Kur’an’da Geçen İsimler
Kur’an’daki kız-erkek isimleri ve isim verme adabı! Allah’ın isimleri konur mu? Hangi isimler haram veya mekruh? Kur’an’da geçen isimler ve anlamları...
Yeni doğan çocuğuna güzel bir isim vermek, her Müslüman anne ve babanın evladına karşı en mühim vazifelerinden biridir. Hadis-i şerifte buyurulduğu üzere; "Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız; öyleyse çocuklarınıza güzel isimler veriniz." (Ebû Dâvûd, Edeb, 61) Bu sebeple isim seçerken sadece kulağa hoş gelmesine değil, taşıdığı manaya ve İslamî ölçülere uygunluğuna dikkat edilmelidir.
İSLAM’A GÖRE İSİM NASIL KONULUR?
İslâmî gelenekte isim koyma hakkı öncelikle babaya aittir; ancak babanın bu hakkı kullanırken anne ile istişare etmesi ve ortak bir karara varması sünnete en uygun olanıdır. İsim koyulurken genellikle şu adımlar takip edilir:
Çocuğun kulağına ezan ve kamet okunarak ismi telaffuz edilir.
Anlamı çirkin, Allah’tan başkasına kulluğu ifade eden veya inançsızlığı çağrıştıran isimlerden kaçınılır.
KUR'AN-I KERİM'DE GEÇEN ERKEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI
Kur’an-ı Kerîm’de zikredilen bu erkek isimleri; yalnızca birer sesleniş değil, anlamı ayetlerle mühürlenmiş birer şahsiyet, vakar ve fazilet mirasıdır:
Adem: İbrânîce kökenli olup "toprak" veya "insan" demektir. Yokluk anlamına gelmez. Kur'an'da ilk insan ve ilk peygamber olarak zikredilir; Allah'ın ona bütün isimleri öğrettiği belirtilir. (Bakara, 31)
Ahmed: Arapça kökenli olup "en çok övülen, methedilen" veya "Allah’ı en çok hamd ile anan" anlamına gelir. Hz. İsa’nın kendisinden sonra geleceğini müjdelediği peygamberin ismidir. (Saf, 6)
Cebrail: İbrânîce kökenli olup "Allah’ın kulu" veya "Allah’ın gücü/elçisi" anlamına gelir. Kur'an'da vahiy getirmekle görevli, "Rûhu’l-Kudüs" ve "Rûhu’l-Emîn" olarak da anılan büyük melektir. (Bakara, 97)
Dâvûd: İbrânîce kökenli olup "en sevilen kişi, dost, aziz" anlamlarına gelir. Kur'an'da kendisine Zebur verilen, demiri hamur gibi şekillendiren ve sesiyle dağları, kuşları tesbihe katan peygamber-hükümdardır. (Sâd, 17)
Elyasa: İbrânîce asıllı Elişa isminin Arapçalaşmış halidir; "Allah kurtuluştur" veya "Allah benim yardımcımdır" demektir. Hz. İlyas'ın halefi olarak İsrailoğulları'na gönderilen bir peygamberdir. (En'âm, 86; Sâd, 48)
Eyüp (Eyyûb): İbrânîce kökenli olup "tövbe eden, Allah’a dönen, pişman olan" demektir. Kur'an'da ağır hastalıklara ve kayıplara karşı gösterdiği büyük metanetle "sabır timsali" olarak anılır. (Enbiyâ, 83)
Harun: İbrânîce veya Eski Mısır kökenli olduğu düşünülür; "parlayan, ışık saçan, dağ adamı" gibi anlamlara gelir. Hz. Musa'nın kardeşi, yardımcısı ve güzel konuşma yeteneğiyle bilinen peygamberdir. (Tâhâ, 30)
Hud: Arapça kökenli olup "hidayete eren, tövbe eden" veya "yahudi" (etimolojik akrabalık) anlamlarına gelebilir. Ad kavmine gönderilen ve onları tek ilaha davet eden peygamberdir. (Hûd Sûresi)
İbrahim: İbrânîce kökenli olup "halkların babası" veya "inananların babası" (Ab-raham) anlamına gelir. Kur'an'da "Hanîf" (tek tanrıya inanan) ve "Halîlullah" (Allah'ın dostu) olarak nitelenir. (Bakara, 124)
İdris: Arapça "ders" kökünden türetildiği kabul edilir; "çok kitap okuyan, ilim sahibi" demektir. İlk yazı yazan, dikiş diken ve astronomiyle uğraşan peygamber olarak rivayet edilir. (Meryem, 56)
İlyas: İbrânîce aslı Eliyahu olan isim "Benim Rabbim Yahve’dir" anlamına gelir. Kavminin taptığı Ba'l putuna karşı tevhid mücadelesi veren peygamberdir. (En'âm, 85)
İsa: İbrânîce kökenli olup "Allah kurtarır/kurtuluştur" anlamına gelir. Kur'an'da (Nisa, 171) "Allah'ın bir kelimesi" ve "Allah'tan bir ruh" vasıflarıyla anılan, mucizevi bir şekilde babasız dünyaya gelen peygamberdir.
İshak: İbrânîce kökenli olup "Gülen, yüzü gülen" anlamına gelir. Hz. İbrâhim'in Hz. Sâre'den doğan mübarek ve bilge peygamber oğlu. (Sâffât, 37/112))
İsmail: İbrânîce kökenli olup "Allah duamı işitti." anlamındadır. Hz. İbrâhim'in Hz. Hacer'den doğan mübarek ve bilge peygamber oğlu. (Bakara 2/127)
Lokman: "Kendisine ilâhî hikmet verilmiş bilge şahsiyet; tıbbın ve hikmetli sözlerin sembolü olan Kur'anî isim" olarak bilinir. (Lokmân 31/12-19)
Lut: Lut Peygamber, "Hz. İbrahim'in yeğeni; Sodom halkına gönderilen, sabrı ve misafirperverliğiyle bilinen elçi" olarak bilinir. (A'raf, 80)
Mahmud: Arapça kökenli olup "Övülmüş, medhedilmiş, övgüye değer" anlamındadır. (İsrâ 17/79)
Muhammed: Arapça kökenli olup "Pek çok kez övülen, hamd ü senâya lâyık; seçilmiş ve güvenilir" anlamına gelir. (Âl-i İmrân, 144)
Musa: İbrânîce kökenli olup "Sudan kurtarılmış; çekip çıkaran; Allah ile konuşan mübarek lider ve peygamber" anlamına gelir. (Kasas, 7)
Nuh: İbrânîce kökenli olup "Rahatlık, huzur ve sükûnet; uzun ömürlü; Allah'ın kurtardığı dürüst ve şükreden kul" anlamına gelir. (Halk arasındaki "inatçı" anlamı sözlük kökenli değildir.) (Hûd 11/48)
Salih: Arapça kökenli olup "iyi, yararlı, yetenekli, dürüst" ve "dinin emirlerine uygun hareket eden" anlamına gelir. (A'raf, 73)
Süleyman: İbrânîce kökenli olup "Barışçı, huzurlu; selâmet ve sağlık içinde olan; hükümdar-peygamber" anlamına gelir. (Neml, 15)
Şuayb: Arapça kökenli olup "Küçük topluluk; peygamberlerin hatibi; halkını ve yolunu doğruya yönelten" anlamına gelir. (A'raf, 85)
Üzeyir: İbrânîce kökenli olup "Yardım eden, yardım edici" anlamına gelir. (Tevbe, 30)
Yahya: Arapça kökenli olup "Diri, yaşayan; Allah'ın canlandırdığı ve yaşattığı kişi" anlamına gelir. (Meryem, 7)
Yakub: İbrânîce kökenli olup "Topuk tutan, peşi sıra gelen" anlamına gelir. İsrâiloğulları'nın atası olan peygamberdir. (Meryem, 49)
Yusuf: İbrânîce kökenli olup "Artacaktır, (Allah) ilave eder" veya "Allah artırsın" anlamına gelir. (Enam, 84))
Yunus: İbrânîce kökenli olup "güvercin" anlamına gelir. (Saffat, 139)
Zekeriyya: İbrânîce kökenli olup "Allah’ın hatırladığı kişi" veya "Rab hatırlar" anlamına gelir. (Meryem, 2)
Zülkarneyn: Arapça bir tamlama olan Zülkarneyn "İki boynuz sahibi; dünyanın doğusuna ve batısına hükmeden güçlü ve salih hükümdar" anlamına gelir. (Kehf, 83)
Zülkifl: Arapça kökenli olup "Nasip ve kısmet sahibi; üstlendiği hayırlı işleri başarıyla yerine getiren" anlamına gelir. (Enbiya, 85)
KUR'ÂN'DA GEÇEN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
Yüce Kitabımızda yer alan bu kız isimleri; sadece birer ad değil, kökleri ayetlere uzanan birer zarafet, iffet ve ilahi rahmet nişanesidir:
Cennet: Arapça kökenli olup sözlükte "bitki ve ağaçlarla örtülü bahçe" anlamına gelir. Kur'an'da 147 yerde geçer ve ahirette müminlerin ebedî saadet içinde yaşayacakları mükâfat yurdunu ifade eder. (Bakara, 25)
Fecir (Fecr): Arapça kökenli olup "tan yerinin ağarması, gün doğumu, sabah aydınlığı" demektir. Kur'an'ın 89. suresinin adıdır. Sabaha karşı karanlığın yarılıp aydınlığın çıkmasını ifade ettiği için umut ve dirilişi temsil eder. (Fecr, 1)
Firdevs: Farsça veya Grekçe kökenli olduğu tartışılmakla birlikte Arapçalaşmıştır; "etrafı hendekle çevrili bahçe, bostan" anlamına gelir. Kur'an'da "Cennetü’l-Firdevs" şeklinde, cennetin en yüksek ve orta tabakası olarak zikredilir. (Mü’minûn, 11)
Kevser: Arapça kökenli olup "çokluk, bolluk, bereket" anlamına gelir. Kur'an'ın 108. suresinin adıdır. Hadislerde ve tefsirlerde cennette Hz. Peygamber’e lütfedilen, suyu sütten beyaz, baldan tatlı olan özel bir nehir veya havuz olarak tanımlanır. (Kevser, 1)
Meryem: İbrânîce kökenli (Miryam) olup "ibadet eden, Rabbin hizmetçisi" veya "yüce, üstün" anlamlarına gelir. Kur'an'da adı bizzat zikredilen tek kadındır ve 19. surenin adıdır. İffetin, sadakatin ve Allah'a teslimiyetin en büyük timsalidir. (Meryem, 16)
Nur: Arapça kökenli olup "aydınlık, parıltı, ışık" demektir. Kur'an'ın 24. suresinin adıdır. İslâmî ıstılahta hem Allah'ın isimlerinden biridir (en-Nûr) hem de doğru yolu gösteren ilahi rehberliği ve Kur'an'ın kalpleri aydınlatan mahiyetini ifade eder. (Nûr, 35)
İSLAM’DA ÇOCUĞA İSİM VERME ADABI
İslam’da çocuğa güzel bir isim vermek, babanın evladı üzerindeki ilk görevlerinden biridir. Hz. Peygamber (s.a.v.), “Siz kıyamet gününde hem kendi adınızla, hem de babalarınızın adıyla çağırılacaksınız; bu sebeple kendinize güzel adlar koyun” (Ebû Dâvûd, Edeb, 61) buyurarak bu konunun önemini vurgulamıştır.
İsim Ne Zaman Verilir?
İslami literatürde çocuğa isim verme zamanı için iki temel uygulama öne çıkar:
Doğduğu Gün: Hz. Peygamber (s.a.v.), oğlu İbrahim için “Bu gece bir oğlum doğdu, ona atam İbrahim’in adını verdim” (Müslim, Fedâil, 62) diyerek ilk gün isim vermenin sahih olduğunu göstermiştir.
Yedinci Gün: Âlimlerin büyük çoğunluğu, isim vermeyi akîka kurbanı ile birleştirerek yedinci güne bırakmayı daha faziletli (müstehap) görmüştür.
İsim Verme Merasimi (Ezan ve Kamet)
Çocuğun kulağına ilk defa İslâm’ın şiarı olan kelime-i tevhidi ve ismini duyurmak sünnettir.
Çocuk, ismi koyacak kişinin kucağına alınır.
Sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunur.
Ardından ismini üç kez tekrarlayarak: “Yavrum, senin ismini (...) koyduk. Allah sana bereket versin” denilir.
İsim Koyma Hakkı Kime Aittir?
İslâm hukukuna göre çocuğa isim seçme ve koyma hakkı babaya aittir. Baba hayatta değilse veya hukuki olarak yetkili değilse bu hak anneye geçer. Ebeveynlerin bu konuda istişare ederek ortak bir karara varması ise İslami edebe en uygun olanıdır.
ÇOCUĞA AD KOYMANIN HÜKÜMLERİ
İsimler, anlamlarına ve taşıdıkları niteliklere göre şu gruplara ayrılır:
Müstehap (Beğenilen) İsimler
Allah’a Kulluk İfade Edenler: Hz. Peygamber (s.a.v.), Allah katında en sevimli isimlerin Abdullah (Allah’ın kulu) ve Abdurrahman (Rahman’ın kulu) olduğunu belirtmiştir.
Peygamber İsimleri: Peygamberlerin isimlerini çocuklara vermek bizzat tavsiye edilmiştir.
Sâlihlerin İsimleri: Allah dostlarını ve İslam büyüklerini hatırlatan isimler tercih edilmelidir.
Haram İsimler
Allah’tan Başkasına Kulluk: Abdünnebi (Peygamberin kulu) veya put isimlerine izafe edilen isimlerin kullanılması haramdır.
Allah’a Mahsus İsimler: Hâlık (Yaratıcı), Rızk (Rızık veren) gibi sadece Allah’a ait olan isimlerin başında "Abd" (kul) takısı olmadan insana isim olarak verilmesi yasaktır.
Mekruh (Hoş Karşılanmayan) İsimler
Kötü Anlamlılar: İsyan, acı, savaş, keder veya uğursuzluk çağrıştıran isimler (Örn: Asiye -isyankâr, Mürre -acı, Harb -savaş).
Kendini Yüceltme: Kişinin dindarlığını veya temizliğini aşırı derecede öven, kibir uyandırabilecek isimler (Hz. Peygamber, "iyi ve dürüst" anlamına gelen Berre ismini bu sebeple Zeynep ile değiştirmiştir).
Zalimlerin İsimleri: Firavun, Karun, Ebu Cehil gibi İslam tarihine kötülüğüyle geçmiş kişilerin isimleri konulmamalıdır.
Mubah (Serbest) İsimler
İslam inanç ve ahlakına aykırı olmayan, kötü bir anlam taşımayan her türlü isim mubahtır.
Melek isimlerinin (Cebrail, Mikail vb.) verilmesi genel görüşe göre mubahtır.
Müslüman toplumların kültürlerinde yerleşmiş olan ve İslam ruhuna ters düşmeyen isimler (Alparslan, Selçuk vb.) kullanılabilir.
İslam’da İsim Değiştirme
Hz. Peygamber (s.a.v.), anlamı çirkin olan veya İslam inancıyla bağdaşmayan isimleri güzel olanlarla değiştirmiştir. Bu sebeple, taşıdığı ismin anlamı kötü olan yetişkinlerin veya ihtida edenlerin isimlerini güzelleştirmesi sünnete uygun bir davranıştır.
Not: Bu çalışma, TDV İslâm Ansiklopedisi "Ad" ve "İlyas" maddelerinden derlenmiştir.
Kur’an’daki kız-erkek isimleri ve isim verme adabı! Allah’ın isimleri konur mu? Hangi isimler haram veya mekruh? Kur’an’da geçen isimler ve anlamları...
Yeni doğan çocuğuna güzel bir isim vermek, her Müslüman anne ve babanın evladına karşı en mühim vazifelerinden biridir. Hadis-i şerifte buyurulduğu üzere; "Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız; öyleyse çocuklarınıza güzel isimler veriniz." (Ebû Dâvûd, Edeb, 61) Bu sebeple isim seçerken sadece kulağa hoş gelmesine değil, taşıdığı manaya ve İslamî ölçülere uygunluğuna dikkat edilmelidir.
İSLAM’A GÖRE İSİM NASIL KONULUR?
İslâmî gelenekte isim koyma hakkı öncelikle babaya aittir; ancak babanın bu hakkı kullanırken anne ile istişare etmesi ve ortak bir karara varması sünnete en uygun olanıdır. İsim koyulurken genellikle şu adımlar takip edilir:
Çocuğun kulağına ezan ve kamet okunarak ismi telaffuz edilir.
Anlamı çirkin, Allah’tan başkasına kulluğu ifade eden veya inançsızlığı çağrıştıran isimlerden kaçınılır.
KUR'AN-I KERİM'DE GEÇEN ERKEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI
Kur’an-ı Kerîm’de zikredilen bu erkek isimleri; yalnızca birer sesleniş değil, anlamı ayetlerle mühürlenmiş birer şahsiyet, vakar ve fazilet mirasıdır:
Adem: İbrânîce kökenli olup "toprak" veya "insan" demektir. Yokluk anlamına gelmez. Kur'an'da ilk insan ve ilk peygamber olarak zikredilir; Allah'ın ona bütün isimleri öğrettiği belirtilir. (Bakara, 31)
Ahmed: Arapça kökenli olup "en çok övülen, methedilen" veya "Allah’ı en çok hamd ile anan" anlamına gelir. Hz. İsa’nın kendisinden sonra geleceğini müjdelediği peygamberin ismidir. (Saf, 6)
Cebrail: İbrânîce kökenli olup "Allah’ın kulu" veya "Allah’ın gücü/elçisi" anlamına gelir. Kur'an'da vahiy getirmekle görevli, "Rûhu’l-Kudüs" ve "Rûhu’l-Emîn" olarak da anılan büyük melektir. (Bakara, 97)
Dâvûd: İbrânîce kökenli olup "en sevilen kişi, dost, aziz" anlamlarına gelir. Kur'an'da kendisine Zebur verilen, demiri hamur gibi şekillendiren ve sesiyle dağları, kuşları tesbihe katan peygamber-hükümdardır. (Sâd, 17)
Elyasa: İbrânîce asıllı Elişa isminin Arapçalaşmış halidir; "Allah kurtuluştur" veya "Allah benim yardımcımdır" demektir. Hz. İlyas'ın halefi olarak İsrailoğulları'na gönderilen bir peygamberdir. (En'âm, 86; Sâd, 48)
Eyüp (Eyyûb): İbrânîce kökenli olup "tövbe eden, Allah’a dönen, pişman olan" demektir. Kur'an'da ağır hastalıklara ve kayıplara karşı gösterdiği büyük metanetle "sabır timsali" olarak anılır. (Enbiyâ, 83)
Harun: İbrânîce veya Eski Mısır kökenli olduğu düşünülür; "parlayan, ışık saçan, dağ adamı" gibi anlamlara gelir. Hz. Musa'nın kardeşi, yardımcısı ve güzel konuşma yeteneğiyle bilinen peygamberdir. (Tâhâ, 30)
Hud: Arapça kökenli olup "hidayete eren, tövbe eden" veya "yahudi" (etimolojik akrabalık) anlamlarına gelebilir. Ad kavmine gönderilen ve onları tek ilaha davet eden peygamberdir. (Hûd Sûresi)
İbrahim: İbrânîce kökenli olup "halkların babası" veya "inananların babası" (Ab-raham) anlamına gelir. Kur'an'da "Hanîf" (tek tanrıya inanan) ve "Halîlullah" (Allah'ın dostu) olarak nitelenir. (Bakara, 124)
İdris: Arapça "ders" kökünden türetildiği kabul edilir; "çok kitap okuyan, ilim sahibi" demektir. İlk yazı yazan, dikiş diken ve astronomiyle uğraşan peygamber olarak rivayet edilir. (Meryem, 56)
İlyas: İbrânîce aslı Eliyahu olan isim "Benim Rabbim Yahve’dir" anlamına gelir. Kavminin taptığı Ba'l putuna karşı tevhid mücadelesi veren peygamberdir. (En'âm, 85)
İsa: İbrânîce kökenli olup "Allah kurtarır/kurtuluştur" anlamına gelir. Kur'an'da (Nisa, 171) "Allah'ın bir kelimesi" ve "Allah'tan bir ruh" vasıflarıyla anılan, mucizevi bir şekilde babasız dünyaya gelen peygamberdir.
İshak: İbrânîce kökenli olup "Gülen, yüzü gülen" anlamına gelir. Hz. İbrâhim'in Hz. Sâre'den doğan mübarek ve bilge peygamber oğlu. (Sâffât, 37/112))
İsmail: İbrânîce kökenli olup "Allah duamı işitti." anlamındadır. Hz. İbrâhim'in Hz. Hacer'den doğan mübarek ve bilge peygamber oğlu. (Bakara 2/127)
Lokman: "Kendisine ilâhî hikmet verilmiş bilge şahsiyet; tıbbın ve hikmetli sözlerin sembolü olan Kur'anî isim" olarak bilinir. (Lokmân 31/12-19)
Lut: Lut Peygamber, "Hz. İbrahim'in yeğeni; Sodom halkına gönderilen, sabrı ve misafirperverliğiyle bilinen elçi" olarak bilinir. (A'raf, 80)
Mahmud: Arapça kökenli olup "Övülmüş, medhedilmiş, övgüye değer" anlamındadır. (İsrâ 17/79)
Muhammed: Arapça kökenli olup "Pek çok kez övülen, hamd ü senâya lâyık; seçilmiş ve güvenilir" anlamına gelir. (Âl-i İmrân, 144)
Musa: İbrânîce kökenli olup "Sudan kurtarılmış; çekip çıkaran; Allah ile konuşan mübarek lider ve peygamber" anlamına gelir. (Kasas, 7)
Nuh: İbrânîce kökenli olup "Rahatlık, huzur ve sükûnet; uzun ömürlü; Allah'ın kurtardığı dürüst ve şükreden kul" anlamına gelir. (Halk arasındaki "inatçı" anlamı sözlük kökenli değildir.) (Hûd 11/48)
Salih: Arapça kökenli olup "iyi, yararlı, yetenekli, dürüst" ve "dinin emirlerine uygun hareket eden" anlamına gelir. (A'raf, 73)
Süleyman: İbrânîce kökenli olup "Barışçı, huzurlu; selâmet ve sağlık içinde olan; hükümdar-peygamber" anlamına gelir. (Neml, 15)
Şuayb: Arapça kökenli olup "Küçük topluluk; peygamberlerin hatibi; halkını ve yolunu doğruya yönelten" anlamına gelir. (A'raf, 85)
Üzeyir: İbrânîce kökenli olup "Yardım eden, yardım edici" anlamına gelir. (Tevbe, 30)
Yahya: Arapça kökenli olup "Diri, yaşayan; Allah'ın canlandırdığı ve yaşattığı kişi" anlamına gelir. (Meryem, 7)
Yakub: İbrânîce kökenli olup "Topuk tutan, peşi sıra gelen" anlamına gelir. İsrâiloğulları'nın atası olan peygamberdir. (Meryem, 49)
Yusuf: İbrânîce kökenli olup "Artacaktır, (Allah) ilave eder" veya "Allah artırsın" anlamına gelir. (Enam, 84))
Yunus: İbrânîce kökenli olup "güvercin" anlamına gelir. (Saffat, 139)
Zekeriyya: İbrânîce kökenli olup "Allah’ın hatırladığı kişi" veya "Rab hatırlar" anlamına gelir. (Meryem, 2)
Zülkarneyn: Arapça bir tamlama olan Zülkarneyn "İki boynuz sahibi; dünyanın doğusuna ve batısına hükmeden güçlü ve salih hükümdar" anlamına gelir. (Kehf, 83)
Zülkifl: Arapça kökenli olup "Nasip ve kısmet sahibi; üstlendiği hayırlı işleri başarıyla yerine getiren" anlamına gelir. (Enbiya, 85)
KUR'ÂN'DA GEÇEN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
Yüce Kitabımızda yer alan bu kız isimleri; sadece birer ad değil, kökleri ayetlere uzanan birer zarafet, iffet ve ilahi rahmet nişanesidir:
Cennet: Arapça kökenli olup sözlükte "bitki ve ağaçlarla örtülü bahçe" anlamına gelir. Kur'an'da 147 yerde geçer ve ahirette müminlerin ebedî saadet içinde yaşayacakları mükâfat yurdunu ifade eder. (Bakara, 25)
Fecir (Fecr): Arapça kökenli olup "tan yerinin ağarması, gün doğumu, sabah aydınlığı" demektir. Kur'an'ın 89. suresinin adıdır. Sabaha karşı karanlığın yarılıp aydınlığın çıkmasını ifade ettiği için umut ve dirilişi temsil eder. (Fecr, 1)
Firdevs: Farsça veya Grekçe kökenli olduğu tartışılmakla birlikte Arapçalaşmıştır; "etrafı hendekle çevrili bahçe, bostan" anlamına gelir. Kur'an'da "Cennetü’l-Firdevs" şeklinde, cennetin en yüksek ve orta tabakası olarak zikredilir. (Mü’minûn, 11)
Kevser: Arapça kökenli olup "çokluk, bolluk, bereket" anlamına gelir. Kur'an'ın 108. suresinin adıdır. Hadislerde ve tefsirlerde cennette Hz. Peygamber’e lütfedilen, suyu sütten beyaz, baldan tatlı olan özel bir nehir veya havuz olarak tanımlanır. (Kevser, 1)
Meryem: İbrânîce kökenli (Miryam) olup "ibadet eden, Rabbin hizmetçisi" veya "yüce, üstün" anlamlarına gelir. Kur'an'da adı bizzat zikredilen tek kadındır ve 19. surenin adıdır. İffetin, sadakatin ve Allah'a teslimiyetin en büyük timsalidir. (Meryem, 16)
Nur: Arapça kökenli olup "aydınlık, parıltı, ışık" demektir. Kur'an'ın 24. suresinin adıdır. İslâmî ıstılahta hem Allah'ın isimlerinden biridir (en-Nûr) hem de doğru yolu gösteren ilahi rehberliği ve Kur'an'ın kalpleri aydınlatan mahiyetini ifade eder. (Nûr, 35)
İSLAM’DA ÇOCUĞA İSİM VERME ADABI
İslam’da çocuğa güzel bir isim vermek, babanın evladı üzerindeki ilk görevlerinden biridir. Hz. Peygamber (s.a.v.), “Siz kıyamet gününde hem kendi adınızla, hem de babalarınızın adıyla çağırılacaksınız; bu sebeple kendinize güzel adlar koyun” (Ebû Dâvûd, Edeb, 61) buyurarak bu konunun önemini vurgulamıştır.
İsim Ne Zaman Verilir?
İslami literatürde çocuğa isim verme zamanı için iki temel uygulama öne çıkar:
Doğduğu Gün: Hz. Peygamber (s.a.v.), oğlu İbrahim için “Bu gece bir oğlum doğdu, ona atam İbrahim’in adını verdim” (Müslim, Fedâil, 62) diyerek ilk gün isim vermenin sahih olduğunu göstermiştir.
Yedinci Gün: Âlimlerin büyük çoğunluğu, isim vermeyi akîka kurbanı ile birleştirerek yedinci güne bırakmayı daha faziletli (müstehap) görmüştür.
İsim Verme Merasimi (Ezan ve Kamet)
Çocuğun kulağına ilk defa İslâm’ın şiarı olan kelime-i tevhidi ve ismini duyurmak sünnettir.
Çocuk, ismi koyacak kişinin kucağına alınır.
Sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunur.
Ardından ismini üç kez tekrarlayarak: “Yavrum, senin ismini (...) koyduk. Allah sana bereket versin” denilir.
İsim Koyma Hakkı Kime Aittir?
İslâm hukukuna göre çocuğa isim seçme ve koyma hakkı babaya aittir. Baba hayatta değilse veya hukuki olarak yetkili değilse bu hak anneye geçer. Ebeveynlerin bu konuda istişare ederek ortak bir karara varması ise İslami edebe en uygun olanıdır.
ÇOCUĞA AD KOYMANIN HÜKÜMLERİ
İsimler, anlamlarına ve taşıdıkları niteliklere göre şu gruplara ayrılır:
Müstehap (Beğenilen) İsimler
Allah’a Kulluk İfade Edenler: Hz. Peygamber (s.a.v.), Allah katında en sevimli isimlerin Abdullah (Allah’ın kulu) ve Abdurrahman (Rahman’ın kulu) olduğunu belirtmiştir.
Peygamber İsimleri: Peygamberlerin isimlerini çocuklara vermek bizzat tavsiye edilmiştir.
Sâlihlerin İsimleri: Allah dostlarını ve İslam büyüklerini hatırlatan isimler tercih edilmelidir.
Haram İsimler
Allah’tan Başkasına Kulluk: Abdünnebi (Peygamberin kulu) veya put isimlerine izafe edilen isimlerin kullanılması haramdır.
Allah’a Mahsus İsimler: Hâlık (Yaratıcı), Rızk (Rızık veren) gibi sadece Allah’a ait olan isimlerin başında "Abd" (kul) takısı olmadan insana isim olarak verilmesi yasaktır.
Mekruh (Hoş Karşılanmayan) İsimler
Kötü Anlamlılar: İsyan, acı, savaş, keder veya uğursuzluk çağrıştıran isimler (Örn: Asiye -isyankâr, Mürre -acı, Harb -savaş).
Kendini Yüceltme: Kişinin dindarlığını veya temizliğini aşırı derecede öven, kibir uyandırabilecek isimler (Hz. Peygamber, "iyi ve dürüst" anlamına gelen Berre ismini bu sebeple Zeynep ile değiştirmiştir).
Zalimlerin İsimleri: Firavun, Karun, Ebu Cehil gibi İslam tarihine kötülüğüyle geçmiş kişilerin isimleri konulmamalıdır.
Mubah (Serbest) İsimler
İslam inanç ve ahlakına aykırı olmayan, kötü bir anlam taşımayan her türlü isim mubahtır.
Melek isimlerinin (Cebrail, Mikail vb.) verilmesi genel görüşe göre mubahtır.
Müslüman toplumların kültürlerinde yerleşmiş olan ve İslam ruhuna ters düşmeyen isimler (Alparslan, Selçuk vb.) kullanılabilir.
İslam’da İsim Değiştirme
Hz. Peygamber (s.a.v.), anlamı çirkin olan veya İslam inancıyla bağdaşmayan isimleri güzel olanlarla değiştirmiştir. Bu sebeple, taşıdığı ismin anlamı kötü olan yetişkinlerin veya ihtida edenlerin isimlerini güzelleştirmesi sünnete uygun bir davranıştır.
Not: Bu çalışma, TDV İslâm Ansiklopedisi "Ad" ve "İlyas" maddelerinden derlenmiştir.
Portal
Forum
Search
Community 
Forum Statistics
Forum Team
Calendar
Members
