br />
<br />
Evet, wordpress.org alt yapısı işte böyle bir yapı. Bu alt yapıda yapacaklarınız inanın sınırsız. Olanağınız sadece blog kurmak değil yani. Her hangi bir kategoride (Dizi, film, e-ticaret, haber sitesi vs.) bir internet sitesi kurmak istiyorsanız da yine wordpress.org alt yapısı ile bunu gerçekleştirebilirsiniz.<br />
<br />
Eğer sadece blog kurmak değil, bu tür site kurma fikirleriniz varsa da, yine oldukça detaylı anlatımını yaptığım internet sitesi nasıl kurulur başlıklı yazıma da bakabilirsiniz.<br />
<br />
Tabi blog kurmak da bir maliyet gerektiriyor. Sadece blog oluşturma değil, her türlü site kurulumu bir ücret gerekiyor.<br />
<br />
Canınızı hemen sıkmayın.<br />
<br />
Aklınızda oluşan soruları tahmin edebiliyorum… Ben blog oluştuma konusunda hiç bir şey bilmiyorum ki bilmediğim bir şeye neden ücret ödeyeyim ? diye düşünebilirsiniz.<br />
<br />
Zaten bende bu yazımı bu fikirlerinizi değiştirmek, sizi de profesyonel bir blogçu yapmak için yazıyorum. İnanın bana her şey düşündüğünüzden ve beklediğinizden daha kolay.<br />
<br />
Ve ödeyeceğiniz ücret başlangıç için hiçte uçuk bir rakam değil. Blog açmak için ödeyeceğim ücret nedir ? Hemen söyleyeyim; genel olarak yıllık maximum 250-350lira arasında.<br />
<br />
Not: Bu maliyet ilk yıl için wpmavi okuyucularına özel indirim ile sadece 113 TL olacktır. Yani ilk yıl 113 TL, devam eden yıllarda ise üstte bahsettiğim 250 – 350 TL arası maliyet rakamları çıkacaktır ki zaten eğer ilk yıl sonunda bir başarı elde ederseniz, blogunuzdan kazanacağınız reklam gelirleri bu maliyetlei hayli hayli karşılayacaktır.<br />
<br />
Baktınız ki ilk yıl sonunda istediğiniz başarıya ulaşamadınız ya da bu işten sıkıldınız ve daha fazla devam etmek istemediniz o zaman da ödeme yapma zamanı geldiğinde herhangi bir ödeme yapmazsınız bu işin maliyeti size sadece 113 TL olmuş olur.<br />
<br />
Blogunuzun kurumsal, profesyonel bir görünüme sahip olmasını, size ait olmasını, özgürce hareket edebilmeyi, istediğiniz gibi tasarlamayı istiyorsanız,<br />
<br />
Dünya üzerindeki ben de dahil milyonlarca website sahibinin siteleri için yıllık belirli ücretler ödediği gibi, sizin de aşağı yukarı yıllık 250 – 300 lira gibi bir rakamı gözden çıkarmanız gerekli.<br />
<br />
Tamam. Yıllık 300 lirayı gözden çıkarttım. Peki ben blogu nasıl kuracağım ? Blog kurma işine nasıl başlayacağım ? Blogu açsam bile wordpress kullanamayı nasıl öğreneceğim ? vs. diye şüpheleriniz varsa derhal o şüphelerden kurtulun.<br />
<br />
Milyonlarca insan bu işi yapabiliyorsa, siz de kolaylıkla yaparsınız ki ben size adım adım blog nasıl açılır anlatacağım.<br />
<br />
Şunu asla düşünmeyin; ben önce blog kurma işlemini öğreniyim, detaylı wordpress dersleri videoları izleyim, bu altyapıyı tamamen öğrendikten sonra blog açarım…<br />
<br />
Malesef. Suyun dışındayken yüzme öğrenemezsiniz. Blog kurmak istiyorsanız illa ki suyun içine girmeniz lazım. Bu iş böyle. Diğer türlü şevkinizi kaybeder, bu işe asla başlayamaz ve yarınınızı değiştirmek adına bir potansiyel yaratamazsınız. Öncelikle işin içine girin, gerisi zaten geliyor.<br />
3- Host ve Domain Ne Demek ?<br />
<br />
Bu yazımda blog açma mantığı şu şekilde işleyecek; Önce domain ve hosting satın alacağız daha sonra ise, aldığımız bu hosting ve domain üzerine wordpress kuracağız.<br />
<br />
Host ne demek ? Domain ne demek ? Daha ilk adımdan bilmediğim, ilk defa duyduğum terimler diye düşünmeyin, hemen açıklıyorum;<br />
<br />
Host:Blogunuzun dosyalarını barındıracağınız 7/24 açık kalan Serverlar. İşte işin maliyetli olan kısmıda bu nokta. Blogunuzu bir serverda barındırmak ücretli ve bu hizmeti veren dünya üzerinde yüzlerce hosting firması var.<br />
<br />
Domain:Domain ise blogunuzun ismidir, yani wpmavi.com gibi sizinsiteniz.com gibi. Tabii Domain adresi satın almanında bir ücreti vardır. Bu ücret yaklaşık olarak yıllık 50liradır.<br />
4- Hangi Host Firmasından Hosting Satın Alacağımızı Belirleme<br />
<br />
Blog nasıl açılır rehberimde, yani bu yazıda hosting ve domain satın alıp, üzerine wordpress blogu kuracağımız firma dünyanın en iyi ilk 5 firması arasında yer alan ve 60 milyon alan adı barındırması ile de dünyanın en büyük alan adı barındırıcısı olan bir şirket.<br />
<br />
Keza sadece kalitesi değil, sunduğu fiyatlar da şu anda piyasanın en iyi fiyatları. Daha uyguna bu kalitede hem hosting hem de domain alacağınız başka bir firma bulmanız mümkün değil. Keza en ucuz hosting firmaları başlıklı yazıma bunu kanıtlar niteliktedir.<br />
<br />
Benim de bir çok projemde yıllarca çalıştığım, blog kurmak isteyen sizler için de başlangıç için mali açıdan en optimum seviyede fiyat ve performans oranını sunan tek firma diyebilirim.<br />
5 – Hosting ve Domain Satın Alma<br />
<br />
Öncelikle bilmenizi isterim ki, hosting alacağımız şirketin bloguma özel indirimi mevcut. Bu sektörde günde binlerce okuyucum olduğu için wpmavi.com okuyucularına böyle bir indirim sunmuşlar. Ben de bunu sizlerle paylaşarak değerlendirmek istedim.<br />
<br />
Normalde aylık en düşük 19 TL üzerinde satılan web hosting paketinin wpmavi indirim linki ile ( Buraya tıklayarak ) hosting firmasının sitesine gittiğinizde yıllık alımlarda tam yarı yarıya bir indirimin olduğunu göreceksiniz. Bir de firma size yıllık alımlarda bu indirim ile alan adını da hediye ediyor!<br />
<br />
1-Buraya tıklayıp, wpmavi’ye özel indirim sayfasına gidiyoruz ve karşımıza farklı özelliklerde 3 adet hosting paketi çıkıyor.<br />
Hosting Seçenekleri ( Blog Oluşturma )<br />
Hosting Seçenekleri ( Blog Oluşturma )<br />
<br />
#Önerim, orta seviye bir paket olan Ekonomik paketi. Başlangıç için en ideal paket budur.<br />
<br />
#Keza wpmavi’ye özel indirim de sadece Ekonomik paket için geçerli. Zaten blog kurmak isteyen sizler için de başlangıç için mali açıdan en optimum seviyede fiyat ve performans oranını sunan paket budur.<br />
<br />
İleride sitenizin ziyaretçi sayısı kayda değer rakamlara ulaşınca veya disk kullanım sınırına ulaşınca ( ki 100 GB çok büyük bir rakamdır. Ben 4 yıldır blog yazmama rağmen daha 5 GB’ı geçmemiştir disk boyutum ) daha üst paketlere sadece satın alarak, hiç bir teknik işlem gerektirmeden geçebiliyorsunuz.<br />
<br />
#Tabii birden fazla blog kurmak istiyorum ve hepsi için ayrı ayrı hosting ücreti ödemek istemiyorum diyorsanız, en başta, yani bu adımda daha üst paketleri satın alın.<br />
<br />
2-Ekonomik paket için Sepete Ekle butonun tıklayıp, bir sonraki adım olan alan adını seçim kısmına gidiyoruz.<br />
<br />
Bu kısımda ise öncelikle blogunuzun ismini kafanızda belirliyin ve hemen ardından arama kutusuna bu ismi yazın ve Arama butonuna tıklayıp, bu ismin daha önce başkası tarafından satın alınıp alınmadığını kontrol edin. ( Mesela ben blogismimneolsun yazdım ve Arama butouna tıkladım. )<br />
Nasıl Blog Açılır - Blog Nasıl Açılır - Alan Adı Seçimi<br />
Blog Nasıl Açılır – Alan Adı Seçimi<br />
<br />
Domain seçimi ipuclar;<br />
– Mümkün olduğunca .com uzantılı bir alan adı seçin<br />
– Telaffuzu kolay, anlaşılır bir alan adı seçin<br />
– Rakam, ard arda gelen ünlü harfler, akılda karmaşa yaratıcı alan adı seçiminden uzak durun.<br />
– Alan adı belirlerken Türkçeye özel harfler kullanmayın ( ı, ğ, ö, ç, ş, ü gibi ). Sadece ingiliz alfabesinde yer alan harfleri kullanın. Aksi halde alan adınız geçerli olmaz.<br />
<br />
#Eğer belirlediğiniz alan adı başkası tarafından alınmadı ve uygun durumda ise, karşınıza hemen alttaki resimde olduğu gibi “Evet! Alan Adınız Kullanılabilir” mesajı çıkacaktır. Bu onayı gördükten sonra Seçin ve Devam Edin diyerek bir sonraki adıma geçin.<br />
Blog Kurulumu - Blog Nasıl Açılır - Alan Adı Uygunluğu<br />
Blog Nasıl Açılır – Alan Adı Uygunluğu<br />
<br />
#Eğer belirlediğiniz alan adı daha önce başkası tarafından satın aldıyısa da, karşınıza alttaki resimde olduğu gibi Üzgünüz, ornek.com alınmış. diye bir uyarı çıkacaktır.<br />
Blog Nasıl Kurulur - Blog Nasıl Oluşturulur - Alınmış Alan Adı<br />
Alınmış Alan Adı – Blog Nasıl Açılır<br />
<br />
Böyle bir durumda ise sadece iki seçeneğiniz mevcut;<br />
<br />
1- Ya seçtiğiniz alan adının farklı uzantılarının ( .net – .org gibi ) sepete eklenebilir durumda olup, olmadığını kontrol edebilir ve tercihen bu uzantıları kullanabilirsiniz.<br />
2- Ya da daha önce başkası tarafından satın alınmamış .com uzantılı başka bir alan adı bulana kadar aklınızda olan farklı isimleri aratmaya devam edersiniz.<br />
<br />
Tabi .com ile .net ya da .org uzantıları arasında teknik olarak hiç bir fark yoktur. Sadece .com uzantısı ziyaretçileriniz için daha akılda kalıcı olacaktır. Dolayısı ile tercihinizi .com’dan yana kullanmanızı öneririm.<br />
<br />
Eğer farklı bir uzantı kullanacaksanız da sadece .net ve .org‘a bakmanızı öneririm. Çünkü bunların dışında kalan uzantılar akılda kalıcılık açısından net ve org’a göre çok daha kötü durumdalar.<br />
<br />
#Bir de arattığınız alan adları için bazen “Evet, bu alan adı kullanılabilir” uyarısı çıksa da, yanlarında siyah kutucuk içinde .premium yazabilir. Yanında .premium işareti olan alan adlarında daha önce alınmış olarak varsayın ( ki öyle ) ve uzak durun.<br />
<br />
Blog ismimize karar verdik ve kullanılabilir olduğuna da alan adı sorgulatarak emin olduktan sonra satın alınabilir durumda olan alan adınız için Seçin ve Devam Edin butonuna tıklayarak bir sonraki adıma geçin.<br />
<br />
3-Devam et dedikten sonra karşımıza blog kurmak için alacağımız hosting ve domain fiyat ekranı çıkacaktır. Eğer cPanel ile Ekonomil Linux barındırma hosting paketini en az 1 yıllık seçerseniz ( 12 ay ) firma size bir de alan adını ( alan adını da 1 yıllık seçtiğiniz taktirde ) hediye ediyor ve toplamda ödediğiniz ücret herşey dahil yıllık 113,67 TL oluyor.<br />
<br />
Hosting için yıllık seçeneği bu ekran açılır açılmaz zaten varsayılan olarak gelecektir. Eğer 1 yıllıktan daha uzun hosting almak isteseniz Süre kısmından 24 – 36 ya da daha fazla ay seçeneğini seçebilirsiniz.<br />
Nasıl Blog Açılır - Blog Nasıl Açılır - Hosting ve Domain Fiyat Tablosu<br />
Blog Nasıl Açılır – Hosting ve Domain Fiyat Tablosu<br />
<br />
Dikkat:Domain için ise bu varsayılan olarak bazen 2 yıllık olarak gelebiliyor. Domain kısmını da 1 yıl olarak seçili oldğundan emin olduktan sonra, başka herhangi bir şeye dokunmadan direkt Hesap Oluştur butonuna tıklayarak bir sonraki adıma geçin.<br />
<br />
(Bu kısımda mantık olarak hosting ile domain sürelerini aynı seçiyoruz. Eğer Hosting’i 1 yıl seçtiyseniz, domaini de 1 yıl seçin. Eğer 2  yıl ve daha üzeri alacaksanız da hem hosting hem de domain için aynı zaman aralığını seçin.)<br />
Blog Nasıl Açılır - Alan Adı Kaç Yıl Olsun<br />
Blog Nasıl Açılır – Alan Adı Kaç Yıl Olsun<br />
<br />
Eğer maddi imkanınız varsa ve kuracağınız blogun uzun vadeli açık kalacağından eminseniz daha uzun vadeli alımlar yapmanızı tavsiye ederim çünkü en başta 3 4 yıllık almak uzun vadede çok daha karlı oluyor.<br />
<br />
Eğer başta;<br />
<br />
2 yıllık alırsanız ( Domain + Hosting 24 ay seçiliyken ) toplam maliyetiniz. 248,05TL<br />
3 yıllık alırsanız ( Domain + Hosting 24 ay seçiliyken ) toplam maliyetiniz, 424,91 TL olacaktır.<br />
<br />
#Ancak blog oluşturmak ve bu işten para kazanmak amaçlı, yani blog kurmayı bir girişim amaçlı hayata geçiriyorsanız da 1 yıllık almanızı tavsiye ederim. 1 Yıl sonunda girişiminizin başarısına göre domain ve hosting sürelerini uzatmanız daha mantıklı olacaktır.<br />
<br />
4-Hesap Oluştur butonuna tıkladıktan sonra firma sizi üyelik ekranına yönlendirecektir. ( Hemen alttaki resimde olduğu gibi. ) Blog kurulumu için hosting firmasında oluşturacağınız hesabınız için e-mail – şifre ve sizin belirlediğiniz bir pin kodu girip, hesap oluştur butonuna tıklayın.<br />
Blog Kurmak İçin Hesap Oluştur - ( Blog Nasıl Açılır )<br />
Blog Kurmak İçin Hesap Oluştur – ( Blog Nasıl Açılır )<br />
<br />
5-Hesap oluşturulur oluşturulmaz karşınıza tekrar sepet ekranın gelecek ve bu ekranın sol kısmıda telefon ve adres bilgilerinizi dolduracağınız Fatura Bilgileri ekranı yer alacaktır.<br />
<br />
Bu ekranı doğru bilgiler ile doldurmanızı tavsiye ederim çünkü adınıza tescillenecek alan adı bilgilerinde burada verdiğiniz bilgiler yer alacaktır. Bilgileri eksiksiz bir şekilde doldurduktan sonra Kaybet butonuna tıklayın.<br />
Blog Oluşturma İçin Ödeme Yöntemi Eklem Blog Nasıl Açılır )<br />
Blog Oluşturma İçin Ödeme Yöntemi Ekleme (Blog Nasıl Açılır )<br />
<br />
6-Ardından firma sizden blog açmak için hosting+domain ücretini ödeyeceğiniz kredi kartı bilgilerini yine ekranın sol kısmında isteyecektir. Bu kısmı kredi kartı bilgilerinizi girin ve Kaydet butonuna tıklayın.<br />
<br />
Not:Kredi kartınızın yurtdışı alışverişine ve mailorder’a açık olduğundan emin olun. Eğer kartınız yurtdışı alışverişine açık değil ise, ödeme kabul edilmeyecektir. Bankanız ile görüşerek açtırabilirsiniz.<br />
Blog Nasıl Açılır - Ödeme Kontrolü ( Blog Açmak)<br />
Blog Nasıl Açılır – Ödeme Kontrolü ( Blog Açmak)<br />
<br />
7-Kart ve kişisel bilgilerinizi doldurduktan hemen sonra ekranın sağ alt kısmında Satın Alma İşlemini Tamamla butonu belirecektir. Son adım olarak bu butona tıklayarak satın almayı gerçekleştirin.<br />
Satın Alma İşlemini Tamamla ( Blog Aç )<br />
Satın Alma İşlemini Tamamla ( Blog Aç )<br />
<br />
8-Eğer yaptığınız ödeme sorunsuz bir şekilde gerçekleştiyse, firma sizi teşekkür sayfasına yönlendirecektir. Bu sayfayı gördüğünüzde ödemenin tamamlandığını anlayabilirsiniz.<br />
Blog Nasıl Açılır - Ödeme Tamamlandı<br />
Blog Nasıl Açılır – Ödeme Tamamlandı<br />
<br />
9-Tabii alan adınızı ve üyelik mail adresinizi doğruma adına firma satın alma gerçekleşir gerçekleşmez bir de size mail gönderecektir. Hesap oluştururken verdiğiniz mail adresinizi kontrol edin ve gelen mail içeriğine girip, e-postanızı doğrulayın.<br />
Blog Kurmak İçin Alan Adı Doğruluma - Blog Nasıl Açılır<br />
Blog Nasıl Açılır – Alan Adı Doğrumala<br />
<br />
Blog nasıl açılır rehberindeki hosting ve domain alma işlemleri buraya kadardı. Şimdi ise sıra geldi satın aldığımız hosting ve domain hizmetleri üzerine wordpress kurmaya, yani blog kurma işlemine.<br />
6- WordPress Kurma ( Blog Nasıl Açılır Son Adım )<br />
<br />
1-Öncelikle firmanın ana sayfasında sağ üst köşede bulunan kullanıcı adınıza tıklayın ve açılır pencere şeklinde karşınıza gelen kısımdan Hesabımı Ziyaret Et butonuna tıklayın.<br />
<br />
Eğer firmanın ana sayfasına gittiğinizde sağ üst köşede kullanıcı adınız çıkmıyor, yerine Giriş butonu çıkıyor ise, yine Giriş butonuna tıklayın ve biraz önce hosting ve domain satın alırken oluşturduğunuz üyelik bilgileri ile giriş yapın. Üyelik girişi yaptıktan sonra sağ üst köşede kullanıcı adınız çıkacak ve kullanıcı adınıza tıklayıp, açılan sekmeden Hesabımı Ziyaret Et butonuna tıklayabileceksiniz.<br />
<br />
Ya da hiç ana sayfaya gitmeden de, en son satın almadan sonra direkt karşınıza çıkan ekranındayken de sağ üst köşede bulunan isminze tıklayıp, açılan kısımdan Ürünlerim sekmesine tıklayarak da, aynı noktaya gelebilirsiniz.<br />
Hesabıma Git - ( Blog Nasıl Açılır )<br />
Hesabıma Git – ( Blog Nasıl Açılır )<br />
<br />
2-Ardıdan karşınıza Alan Adları, Web Hosting ve E-Posta sekmelerinin olduğu bir panel çıkacaktır. Bu panelden blog kurmak adına yapacağımız ilk adım Web Hosting sekmesi altında bulunan cPanel ile Ekonomik Linux Barındırma kısmının sağ tarafında bulunan Kurulum butonuna tıklamak.<br />
Blog oluşturma için web hosting kurulum - blog nasıl açılır<br />
Blog Nasıl Açılır – Web Hosting Kurulum<br />
<br />
3-Kurulum butonuna tıkladıktan sonra karşımıza üzerine cPanel kurulumu yapacağımız alan adını seçme ekranı geliyor.<br />
<br />
Bu kısımda Hesabınızdan Bir Alan Adı Seçin kısmını işaretleyip, altındaki seçim ekranından biraz önce satın aldığınız alan adını seçin ve İLERİ butonuna tıklayın.<br />
Blog Nasıl Açılır - Alan Adını Hostinge Bağlama<br />
Blog Nasıl Açılır – Alan Adını Hostinge Bağlama<br />
<br />
4-Ardından karşınıza bir veri merkezi seçin kısmı gelecektir. Bu kısımda Avrupa‘yı seçip, İLERİ deyin.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Kurmak İçin Veri Merkezi Seçme<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Kurmak İçin Veri Merkezi Seçme<br />
<br />
5-Veri merkezi seçiminden hemen sonra ise kurulacak cPanel için kullanıcı adı ve şifre belirleme ekranı çıkacaktır. Bu ekrandan bir kullanıcı adı ve şifre belirleyip, İLERİ butouna tıklayın.<br />
<br />
Not:Eğer karışınıza cPanel kullanıcı adı ve şifre belirleme ekranı çıkmazsa, merak etmeyin. Bir sonraki adımla devam edin. Bazen firma bu cPanel kullanıcı adı ve şifresini sizin adınıza otomatik oluşturuyor. Bu bilgilere de nereden ulaşacağınızı altta anlatıyor olacağım.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Oluşturmak İçin cPanel Kullanıcı Adı ve Şifre<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Oluşturmak İçin cPanel Kullanıcı Adı ve Şifre<br />
<br />
6-cPanel kurulumunun son adımıdna ise karşınıza bir wordpress web sitesi oluşturun diye bir seçenek çıkacak. Bu seçeği ise Şimdi değil, teşekkürler şeklinde cevaplayarak Son butonuna tıklayın.<br />
<br />
Blog oluşturma işlemi için yapmamız gereken bazı özelleştirmeler olacak. Dolayısı ile biz blog kurma işlemini kendimiz manuel olarak yapacağız.<br />
Blog Nasıl Açılır - Bir Worpress Sitesi Kur (Blog Oluşturma)<br />
Blog Nasıl Açılır – Bir Worpress Sitesi Kur (Blog Oluşturma)<br />
<br />
7-Son dedikten sonra cPanel kurulumu başlayacaktır. Bu kurumlum biraz zaman alacaktır. Bittiğinde ise karşınıza hemen alttaki resimde olduğu gibi bir ekran gelecektir ve karşınıza Başlangıç işlemi başarıyla tamamlandı şeklinde bir mesaj çıkacaktır. Bu mesajı görünce Panoya Git butonuna tıklayarak devam edin.<br />
Blog Nasıl Açılır - Cpanel Kurulum Ekranı (Blog Nasıl Kurulur)<br />
Blog Nasıl Açılır – Cpanel Kurulum Ekranı<br />
<br />
8-Ardıdan karşınıza kullandığımız server’ın özellikleri gibi bazı bilgiler ve yönlendirmeler içeren bir panel ekranı gelecektir. Blog kurmak için biz bu ekranın sağ üst köşesinde bulunan cPanel Yöneticisi butonuna tıklayarak cPanel’e giriş yapacağız. Ancak;<br />
<br />
Bu ekranda haberdar olmanız gereken bazı önemli bilgiler mevcut;<br />
<br />
Öncelikle bu ekrana her zaman şu yolu takip ederek ulaşabilirsiniz: Firmaya Üyelik Girişi &gt;&gt; Sağ üst köşede bulunan kullanıcı adına tıklama &gt;&gt; Ürünlerim &gt;&gt; Web Hosting Sekmesi &gt;&gt;cPanel ile Ekonomik Linux Barındırma seçeneğinin en sağında bulunan Yönet Butonu sizi bu ekrana tekrar getirecektir.<br />
<br />
Bu ekranda sitenizin hem FTP hem de cPanel bilgileri bulunmaktadır. FTP’nin ne demek olduğunu veya ne işe yaradığını blog oluşturmak adına şu anda öğrenmenize gerek yok.<br />
<br />
Ancak ileride lazım olacak bir bilgidir. Bu sebeple de, aklınızın bir köşesinde bulunsun diye şimdiden belirtmek istedim. ( Yine de şimdi öğrenmek isteyenler; FTP nedir – FTP ile site serverına nasıl bağlanılır başlıklı yazıma bakabilirler )<br />
<br />
İleride FTP bağlantısı için 3 bilgiye ihtiyaç duyacaksınız. Sunucu bilgisi, Kullanıcı Adı ve Şifre. Bu 3 bilgiden 2 tanesi aynı zamanda sizin cPanel bilgilerinizdir. ( Kullanıcı Adı ve Şifre )<br />
<br />
Kullanıcı Adı:Bu ekranda Ayarlar sekmesi altında yer alan cPanel oturum açma bilgisidir. Eğer cPanel kurulumu sırasında kullanıcı adı ve şifre belirleme ekranı, yani üstte yer alan 5. adım karşınıza çıkmadı ise, firma size otomatik bir cPanel kullanıcı adı ve Şifresi atadı demektir. İşte, bu bilgi aynı zamanda cPanel kullanıcı adı bilgisidir.<br />
Şifre:Yine bu ekranda Ayarlar sekmesi altında yer alan Şifre kısmıdır. Yine bu şifre bilgisi de yine cPanel şifre bilgisidir. ( Bu şifre otomatik atandığı için görünmez, o yüzden siz değiştir butonuna tıklayarak yeni bir şifre atayın.)<br />
Sunucu Bilgisi:FTP sunucu bilginiz ise, sol üstte Hesap sekmesininde yer alan IP adresidir.<br />
<br />
Bu bilgiyi de verdikten sonra blog nasıl açılır rehberine devam etmek, bir sonraki adım olan WordPress kurulum işlemine geçmek için sağ üst köşede bulunan cPanel Yöneticisi butonuna tıklayarak devam edin.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Kurmak - cPanel Yöneticisi Ekranı<br />
Blog Nasıl Açılır – cPanel Yöneticisi Ekranı<br />
<br />
9-cPanel’inize giriş yaptıktan sonra mouse ile aşağı doğru inin ve Web Uygulamaları altında WordPress Blog seçeneğini göreceksiniz, bu seçeneğe tıklayıp, wordpress kurulumuna geçin.<br />
<br />
Not: Eğer sizde cPanel kısmı Türkçe ise İngilizceye ya da İngilizce ise Türkçe’ye cPanel yönetiminde üst kısımda bulunan Settings ( Ayarlar ) &gt;&gt; Change Language (Dil Değiştir) &gt;&gt; Select Language ( Dil Seç ) &gt;&gt; Türkçe / İngilizce &gt;&gt; Change (Değiştir) butonuna tıklayarak değiştirebilirsiniz.<br />
Blog Oluşturma - Blog Nasıl Açılır - Web Uygulamaları<br />
Blog Nasıl Açılır – Web Uygulamaları<br />
<br />
10-Ardından karşınıza çıkan ekranın sağ kısmında bulunan bu uygulamayı kur butonuna tıklayın ve wordpress kurulumunu başlatın.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Oluşturma - WordPress Kurulumu<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Oluşturma – WordPress Kurulumu<br />
<br />
11-Lokasyon / Domain: WordPress kurulumu için bir protokol seçiyoruz. Yani, sitemizin uzantısı ne olsun. Yükleme ekranı bize 4 seçenek sunuyor<br />
<br />
[ http:// &gt;&gt; <a href="http://www" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www</a>. &gt;&gt; https://  &gt;&gt; <a href="https://www" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www</a>. ]<br />
<br />
Sitenizin başında www. olması veya olmaması günümüzde artık birşey ifade etmiyor. Mesela ben wpmavi’yi kurarken, http:// üzerine, yani başında www. olmadan kurdum. Siz de http:// yada <a href="http://www" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www</a>. seçeneklerinden bir tanesini seçin.<br />
<br />
https:// ise, SSL güvenlik ağı içindir ve SSL kullanmak ekstra ücret gerektirir. Bu işin başında olan siz  blogçular içinse gereksiz para kaybıdır o yüzden bu aşamada hiç gerek yok.<br />
<br />
Yani kısacası bu noktada wordpress blog kurulumu hangi alan adı üzerine yapılsın, onu uzantısı ile birlikte belirleyip, seçiyoruz.<br />
<br />
12-Dizin (İsteğe B.): WordPress blogunu tam olarak hangi URL adresi üzerine kuracağımızı seçiyoruz.<br />
<br />
Blogunuzu <a href="http://siteniz.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com</a> adresi, yani direkt olarak satın aldığınız domain adresi üzerine kuracaksanız, bu seçeneği boş bırakın.<br />
<br />
Bu seçeneğe bir şey yazarsanız (demo gibi), bu wordpress’i <a href="http://siteniz.com/demo" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com/demo</a> dizinine kur anlamına gelir. Yani blog adresiniz <a href="http://siteniz.com/demo" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com/demo</a> şeklinde olur. Boş bırakmak <a href="http://siteniz.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://siteniz.com/</a> dizinine kur anlamına gelir.<br />
Blog Nasıl Açılır - Protokol Seçimi<br />
Blog Nasıl Açılır – Protokol Seçimi<br />
<br />
13-Versiyon: ekran varsayılan olarak karşınıza zaten en son sürümü getirecektir. Siz de bu şekilde bırakın, yani blog kurulumu için en son sürümü yükleyin.<br />
<br />
14-Dil Seçeneği: Wordpress sitenizin yönetim panelinin ve içerik yazım dilinin seçimini yapyoruz. Hangi dilde olmasını istiyorsanız, o dili kullanabilirsiniz.<br />
Blog Nasıl Açılır -Wordpress Blog Oluşturma için Versiyon Seçimi<br />
Blog Nasıl Açılır -Wordpress Blog Oluşturma için Versiyon Seçimi<br />
<br />
15-Yönetici Adı ve Şifre: Yükleme ekranı varsayılan olarak bu seçeneği, admin olarak atar. Kesinlikle ve kesinlikle kullanıcı adını admin yapmaktan uzak durun. Admin olarak kalması büyük bir güvenlik açığıdır.<br />
<br />
Yönetici adı ve şifresi kısımlarında belirlediğimiz bilgiler, açtığımız blogu yönetecek admin’in kullanıcı adı ve şifresi oluyor. Bu bilgileri unutmamanız da fayda var.<br />
<br />
16-Yönetici E- Adresi: Kullandığınız herhangi bir mail adresini de (Gmail) verebilirsiniz. ( Önerim sıklıkla kullandığınız bir mail adresi vermeniz )<br />
<br />
17-Site İsmi: Benim kullandığım site ismi WPMAVI, siz de sitenizin ismini istediğiniz şekilde buraya yazabilirsiniz.<br />
<br />
18-Site Sloganı: Benim kullandığım site sloganı “Türkiye WordPress Rehberi ve Profesyonel WordPress Blogu”. Sizde sitenizin sloganını buradan belirleyebilirsiniz.<br />
<br />
19-İkili Faktör Doğrulama: Bu seçeneği ister etkisiz bırakın, ister etkinleştirin ama bence gereksiz bir güvenlik önlemi. Keza ilerleyen aşamalar da biz zaten bir güvenlik eklentisi kuracağız.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Yönetimi için Yönetici Bilgileri Atama<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Yönetimi için Yönetici Bilgileri Atama<br />
<br />
20-Otomatik güncelleme, WordPress eklentisi otomatik güncelleme, worpress tema otoma güncelleme ve otomatik güncelleme yedekleme seçeneklerini hemen altta yer alan resimdeki gibi işaretleyin.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Kurmak İçin Yapılan Ayarlar<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Kurmak İçin Yapılan Ayarlar<br />
<br />
21-Sınırlı giriş denemesini de no olarak işaretleyin. Keza bunu biz zaten bir sonraki adımda yapacağız ve tek bir blog kurulumu yapacağımız için de çok siteyi etkinleştirin seçeneğini de no olarak işaretleyin.<br />
<br />
22-Gelişmiş Ayar Yönetimi: Bu kısmı “Benim için otomatik yap” olarak işaretleyin. Keza sistem çözülmesi oldukça zor veritabanı ismi ve tablo prefix’leri atayacaktır.<br />
<br />
Ve tüm seçenekleri dediğim şekilde işaretledikten sonra en son adım olan +Kur butonuna tıklayın ve wordpress blog kurulumu işlemi başlasın.<br />
Blog Nasıl Açılır -Wordpres Kurulum Gelişmiş Ayarları<br />
Blog Nasıl Açılır -Wordpres Kurulum Gelişmiş Ayarları<br />
<br />
23-Wordpress Kurulumu tamamlandıktan sonra, yükleme ekranı bize wordpress kurulumu’ nun hangi domain ismine ve uzantısına yapıldığını ve admin paneline girişi nereden yapacağınızın linklerini veriyor.<br />
<br />
Yönetim URL adresine gidip, biraz önce belirlediğimiz yönetici adı ve şifre ile blogunuzun admin paneline giriş yapabiliriz.<br />
Blog Nasıl Açılır - Blog Oluşturma Tamamlandı<br />
Blog Nasıl Açılır – Blog Oluşturma Tamamlandı<br />
<br />
Tabi admin paneline gider gitmez, karşımıza son olarak hemen alttaki resimde olduğu gibi bir ekran daha çıkacaktır. Bu ekranda da Hayır, teşekkürler deyip, direkt admin panelize gidebilirsiniz. Keza ben size blog nasıl açılır kısmını adım adım anlattıysam, bir sonraki yazımda da blog açtıktan sonra ilk yapılması gerekenleri de adım adım anlattım.<br />
Blog Kurmak - WordPress Tanıtım Ekranı<br />
Blog Kurmak – WordPress Tanıtım Ekranı<br />
<br />
Blog nasıl açılır öğrendik ! İşlem tamamdır! Artık sizinde bir blogunuz var. Blog tasarımlarınızı blogunuza giriş yaptıktan sonra wordpress admin panelinden yapabilirsiniz.<br />
<br />
Hemen alttaki resimde Admin Paneli &gt;&gt; Sol Kısım &gt;&gt; Yazılar &gt;&gt; Yeni Ekle sekmesine giderek, yazı yazabileceğiniz, kurduğunuz blogun admin panelinden bir görüntü.<br />
<br />
Blogumuzu açtık peki sırada ne var ? Sırada ise, içeriklerinizi oluşturmadan önce, yani blog açtıktan sonra ilk yapılması gerekenleri tamamlamak var.<br />
<br />
Blog Açtıktan Sonra ilk ve Mutlaka Yapılması Gereken 19 Şey! başlıklı yazımdan adım adım blog nasıl açılır’ın 3. kısmına geçebilirsiniz.<br />
<br />
19 adımıda tamaladıktan sonra geriye tek bir şey kalıyor, oda WordPress öğrenmek.Yukarıda da dediğim gibi, wordpress kullanmanın word ve excel kullanmaktan farkı yok. WordPress’in nasıl kullanıldığını, neyi nereden yapacağınızı çözmek maximum 1 haftanızı alır.<br />
<br />
Tabii bir de google’da üst sıralara çıkabilmek için blog nasıl açılır rehberimin son adımı olan 4. adım google’da üst sıralara çıkma – başarılı bir blog yazarı olmanın sırrı başlıklı yazımı okumak var.<br />
<br />
Yakında wordpress kullanımıyla ilgili detaylı videolar çekeceğim fakat bu aşamada kendiniz de google’da wordpress’in nasıl kullanıldığını araştırıp, kolaylıkla öğrenebilirsiniz.<br />
<br />
Ayrıca blogçuluk hayatınıza yararı olması adına alttaki içeriklerime de göz atabilirsiniz;<br />
<br />
Google’ın çalışma prensibini anlamak adına: Google Sıralama Kriterleri<br />
Başarılı bir blog adına: Blog Açanların Mutlaka Okuması Gereken 30 Önemli İpucu<br />
Blog İpuçları Adına: En İyi Blogculardan Başarılı Bir Blog Yazarı Olmanın Sırları<br />
Blogunuza Ziyaretçi Çekmek Adına: Hit Arttırma Yöntemleri<br />
Google’ın İstediği Türden Makaleler Yazmak Adına: SEO uyumlu Makale Yazımı<br />
Google’da Üst Sıralarda Yer Almak İçin: Google’da İlk Sayfada Çıkmak<br />
<br />
Blogunuz hayırlı uğurlu olsun. Her hangi bir konuda yardımca ihtiyaç duyarsanız lütfen benimle iletşime geçmekten çekinmeyin.<br />
<br />
Umarım Adım Adım Blog Açmak | Blog Nasıl Açılır başlıklı yazımı yararlı bulmuşsunuzdur.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şişe ve Gazoz Kapağı Koleksiyonculuğu Nedir?]]></title>
			<link>https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=8777</link>
			<pubDate>Tue, 10 Mar 2020 14:09:23 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://bilgeforum.com/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://bilgeforum.com/showthread.php?tid=8777</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=205505" target="_blank" title="">Şişe ve Gazoz Kapağı Koleksiyonculuğu3.jpg</a> (Dosya Boyutu: 284.42 KB / İndirme Sayısı: 108)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şişe ve Gazoz Kapağı Koleksiyonculuğu Nedir?</span></span><br />
<br />
Şişe ağzı gövdesinden daha dar olan, genellikle plastik, alüminyum veya camdan imal edilen taşıyıcı kap. Şişeler daha çok, sıvı maddeleri taşımak veya saklamak için kullanılır. Su, süt, her türlü içecek maddesi, benzin , ilaç, mürekkep gibi günlük hayatta sık kullanılan maddeler şişe içinde muhafaza edilir.<br />
<br />
Bazı şişeler için, kullanıldıktan sonra iade edildiğinde geri alınmak üzere bir depozito ücreti ödenir. Cam şişeler ise geri dönüşüme gönderilmelidir. Şişedeki sıvının dökülmemesi için ağzı bir kapak, taç mantar veya mantar tıpa, bira ve şaraplar için Quillfeldt kapağı veya çekme şişe kapağı gibi şişe kapağı ile kapatılır.<br />
<br />
Şişe'nin 70'lik ölçüsüne bir nefeslik cam da denir.<br />
<br />
Şişelerin farklı türleri bulunuyor. Bugün dünya genelinde en fazla kullanılan şişeler plastik şişe, polietilen tereftalat ve bioplastik şişeler, cam şişe, şarap ve alkollü içecekler için şarap şişesi, codd şişesi, alüminyum şişe gibi ambalajlardır. <br />
<br />
Çocukluğumuzda Gazoz kapağı, kibrit kutusu, ve bilya biriktirirdik, hatta pul koleksiyonumda vardı. ve şişe koleksiyonculuğua çok uygun bir  malzeme,  çünkü Firmalar şişe içinde sundukları malları cazip hale getirmek için, çok çeşitli şişe kullanmaktalar. ve bu kadar çok çeşitli olan şişeleri biriktirmek de bazı meraklıların gözünden kaçmamış, Avusturya'ya ilk geldiğimde, ev sahibim şişe ve cam fabrikasının olduğu köyde duruyordu, ve tarihi Şişeler biriktiriyor du, bir yerden buldumu Hemen alıp gidiyordu, haber aldı mı oraya gidiyordu falan yerde şişe var mı diye, daha sonra Avusturya'da ikinci köyümde de şişe biriktiren 1 Avusturyalıya rastladım, hatta müzayede yapıp şişelerini müzede sunmayı düşünüyordu, kendine ait özel bir müze açmayı düşünüyordu. gazoz  ve  meşrubat  şişeleri  olsun,  içki  şişeleri  olsun,  çay ve kahve bardakları olsun, parfüm şişeleri olsun, hepsi çok çeşitli renk, ve çeşitleri çok, koleksiyon yapmak isteyenler için, ideal bir malzeme, ve ben yapanları gördüm, internette aradığımda da, birkaç Türk ünden bu koleksiyonculuğa soyunduğunu, ve her türlü şişe koleksiyonu yaptıklarını, internette gördüm, Evet ama, bu biraz yer ve para isteyen bir koleksiyonculuk, pahalı bir koleksiyonculuk sayılabilir, Bir de muhafazası zor, kırıldı mı tamiri yok. Gazoz kapaklari  ise,  onlar da  çok çeşitli ve devamli  değişken  malzemeler oldukları için, bir de ülkelerin ki farklı olduğu için, o da koleksiyon yapmaya uygun bir malzeme<br />
<br />
Samsun’da bir koleksiyonerin biriktirdiği meşrubat şişesi koleksiyonunda 1899 yılından bugüne kadar kola şişeleri bulunuyor.Samsun’un Atakum ilçesinde yaşayan ve özel bir şirkette yönetici olarak çalışan 38 yaşındaki Mehmet Mesut Ak’ın meşrubat şişesi koleksiyonu görenleri şaşırtıyor. Evinin bir odasını 1899 yılından günümüze kadar meşrubat şişeleri ile donatan Ak, şişelere gözü gibi bakıyor. Koleksiyonunu oluşturduğu şişeler aynı zamanda farklı özelliklere sahip. Şişe gibi gözüken bir malzemenin fotoğraf makinesi ve telefona dönüşme özelliği bulunuyor.Yaklaşık 20 yıldır meşrubat şişesi koleksiyonu yaptığını ifade eden Mehmet Mesut Ak, "Koleksiyonum daha önceki zamanlarda bir odamı 360 derece dolduruyordu. Bunu zamanla azaltmam gerekiyordu. Kimisini ticaret yaparak kimi şişeyi de hediye ederek verdim. Buna rağmen koleksiyonum azalmıyor. Cidden koleksiyonculuk çok bereketli bir iştir. Hatırı sayılır bir koleksiyonum söz konusu. 1990’lı yılları görmüş bir insan olarak eve kola girmesi çok lüks bir şeydi. Bu heves ben de reklamlar olsun, bakkaldan aldığımız şişenin kapağının altından hediyeler olsun diye koleksiyonculuk işine sürükledi" dedi. <br />
<br />
Emekli elektrik elektronik mühendisi 60 yaşındaki Çınar, 10 yaşından beri çeşitli objelerden koleksiyonlar oluşturdu. Bazı koleksiyonlarını ekonomik sebeple satmak zorunda kalan Çınar, kibrit, anahtarlık, eski kitap, para, tespih gibi koleksiyonlardan sonra kolonya şişelerine merak saldı. <br />
<br />
Fransa'da 1928 yılında üretilen ve mühürlü kapağı hiç açılmamış kolonyanın da bulunduğu koleksiyonda, hayvan ve araç figürlü şişeler, cami, minare, ay, güneş, semazen, çevirmeli telefon, deve üzerindeki bedevi, Artemis, Meryem Ana gibi farklı biçimlerdeki şişeler dikkati çekiyor. <br />
<br />
Çınar, ilginç kolonya şişelerini bulmak için Türkiye'deki antika pazarlarını sıkı takibe alırken son 10 yılda başlayan bu merakıyla değişik şekillerde 350 şişeyi bir araya getirdi. <br />
<br />
Koleksiyonda ayrıca 1928 yılında üretilen, ağzındaki mührü hiç açılmamış Fransız kolonyası gibi orjinal kolonyaların yer aldığı şişeler de yer alıyor.<br />
 <br />
Kolonya şişesi merakının 10 yıl önce bir arkadaşının kendisine hediye ettiği bir kolonya ile başladığını ifade eden Çınar, kolonyanın ilk üretiminden bu yıla geçen süre içinde çeşitli ülkelerde kullanılmış ilginç kolonya şişelerinin peşine düştüğünü anlattı. <br />
<br />
Ankara, İstanbul, Bursa gibi farklı illerde, belirli periyotlarda kurulan antika pazarlarına giderek koleksiyonunu genişlettiğini belirten Çınar, 1891 yılında Almanya'da, 1913'te İzmir'de üretilen kolonyaların şişesini elde ettiğini, ayrıca 1928 yılında imal edilmiş ve kapağı hiç açılmamış Fransız kolonyasını koleksiyonuna kazandırdığını aktardı. <br />
<br />
Koleksiyonunu sergilemekten keyif aldığını aktaran Çınar, "İsteyen herkes gelip inceleyebilir. Bu iş görsel bir zevk, koleksiyon yapıp kutuya koyup kaldıranlardan değilim. Koleksiyonumu torunuma bağışlayacağım. Torunum 2 yaşındaki Göktürk'ü bu yönde yetiştirmeye çalışıyorum." diye konuştu. <br />
<br />
Çınar, 350 şişelik koleksiyonunda Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde kullanılmış şişelerin de bulunduğunu, Fransa, Almanya, Mısır, İtalya, Suudi Arabistan gibi ülkelerden kolonya şişelerine sahip olduğunu ifade etti.<br />
<br />
Koleksiyonu için ilginç kolonya şişeleri topluyor</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://bilgeforum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=205505" target="_blank" title="">Şişe ve Gazoz Kapağı Koleksiyonculuğu3.jpg</a> (Dosya Boyutu: 284.42 KB / İndirme Sayısı: 108)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şişe ve Gazoz Kapağı Koleksiyonculuğu Nedir?</span></span><br />
<br />
Şişe ağzı gövdesinden daha dar olan, genellikle plastik, alüminyum veya camdan imal edilen taşıyıcı kap. Şişeler daha çok, sıvı maddeleri taşımak veya saklamak için kullanılır. Su, süt, her türlü içecek maddesi, benzin , ilaç, mürekkep gibi günlük hayatta sık kullanılan maddeler şişe içinde muhafaza edilir.<br />
<br />
Bazı şişeler için, kullanıldıktan sonra iade edildiğinde geri alınmak üzere bir depozito ücreti ödenir. Cam şişeler ise geri dönüşüme gönderilmelidir. Şişedeki sıvının dökülmemesi için ağzı bir kapak, taç mantar veya mantar tıpa, bira ve şaraplar için Quillfeldt kapağı veya çekme şişe kapağı gibi şişe kapağı ile kapatılır.<br />
<br />
Şişe'nin 70'lik ölçüsüne bir nefeslik cam da denir.<br />
<br />
Şişelerin farklı türleri bulunuyor. Bugün dünya genelinde en fazla kullanılan şişeler plastik şişe, polietilen tereftalat ve bioplastik şişeler, cam şişe, şarap ve alkollü içecekler için şarap şişesi, codd şişesi, alüminyum şişe gibi ambalajlardır. <br />
<br />
Çocukluğumuzda Gazoz kapağı, kibrit kutusu, ve bilya biriktirirdik, hatta pul koleksiyonumda vardı. ve şişe koleksiyonculuğua çok uygun bir  malzeme,  çünkü Firmalar şişe içinde sundukları malları cazip hale getirmek için, çok çeşitli şişe kullanmaktalar. ve bu kadar çok çeşitli olan şişeleri biriktirmek de bazı meraklıların gözünden kaçmamış, Avusturya'ya ilk geldiğimde, ev sahibim şişe ve cam fabrikasının olduğu köyde duruyordu, ve tarihi Şişeler biriktiriyor du, bir yerden buldumu Hemen alıp gidiyordu, haber aldı mı oraya gidiyordu falan yerde şişe var mı diye, daha sonra Avusturya'da ikinci köyümde de şişe biriktiren 1 Avusturyalıya rastladım, hatta müzayede yapıp şişelerini müzede sunmayı düşünüyordu, kendine ait özel bir müze açmayı düşünüyordu. gazoz  ve  meşrubat  şişeleri  olsun,  içki  şişeleri  olsun,  çay ve kahve bardakları olsun, parfüm şişeleri olsun, hepsi çok çeşitli renk, ve çeşitleri çok, koleksiyon yapmak isteyenler için, ideal bir malzeme, ve ben yapanları gördüm, internette aradığımda da, birkaç Türk ünden bu koleksiyonculuğa soyunduğunu, ve her türlü şişe koleksiyonu yaptıklarını, internette gördüm, Evet ama, bu biraz yer ve para isteyen bir koleksiyonculuk, pahalı bir koleksiyonculuk sayılabilir, Bir de muhafazası zor, kırıldı mı tamiri yok. Gazoz kapaklari  ise,  onlar da  çok çeşitli ve devamli  değişken  malzemeler oldukları için, bir de ülkelerin ki farklı olduğu için, o da koleksiyon yapmaya uygun bir malzeme<br />
<br />
Samsun’da bir koleksiyonerin biriktirdiği meşrubat şişesi koleksiyonunda 1899 yılından bugüne kadar kola şişeleri bulunuyor.Samsun’un Atakum ilçesinde yaşayan ve özel bir şirkette yönetici olarak çalışan 38 yaşındaki Mehmet Mesut Ak’ın meşrubat şişesi koleksiyonu görenleri şaşırtıyor. Evinin bir odasını 1899 yılından günümüze kadar meşrubat şişeleri ile donatan Ak, şişelere gözü gibi bakıyor. Koleksiyonunu oluşturduğu şişeler aynı zamanda farklı özelliklere sahip. Şişe gibi gözüken bir malzemenin fotoğraf makinesi ve telefona dönüşme özelliği bulunuyor.Yaklaşık 20 yıldır meşrubat şişesi koleksiyonu yaptığını ifade eden Mehmet Mesut Ak, "Koleksiyonum daha önceki zamanlarda bir odamı 360 derece dolduruyordu. Bunu zamanla azaltmam gerekiyordu. Kimisini ticaret yaparak kimi şişeyi de hediye ederek verdim. Buna rağmen koleksiyonum azalmıyor. Cidden koleksiyonculuk çok bereketli bir iştir. Hatırı sayılır bir koleksiyonum söz konusu. 1990’lı yılları görmüş bir insan olarak eve kola girmesi çok lüks bir şeydi. Bu heves ben de reklamlar olsun, bakkaldan aldığımız şişenin kapağının altından hediyeler olsun diye koleksiyonculuk işine sürükledi" dedi. <br />
<br />
Emekli elektrik elektronik mühendisi 60 yaşındaki Çınar, 10 yaşından beri çeşitli objelerden koleksiyonlar oluşturdu. Bazı koleksiyonlarını ekonomik sebeple satmak zorunda kalan Çınar, kibrit, anahtarlık, eski kitap, para, tespih gibi koleksiyonlardan sonra kolonya şişelerine merak saldı. <br />
<br />
Fransa'da 1928 yılında üretilen ve mühürlü kapağı hiç açılmamış kolonyanın da bulunduğu koleksiyonda, hayvan ve araç figürlü şişeler, cami, minare, ay, güneş, semazen, çevirmeli telefon, deve üzerindeki bedevi, Artemis, Meryem Ana gibi farklı biçimlerdeki şişeler dikkati çekiyor. <br />
<br />
Çınar, ilginç kolonya şişelerini bulmak için Türkiye'deki antika pazarlarını sıkı takibe alırken son 10 yılda başlayan bu merakıyla değişik şekillerde 350 şişeyi bir araya getirdi. <br />
<br />
Koleksiyonda ayrıca 1928 yılında üretilen, ağzındaki mührü hiç açılmamış Fransız kolonyası gibi orjinal kolonyaların yer aldığı şişeler de yer alıyor.<br />
 <br />
Kolonya şişesi merakının 10 yıl önce bir arkadaşının kendisine hediye ettiği bir kolonya ile başladığını ifade eden Çınar, kolonyanın ilk üretiminden bu yıla geçen süre içinde çeşitli ülkelerde kullanılmış ilginç kolonya şişelerinin peşine düştüğünü anlattı. <br />
<br />
Ankara, İstanbul, Bursa gibi farklı illerde, belirli periyotlarda kurulan antika pazarlarına giderek koleksiyonunu genişlettiğini belirten Çınar, 1891 yılında Almanya'da, 1913'te İzmir'de üretilen kolonyaların şişesini elde ettiğini, ayrıca 1928 yılında imal edilmiş ve kapağı hiç açılmamış Fransız kolonyasını koleksiyonuna kazandırdığını aktardı. <br />
<br />
Koleksiyonunu sergilemekten keyif aldığını aktaran Çınar, "İsteyen herkes gelip inceleyebilir. Bu iş görsel bir zevk, koleksiyon yapıp kutuya koyup kaldıranlardan değilim. Koleksiyonumu torunuma bağışlayacağım. Torunum 2 yaşındaki Göktürk'ü bu yönde yetiştirmeye çalışıyorum." diye konuştu. <br />
<br />
Çınar, 350 şişelik koleksiyonunda Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde kullanılmış şişelerin de bulunduğunu, Fransa, Almanya, Mısır, İtalya, Suudi Arabistan gibi ülkelerden kolonya şişelerine sahip olduğunu ifade etti.<br />
<br />
Koleksiyonu için ilginç kolonya şişeleri topluyor</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>