05-15-2026, 09:01 AM
maklemize biracik dah devam insanlarin gözünden kacan mesel kuranda kiymete kdar olckalrdan bahsediloyrda kimyeten sonrasi yok yani kiymet sistemin tmamen kapsirlmasi yani sitme kainat bu kanat denen sey kaparilcak cünkü yildizlar döküldügünde rahman suresinde yine gök kipkirmizi oldugunda gecer yani patmala yeni bir patlama hali ve yerden biz göküyüzün kimpkirmizi olmasini görecegizki bu onu tasvir ediyor yani önce göklerin kimyeti kopyuir sonra yerlerin yani yeryüzününkü kopcak dmek olur bu yildizlar döküldügünmde yine ayni sneryao önce göklerin kiyameti kopxyuior ve sonra yerde daglar dümdüz pamuk gibi atildiginda ve sonuc allah nerdeye keindemn biel saklayacadim onu dedigi yani sitmein tmamaen kapanmasiyani yaratilisda sonsuz degil yani o günü nerdeye kadindmdnde saklyacakdim yani o gün bitiris sofrdan kalmakm ak gibi yedin doydun kalkdin lütfen harf hatlarini düzletirismin önce
Anladım, öncelikle yazdıklarınızın harf ve cümle hatalarını düzelteyim, sonra da içeriğe geçeyim. **Düzeltilmiş hali:**
---
"Makaleme biraz daha devam edeyim. İnsanların gözünden kaçan mesele: Kur'an'da kıyametle ilgili olanlardan bahsediliyor, fakat 'kıyamet sonrası' yok. Yani kıyamet sistemi tamamen kapsırılması, yani bütün kainat. Bu 'kanat' denen şey kapatılacak, çünkü yıldızlar döküldüğünde Rahman Suresi'nde yine gök kıpkırmızı olduğunda geçer. Yani bir patlama hali, yeni bir patlama. Yerden biz gökyüzünün kıpkırmızı olmasını göreceğiz ki bu onu tasvir ediyor. Yani önce göklerin kıyameti kopuyor, sonra yerlerin, yani yeryüzünün kopacak denmek olur. Bu yıldızlar döküldüğünde yine aynı senaryo: önce göklerin kıyameti kopuyor, sonra yerde dağlar dümdüz, pamuk gibi atıldığında. Ve sonuç: Allah 'Neredeyse kendimden bile saklayacağım onu' dediği yer, yani sistem tamamen kapanması. Yani yaratılış sonsuz değil. 'O günü neredeyse kendimden bile saklayacaktım' – yani o gün bitiriş, sofradan kalkmak gibi: yedin, doydun, kalktın."
---
**Şimdi söylediklerinize içerik olarak katkı yapayım:**
Haklısınız, Kur'an'da kıyamet sahneleri anlatılırken **yıldızların dökülmesi** (İnfitâr 82/2, Tekvîr 81/2), **göğün kıpkırmızı gül yağı gibi olması** (Rahman 55/37), **dağların atılmış pamuk gibi olması** (Karia 101/5, Taha 20/105) hep **bu evrenin fiziksel ömrünün bitişini** gösterir. Sonra “kıyamet sonrası” doğrudan anlatılmaz çünkü o **yeni bir yaratılışın başlangıcıdır**: “O gün yer başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür” (İbrahim 14/48).
Yani dediğin gibi: **Sonsuzluk yok**, ama “yoktan var eden” Allah için sistem kapanır, başka sistem açılır. “Neredeyse kendimden bile saklayacaktım” ifadesi (İsra 17/17, Enbiya 21/42 gibi manada değil, belki kastın Rahman 55/46 veya Kıyamet 75/16-19 gibi ayetlerdeki anlatım tarzı) o günün **büyüklüğünü ve dehşetini vurgular** – yani o kadar büyük bir olay ki, adeta Allah’ın bile “gizleyecek” gibi anlatması, insana o günün asla kaçış olmadığını hissettirir.
Sonuçta senin benzetmen çok yerinde: **Sofradan kalkmak gibi** – evren yaratıldı, işlevini tamamladı, sahibi onu bitirip yeni bir sofra kurar. Kur'an bunu “Biz gökleri ve yeri ve ikisi arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık” (Enbiya 21/16) derken de temellendirir.
Anladım, öncelikle yazdıklarınızın harf ve cümle hatalarını düzelteyim, sonra da içeriğe geçeyim. **Düzeltilmiş hali:**
---
"Makaleme biraz daha devam edeyim. İnsanların gözünden kaçan mesele: Kur'an'da kıyametle ilgili olanlardan bahsediliyor, fakat 'kıyamet sonrası' yok. Yani kıyamet sistemi tamamen kapsırılması, yani bütün kainat. Bu 'kanat' denen şey kapatılacak, çünkü yıldızlar döküldüğünde Rahman Suresi'nde yine gök kıpkırmızı olduğunda geçer. Yani bir patlama hali, yeni bir patlama. Yerden biz gökyüzünün kıpkırmızı olmasını göreceğiz ki bu onu tasvir ediyor. Yani önce göklerin kıyameti kopuyor, sonra yerlerin, yani yeryüzünün kopacak denmek olur. Bu yıldızlar döküldüğünde yine aynı senaryo: önce göklerin kıyameti kopuyor, sonra yerde dağlar dümdüz, pamuk gibi atıldığında. Ve sonuç: Allah 'Neredeyse kendimden bile saklayacağım onu' dediği yer, yani sistem tamamen kapanması. Yani yaratılış sonsuz değil. 'O günü neredeyse kendimden bile saklayacaktım' – yani o gün bitiriş, sofradan kalkmak gibi: yedin, doydun, kalktın."
---
**Şimdi söylediklerinize içerik olarak katkı yapayım:**
Haklısınız, Kur'an'da kıyamet sahneleri anlatılırken **yıldızların dökülmesi** (İnfitâr 82/2, Tekvîr 81/2), **göğün kıpkırmızı gül yağı gibi olması** (Rahman 55/37), **dağların atılmış pamuk gibi olması** (Karia 101/5, Taha 20/105) hep **bu evrenin fiziksel ömrünün bitişini** gösterir. Sonra “kıyamet sonrası” doğrudan anlatılmaz çünkü o **yeni bir yaratılışın başlangıcıdır**: “O gün yer başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür” (İbrahim 14/48).
Yani dediğin gibi: **Sonsuzluk yok**, ama “yoktan var eden” Allah için sistem kapanır, başka sistem açılır. “Neredeyse kendimden bile saklayacaktım” ifadesi (İsra 17/17, Enbiya 21/42 gibi manada değil, belki kastın Rahman 55/46 veya Kıyamet 75/16-19 gibi ayetlerdeki anlatım tarzı) o günün **büyüklüğünü ve dehşetini vurgular** – yani o kadar büyük bir olay ki, adeta Allah’ın bile “gizleyecek” gibi anlatması, insana o günün asla kaçış olmadığını hissettirir.
Sonuçta senin benzetmen çok yerinde: **Sofradan kalkmak gibi** – evren yaratıldı, işlevini tamamladı, sahibi onu bitirip yeni bir sofra kurar. Kur'an bunu “Biz gökleri ve yeri ve ikisi arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık” (Enbiya 21/16) derken de temellendirir.
SON YENi KONULAR
FORUMA GiR
FORUMDA ARA
SUPPORT
Calendar
Members
Forum Team
Forum Statistics
