Bilge Forum

Tam Versiyon: Siyahların Zamanı ve Gecenin Sahibi
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Siyahların Zamanı ve Gecenin Sahibi

Tarih: 25 Eylül 2013 Çarşamba

Kıymetli kardeşlerim,

Size bir ufuk açısı sunmak istiyorum. Mesela karpuza bakarız, yeşil kabuğu ile kırmızı içinin uyumuna hayran oluruz. Ama ne zaman kesip içine gireriz, işte o zaman siyah çekirdekler gözümüze çarpar. Eğer sen sadece çekirdeklere takılıp kalırsan, tıpkı ahmakların yaptığı gibi çekirdeksiz karpuz üretmeye kalkarsın. Oysa çekirdeksiz karpuz, tohumsuz, dölsüz, özü boşaltılmış bir meyve gibidir. İşte bu da soysuz, köksüz bir nesil meydana getirir. İnsanoğlu öyle üşengeç bir hale geldi ki, karpuzun çekirdeğini çıkarmaya bile üşenir oldu. Halbuki eski usul, iri siyah çekirdekli bir karpuzun vaktini bilir misin sen? Ona bakıp da “Her tarafı çekirdek” diye düşünme. O çekirdekler, bereketin ve neslin devamının sembolüdür.

Hakk'ın muradıyla yapılan hiçbir iş boşuna veya tesadüf değildir. Her işin içinde bir ruh saklıdır ve o ruh canlıdır, bakidir, ölmez. Kimileri sadece dış görünüşe, saça, kaşa, göze bakar; kimileri ise eşyanın özüne, içindeki ruha bakar. Çarşıdan sebze meyve alırken rengine, tadına bakıyoruz da hiç "Bunu kim üretti, memleketi neresi?" diye soruyor muyuz? Atalarımız ne güzel söylemiş: "Otu kökünden kopar, öyle bak." Köksüze, soysuza, tohumsuza köküne bak demek abestir. Onların kökü yoktur ki; onlar "ebter"dir, hayrı kesiktir.

İşte içinde bulunduğumuz zaman, gecenin zamanıdır. Efendimiz (s.a.v) "Benim vaktim ikindi vaktidir" buyurmuştu. Şimdi ise Mehdî'nin zamanı ve gecenin zamanıdır. Geceyi, tıpkı gece gibi yaşamak gerekir. Onu stadyum ışıklarıyla aydınlatıp gündüze çevirmeye kalkmak olmaz. Bu yüzden diyoruz ki; zaman siyahların, yani fikir ve gönül adamlarının, olgun ve ağırbaşlı kişilerin zamanı olacak. Karpuz modelini oluşturacağız. Nasıl ki karpuzun özünde, merkezinde siyah çekirdekler varsa; yönetimin ve bilginin özünde de bu feraset sahibi kişiler bulunacak.

Gece gelince, gündüz "ben duracağım" diyemez. Eğer derse, Allah onu görevden alır ve yerine geceyi getirir. Şimdi kış vaktine geldik. Ahir zamanın kışında, yani soğuk savaşlar döneminde, silahlı çatışmalar yerini fikir ve söz savaşlarına, beyin jimnastiğine bırakacak. Tehditler, fikir ayrılıkları, en fazla da yüksek tonda tartışmalar olacak.

Bu karpuz modelinde; en içte, merkezde siyah çekirdekler yani bilginin ve hikmetin kaynağı olan başkanlar, lider ruhlu kişiler bulunacak. Onlar tohum gibi, her şeyin özü olacak. Onların üstünü kırmızılar, yani icraatçılar, çalışma hayatını düzenleyecek olanlar örtecek. Onun dışındaki beyaz kısım ise tarafsızları, yani ilim ve eğitimle uğraşacak olan ehli kimseleri temsil edecek. Bunlar, tıpkı Osmanlı'da olduğu gibi, emaneti ehline teslim etme anlayışıyla, özellikle çocuklarımızın eğitimi gibi hassas konularda görev alacak, edebiyatı ve irfanı güçlü, Zeki Müren gibi sanat ve edebiyatla yoğrulmuş kişiler olacak.

En dıştaki yeşil kabuk ise koruyucuları, yani açları doyurmakla, zayıfları korumakla görevli olanları simgeleyecek. Bu yapının dışında ise maviler, yani muhalefet edenler, tıpkı su gibi her an hazır bekleyecekler. Onların varlığı, tıpkı karpuzu besleyen yağmur gibi olacak. Biz onları göreve çağırdığımızda, abdest suyumuz gibi hazır bulunacaklar. Ulaşım ve tarım gibi hayati konular, kırmızı ve mavinin iş birliğiyle yürütülecek. Sağlık ise tıpkı vücuttaki böbrek gibi hayati bir görev olarak, evrensel standartlarda, sadece paralı olanlar için değil tüm insanlık için hizmet verecek şekilde düzenlenecek. İlaç ve sağlık teknolojisi geliştirme gibi konular, bu mavilerin uhdesinde olacak.

Bu modelde herkesin bir görevi ve yeri var. Karpuzun tehlikesi, yere çarpıp tuzla buz olmasıdır. Bu karpuz modelini, yani düzenimizi, şeytanın ifsat etmesine, bozmasına izin verilmeyecek. Bu modeli yere çalıp paramparça etmek isteyen ahmaklara karşı gerekli tedbirler alınacak. Bu düzen, dindar neslin korunmasını ve köklerine bağlı kalmasını sağlayacak.

Karoglan
Başağaçlı Raşit Tunca
25.09.2013 Çarşamba